Hristiyanlıkta cehennem kavramı varmı ?

  • Bu konu 15 izleyen ve 50 yanıt içeriyor.
15 yazı görüntüleniyor - 31 ile 45 arası (toplam 51)
  • Yazar
    Yazılar
  • #30277
    Anonim
    Pasif

    Bakın, kör cahil bir hristiyan olmanızdansa dinini anlamış ve neye inandığını bilen dindar bir hristiyan olmanız elbette çok güzel bir şey. Temiz yaşamın düşüncesi de insanların dindar olması. Hristiyansa gerçek hristiyan olsun, dinini hayatında uygulasın. Müslümansa, yahudiyse yine öyle. İsmi hristiyan veya müslüman olanların dünyayı güzelleştirmek adına yapacakları birşey yoktur çünkü.

    İstanbul hayranı olan Sunay Akın’ın çok güzel bir iddiası vardır: “İstanbul’un dışından gelenler, İstanbul’u İstanbullunun yerlisinden çok daha fazla sever ve korur”.

    Bu cümlenin ve bu tarz mantıkların doğruluğuna her daim inandım. Neden? İnsan dışarıdan geldiği vakit, başka yerlerde yaşamışlığından ötürü, geldiği yerin kıymetini çok daha iyi bilir.

    Bakın ben doğuştan Hristiyan olan bir insan değilim. Müslüman bir ailede doğdum. Yaratıcı bir gücün varlığını hiç bir zaman yadsımış olmasamda, iş dinlere gelince bir adım geriliyordum; çünkü o zamanlar din kavramı benim için sadece Müslümanlıktan ibaretti.

    Ruhumdaki sorunlar çoğalmaya başladığında ise araştırmaya başladım… Ve Rab’bime şükürler olsun ki mutluyum. Yani bu süreçleri baz alarak nasıl olurda körlükten, cahillikten ve ezberlikten bahsedebilirsiniz? Komik olmaz mı?

    Yine burda olurdunuz ama iki günde fikir değiştirecek şekilde değil

    Sanırım bunu ilk başlarda dinler arası diyaloka vermiş olduğum destek ve sonrasında size göstermiş olduğum tepkiler için yazıyorsunuz. Defalarca açıkladım bunun sebebini, olsun bir kez daha açıklayabilirim. Hatta daha da anlaşılabilir kılmak için bir örnekte verebilirim. Buraya ilk geldiğinizde, bizi mantıksız yere eleştirenleri sizde eleştirmiştiniz ve birbirimizi anlayıp saygı göstermek adına şu örneği vermiştiniz “geometrideki daire ile mimarlıktaki daire kavram olarak birbirinden çok farklıdır”. Ve bir şekilde, bizi eleştirenlere okumaları gerektiğini, bizi anlamaları gerektiğini söylemiştiniz. İşte bu noktada sizi desteklemiştim. Gel zaman git zaman söylemlerinizin oldukça dışında hareket etmeye başladınız. Kuran-ı Kerimi Kutsal sayın dediniz, Kuran-ı Kerimin öğretilerini baz alarak bizleri eleştirip, bizleri Kutsal Kitabın dışında davranmakla suçlayan (dolayısıyla dinsizlikle suçlayan) insanları savunup bu tarz insanlara kızmayın ve anlayın dediniz. İşte bu nokta da ise sizin sonuna kadar karşınızdaydım. Ve şimdi size sormak istiyorum, iki günde fikri değişen ben miydim yoksa siz mi?

    Ama bilirsiniz her yere kraldan çok kralcılar vardır. Direktifler verir, emirler, tehditler yağdırır. Bizden olmayanlar dışarıııı, diye bağırır.Bu tutum,ya fikri olarak iflas etmenin ya da bir korkunun, bir göstergesidir aslında. Bu korku her zaman kötü niyetli olmayabilir. Din kardeşlerimizi saptırmasın korkusu da olabilir bu. Ama inandığı ideolojiyeveya dine sonsuz güveni olan insanların bu tür endişeleri olmamalıdır.

    Demogaji yapmayın. Bu konuların kralla, kralcılıkla hiç bir ilgisi yoktur. Sizde pekala biliyorsunuz ki yazmış olduğunuz cümleler sonucu bu forumda sizin karşınızda adminde, super modta, üye de yer aldı ve alacaktırda. Eğer siz Hristiyan bir foruma gelip, Yehova şahidini övüyorsanız, Mesih İsa’nın Tanrılığını kabul etmiyorsanız elbetteki Hristiyanları yanlış düşündüğünüzü belirtmek için karşınızda bulacaksınızdır. Bununla da yetinmeyip, Kutsal Kitap öğretilerine tamamiyle ters olan şeyleri Kutsal Kitapta vardır diyen insanları dinler arası diyalok çatısı altında destekliyorsanız, kusura bakmayın ama size bu forumda bu tarz şeyler yazmayın denmiyecekte ne denecek?

    Size olan son mesajımdır. Sizin mesajlarınız ve size yazdığım cevaplar Hristiyan bir forumda Hristiyanlık adına en ufak bir şey kazandırmamaktır.

