• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25145
    Anonim
    Pasif

    Para Sevmeyen ( Özd. 11: 4 – 28 )
    (Teofilon)

    Bazen şeytan, kilise liderini parayla baştan çıkarmaya çalışır. Çünkü şeytan, kilise liderini başka tarafa çekmek ister. Peki hangi tarafa ? Tabii ki kendi yoluna ( günah yoluna ). Çünkü ” para ” dünyanın tanrısıdır. Şeytan bu dünyayı kontrol etmek istediği için bizim de paraya tapınmamızı ister.

    İsa Mesih ise tamamen farklı bir düşüncededir.” Osa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük bir kazançtır. Çünkü dünyaya ne bir şey getirdik, ne de ondan bir şey götürebiliriz. Yiyeceğimiz, giyeceğimiz varsa bunlarla yetiniriz. Zengin olmak isteyenler ayartılıp tuzağa düşerler, insanı çöküşe ve yıkıma götüren birçok saçma ve zararlı arzulara kapılırlar. Çünkü her türlü kötülüğün bir kökü de para sevgidir. Kimleri zengin olma hevesiyle imandan saptılar, kendi kendilerine çok acı çektirdiler. ” ( 1. Ti. 6:6-10 ) Para sevgisiyle ve onu arayarak baştan çıkabileceğimiz bir zamanda bu ayet bize süper olomaktadır, sonucu olan baştan çıkarmanın karşısındadır. Neden ? ( Thomas TOFILON )

    Sevgili okuyanlar ve de inanlı kardeşler; sayın TOFILON’un yazdığı bu yorumla ilgili düşüncelerinizi bekliyorum. Beyinsel kıvrımlarımdaki bazı yalnışlıklar; sizin anlamlı yorumlarınızda yok olabilir ki; Rab’binyardımıyla!….

    Başkasını yargılamayın, siz de yargılanmazsınız. Suçlu çıkarmayın, siz de suçlu çıkarılmazsınız. Başkasını bağışlayın, siz de bağışlanırsınız. ” ( Luka 6:37 )

    Yetinmeyi bilmek, büyük kazançtır. Çünkü yetinme ve hoşnutluk ” her şeyi iyi, doğru ve mükemmel ” hissettiğin anlamına gelir.Aslında her şeye isteğimiz ve her şeye ihtiyacımız vardır. Daha fazlasını arzulayabiliriz, hatta daha fazlası için ağlayabiliriz veya düzenbazca planlar da yapabiliriz. İşte, hissettiğimiz bu, ” hayatta hiçbir şeyim eksik olmamalıdır ” duyusu yüzünden neyimiz varsa veya ne alırsak kazanç saymaktayız. Dikkat edelim ! Bu yetinme duygusunun zenginlik ile hiçbir bağlantısı yoktur. Bir zamanlar birisi, dünyanın en zengin adamına ” Ne kadar para senin için yeter ? ” diye sordu.” En az bir dolar daha, her gün sonsuza kadar ” diye cevap verdi. Zengin adam sonradan fakirleşti, çünkü yetinmeyi bilmiyordu. Bu onun sürekli var olan bir eksikliğiydi.

    Matta 6:19-34 ayetleri arasında az ile yetinmeyi bilen kişiler olmamız ve para sevgisinden uzak durmamız için pratik öneriler bulabiliriz.

    ” Yeryüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin.” Yani bütün gücünüzü ve zamanızı en güvenli, en uzun zamanlı ” emeklilik planına ” yatırın – cennet.

    – ” Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez… ” İş yerinde hiç aynı zamanda iki şefiniz oldu mu? İkisi de birbirinden nefret ederler miydi ? Hiçbir şeyde anlaşamazlar mıydı ? Bir şef için bir şey yaptığın zaman, öbür şef o şeyi yaptığından dolayı çok kızar mıydı ? veya, belki okulunuzda geçinemeyen iki öğretmeniniz oldu. Size de kendi sıralarındaki ilişkiye göre eğitim verdiler. Eğer bir sınıfta 5 aldıysanız öbür sınıfta kesinlikle 0 alırdınız. Aynı şekilde, İsa Mesih, Matta 6:24’te bu yüzden ” Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. ” diyor. Tanrı ve açgözlülük arasında hiçbir anlama yoktur. Açgözlülükle çalıştığımızda Tanrı’ya öfke duymaya başlarız.

    – ” Kaygılanmayın ” – burada bir soru sormak istiyorum. Tanrı bize bakıyor mu ? İsterse tabii ki yapabilir, çünkü O’nun kudreti sınırsızdır. Bilgisi de sınırsız olduğu için her ihtiyacımızı da bilmektedir. O’nun sevgisi bizim için muhteşem ve eksiksizdir. Bu yüzden O bize bakar ve her zaman da bakmak ister.

    “Siz önce O’nun egemenliğinin ve O’ndaki doğruluğun ardından gidin, o zaman size tüm bunlar da verilecektir !” ( Mat. 6:33 ).Dikkat edersek, İsa Mesih ” verilecektir ! ” diyor ( pasif olarak ). İsa Mesih, öncebenim durumuma bakın, ondan sonra sizin durumunuz sizi ilgilendirir, demedi. O, bize söz verdi. Öyle ki, O’nunla ve durumuyla ilgilenirsek; O , bizim her şeyimizle ilgilenecektir.

