ANASAYFA Forum KUTSAL KİTAP (KİTABI MUKADDES) Kutsal Kitap Uygulamanın Amacı

  • Bu konu 2 izleyen ve 11 yanıt içeriyor.
12 yazı görüntüleniyor - 1 ile 12 arası (toplam 12)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24753
    Anonim
    Pasif

    İsrail’de öğrenciyken tanrıbilim dersimize giren prıfesörlerden biri, Eski Antlaşma’yı İbranice olarak ezberlediğini iddia eden birisiyle tanışmıştı ! Söylemeye gerek yok ki, hayretler içinde kalan profesör, adamdan bir iddiasını kanıtlamasını istedi. Bir kaç gün sonra adamın evinde birlikte oturuyorlardı.

    “Nereden başlayalım ? ” diye sordu adam.

    Mezmurlar konusunda hırslı bir öğrenci olan profesör, ” Mezmur 1 ” dedi.

    Profesör, İbranice Kutsal Kitap’ından izlerken, adam Mezmur 1:1 ‘den başlayarak okumaya başladı. İki saat boyunca adam hiçbir yalnış yapmadan Mezmurları kelimesi kelimesine okudu. Profesör şaşkınlık içinde sessizce oturuyordu.

    Gösteri bittiğinde profesör, adam hakkında daha da hayret verici bir şey öğrendi – adam ateistti. Kutsal Kitap’ı çoğu inanlıdan daha iyi bilen birisi Tanrı’ya inanmıyordu.

    Öte yandan, Kutsal Kitap’ı inceledikten sonra Tanrı’nın sözünün yaşayan örnekleri olan insanlar da tanıdım. Pavlus’un söylediği gibi, onlar herkesin okuması için, ” Mesih’ten Mektuplardır”, ” mürekkeple değil, yaşayan Tanrı’nın Ruhu’yla yazılmışlardır” ( 2. Ko. 3:3 ).

    Aklıma özellikle bir çift geliyor: Jim ve Martha. Bu çiftin Mesih’le çok yakın bir ilişkileri vardı. Bu ilişki yüzlerindeki sevginin ışıltısında rahatlıkla görülebilirdi. Bu insanlar tanıdıkları ya da tanımadıkları her insana kendilerini özel hissettiririlerdi. Martha’nın standart selamı, ” Seni gördüğüme çok sevindim ! ” dir. Bunu öylesine bir içtenlik ve hararetle söyler ki, karşısındaki kişinin mutlaka önemli bir mevkide biri olduğunu düşünürsünüz. Sizinle konuştuğunda kendinizi onurlandırılmış hissedersiniz.

    Jim’le Martha herkesin gözleri önünde düzenli bir şekilde başkalarına hizmet ettikleri halde beni en çok etkiliyeni, gözlerden uzak gerçekleştirdikleri ” sessiz hizmetleri ” olmuştur. Evlerine sık sık başkalarınca ihmal edilmiş kişileri çağırırlar: Yabancı öğrenciler, bekarlar, duygusal ve ruhsal sorunları olan kişiler ve sosyal bakımdan kendilerini beceriksiz hissedenler ( Ben ve eşim de onların evine birçok kez gitmiştik ! ).

    Ateist olan kişiyle, kendini Tanrı’ya adamış bu kişilerin arasında, Kutsal Kitap’a verdikleri karşılık açısından büyük farklar vardır. Kişiliklerarası bir karşılaştırma yaparsak, ateist, kötü bir fotoğraf gibidir – fazla ışık verilmiş ve yeterince banyo edilmemiştir ! Kutsal Kitap’ı biliyor, ama yaşamını etkilemesine izin vermiyor. Jim’le Martha Kutsal Kitap’ın istekli öğrencileri oldukları halde, onu ezbere bilmiyorlar. Böyle olduğu halde, bildikleri şeylerin kalplerine işlemesine izin veriyorlar.

    Ancak hristiyanların çoğu , ateist olan kişiyle Jim ve Martha arasında bir yerdedir. Onlar kilisede, pazar toplantılarında, Kutsal Kitap çalışmalarında ve günlük kişisel okumalarında Kutsal Kitap’la karşı karşıya gelirler. Kutsal Kitap öğretilerinin çoğunu bilirler, ama yaşamları hepimizin arzuladığı ruhsal olgunluğu sergilemekten uzaktır.