    #30280
    Anonim
    Pasif

    Sayın burç, gönlünüzü Rab’de rahat tutun ve sakin olunuz.. Yazılanlara yanıt vermek gibi bir zorunluluk hissetmeyin. Ben de onun üzerinde durmuştum.Bakın sonu gelmeyecek tartışmalara girmiyorum.Zira; amaç Müjde’yi duyurmak. Gerisi boş ! Liberalizmi ve polemiği sevenler, devam edebilir. Lütfen üzülmeyin! Siz üzülünce, benim yüreğimde de bir daralma oluyor. Tamam !…

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

    #30281
    Anonim
    Pasif

    sayın burç mademki burası hristiyan forum ve onu yaymak için kururlmuş.bende sana derimki bursaıda müslümanların çoğunluk olduğu bir ülke yani sen bunu müslümanlara yayıcaksın öyle değilmi?o halde burda soru soran insanları radikal,provakatör kötü niyetli olarak ilan edemesin.ve herkes senin gibi düşünemez.bakın sayın burç protestanları katoliklerden ayıran en önemli özelliği kutsal kitabı baz almalarıdır.bende burda bişey yazarken kutsal kitaba göre kendimce yorum yaptım doğrudur yalnıştır o ayrı konudur.
    ayrıca sayın burç burasının hristiyan forum olduğunu biliyoruz peki burda kuran islam ve hz muhammedd le ilgili neden onlarca konu ve başlık var onuda bana açıklarmısın?sen inancını yayarken bir başka inanca hakaret ederekmi yayarsın?öyle şeyler yazılıyorki insan cevap vermek durumunda kalıyor.burda bir konu başlığı var hz muhammedde göre türkler müslüman olamazmış.acaba ne kadar araştırdı o zatı muhteremde böyle peşin hükümlü oldu. bu konularda eğer bir hatam varsa lütfen beni uyar.bu zaman kadarki mesajlarımdada hir bir radikallik tek taraflı düşünce göremessin.ayrıcada kiliselerdede islam öğretilerini falanda yaymam söz konusu değil.

    #30282
    Anonim
    Pasif

    kardeşim gizem;
    burası Türkiye Fatih Sultan Mehmet istanbulu fethettiğinde bütün kiliseleri cami yaptıracak gücte ve haktaydı.bir müslüman olarak bütün kiliseleri cami yaptırabilirdi.birtek ayasofyayı cami haline getirdi ve bazı hristiyan inançlıları düşünerek bazı kesimlerine dokunmadı bile.Fatih Sultan Mehmet bu kadar zekiyken başarılıyken sence neden fethettiği bir ülkede başka dinlerinde madetlerinin olmasına izin verdi dersin.sence bir müslüman değilde başka bir dine mensup biri fethetseydi istanbulu sence aynı şey söz konusu olurmuydu olmazdı canım kardeşim.çünkü hristiyanlar hz. muhammedi kabul ederlerse kutsal kitaba ihanet ederler.kuranı kabul ederlerse dinlerine incile ihanet ederler.
    ama bizde öle değil biz incilide kutsal kitap olarak görürüz.hz isayıda kendi peygamberimiz gibi severiz onlar bırak kurana veya peygamberimize gerçek değil desinler yada inanmasınlar.inançları doğrultusunda haklılarda.ama biz müslümanlar öğle değiliz.biz zeburuda tevratıda Kuranıda kabul ediyor ve saygı gösteriyoruz.onlarsa sadece 3 üne kuranı kabul etmeme gerekçeleri var.aslında bazı müslümalarda incili okuyunca sanki çarpılacaklar günaha girecekler inancı var aslında yanlış okumak gerek öğrenmek gerek inanmak yada inanmamak söz konusu değil.ben hristiyan arkadaşlarımızdan şunu bekliyorum.evet bende incili okudum ama çok iyi biliyorum her kelimesini ezbere biliyorum demek değildir.onlarda elllerine kuran-ı kerimi alıp bi okusalar yani meraktan bile olsa en azından bilmeden ne anlama geldiğini öğrenmeden ahkam kesmeseler değilmi.sözüm meclisten dışarı bütün hristiyanlar için aynı şey söz konusu değil elbette.düşünün birkere bir ülke var inekler orada kutsal inek geçerken adam taşıdını çalıştırmıyor öyle saygı duyuyorki kımıldamıyor yerinden.tapıyor ona.(ha doğrumu değil elbette) ama o ona inanıyor.şimdi o ülkeye gitsek ineği ezip geçsek yada bi sopayla vursak sizce başımıza gelecek akibet nolur.çoğunluğun inandığı bir inanca saygı duymaktan başka yapılacak bişey yok.bu form hristan arkadaşların diledikleri gibi kullanabilirler.istedikleri formları konuları açabilirler ama şuda bir gerçekki burasıda türkiye çoğunluk müslüman onlar müslümanlara güvenmek zorundalar en basiti ekmek aldıkları bakkal bile müslüman.o yüzden iç içe yaşarken saygı göstermekten başka seçeneğimiz yok sevgilerimle

    #30284
    Anonim
    Pasif
    mucizehal;8754 wrote:
    ama bizde öle değil biz incilide kutsal kitap olarak görürüz.hz isayıda kendi peygamberimiz gibi severiz

    Merhaba Bu soyleminize katilmiyor veya samimi bulmuyorum.

    1- Kutsal Kitap olarak gordugunuz bir kitap`in degistirildigini nasil iddia edersiniz?
    2- Kutsal Kitap yalan soylemezken, Kutsal Kitap`ta isa Carmiha gerildi derken, nasil olurda Isa carmiha gerilmedi, yerine Yahuda carmiha gerildi dersiniz?
    3- Kutsal Kitap olarak kabul ettiginiz bir kitap`a gore (incil`e gore), Mesihten baska kurtarici yoktur, Incil`den sonra baska bir kitap (Vahiy) gelmeyecek derken,

    Siz bunlara inaniyormusunuz?

