• Bu konu 6 izleyen ve 58 yanıt içeriyor.
14 yazı görüntüleniyor - 46 ile 59 arası (toplam 59)
  • Yazar
    Yazılar
  • #30566
    Anonim
    Pasif

    Tanrı Oğlu’nun adına iman eden sizlere, sonsuz yaşama sahip olduğunuzu bilesiniz diye bunları yazdım. ( 1. Yu. 5:13 )

    Bu ayetle ilgili William MacDonald, şunları yazmaktadır:

    Yuhanna, mektubu yazma nedenini bu bölümde ifade etmektedir. Amacı,Tanrı oğlu’nun adına iman edenlerin sonsuz yaşama sahip olduklarını bilmeleriydi. Tanrı’nın çocuklarının işaretini taşıyorsanız, O’nun ailesinde doğmuş olduğunuzu da bilebilirsiniz. Bu ayet bir başka değerli gerçeği, kurtuluş güvencesinin Tanrı’nın sözüyle geldiğini öğretmektedir. Yuhanna, insanlar sonsuz yaşama sahip olduklarını bilsinler diye bunları yazmıştı. Yani Kutsal Yazılar, Rab İsa’ya inananların kurtulduklarından emin olmaları için yazılmışlardı. Umuda, duygulara, tahminlere ya da el yordamıyla aramaya gerek yoktur. Bir kişinin, kurtulduğunu söylemesitahmin değildir. Yuhanna açıkca, Rab İsa’ya iman edenlerin sonsuz yaşama sahip olduklarını söylüyor.

    Söz, Mesih’tir; O, Hak’tı.
    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !
    Dünyayı kazansan neye yarar ? :elsalla: :elsalla: :elsalla: hac5

    #30759
    Anonim
    Pasif

    Bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi Rab’de ışıksınız. Işık çocukları olarak yaşayın. ( Ef. 5:8 )

    Pavlus, Efeslilerin karanlıkta olduğununu söylemiyor; özellikle karanlık olduklarını ifade ediyor. Şimdi Mesih ile birleşip ışık olmuşlardır.Mesih, ışıktır ve onlar O’ndadır. Doalyısıyla da şimdi onlar, Rab’de ışıktırlar. Bundan böyle de davranışları konumlarına uygun olmalıdır. Işığın çocuğu olarak yaşamaları gerekir.

    Öyleyse nasıl yaşadığınıza dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın. ( Ef. 5:15 )

    Pavlus, önce bir çağrıda bulunuyor: Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın. ” Yaşayın ” sözcüğü anahtar sözcüklerden biridir. Yedi kez ” yaşamdaki etkinliklerin tümünü ” tanımlamak için kullanılır. Dikkatli yaşamak, Tanrı’nın çocukları olarak bulunduğumuz konuma uygun yaşamaktır. Bilgelikten yoksun olanlar gibi yaşamak, bu yüksek düzeyden dünyasal insanların düzenine inme anlamına geliyor.

    İnsan, canına karşılık ne verebilir ?
    Dünyayı kazansan neye yarar ? hac5 tanri sevgidir

    #29221
    Anonim
    Pasif

    Paylaşımların olmadığı bir yerde; sevgi yoktur; sevinç yoktur; Rab’de birlik ve beraberlik yoktur; dayanışma yoktur; sonraya dayanan yaşamsal boyut yoktur; Rab’bin güzelliği, esenliği, lütfu, sevgisi yoktur.

    Peki ne vardır ? Ruhsuzluk, çekememezlik, ikircilik, davranış bozukluğu,sevgisizlik, tartışma, sen-ben kavgası,berabersizlik vardır.

    Siz hangilerini tercih edersiniz ?

    #28519
    Anonim
    Pasif
    fırat çölgeçen;9549 wrote:
    paylaşımların olmadığı bir yerde; sevgi yoktur; sevinç yoktur; rab’de birlik ve beraberlik yoktur; dayanışma yoktur; sonraya dayanan yaşamsal boyut yoktur; rab’bin güzelliği, esenliği, lütfu, sevgisi yoktur.