    Kutsal Kitap bilgisinin yeterli olmadığı açıktır. Kutsal Kitap gerçeklerinin yaşamlarımızı değiştirmesi için daha farklı bir şey gerekmektedir. Bu bölümde , o ” şey ” in ne olduğunu keşfetmeye çalışacağız. ( Jack KUHATSCHEK )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    #28678
    Anonim
    Pasif

    1. Korintliler 2:14 -3:4’de Pavlus bize dört tür insanla ilgili bilgi verir: ” Kutsal Ruh’a sahip olmayanlar / Doğal kişi” ( 2:14 ), ” Mesih’te bebeklik çağında olanlar ” ( 3:1 ), ” ruhsal olanlar” ( 2: 15 ) ve ” dünyasal olanlar ” ( 3:1 ). Hepimiz bu sınıflardan birindeyiz.

    Kutsal Ruh’a Sahip Olmayanlar / Doğal Kişi :Biraz önce sözünü ettiğimiz ateist, belli ki bu sınıfa girmaktedir. Kutsal Kitap’ı şaşılacak derecede iyi biliyordu, ama yaşamında Kutsal Kitap’ın hiçbir etkisi yoktu. Pavlus bize bunun nedenini açıklar: ” Doğal haliyle kişi , Tanrı’nın Ruhu’yla ilgili şeyleri kabul etmez. Çünkü bunlar ona saçma gelir, ruhça değerlendirildikleri için bunları anlayamaz.” ( 1. Ko. 2:14 ).

    Pavlus’un sözlerini, özellikle de ” anlayamaz “ sözünü nasıl yorumladığımıza dikkat etmeliyiz. Bu, hristiyan olmayan birinin Kutsal Kitap’ı okuyup anlamayacağı anlamına mı gelir ? Sanmıyorum. Universe Next Door’un yazarı James Sire, Müjde’yi bildirdiği toplantılardan birinde, kendisini hayrete düşüren bir öğrenciyle tanıştığını söyler. Hristiyan olmayan kişiler, hristiyanlığın bazı kısımlarına itiraz ettiklerinde , bu öğrenci onların sözünü kesip, ” Hayır, anlamıyorsunuz. Hristiyanlar buna inanmazlar “ diyor ve hristiyanların neye inandıklarını en doğru şekilde açıklayarak sözlerine devam ediyordu. ” Teoloji tamamen doğruydu, ancak kendisi bunlara inanmıyordu ” demişti Sire.

    Pavlus sadece, bir ingilizce profesörün Shakespeare’ın bir oyununu anlaması gibi mantıksal bir anlamadan söz etmiyordu. Çok daha derin bir şeyden – hem düşüncelerimizi aydınlatan, hem de ruhlarımızı yenileyen bir anlayıştan söz ediyordu. Bu tür bir anlayış için Tanrı’nın Ruhu gereklidir. ( Jack KUHATSCHEK )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    #28692
    Anonim
    Pasif

    Mesih’te bebeklik çağında olanlar: Hristiyanlığı yeni benimsemiş kişiler, ateist ve hristiyan olmayan öğrenciler gibi değildirler.Bu kişilerin içinde Kutsal Ruh yaşar ve bu ne kadar büyük bir fark yaratır bir bilseniz ! Kutsal Kitap birdenbire mantıksız ve kabul edilemez bir kitap olmaktan çıkar. Taze, heyecan verici; kişiye, yaşama uygun ve heyecan dolu görünür. Ama değişen Kutsal Kitap değil, bizizdir.