    Siz Bunlari kabul ediyormusunuz?

    Sozunuzu size hatirlatirim.. BIZ INCIL TEVRAT VE ZEBURU KUTSAL KITAP OLARAK KABUL ediyorum dediniz, Peki yukaridaki yazdiklarim Kutsal Kitap olarak kabul ettiginiz kitabin sozleri, bakalim Kabul edip etmediginizi, bu yazima vereceginiz cevapla gorecegim…

    Lutfen bu konuya sadece Bu yaziyi yazan kardesimiz cevap versin yoksa Iddiasi ortada kaynayip gidecek ve ben soruma cevap alamayacagim…

    Saygilarimla

    #30285
    Anonim
    Pasif

    Arkadaşlar, Müslümanları anlamak demek, Müslümanların Kuranı baz alarak söylemiş oldukları şeyleri, Hristiyanlık açısından doğru kabul etmek manasına gelmemelidir.

    Farklılıklar olacaktır. Sorular sorulacaktır… İtiraz ettiğim nokta ise Kuran baz alınarak Kutsal Kitap hakkında konuşulması ve Kutsal Kitapa tarafınızca kesin hükümler verilmesidir. Bu sizin görüşünüz olabilir. Sizin kitabınız bunları bu şekilde yazıyor olabilir; ama burası Hristiyan bir forumdur. Buraya Hristiyanlığı öğrenmek için gelen ve Hristiyanlık hakkında henüz bilgisi olmayan kardeşlerimiz yazdıklarınızı okursa yanlış bilgilenmiş olmazlar mı? Ve bu etik bir şey olabilir mi?

    Son iki gündür Aytunç Altındal’ın Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri adlı kitabını okuyorum. Ne siyasi anlamda nede dini anlamda Aytunç Altındal’ı benimserim; ama amacım zıt görüşleri de öğrenmektir. Gelin size Aytunç Altındal’ın başından geçen ve bu kitapta var olan bir olayı alıntıyayım.

    Özellikle Cizvitlerin girişimleriyle Avrupa’da bu yeniden Hristiyanlaştırma çabalarının işlendiği seminerler ve konferanslar toplanmıştır. Bu amaçla toplanan ilk büyük seminer 24-27 Ekim 1991’de Hannover’de yapılmıştır.Ortodoks Kilisesi’nin temsilcileri, açılış günü seminerin Hristiyanlığı değil Katolikliği yaymak amacıyla toplandığını öne sürerek, toplantıyı protesto ederek ayrıldılar. Bu seminere ilginçtir ki hiçbir Yahudi din adamı resmen çağrılmamıştı: Tek Müslüman bendim. Ve bir konuşma, daha doğrusu bir ‘İtiraz Metni’ okumama izin verilmişti. Konuşmama Avrupa’nın yeniden Katolisizm’e döndürülmesinin sakıncalarına değinerek başladım ve bunun Avrupada’ki ‘Sekülarizmi’ ve bununla kurulmuş olan dengeleri zedeleyeceğini vurgulayarak bitirdim. Ne yazıkki bu konuşmam hiç istemediğim halde tatsız bir tartışmaya yol açtı. İki kardinalle dünyaca ünlü bir ilahiyatçı arasında tartışma çıktı. Katolik din adamları benim Müslüman olduğumu ve bu nedenle Hristiyanlığın iç meselelerine karışmamam gerektiğini söylediler.

    Bakın arkadaşlar, farklı din mensupları yan yana oturabilirler. Aynı seminerlere davet edilip hep birlikte olabilirler ki zaten olması gereken de budur. Ama söz konusu, bu yanyana oturmaları fırsat bilip, başka bir dini övmek ve onun propakandasını yapmak ise, işte burada bu işe karşı çıkılır.

    Fatih Sultan Mehmet’e gelince… Fatih Sultan Mehmet’in patrikaneyi kapatmamasını her zaman taktir etmişimdir. Bunu içten yapmıştır yada Rus’yanın ve azınlıkların desteğini almak için yapmıştır; bu her zaman tartışılmıştır ve tartışılacaktır da ama gayet düz bir mantıkla düşünürsek… O gün için Fatih Sultan Mehmet’in patrikhaneyi kapatma gücü varken kapatmaması, benim nazarımda sevgi ve dostluk adına atılan önemli bir adımdır.

    Ama sadece Fatih Sultan Mehmet’in bu örneğini alarak, Müslümanlar zaten böyle davranır Hristiyanlar ise böyle davranmaz demek doğrumudur? İstanbul dediniz, Patrikhane dediniz… Gelin bu konu hakkında size apayrı bir örnek vereyim… Patrikhaneyi hiç gördünüz mü, bilemiyorum; ama Patrikhanenin oldukça büyük ve tarihi bir kapısı vardır. Bu kapı her zaman kapalı tutulur ve bu kapının ismi “Kin Kapısı” yada “Nefret Kapısı” olarak anılır. Acaba bu heybetli, tarihi kapı neden hep Patrikhane tarafından kapalı tutuluyordur? Neden bu kapı “Kin Kapısı” yada “Nefret Kapısı” sıfatlarıyla anılıyordur? Bu soruların cevaplarını biliyor musunuz? Eğer bilmiyorsanız lütfen araştırın ve yazdıklarınıza (mantıksal olarak) oldukça zıt sonuçlar elde edeceksiniz.