    Peki ne vardır ? Ruhsuzluk, çekememezlik, ikircilik, davranış bozukluğu,sevgisizlik, tartışma, sen-ben kavgası,berabersizlik vardır.

    Siz hangilerini tercih edersiniz ?

    bilmekteyim ki; bu satirlari bana atifta bulundunuz.
    Bende size bir soru soracagim sadece.

    Eminmisiniz?

    Biliniz ki, size aksini ispatlayabilirim.
    Bir kez daha düşünün derim.
    Sevgiyleeeee

    #30616
    Anonim
    Pasif

    Sayın halleluya, size atıfta bulunduğumu da nereden çıkardınız. Özel bir bölüm konusuyla ilgili olarak,diyorsanız; ben buna hayır, yanıtını veriyorum. Zira oradaki yazılım, orada kalmıştır.

    Buradaki ereğim; paylaşım üzerine açılımların olması içindi. Sonra, sen Rab’deki kardeşim için burada bir atıfta bulunmaktansa; telefon açıp görüşmeyi tercih ederim. Sanırım yazılımların, aynı gün içinde olması sizi, böyle düşündürdü. İçiniz rahat olsun ( Rahat olduğunu biliyorum. ).

    Siz de bilirsiniz ki; ben bir şey söylemeden ya da yazmadan önce düşünürüm. Eğer sonuçu dediğiniz gibi algılamaya neden olduysam; Rab’de özür dilerim ki, amacım sizin düşündüğünüz gibi değildi.Sorumu yine tekrarlıyorum: “Paylaşımda, siz hangilerini tercih edersiniz ? “

    Biz inanlılar, Tanrı’nın merhametiyiz.
    Ayak izimiz Mesih’tir ve yolumuzdur. isasiyahbeyaz

    #30772
    Anonim
    Pasif

    Bunun üzerine RAB’den korkanlar birbirleriyle konuştular. RAB dediklerine kulak verip duydu. RAB’den korkup adını sayanlar için O’nun önünde bir anma kitabı yazıldı. Her Şeye Egemen RAB, ” Öz halkımı ortaya çıkardığım gün, benim olacaklar ” diyor, ” Bir baba kendisine hizmet eden oğlunu nasıl esirgerse ben de onları öyle esirgeyeceğim. O zaman siz doğru kişiyle kötü kişi, Tanrı’ya kulluk edenle etmeyen arasındaki ayrımı yine göreceksiniz.” ( Malaki 3: 16-18 )

    O zaman Rab’be sadık kalan bir küçük grup olduğunu ifade ediyor, sayın MacDonald. Evet ! Bu kişiler, esirgenip bereketlenecek. Tanrı’nın kendi mülkü olarak değerli taşlara dönüştürülerek kabul edileceklerdi.

    W. KELLY, şunu ifade etmektedir:
    Yahudiler, artık Yahudi olma ayrıcalıklarından yararlanamayacaklardı. Tanrısızlığın boşluğunu kavrayacaklar; Tanrı’ya ait olana değer verecek, kötü olanlardan nefret edeceklerdi ( 18. ayet ).

    Benimle paylaşımlarını ortaya koyan bütün kardeşlerime Rab’de teşekkür ederim. Özel ya da genel bütün Rab’deki kardeşlerime nasıl bir aile olduğumuzu gösterdiğiniz için sağolun. Sizler, benim ailemin br üyesiz. Sevgiyle kalınız.

    #30795
    Anonim
    Pasif

    Seslendiğim gün bana yanıt verdin. İçime güç koydun, beni yüreklendirdin. ( Mez. 138:3 )

    Mezmur yazarı, gereksinimi konusunda umutsuz olduğu bir zamanda Rab’be sesleniyor ve yanıtını alıyor. İçinin güçle doldurulduğunu, korkudan özgür kılındığı görülüyor.