    Mesih’e iman ettiğim geceyi hala hatırlıyorum. On yedi yaşındaydım ve Billy Graham’ın The Restless Ones adlı filmine gitmiştim. Filmin sonunda yaşamımı Mesih’e adadıktan sonra bana eve gidip Yuhanna bölümünü okumam söylenmişti. O gece , herkes yattıktan sonra bir Kutsal Kitap bulmak için bütün evi aradım ( dindar bir aile değildik ). Sonunda ailemin bir motelden aldığı Kutsal Kitap’ı buldum. Yuhanna bölümünü bulmak birkaç dakikamı almıştı. İstekle okumaya başladım. Birkaç gün sonra ise İncil’in başka bir çevirisini satın aldım ve baştan sona kadar okudum; sonra da her gün onu okumayı sürdürdüm. Geceleri bir cep radyosuyla yatar ve hristiyanlara hitap eden radyo proğranlarını dinlerdim. Kutsal Kitap’ı ne kadar okuyup dinlesem doyamıyordum !

    Ancak istek ve şevkime karşın henüz Pavlus’un ruhsal bir hristiyan diyebileceği türden biri değildim. Yeni doğan bir bebek gibi , Kutsal Kitap’a karşı büyük bir iştah duyuyordum, ama Tanrı sözünü anlama ve yaşamıma uygulama kapasitem sınırlıydı. ( Jack KUHATSCHEK )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    #28721
    Anonim
    Pasif

    Ruhsal Olanlar : Bazı inanlılar, ruhsal bir hristiyan tanımının sadece Kutsal Ruh’la dolu bir kişiliğe işaret ettiğini iddia ederler. Bu görüşe göre, Mesih’te henüz bebeklik çağında olanlar bile Kutsal Ruh’tan kendilerini doldurmasını isteyerek bir anda ruhsal olabilirler.Ancak bu görüşü savunanlar, hem 1. Ko. 2-3, hem de İbr. 5:11-14’ün , ancak ruhsal olanların Kutsal Kitap ayetlerinin ” katı yiyeceğini” yiyebileceğini, çünkü onların bebeklikten çıkıp olgunlaştığını söylediğine dikkat etmemektedirler. Bebekler ne kadar sağlıklı olurlarsa olsunlar, katı yiyecek yiyemezler. Bunun yerine, Mesih’te bebeklik çağında olanların, sözün ” sütünü” içmeleri gerekmektedir.

    Öyleyse ruhsal hristiyanlar iki şekilde tanımlanabilirler: Ruhsal olgunluğa ve Tanrı sözünü anlamak için çok daha büyük bir kapasiteye sahip olmak. Bu iki nitelik birbiriyle yakından bağlantılıdır. Bunun nedeni, ruhsal açıdan olgun olan hristiyanların birçok Kutsal Kitap ayetini bilmeleri değildir. Bu insanlar, Tanrı’nın Ruhu’nun, Tanrı sözünü kullanarak kendilerini bebeklik çağından çıkarıp olgunluğa eriştirmesine izin vermişlerdir.

    Daha önce kendilerinden söz etmiş olduğum Jim ve Martha bu sınıfa girerler. Kutsal Kitap ayetlerini sadece bilmekle kalmaz, aynı zamanda bunu yaşarlar. Yıllar boyunca Tanrı’nın Ruhu’nun kendilerini, Kutsal Kitap gerçeklerinin canlı birer örneği olma noktasına getirene dek değiştirip yenilemesine izin vermişlerdir. ( J. KUHATSCHEK )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    #28732
    Anonim
    Pasif

    Değerli kardesim,

    Bu tesvik edici, düşündürücü ve öğretici sözleri paylastığınız icin size tesekkur ederiyorum. Bunları okuduktan sonra belli bir süre oturup düşündüm. Bu dünyada Mesih’i duymayan var mı? Ya İncil’i (Kutsal Kitap’ı) hayır! Hayır, herkes herşeyi duydu, ama inanmak istemiyorlar malesef. Bazıları da okuduğunu anlamiyor. Hani iyi bildiğimiz Kutsal Kitap’ta Filipus ve Hadim var ya, elinde Yeseya Peygamber’in kitabindan Mesih’in geleceğiyle ilgili bölümü okuyor, ama hic birşey anlamiyor. Kimbilir o bölümü hayatı boyunca kac defa okumustur! Ancak Filipus gidip ona ayrıntılı anlatınca anlıyor ve vaftiz oluyor.

    Müjdeyi insanlara duyurmak için yazınızdan çok teşvik aldım. Pavlus’un dediği gibi. ‘gelin de size bilmediğiniz Tanrıları anlatayım!’ Ben de ‘gelinde size İsa peygamber dediginiz Rab’bi anlatayim‘ demek icin.