    Ayrıca Hristiyanlara baktığımız zaman her Hristiyan ülkesinde Müslüman kültürü
    yle yada camilerle karşılaşmak mümkündür. İstenilse bunların hiç birine izin verilmeye bilirdi; ama verildi.

    #30290
    Anonim
    Pasif

    sevgili OrhanAnt
    sorunuza elbette cevap vereceğim ama ben vermeseydim benimle aynı inanca sahip olan diğer arkadaşlarımda benim vereceğim cevabın aynısını vreceklerdi değişen bişey olmayacaktı böylelikle gelelim sorunuza
    biz hz.isaya inen kutsal kitap incili kabul ediyoruz evet bütün müslüslüman aleminin kabul ettiği gibi değiştiğine inanıyorum bunu yazmak istememiştim ama sorularınızla resmen bunu böyle yazın dediniz.evet benim inancıma görede değişmiştir.ben hz.isaya inen gercek vahiylerin hz isadan sonra peygamber gelmeyecektir sözüne inanmıyorum yani günümüzdeki incili kabul etmiyorum dolayısıyla ama incil diye bir kitap yoktur hz isaya inmemiştir demiyorum bilhakis hz isayı seviyorum şüphesiz o Allahın sevdiği nebisidir.bizler hz isayı asla red etmezsek sizler hz muhammedi red eddiyorsunuz.kuran_I kerimin gerçek olmadığını savunuyorsunuz.konu insanın kutsal kitabına gelince herkes kalkanlarını açar değilmi…
    samimi bulmuyorum demişsiniz ister bulun ister bulmayın ben hz isayı seviyorum ve ona inen kutsal kitabada saygı duyuyor ve kabul ediyorumçünkü kabul etmezsem müslümanlıktaki imanın şartlarından bir tanesini red etmiş olurum imanın şartlarından olan peygamberlere ve kitaplarına inanmak bizde farzdır.
    oyüzden sen beni ister samimi bul ister bulma ben inanarak bu rarzı yerine getiriyorum sevgili arkadaşım

    #30286
    Anonim
    Pasif
    mucizehal;8769 wrote:
    sevgili OrhanAnt
    sorunuza elbette cevap vereceğim ama ben vermeseydim benimle aynı inanca sahip olan diğer arkadaşlarımda benim vereceğim cevabın aynısını vreceklerdi değişen bişey olmayacaktı böylelikle gelelim sorunuza
    biz hz.isaya inen kutsal kitap incili kabul ediyoruz evet bütün müslüslüman aleminin kabul ettiği gibi değiştiğine inanıyorum bunu yazmak istememiştim ama sorularınızla resmen bunu böyle yazın dediniz.evet benim inancıma görede değişmiştir.ben hz.isaya inen gercek vahiylerin hz isadan sonra peygamber gelmeyecektir sözüne inanmıyorum yani günümüzdeki incili kabul etmiyorum dolayısıyla ama incil diye bir kitap yoktur hz isaya inmemiştir demiyorum bilhakis hz isayı seviyorum şüphesiz o Allahın sevdiği nebisidir.bizler hz isayı asla red etmezsek sizler hz muhammedi red eddiyorsunuz.kuran_I kerimin gerçek olmadığını savunuyorsunuz.konu insanın kutsal kitabına gelince herkes kalkanlarını açar değilmi…
    samimi bulmuyorum demişsiniz ister bulun ister bulmayın ben hz isayı seviyorum ve ona inen kutsal kitabada saygı duyuyor ve kabul ediyorumçünkü kabul etmezsem müslümanlıktaki imanın şartlarından bir tanesini red etmiş olurum imanın şartlarından olan peygamberlere ve kitaplarına inanmak bizde farzdır.
    oyüzden sen beni ister samimi bul ister bulma ben inanarak bu rarzı yerine getiriyorum sevgili arkadaşım

    Bakin bu sefer samimi yazdiniz.

    Bazen Bazi Musluman arkadaslarimiz DEMOGOJI yapmak icin,

    Biz sizin kitaba inaniyoruz, Mesih`i seviyoruz , ama siz bizim kitaba inanmiyorsunuz derler,

    Ancak asli ve durust olan sey, BIZIM INANDIGIMIZ kutsal kitap`a Kendileri inanmamaktadirlar, ve sonrada bize sitem etmektedirler, `SIZ NEDEN BIZIM INANDIGIMIZ KURAN`A INANMIYORSUNUZ` diye, Oysa Kendileri oncelikle `Bizim Kutal Kitap`imiza inanmamaktadirlar`

    Ve ben artik “O TARZ YAZAN“ iki yuzlu insanlarin, birdaha boyle bir yalan soylemelerini engellemek icin size “SAMIMI OLARAK YAZMANIZI“ rica ettim,

    Cunku gercekten okumamis ve bilgisi olgunlasmamis insanlar, BAZI Musluman arkadaslarimizin, aslinda gercekten Incil`e inandiklarini ve Isa Mesih`in (Tevrat, Zebur ve Incil`de anlatildigi gibi), NE UGRUMUZA CARMIHA CIKTIGINI, NE OLUP DIRILDIGINI, NEDE TEK YOL VE KURTULUS BENIM dedigine inandiklarini v.s. dusunecekleridir, Oysa bunlarada inanmamaktadirlar, sadece incil`e degil Tevrat ve Zebura`da inanmamaktadilar, Cunku Tevrat ve Zebur bile bunlarin gercek oldugunu kabul eder.