    Çünkü RAB halkından hoşlanır, alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler. ( Mez. 149:4 )

    Burada, bol bir şekilde övgü vardır. Rab, halkından hoşlanıyor.Halkı yenileyen Rab’dir. O zaman halkının, sıkıntılı dönemi geçmiş ve onlar üzerine yeni bir güneş doğmuştur.

    jesus… İnsan, canına karşılık ne verebilir ?
    Dünyayı kazansan neye yarar ? isamesihyasiyor

    #30811
    Anonim
    Pasif

    Sözlerimi yüreğinde saklarsan mutlu olursun, onlar hep hep hazır olsun dudaklarında. ( Özd. 22:18 )

    Anımsamak ve de itaat etmek için; kişi, bu özdeyişleri yüreğinde saklamalıdır. Diğerlerini de söylemek için; bu özdeyişler, dudaklarında hep hazır bulunmalıdır.

    Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin. ( Gal. 5:1 )

    İmanlı, özgür biri olarak yaşamalıdır.Burada, yasa ile lütuf arasındaki farkın çok iyi bir örneği bulunur, diyor MacDonald. Yasa şöyle diyordu: ” Özgürlüğünü kazanarak özgür olacaksınız. ” Ama lütuf, şöyle demektedir: ” Mesih’in ölümünün paha biçilmez bedeli sayesinde özgür kılındınız.Mesih’e duyduğunuz minnetle , sizi özgür kıldığı özgürlükte dimdik durun. “

    Yasa, yalnızca buyurur. Buyruklarını yerine getirmemiz için bizi güçlü kılmaz. Lütuf, yasanın isteklerini sağlar, sonra da konumunu ve uygun yaşamı sürmesini Kutsal Ruh’un gücüyle sağlar. Bunun için insanı ödüllendirir.

    Birer inanlı olarak; Rab’de kararımızı kendimiz verdik.
    Ayak izimiz, Mesih’tir ve yolumuzdur. isasiyahbeyaz :papatya: :papatya::papatya:

    #30887
    Anonim
    Pasif

    Öncelikle Rab’deki kardeşim Orhan’a Rab’de sevgilerimi iletirim.Onun her deyimine ve de ifadelerine her daim katılıyorum. İkincisi, chonk kardeşim bazı yerlere yetişemedim.Engel çıktı. Size , kardeşim ankaralı ve diğer kardeşlerim için sizlerle birlikte olamadığım için Rab’de özür dilerim. Hava yağışlı ve yollar kaygandı. Ufak kazalara maruz kaldım. Ama iyiyim. Rab, her daim sizleri korusun. Sizler, Rab’bin güzelisiniz.Yüreğimiz bir.

    hac5 İnsan, canına karşılık ne verbilir ?

    Dünyayı kazansan neye yarar ?

    #30910
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Fırat,

    Seni gözlerimiz aradı. Kulağımız hep kapıdaydı. Gelirsin diye bekledik durduk…

    Dilerim Rab seni en kısa zamanda bize tekrar kavuşturur!

    #30977
    Anonim
    Pasif

    Önce kardeşim ankaralı’yı super moderator’luğundan dolayı Rab’de kutlarım. Çok sevindim. O, Rab’de gereğinden fazla görevi alacak ve de başaracak oranda bilgili ve Rab sevgisiyle dolu bir kişi !…

    Şimdi gelelim diğer soruna ! Bu yayınlanır mı bilmem ama ; bunun yanıtını özellikle istiyorum. Bazı üyeler diyor ki; benim iletim neden iletilmedi ya da foruma düşmedi. Bu yazı yayınlanırsa; baksınlar ki ( Sayısını ben de unutttum; biz de kendi yazılarımızı dahi foruma uygun değil diye siliyoruz. ) olacak ya da olması gereken yazılar dahi yayınlanmamış. Neye dayanarak ? O da ayrı bir soru.

    Şimdi bazı kardeşlerim bana yazacağım ileti hakkında, hemen, sakın yazı yazıp ya da aramasınlar. Lütfen biraz düşünsünler ! Sayın ankaralı’nın yukarıda yazdığı yazı ,saat, yanılmıyorsam gece yarısı 23.30’a doğruydu. Ben de hemen onun sabahı saat 05.55’te yazısını okuyunca tşk. mahiyetinde bir yazı ve de Galatyalılar 3:29 ayetinin eşliğinde bir yorum yazmıştım. 2 gündür bekledim. Ne yazı yayınlandı ne de silindiğine neden bir şey gördüm.