    Emeklerine sağlık
    OrhanAnt

    #28735
    Anonim
    Pasif

    Sayın Orhan ANT ; güzel paylaşımınız için teşekkür ederim.İnsanlar için yapmış olduğunuz analize katılıyorum. Anlamlı satırlarınız,benim için de,teşvik edici oldu.Sizin de dediğiniz gibi;onlar inanmak istemese de,anlamasalar da biz ( Rab’bin yardımıyla ) yine yaşayan,diri Tanrı’yı anlatmaya devam edeceğiz…

    Her daim ; Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    #28770
    Anonim
    Pasif

    Dünyasal olanlar : Geçen gün kızım Katie ile birlikte parktaydım. Onu salıncakta sallarken bir başka baba oğluyla geldi. Çocuk zihinsel özürlüydü. Bunun sonucu olarak, kendi yaşının yarısı yaşında olan biri gibi hareket ediyordu.

    Zihinsel özürlü birisini ” anormal ” olarak değerlendiririz. Buna karşın ruhsal bakımdan gelişmemiş olmayı doğal görürüz. Topluluklarımız, Rab’bi yıllardır tanıyan imanlılarla doludur. Bu inanlıların çoğu kronolojik açıdan yaşlandıkları halde, ruhsal açıdan hiç büyümemişlerdir. Onlar, yetişkin vücutlarda yaşayan ruhsal bebeklerdir. Ne kadar üzücü bir durum ! İbraniler bölümünde bu konuyla ilgili şunlar yazılıdır:

    ” Bu konuda söylenecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Şimdiye dek öğretmen olmanız gerekirken, Tanrı sözlerinin temel ilkelerini size yeni baştan öğretecek birine ihtiyacınız var.Size yine süt gerekli, katı yiyecek değil ! Sütle beslenen herkes bebektir ve doğruluk sözünde deneyimsizdir. Katı yiyecek, yetişkinler içindir; onlar duyularını iyi ve kötüyü ayırt etmek üzere alıştırmayla eğitmiş kişilerdir.” ( İbr. 5:11-14 )

    Ruhsal açıdan gelişmemişliğin trajedisinden nasıl uzak durabiliriz ? Ruhsal olgunluğa erişebilmek için ne yapmalıyız ? İbraniler bölümünün yazarı bu konuda ruhsal eğitim görmemizi önerir ! ( J. K. )

    Rabbin sevgisi ve esenliği sizinle olsun.:elsalla:

    #28828
    Anonim
    Pasif

    Ruhsal Bir Eğitim Programı

    Batı yarımkürede büyümüş olanlarımızın birlgi hakkında tuhaf ve Kutsal Kitap’a uygun olmayan görüşleri vardır. Bize, bilginin kendini adama ve etkinlikten apayrı bir şey olabileceği öğretilmiş, gerçekten bir şey bilmek istiyorsak kopuk, soğuk ve objektif kalmamız gerektiği söylenmiştir.

    Yakındoğuda yaşayan insanlar bu tür bir kopukluğu saçma bulurlardı. Bağlılık, ilgi ve etkinlik olmaksızın, gerçek bilgiyesahip olmanın olanaksız olduğunu iddia ederlerdi. Süleyman’ın Özdeyişlri 2:3-5’de şöyle yazılıdır: ” Evet, aklı çağırır, ona gönülden seslenirsen, gümüş aracasına onu ararsan, onu ararsan define arar gibi, Rab korkusunu anlar ve Tanrı’yı yakından tanırsın. “

    Kendi deneyimlerim, doğu modelinin doğruluğunu onayladı. Örneğin birkaç yıl önce balık tutmaya karar verdim. Bir dostumdan bir olta ve biraz da yem alıp yakınlardaki bir göl kenarına gittim. Balık tutabilmeyi ümit ederek yemi tekrar tekrar suya attım. İki saat geçmişti, ama hala oltaya bir balık bile takılmamıştı.
    …….