    Size gore su anki incil degismis olabilir, ama bize gore Tanri cok gucludur ve sozlerinin degismesine izin vermez, buna gore Siz Bizim inandigimiz incili kabul etmemis oluyorsunuz.!!, Bence birdaha yazarken soyle yazmalisiniz.. `BIZE GORE SIZIN INANDIGINIZ INCIL SAHTE, DEGISTIRILMIS VE BIZ SIZIN O INANDIGINIZ KITAP`A INANMIYORSUNUZ, ama BIZE GORE SIZIN BILMEDIGINIZ AMA BIZIM BILDIGIMIZ BIR INCIL KITAP`I VAR, BIZ ONA INANIYORUZ, DOLAYISI ILE, BIZ SIZIN INANDIGINIZ KUTSAL KITAP`I SAHTE GORSEKTE, SIZ YINEDE KURANA INANMALISINIZ diye yazilmasi daha durustce olur,

    Bence en guzel sey, NE ADINA OLURSA OLSUN, gercekleri soylemektir.

    Saygilarimla

    #30305
    Anonim
    Pasif

    @mucizehal 8769 wrote:

    hz isadan sonra peygamber gelmeyecektir sözüne inanmıyorum

    Bir şey daha var. Yanlış bilgilendirme olmaması için açıklama yapma gereği hissettim.

    Yukarıda alıntılamış olduğum cümleyi bu forumda ikinci kez kurdunuz.

    İlkinde tartışma olmaması için görmemezliğe geldim; ama aynı cümleyi tekrar kurunca açıklama yapma gereği hissettim.

    Bahsetmiş olduğunuz gibi Mesih İsa benden sonra, kendisini “Kurtarıcı” olarak tanımlıyacak hiç kimse gelmiyecektir demiyor!

    Tam tersine, benden sonra, sizleri kandırmak için yalancı peygamberler gelecektir diyor.

    Bakın burası çok ama çok önemlidir!

    Benden sonra hiç kimse gelmiyecek demesi farklı birşeydir.

    Gerçek ve yaşam benim; ama bununla birlikte benden sonra sizlerin aklını çelmek için ve sizleri kandırmak için yalancı peygamberler gelecektir demesi çok daha farklı bir şeydir.

    Neden farklıdır?

    İlkinde olduğu gibi, Mesih İsa benden sonra kendini “Kurtarıcı” sıfatıyla adlandıran kimsenin gelmiyeceğini söylemesi, Mesih İsa’nın doğru bir bilgi sunmadını ortaya koyar, sonuçta Muhammed geldi ve “Ben kurtarıcıyım” dedi.

    İkincisin yazdığımda ise gerçek ve yaşam benim, dolayısıyla son peygamber benim; ama bununla birlikte benden sonra insanoğlunu kandırmak için yalancı peygamberler gelecektir demesi, Mesih İsa’nın ve dolayısıyla Kutsal Kitabımızın haklılığını ortaya koyar.

    Bir nevi alamet gerçekleşmiştir.

    Daha fazla bilgiyi Matta 24 ten edinebilirsiniz.

    #30301
    Anonim
    Pasif

    RAB’bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce size Peygamber İlyas’ı göndereceğim.(Malaki 4/5)

    O günlerde Kudüs’ten Antakya’ya bazı peygamberler geldi. Bunlardan Agabus adlı biri ortaya çıkıp bütün dünyada şiddetli bir kıtlık olacağını Ruh’un aracılığıyla bildirdi. (Elç.11/27-28)

    Kendileri peygamber olan Yahuda ile Silas, birçok konuşmalar yaparak kardeşleri yüreklendirip ruhça pekiştirdiler.(Elç.15/32)

    Oraya varışımızdan birkaç gün sonra Yahudiye’den Agabus adlı bir peygamber geldi. Bu adam bize yaklaşıp Pavlus’un kuşağını aldı, bununla kendi ellerini ayaklarını bağlayarak dedi ki, «Kutsal Ruh şöyle diyor: `Yahudiler, bu kuşağın sahibini Kudüs’te böyle bağlayıp diğer uluslara teslim edecekler.’»
    Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Kudüs’e gitmemesi için Pavlus’a yalvardık. (Elç.21/10-12)

    Tanrı, inanlılar topluluğunda başta elçileri, ikinci olarak peygamberleri, üçüncü olarak öğretmenleri, ardından mucize yapanları, hastaları iyileştirme gücü olanları, başkalarına yardım edenleri, yönetme yeteneği olanları ve çeşitli dillerde konuşanları atadı. (1.Kor. 12/28)

    Bu ve bunlara ek diğer ayetler gereğince, hz.Muhammed’e kadar onlarca gerçek peygamber gelmiş demektir. İlyas ve ”O peygamber” ise hala bekleniyor kutsal kitap gereğince. (Gerçi hz. İsa İlyas’ın gelmiş bulunduğunu belirtiyor ama nasıllığı tam net açıklanmamış)

    #30319
    Anonim
    Pasif

    Gerçi Burç kardeş bana 3 gün önce son mesajını yazdığını belirtmiş; ama benim de son mesajımı yazmam gerekiyor. Çünkü, nasıl olduysa o mesaj benim gözümden kaçmış ve sanki ben onu kör, cahillikle suçlamışım gibi bir anlayış olmuş. Halbuki bu tür yargılama cümlelerini şahsen kendisi kullanmadığı sürece ben kendiliğimden kullanmamaya çalışırım. Burda da öyledir. ”Kör cahil” tanımlaması tamamen kendine aittir.