    Yazı, ne foruma ne de Kutsal Kitap’a aykırıydı. Neyse, özellikle yanıtını istiyorum: Yazı Kutsal Kitap’a uygun. Yazının benim adımla yazılması söz konusu da değil !( Bir inanlı kişiden dense de yeterdi. ) Özellikle ayetin açılımı yayınlansaydı ( Ayetle birlikte ) buna Rab’de çok sevinirdim.

    Bazı kardeşlerim diyor ki;( Bu yazı yayınlanmasa da, benim Rab’deki inancım için önemli değil ! Ben , L. N. Tolstoy değilim. Rab, her daim benimle ! ) sevgili fırat neden yazılarını görmüyoruz. Yukarıdaki dediklerim önemli değil mi ?

    Ne diyor ? Gal. 3:29:” Eğer Mesih’e aitseniz, İbrahim’in soyundansınız, vaade göre de mirasçısınız. ” Ben, Rab’de başka bir şey söylemeye gerek duymuyorum.

    isasiyahbeyaz İnsan, canına karşılık ne verebilir ?
    Dünyayı kazansan neye yarar ?

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

    #31146
    Anonim
    Pasif

    İsa ona, ” Kutsal Yasa’da ne yazılmıştır? ” diye sordu. ” Orada ne okuyorsun ? ” Adam şöyle karşılık verdi: ” Tanrın Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün gücünle ve bütün aklınla seveceksin. Komşunu da kendin gibi seveceksin.” İsa ona, ” Doğru yanıt verdin ” dedi. ” Bunu yap ve yaşayacaksın .” ( Luka 10:26-28 )

    Yasa uzmanı, alçakgönüllülükle ve tövbekar bir yaklaşımda bulunmuş olsaydı; o zaman İsa’nın ona vermiş olduğu yanıt daha çok açık olurdu.İsa, adamın dikkatini şeriata ve Kutsal Yasa’ya çekiyor.

    Bu ayetleri ilk okuduğumuz an, İsa, insanın Kutsal Yasa’yı tutmakla kurtulabileceğini öğretiyormuş gibi görünüyor.On Emir, günahkar olan insanlara verilnişti.Amaç, insanları günahlarından kurtarmak değil; onları günah konusunda bilgilendirmekti. Yani onlarda günah bilgisini ortaya çıkarmaktı. Kutsal Yasa’nın insana ne kadar günahlı birisi olduğunu göstermek için var olduğunu görüyoruz.

    “Günahlı bir insanın, Tanrı’yı bütün yüreğiyle, komşusunu da kendisi gibi sevmesinin mümkün olmadığını” ifade eden MacDonald, şöyle bir açılım getiriyor: Eğer bunu doğumundan ölümüne kadar yapabilseydi, o zaman kurtuluşa ihtiyacı olan biri durumuna düşmezdi. Bunu başarmış olsaydı bile, ona verilecek ödül cennette sonsuz bir yaşam değil, sadece yeryüzünde uzun bir yaşam olurdu. Hiç günah işlemediği sürece, yaşamaya da devam ederdi. Oysa sonsuz yaşam, kendilerinin kayıp olduklarını kabul edenler ve Tanrı’nın lutfuyla kurtarılanlar içindir. Bu nedenle İsa’nın, Bunu yap, yaşayacaksın ” diye söylediği söz, bütünüyle kuramsal bir sözdü.İsa’nın Kutsal Yasa’nın bu işlevi üzerinde söylemiş olduğu sözler, Yasa yorumcusu üzerinde istenen etkide bulunmuş olsaydı, o zaman onun şuna benzer bir açıklamada bulunması gerekirdi: ” Eğer Tanrı’nın istediği buysa, ben o zaman kayıp, çaresiz ve ümitsiz bir durumdayım ! Kendimi Senin sevgine ve merhametine bırakıyorum. Beni lütfunla kurtar !”

