• Bu konu 2 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #27280
    Anonim
    Pasif

    Dünyamızda yaygın olan, neredeyse her evde bulunan “Televizyon” hakkında bir şeyler yazma gereği duydum dün gece. Babalar, anneler, çocuklar, gençler, yaşlılar kız – erkek fark etmeden herkes bu kutunun başında günün belirli saatlerini hatta bazen bütün günlerini geçiriyorlar. Kimisi haber, kimisi film / dizi, kimisi bir futbol maçı için geçer bu aletin karşısına.

    Peki imanlı bir kişi’nin televizyon izlemesi doğrumudur ?

    Kendimden bir örnek vermek istiyorum. 2 ay önceye kadar herkes gibi bende günün belli bir süresini televizyon’un başında geçirirdim. Ta ki bir gün Rab bana konuşuncaya kadar.
    Bir gün çok hasta olmuştum, hatta öyle hastaydım ki Kutsal Kitabı bile okuyamıyordum. Başımda korkunç ağrılar vardı. Bu hasta olma süreci 2-3 hafta devam etti. Bu süre boyunca kanepede uzanıp televizyonda ne varsa izliyordum. Ara sıra bir vaaz, ama genellikle dizi / film izliyordum. İyileştiğim zaman televizyonun artık bir alışkanlık olduğunu, bir bağlılık olduğunu fark etmeye başladım. Özellikle bir dizi vardı, ona bağlanmıştım adeta. Komik bir diziydi, ama bağlanmanın doğru olmadığını biliyordum. Bunu bilmeme rağmen, kendi kendimi kandırıyor “Komik bir dizi işte, günah değil ya.” deyip geçiyordum.

    Ama bir gün Rab bana şöyle dedi : “Yaptığın şey beni yüceltiyormu?” ve bana 1.Korintliler 10:31 ayetini hatırlattı. Rabbin karşısında kendimi suçlu hissettim ve o gün tövbe ettim.
    Sakın yanlış anlamayın, “Televizyon izlemek büyük bir günah, sakın izlemeyin! “ demek istemiyorum. Sadece izlediğimiz, dinlediğimiz şeylere dikkat etmemiz gerektiğini söylemek istiyorum kardeşler. Şöyle düşünebilirsiniz: “Bir komedi filminden yada bir diziden ne zarar gelirki? Ne şiddet var ne de erotizm.” Ama orada Rab’de yok! 1.Korintliler 10:31 ayetini hatırlatmak isterim. Ayet derki: Özet olarak, her ne yer ve içerseniz, her ne yaparsanız, her şeyi Tanrı’nın yüceliği için yapın. (1.Kor. 10:31)

    Peki evde sıkıntıdan ölecek miyiz ? Kesinlikle hayır. Kutsal Kitap ayeti derki: Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, günahkârların yolunda durmaz, alaycıların arasında oturmaz. Ancak zevkini RAB’bin Yasası’ndan alır ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür. ( Zebur – Mezmur 1:1-2)

    Şu soruları kendi kendimize Rabbin huzurunda soralım kardeşler. “İzlediğim, dinlediğim şeyler Ruhsal hayatıma ne gibi katkıda bulunuyor? İzlediğim şeyler Rabbi yüceltiyor mu?” Ama sorulması gereken en önemli soru şudur: “Isa Mesih olsaydı ne yapardı?”

    Sevgiler.

    #36019
    Anonim
    Pasif

    Çok doğru bu konuya değinişin Togrul kardeş… televizyon bu haliyle kapalı kalsa en iyisi olur, hakikatten… Zaten insan ruhen uyuşukluğundan biraz sıyrılmış olsa üşenir televizyonda gösterilen çoğu şeyle. Deniz kenarında, karaya vuran dalgaların ezgisini dinlemek, bir el işiyle uğraşmak, dostlarla bir iki laf etmek varken, televizyona yapışıp kalmak hayat kaybı resmen.

    Tabi, büyük söz söylemeye gelmez, evden çıkamayan yaşlısı vardır, hastası vardır ama… yine de… ruhen ayık olan üşenir, saçma gelir yayınlananların çoğu.

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.