    BURÇ;8709 wrote:
    Vakti zamanında, Orhan Ant’ın kurduğu incilturk adında bir irc server ı vardı. Ben oraya kör cahil bir insan olarak girdim. Hiç bir şeyden haberdar değildim. Gün geldi sizin yere göğe sığdıramadığınız Yehova şahitlerinin dediklerine bile “acaba doğru mu söylüyorlar?” şüpesiyle yaklaştım… Ben bu pisikolojideyken bu irc serverına girdim ve bana bir çok şeyi öğreten yine bu server oldu. Ruhumdaki sorunlar çoğalmaya başladığında ise araştırmaya başladım…

    abdulKadir;8740 wrote:
    Bakın, kör cahil bir hristiyan olmanızdansa dinini anlamış ve neye inandığını bilen dindar bir hristiyan olmanız elbette çok güzel bir şey. Temiz yaşamın düşüncesi de insanların dindar olması. Hristiyansa gerçek hristiyan olsun, dinini hayatında uygulasın. Müslümansa, yahudiyse yine öyle. İsmi hristiyan veya müslüman olanların dünyayı güzelleştirmek adına yapacakları birşey yoktur çünkü.

    BURÇ;8709 wrote:
    Ve Rab’bime şükürler olsun ki mutluyum. Yani bu süreçleri baz alarak nasıl olurda körlükten, cahillikten ve ezberlikten bahsedebilirsiniz? Komik olmaz mı?

    Ortada bir komiklik varsa sorumlusu sizsiniz demekki.

    BURÇ;8709 wrote:
    Demogaji yapmayın. Bu konuların kralla, kralcılıkla hiç bir ilgisi yoktur. Sizde pekala biliyorsunuz ki yazmış olduğunuz cümleler sonucu bu forumda sizin karşınızda adminde, super modta, üye de yer aldı ve alacaktırda. Eğer siz Hristiyan bir foruma gelip, Yehova şahidini övüyorsanız, Mesih İsa’nın Tanrılığını kabul etmiyorsanız elbetteki Hristiyanları yanlış düşündüğünüzü belirtmek için karşınızda bulacaksınızdır. Bununla da yetinmeyip, Kutsal Kitap öğretilerine tamamiyle ters olan şeyleri Kutsal Kitapta vardır diyen insanları dinler arası diyalok çatısı altında destekliyorsanız, kusura bakmayın ama size bu forumda bu tarz şeyler yazmayın denmiyecekte ne denecek?

    Sanırım beni birileriyle karıştırdınız.:) Yazdıklarımdan dolayı bana Fırat beyden başka tepki gösteren olmadı. Bir de sizle olan seviyeli tartışmalarımız var. (Eğer üye olan admin veya mod’lardan bahsediyorsanız onları ben bilmiyorum tabi. Ama dindar bir hristiyan arkadaşın böyle bir ikiyüzlülüğe başvuracağını sanmam.) Israrla yönetici arkadaşlardan rica ettim; ”eğer yazdıklarım sizin yayın ilkelerinizle çelişyorsa lütfen bilidirin” diye ama bir açıklama da gelmedi bir uyarı da. Sadece ”Mucizehal” kerdeşin bir mesajına yaptığım takdir cevabı dışında (o sadece alkıştan ibaretti ve metin yoktu) hiçbir mesajım sansürlenmedi. Gözden geçirilmedi. Demekki, yönetici arkadaşlar sizin gibi düşünmüyorlar. Demekki onlar sizden daha fazla hoşgörüden ve çokseslilikten yanalar:)

    #30335
    Anonim
    Pasif

    @BURÇ 8783 wrote:

    Bir şey daha var. Yanlış bilgilendirme olmaması için açıklama yapma gereği hissettim.

    Yukarıda alıntılamış olduğum cümleyi bu forumda ikinci kez kurdunuz.

    İlkinde tartışma olmaması için görmemezliğe geldim; ama aynı cümleyi tekrar kurunca açıklama yapma gereği hissettim.

    Bahsetmiş olduğunuz gibi Mesih İsa benden sonra, kendisini “Kurtarıcı” olarak tanımlıyacak hiç kimse gelmiyecektir demiyor!

    Tam tersine, benden sonra, sizleri kandırmak için yalancı peygamberler gelecektir diyor.

    Bakın burası çok ama çok önemlidir!

    Benden sonra hiç kimse gelmiyecek demesi farklı birşeydir.

    Gerçek ve yaşam benim; ama bununla birlikte benden sonra sizlerin aklını çelmek için ve sizleri kandırmak için yalancı peygamberler gelecektir demesi çok daha farklı bir şeydir.

    Neden farklıdır?

    İlkinde olduğu gibi, Mesih İsa benden sonra kendini “Kurtarıcı” sıfatıyla adlandıran kimsenin gelmiyeceğini söylemesi, Mesih İsa’nın doğru bir bilgi sunmadını ortaya koyar, sonuçta Muhammed geldi ve “Ben kurtarıcıyım” dedi.

    İkincisin yazdığımda ise gerçek ve yaşam benim, dolayısıyla son peygamber benim; ama bununla birlikte benden sonra insanoğlunu kandırmak için yalancı peygamberler gelecektir demesi, Mesih İsa’nın ve dolayısıyla Kutsal Kitabımızın haklılığını ortaya koyar.