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !hac5

    #31297
    Anonim
    Pasif

    Ey siz RAB’bi sevenler, kötülükten tiksinin. O sadık kullarının canını korur, onları kötülerin ellerinden kurtarır. ( Mez. 97:10 )

    Yehova’ya duyulan sevgi ve O’na karşı olan her şeye duyulan nefret, karşılıklı ilişki içindedirler. Bu denenmeden kaçanlar, O’nun koruyucu özeninin öznel nesneleridirler.

    Şu güvenilir bir sözdür: ” O’nunla birlikte öldüysek, O’nunla birlikte yaşayacağız. ” ( 2. Ti. 2:11 )

    Bu ayet, insan ile İsa arasındaki ilişkiye yönelik kesin ilkeleri ortaya koyuyor. Buradaki, güvenilir bir sözdür ifadesini Pavlus, Timoteos’a yazdığı mektuplarda 4. kez kullanmaktadır. İlk ilke: Mesih ile öldüysek; O’nunla yaşayacağımız ilkesidir. Bu, bütün inanlılar için geçerlidir. İsa’yı kurtarıcımız olarak kabul edip ve O’na iman ettiğimizde, O’nunla birlikte ruhsal olarak ölmüş oluruz. Yine aynı durumda; O’nunla birlikte ölümden diriliriz. İsa, bizim yerimize, günahlarımız için ölmüştür.Bu konuda; MacDonald şunu ifade eder: Bu ayet Mesih uğruna şehit olanlar için de geçerlidir. Bu şekilde ölümde O’nu izleyenler, aynı şekilde dirilişte de O’nu izleyeceklerdir.

    Hiebert de şöyle bir açıklama getirmektedir: Bu etkili sözlerin altında yatan temel gerçek, Mesih’e olan imanın imanlıyı her konuda O’na bağlı hale getirmesi ve inanmayanı da tümüyle O’ndan ayırmasıdır.

    hisusaDünyayı kazansan neye yarar ?
    İnsan, canına karşılık ne verebilir ?

    Rab’bin sevgisi ve ışığının sarmalında kalınız. :papatya: :papatya: :papatya:

    #31345
    Anonim
    Pasif

    Kim yalnışlarını görebilir ? Bağışla göremediğim kusurlarımı . Bilerek işlenen günahlardan koru kulunu, izin verme bana egemen olmalarına ! O zaman büyük isyandan uazak. Kusursuz olursun . ( Mez. 19:12, 13 )

    Tanrı’nın yasasının ne kadar kutsal, adil ve mükemmel olduğunu düşündüğümüzde; ne kadar başarısız kişiler olduğumuzu görüyoruz. Ayetler, farkında olmadığımız günahlarımız konusunda bizi ikna ediyor. Kendimize ve başkalarına gizli olan ki; Tanrı’dan gizleyemediğimiz bağışlanmak içim dua ettiğimiz dua konusunda da harekete de geçmemizi sğlıyor, ayetler. İtiraflarımız, her daim gizli günahlarımızı da kapsamalıdır.

    13. ayet, bilmediğimiz günahlarımızın affı için nasıl dua etmemiz gerektiğini öğretmemektedir. Gururumuzdan ve kendimize olan güvenimizden kaynaklanan günahlarımızdan dolayı da dua etmeliyiz. Esas günah, gururumuzdur. Barnes, şöyle yazar:

    Kim böylesine saf, kutsal istek ve buyruklarında böylesine kararlı – düşünceleri, sözleri ve bütün yaşamı yargılama yetkisine sahip – bir yasadan kaç kez saptığını hatırlayabilir ? Mezmur 119:96’da benzeri bir duyarlılığa rastlanır: ” Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, ama senin buyruğun sınır tanımaz. ( Barnes, Psalms, 1:175 )

    hac5 İnsan, canına karşılık ne verebilir ?
    Dünyayı kazansan neye yarar ?

14 yazı görüntüleniyor - 46 ile 59 arası (toplam 59)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.