• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26304
    Anonim
    Pasif

    Yumuşak Huyluluk Sabırlı Olmayı Önerir
    (Dr. Billy Graham)

    Çağımız, sinirleri gergin, evhamlı ve sabırsız çağdır. Acele etmek için hiçbir neden yokken yalnızca acele etmek için acele ederiz. Hızlı yürüyen bu çağ, önceki kuşaklardan daha çok sorun, daha az ahlak üretmiş ve sinirlerimizi bozmuştur. Thomas a Kempiss, ‘Sabrı herkes önerir, ancak çok az kişi uygulamaya isteklidir’ demişti. John F.Newton ise: ‘İsa’nın bize öğrettiği gibi, her gün o günü yaşayacak kadar sabırlı olun ve yarını, gelinceye kadar düşünmeyin’ diye yazmıştı.

    Sabırsızlık, dağılan yuvalara, ülserlere ve dünya savaşlarına yol açar. Yaşamlarımızdaki en büyük zarar aile ilişkilerinde görülür. Modern yaşamın yuvalarımızda neden olduğu yıkımı, şu bir çift dize çok güzel dile getirmektedir:

    Êvlilikleri yumuşak huyluluktan yoksundu
    Kadın daima yakınıyor
    Ve adam daima kaygılanıyordu.

    ‘Ama Kutsal Kitap, ‘Katlanış’ yetkin sonucunu göstersin. Öyle ki hem yetkin olasınız, hem de bütünlüğe eresiniz. Hiçbir konuda eksiğiniz kalmasın’ (Yakup 1:4).

    Pek çok konuda iyi olmasına karşı çok sabırsız olan Mesih inanlısı bir hanım vardı. Bu hanımın çobanı her gün kocasıyla can kurtuluşuna ilişkin konuşmuş ve adam şöyle yanıtlamıştı: ‘Eşim çok iyi bir ev kadını, ama eğer Hristiyanlık beni onun gibi sabırsız yapacaksa, eksik olsun!’

    Görevli daha sonra Mesih inanlısı hanımla kısa bir konuşma yaptı ve hanım gözyaşları içinde alçakgönüllülükle sabırsızlığını itiraf etti. Birkaç gün sonra balıktan dönen kocası elinde oltasıyla oturma odasına yürürken istemeyerek değerli bir vazoya çarptı ve vazo parçalanarak yere düştü. Hanım koşarak odaya girdiğinde kocası sinirli eşinin sert sözlerle bağırıp çağırmasını beklerken hanım gülümseyerek: ‘Üzülme canım, en iyi ailerlerde bile böyle kazalar olur’ dedi. Öyküye son olarak, adamın birkaç hafta sonra Mesih’i kabul etme kararını verdiğini ve topluluğa katılarak sadık bir imanlı olduğunu eklemek istiyoruz. Hristiyanlığın eşinin yaşamında uygulandığını görmüştü.

    Elçi Petrus, bazı kocalar için ‘Kutsal Söz’e iman etmeseler bile, karılarının yaşayışından etkilenerek söze gerek kalmadan kazanılsınlar… Tanrı’nın katında değeri çok büyük olan, bozulmayan yumuşak huy ve dingin ruhla…’ (1.Petrus 1:4)demektedir.

    Dünhya, Hristiyanlığın iyi bir şey olduğuna inanıyor, ancak Mesih inanlıları ‘öğretişi donatmak’ için yumuşak huylu ve sabırlı yaşamak konusunda sık sık başarısız oluyorlar.

    ‘Ne mutlu yumuşak huylu olanlara, çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar’. Yalnızca pişmanlık duyan, alçakgönüllü ve boyun eğerek Tanrı’ya bağımlı olanlar aydınlık, sevinçli ve huzur mirası yeryüzünde de alabilirler.

    İsa Saul’a: ‘Üvendireyi tepmek senin için güç iştir’ (Elçilerin İşleri 9:5; 26:14) demişti. Üvendire, hizmet öküzlerini dürterek kontrol altında tutmak için, öküzlerin koşum takımında bulunan ucu iğneli bir değnekti. Öküzleri yaralamak için değil, enerjilerini olumlu yönlendirmek için kullanılırdı.

    Bu satırları okumakta olan pek çok kişi ‘üvendireyi tepmektedir’. Kendinizle başkalarıyla tartıştığınızı düşündüğünüzden daha fazla tartışıyorsunuz. Tanrı, yaşamın adaletsizliğine, acılarına ve yanlışlarına karşı sürekli başkaldırı içinde yaşamanızı istemiyor. Sizi boş çabalarınızdan vazgeçmeye, güce önem vermekten sıyrılmaya, iradenizi teslim etmeye, yumuşak huylu ve sabırlı davranmaya çalışıyor. O zaman mutlu olacaksınız ve sizdeki Mesih’i gören diğerleri, Mesih’e doğru çekilecekler.
    Yumuşak huyluluk, insan çabasıyla elde edilen bir şey değildir. Bir okulda ya da bilimsel bir laboratuarda elde edilmez. Miras yoluyla da kalmaz. Tanrı bağışlar.

    İsa, ‘Boyunduruğumu takının, benden öğrenin. Çünkü ben yumuşak huylu ve engin yürekliyim. Böylece canlarınız rahata kavuşacaktır’ der (Matta 11:29).

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.