    Bir nevi alamet gerçekleşmiştir.

    Daha fazla bilgiyi Matta 24 ten edinebilirsiniz.

    hz muhammedd geldi ben kurtarıcıyım demedi. hz muhammedd ben allahın elçisiyim dedi. puta tapanlara bunları bırakın alemlerin yaratcısı var dedi. bebekleri dirir diri gömmeyin dedin kendi elinizle yaptığınız taştan topraktan şeylere tapmaytın dedi.yaradanın varlığına ve birliğine inanın dedi.şimdi sayın kardeşim bunun neresi yalancılık insanlara banamı tapın dedi?yoksa elinizdeki incilin dediği gibi ben allahın ruhuyummu dedi?ben allahın kulu ve elçisiyim dedi.
    hz muhameddin çağrısı ile diğer peygamberlerin musanın nuhun ibrahimin çağrısı arasında ne fark var bana anlatırmısın lütfen?eski antlaşmada hz muhamedin geleceği yazılıdır. rab sizin kardeşleriniz arasında bir peygamber çıkarak ona tüm buyruklarını verecek siz de ona uyun der tevrat kitabı.kardeşleri arasındaki kasıt ismailin soyundan olması.

    saygılarımla

    #31170
    Anonim
    Pasif

    Bu konuda uzunca bir zamandır düşünüyorum. Araştırıyorum. Soruyorum. Okuyorum.. Çok önemli bir konu bu. İlk günceme geldiğinde hadi be canım. Olur mu öyle şey, tabiki cehennem vardır diye tepki vermiştim. Ama şimdi o kadar emin değilim. Kutsal kitabın hiç bir yerinde sonsuza kadar sürecek bir azabı temsil eden bir cehennem olgusu bulamadım. Cehennem insan canını ve ruhunu tüketip bitiren yani insanın varlığını tamamen yok eden bir yer olarak tarif edilmiş. Sonsuza kadar süren bir işkence bulamıyorum:

    Aşağıdki aytelere bakar mısınız? Bublardaki cehennem tanımında ben sonsuzluklara kadar içinde kalacağımız ve sürekli azap cekeceğimiz bir yer olarak algılamıyorum.

    Matta 5,22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul’da yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir.

    Matta 5,29 Eğer sağ gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir.

    Matta 5,30 Eğer sağ elin günah işlemene neden olursa, onu kes at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme gitmesinden iyidir.

    Matta 10,28 Bedeni öldüren, ama canı öldüremeyenlerden korkmayın. Canı da bedeni de cehennemde mahvedebilen Tanrı’dan korkun.

    Matta 18,9 Eğer gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Tek gözle yaşama kavuşman, iki gözle cehennem ateşine atılmandan iyidir.

    Matta 23,15 ‹‹Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Tek bir kişiyi dininize döndürmek için denizleri, kıtaları dolaşırsınız. Dininize döneni de kendinizden iki kat cehennemlik yaparsınız.

    Matta 23,33 ‹‹Sizi yılanlar, engerekler soyu! Cehennem cezasından nasıl kaçacaksınız?

    Markos 9,43-44 Eğer elin günah işlemene neden olursa, onu kes. Tek elle yaşama kavuşman, iki elle sönmez ateşe, cehenneme gitmenden iyidir.

    Markos 9,45-46 Eğer ayağın günah işlemene neden olursa, onu kes. Tek ayakla yaşama kavuşman, iki ayakla cehenneme atılmandan iyidir.

    Markos 9,47 Eğer gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Tanrı’nın Egemenliği’ne tek gözle girmen, iki gözle cehenneme atılmandan iyidir.

    Luka 12,5 Kimden korkmanız gerektiğini size açıklayayım: Kişiyi öldürdükten sonra cehenneme atma yetkisine sahip olan Tanrı’dan korkun. Evet, size söylüyorum, O’ndan korkun.

    Yakup 3,6 Dil de bir ateş, bedenimizin üyeleri arasında bir kötülük dünyasıdır. Bütün varlığımızı kirletir. Cehennemden alevlenmiş olarak yaşamımızın gidişini alevlendirir.

    2.Petrus 2,4 Tanrı günah işleyen melekleri esirgemedi; onları cehenneme atıp karanlıkta zincire vurdu. Yargılanıncaya dek orada tutulacaklar.

    Bir de şu ayete bakalım:

    Yaratılış 2
    ‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››

    Ruhsal ve bedesne ölümden bahsediliyor. Sonsuzluklara kadar sürecek bir cehennemden değil..

    Eski antlaşma yazılarına dikkat ediniz. Günahlar karşısında verilen ceza olarak ‘ölüm’ dikkat çekicidir.

    Telojimizde de günahın bedelinin ölüm olduğunu biliyoruz:

    Romalılar 5,12 Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi.

    1.Korintliler 15,21 Ölüm bir insan aracılığıyla geldiğine göre, ölümden diriliş de bir insan aracılığıyla gelir.

    Seçilmemişlerin başına gelecek olan sonsuzluklara değin cehennem ateşinde azap çekmek yerine ‘Bir yokoluş’ olabilir mi? Yani seçilmişlerin sonsuz yaşama kavuşacakları da aslında konuyu bütünlüyor. Yani seçilenler sonsuz yaşama, diğerleri yokoluşa kavuşabilir mi? ne düşünüyorsunuz? Klasik anlamda cehennem gerçekten var mı? Cehennem ruhların ve bedenlerin öldürülerek yok edildiği bir yer olmasın!!