    Bunu izleyen birkaç hafta içinde bulabildiğim her yeni bilgiyi okumaya ve balık tutmaya devam ettim. Başarılı olabilmem için, bilgimin deneyimle tekrar tekrar dengelenmesi gerektiğini gördüm. Bir süre sonra, diğerleri evlerine elleri boş dönerlerken, ben eve bir sürü balıkla dönüyordum.

    Aynı şey yaşamın her alanında geçerlidir……..

    Eğer bu, yaşamın her alanı için bir gerçekse, ruhsal alanda başka türlü olmasını beklemek için bir nedenimiz var mı ? İbraniler bölümünün yazarının söylediği gibi, iyiyle kötüyü birbirinden ayırmak için sürekli alıştırma yapmalı ve kendimizi eğitmeliyiz. ( J. K. )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.:elsalla:

    #28920
    Anonim
    Pasif

    Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun . Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz. Çünkü Sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer. Kendini görür, sonra gider ve nasıl bir kişi olduğunu hemen unutur. Oysa mükemmel yasaya, özgürlük yasasına yakından bakıp ona bağlı kalan, unutkan dinleyici değil de etkin uygulayıcı olan kişi, yaptıklarıyla mutlu olacaktır . ( Yak. 1: 22-25 )

    Kutsal Kitap, hem Eski Antlaşma’da ( Tevrat ve Zebur ) hem de Yeni Antlaşma’da olan İncil’de, bşlgiyle uygulama konularının önemini açıkca vurgular. Bu yüzden eğer ruhsal bakımdan olgunlaşacaksak, bldiklerimizi uygulamaya koymalıyız.tanri sevgidir

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    #28994
    Anonim
    Pasif

    On yaşındayken babamla birlikte hobi olarak radyo operatörlüğü öğrenmeye başladım. İkimiz de mors alfabesinin temellerini öğrendik ve amatör lisanslarımızı almak için basit bir sınava girdik. Çok geçmeden dünyanın her yanındaki radyo operatörleriyle şifreli iletişim kurabilmeye başlamıştık. Yayın odamızın duvarları İngiltere, Güney Amerika ve Madagaskar’dan gelen kartpostallarla kaplamıştı.

    On bir yaşıma geldiğimde genel lisans almak için çalışmaya başladık. Bu kolay bir iş değildi. Çalışmamız gereken ders kitabı epey kalındı. Elektroniğin ve iletişimdeki bir sürü dönüşüm devresi kuralının temellerini öğrenmemiz ve mors alfabesi hakkındaki bilgimizi dakikada beş sözcükten on sözcüğe çıkartmamız gerekiyordu. Sınavın mors alfabesiyle ilgili kısmında, beş dakika boyunca aynı hızla ve hata yapmadan bir mesaj yollayıp almamız gerekiyordu. Sınavın yazılı kısmı bir saatten uzun sürdü. Ben ise üç kez girdim, ama sonunda Teksas’ın en genç genel radyo operatörü unvanını aldım !

    Bu, yirmi sekiz yıl önceydi. Bugün mors alfabesini duyduğumda mesaj değil, bir gürültü duyuyorum ! Onu kullanmayı bıraktığım için bildiklerimin çoğunu da unuttum.

    Matta 13:12-15’de İsa bunu ruhsal bir ilke olarak dile getirir:

    Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak. Onlara benzetmelerle konuşmamın nedeni budur. Çünkü ” Gördükleri halde görmezler. Duydukları halde duymaz ve anlamazlar.” Böylece Yeşaya’nın peygamberlik sözü onlar için gerçekleşmiş oldu: ” Duyacak duyacak, ama hiç anlamayacaksınız, bakacak bakacak, ama hiç görmeyeceksiniz ! Çünkü bnu halkın yüreği duygusuzlaştı, kulakları ağırlaştı. Gözlerini kapadılar. Öyle ki , gözleri görmesin, kulakları duymasın, yürekleri anlamasın ve bana dönmesinler. Dönselerdi, onları iyileştirirdim. ( J. K. )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.rabbe hamdolsun

    #29046
    Anonim
    Pasif

    En büyük korkum , Tanrı sözünü okumanın mekanik, kalbimi içine katmadan yaptığım bir iş, bir rutin haline gelmesi. İsa, Kutsal Kitap’a doğru karşılığı vermeyenlerin ruhsal duyularını kaybedebileceği hakkında bizi uyarır. Öğrendiğimiz şeyleri uygulamaya koymazsak , ruhsal bakımdan kör ve sağır olabiliriz. Tanrı sözü, alarmını çalmaya devam edecek, ama bizler çalar satin susturma düğmesine basmış biri gibi uyumayı sürdüreceğiz.

    Tanrı’ya şükür ki, bunun tam tersi de olabilir. “Kimde varsa, ona daha çok verilecek, boluğa kavuşturulacak ” ( Mat. 13:12 ). Ruhsal gözlerimizi kullandıkça daha iyi ve doğruyu işiteceğiz. Bizler, Tanrı’nın bize vermiş olduğu ışığa karşılık verdikçe, O da bize yaşamlarımız Kendisinin yüceliğiyle doluncaya kadar çok ışık vermeye devam edecektir.

    Uygulamadaki Amaç

    Kutsal Kitap’la sürekli beslenmekteki amacımız, içimizde Tanrı’nın düşünce ve yüreğini geliştirmektir. Her durumda, Tanrı nasıl düşünüp karşılık veriyorsa, biz de O’nun gibi düşünüp karşılık verecek duruma gelmek istiyoruz.

    Bu imkansız bir hedef mi ? Rab bizleri Yeşaya bölümünde şöyle uyarır:

    ” ‘Çünkü benim düşüncelerim sizin düşünceleriniz değil, sizin yollarınız benim yollarım değil ‘ diyor RAB. Çünkü gökler nasıl yeryüzünden yüksekse, yollarım da sizin yollarınızdan, düşüncelerim düşüncelerinizden yüksektir” ( Yşa. 55:8,9 )

    Buna karşın her şeyin böyle olması ne Tanrı’nın başlangıçta istemiş olduğu şey, ne de nihai tasarısıydı. ” Tanrı insanı kendi suretinde yarattı.Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu ” ( Yar. 1:27 ).Bu tanrısal suret ve benzerlik, Adem’le Havva’nın günaha düşüşüyle bozulduğu halde , İsa Mesih tarafından yeniden eski konumuna döndürülme sürecindedir. ( J. K. )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.:elsalla:

    #29385
    Anonim
    Pasif

    Pavlus bizlere, Birbirinize yalan söylemeyin. Çünkü eski yaratılışı kötü alışkanlıklarıyla birlikte üzerinizden attınız; eksiksiz bilgiye erişmek için Yaratıcısı’na benzer olmak üzere yenilenen yeni yaratılışı giyindiniz.” ( Kol. 3:9-10 ) der. Efesliler 4:24’de yeni yaratılışlarımızın, ” Gerçek doğruluk ve kutsallıkta Tanrı’ya benzer yaratılan ” olduğunu söyler. Rom. 8:29’da şu sözleri okuyoruz: “….Tanrı önceden bildiği kişileri, Oğlu’nun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi. Öyle ki, Oğul birçok kardeş arasında ilk doğan olsun. ” İsa Mesih, ” Görünmez Tanrı’nın görünümü ” olduğu gibi ( Kol. 1:15 ) bizler de bir gün ikincil bir anlamda öyle olacağız ve yeniden Tanrı’nın benzerliğinde yaratılacağız.

    Bu zor görünen hedefe nasıl erişebiliriz ? Bunu ilk olarak, Kutsal Kitap’ı geniş bir şekilde araştırarak gerçekleştirebiliriz. Tanrı’nın düşünceleri bizim düşüncelerimiz olmadığı halde, Tanrı Kendi düşünce ve yollarını bizlere Kutsal Kitap’da bildirmiştir. Bu yüzden Kutsal Kitap’ı okurken ayetlerin ayrıntılarının ardında, Tanrı’nın düşüncelerini ve karakterini aramalıyız. Fee ve Stuart’ın söylediği gibi: ” Nihai olarak, Kutsal Kitap’ta yer alan bütün anlatımların kahramanı Tanrı’dır. “

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.rabbe hamdolsun

12 yazı görüntüleniyor - 1 ile 12 arası (toplam 12)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.