    #31223
    Anonim
    Pasif

    Değerli kardeşlerim bu aşağıdaki konuda bana yardımcı olabilecek yok mudu aranızda? Lütfen, görüşlerinizi paylaşır mısınız?

    @Huzurlu 10203 wrote:

    Bu konuda uzunca bir zamandır düşünüyorum. Araştırıyorum. Soruyorum. Okuyorum.. Çok önemli bir konu bu. İlk günceme geldiğinde hadi be canım. Olur mu öyle şey, tabiki cehennem vardır diye tepki vermiştim. Ama şimdi o kadar emin değilim. Kutsal kitabın hiç bir yerinde sonsuza kadar sürecek bir azabı temsil eden bir cehennem olgusu bulamadım. Cehennem insan canını ve ruhunu tüketip bitiren yani insanın varlığını tamamen yok eden bir yer olarak tarif edilmiş. Sonsuza kadar süren bir işkence bulamıyorum:

    Aşağıdki aytelere bakar mısınız? Bublardaki cehennem tanımında ben sonsuzluklara kadar içinde kalacağımız ve sürekli azap cekeceğimiz bir yer olarak algılamıyorum.

    Matta 5,22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul’da yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir.

    Matta 5,29 Eğer sağ gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir.

    Matta 5,30 Eğer sağ elin günah işlemene neden olursa, onu kes at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme gitmesinden iyidir.

    Matta 10,28 Bedeni öldüren, ama canı öldüremeyenlerden korkmayın. Canı da bedeni de cehennemde mahvedebilen Tanrı’dan korkun.

    Matta 18,9 Eğer gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Tek gözle yaşama kavuşman, iki gözle cehennem ateşine atılmandan iyidir.

    Matta 23,15 ‹‹Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Tek bir kişiyi dininize döndürmek için denizleri, kıtaları dolaşırsınız. Dininize döneni de kendinizden iki kat cehennemlik yaparsınız.

    Matta 23,33 ‹‹Sizi yılanlar, engerekler soyu! Cehennem cezasından nasıl kaçacaksınız?

    Markos 9,43-44 Eğer elin günah işlemene neden olursa, onu kes. Tek elle yaşama kavuşman, iki elle sönmez ateşe, cehenneme gitmenden iyidir.

    Markos 9,45-46 Eğer ayağın günah işlemene neden olursa, onu kes. Tek ayakla yaşama kavuşman, iki ayakla cehenneme atılmandan iyidir.

    Markos 9,47 Eğer gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Tanrı’nın Egemenliği’ne tek gözle girmen, iki gözle cehenneme atılmandan iyidir.

    Luka 12,5 Kimden korkmanız gerektiğini size açıklayayım: Kişiyi öldürdükten sonra cehenneme atma yetkisine sahip olan Tanrı’dan korkun. Evet, size söylüyorum, O’ndan korkun.

    Yakup 3,6 Dil de bir ateş, bedenimizin üyeleri arasında bir kötülük dünyasıdır. Bütün varlığımızı kirletir. Cehennemden alevlenmiş olarak yaşamımızın gidişini alevlendirir.

    2.Petrus 2,4 Tanrı günah işleyen melekleri esirgemedi; onları cehenneme atıp karanlıkta zincire vurdu. Yargılanıncaya dek orada tutulacaklar.

    Bir de şu ayete bakalım:

    Yaratılış 2
    ‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››

    Ruhsal ve bedesne ölümden bahsediliyor. Sonsuzluklara kadar sürecek bir cehennemden değil..

    Eski antlaşma yazılarına dikkat ediniz. Günahlar karşısında verilen ceza olarak ‘ölüm’ dikkat çekicidir.

    Telojimizde de günahın bedelinin ölüm olduğunu biliyoruz:

    Romalılar 5,12 Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi.

    1.Korintliler 15,21 Ölüm bir insan aracılığıyla geldiğine göre, ölümden diriliş de bir insan aracılığıyla gelir.

    Seçilmemişlerin başına gelecek olan sonsuzluklara değin cehennem ateşinde azap çekmek yerine ‘Bir yokoluş’ olabilir mi? Yani seçilmişlerin sonsuz yaşama kavuşacakları da aslında konuyu bütünlüyor. Yani seçilenler sonsuz yaşama, diğerleri yokoluşa kavuşabilir mi? ne düşünüyorsunuz? Klasik anlamda cehennem gerçekten var mı? Cehennem ruhların ve bedenlerin öldürülerek yok edildiği bir yer olmasın!!

    #31231
    Anonim
    Pasif

    Matta 13. bölümü okumak da yarar var:

    41-42 İnsanoğlu meleklerini gönderecek, onlar da insanları günaha düşüren her şeyi, kötülük yapan herkesi O’nun egemenliğinden toplayıp kızgın fırına atacaklar. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.

    49-50 Çağın sonunda da böyle olacak. Melekler gelecek, kötü kişileri doğruların arasından ayırıp kızgın fırına atacaklar. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.

    Ek olarak Vahiy Kitabından bir bölüm:

    Ama korkak, imansız, iğrenç, adam öldüren, fuhuş yapan, büyücü, putperest ve bütün yalancılara gelince, onların yeri, kükürtle yanan ateş gölüdür. İkinci ölüm budur.
    Vahiy 21:8

    Tanrı’nın Adaleti ve Sevgisi bir bütündür…

15 yazı görüntüleniyor - 31 ile 45 arası (toplam 51)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.