    İsa Mesih, beden alıp yeryüzüne geldiğinde şu sözleri söyledi: ” Ben, bu dünyanın egemeni değilim.Benim egemenliğim başka dünyada. ” İsa Mesih, bu dünyayı sadece ziyaret etti. Kilise lideri de, aynı İsa Mesih gibi bu dünyayı ziyaret etmelidir. İsa Mesih, bütün kilise liderlerinin sadece tek ve yaratı olan Tanrı’ya tapınmalarını istiyor.Kilise liderleri, iki tanrıya tapındıklarında; İsa Mesih, onları kıskanmaktadır.

    Soru: Eşiniz, bir başka birini severse ne hissedersiniz , kıskanır mısınız, öfkelenir misiniz ?
    Evet, belki siz, Tanrı’ya inanmıyorsanız, o kötü adamı öldürmek isteyebilirsiniz.Ancak dikkat etmeliyiz. Çünkü 2.000 yıldan beri birçok kilise lideri, para sevgisi yüzünden kiliselerinden ayrılmışlardır. Pek çok örnek verebiliriz. Bir kimse eğer parayı sevmiyorsa:

    1- Cömerttir: Eğer para, efendimiz değilse, onu vermekte hiçbir sorun yoktur. Parayı başka insanlara yardım etmek için rahatça kullanabiliriz.

    2- Yetinmeyi bilir: Eğer bir şeyin yeterli olduğunu düşünüyorsak, daha fazlasını istemeyiz. Çok nefis büyük porsiyon bir yemek yedikten sonra, ev sahibi biraz daha ikram ederken, biz ” Teşekkür ederim, doydum ” dediğimizde; ikram edilen fazla yemekle ilgilenmediğimiz anlamına gelir. İlk porsiyonla yetinmişizdir.

    Pornografi Sevmeyen

    Her şeyden önce de yüreğini koru, çünkü yaşam ondan kaynaklanır. ( 4:23 )

    Seni kötü kadından, başka birinin karısının yaltaklanan dilinden koruyacak olan bunlardır.Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın. Bakışları seni tutsak etmesin. Çünkü fahişe yüzündeninsan bir lokma ekmeğe muhtaç kalır. Başkasının karısıyla yatmak da kişinin canına mal olur. İnsan koynuna ateş alır da, giysisi yanmaz mı ? Korlar üzerinde yürür de, ayakları kavrulmaz mı ? ( 6:24 – 28 )

    Adem ve Havva yıllar önce günah işleyip, ruhsal ve bedensel olarak ölümlü oldular.Bizlere de günahlarını ve sonucunu verdiler. Neden ? Çünkü, günah işleyip öldükten sonra gözleri açıldı. Bundan sonra çıplak olduklarını gördüler.Bu yüzden Adem ve Havva giyindiler. Onlar giyinmek için hayvan derilerini kullandılar.

    O zaman iki gerçek ortaya çıkmaktadır:
    1. Eğer hayvan derisini kullandılarsa hayvanları öldürmek zorunda kaldılar demektir.
    2. Hayvan öldürüldüğünde kan aktı! Kutsal Kitap, Tanrı’nın kurban amacıyla kan dökerek insanı giydirmesini yazmaktadır.

    Bir insan günahını Tanrı’nın önünde temizlemek istiyorsa; günahın kefareti için kan dökülmelidir. Tanrı’nın kurtuluş planı için prensibi budur ( İbr. 9 – 10 ).
    biz elbiseleri neden giydik ?
    1. Çünkü İsa mesih istiyor.
    İsa Mesih şöyle söylüyor:

    Bir kadına şehvetle bakan her adam yüreğinde o kadınla zina etmiş olur ( Mat. 5:27 ).

    Kilise lideri böyle olabilir mi ? ” Çıplak bir kadına baktığınızda, şehvetle bakmıyorsunuz. sadece bakmakla nasıl zina edilebilir ki ? ” Eğer çıplak kadına tepkisiz bakabilirseniz siz bir robotsunuz demektir, çünkü sizin hiç duygunuz yoktur.Bazen pornografik sayfalardan kaçamazsınız. Alışveriş yaparken satın aldığınız şey böyle resimlerin olduğu bir gazete sayfası içine sarılmış olabilir.Açtığınızda gördükleriniz karşısında şaşırabilirsiniz, ancak ondan sonra ne yapıyorsunuz ? Ona bakmaya devam ediyor musunuz ?O sayfaya bir anatomi dersindeymişsiniz gibi bakamazsınız. Hemen ekmeği alıp, sayfayı çöpe atar mısınız ? Pornografiyle ilgili en önemli soru bu: Niyetiniz nedir ? Görmek ve gözünü dikip bakmak farklı şeylerdir !

    Yalancı Olmayan

    RAB’den korkmak kötülükten nefret etmek demektir. Kibirden, küstahlıktan, kötü yoldan, sapık ağızdan nefret ederim. ( Özd. 8:13 )

    Fazla konuşmak tehlikelidir ! çünkü, S. Özdeyişleri 10:19, 13:3, ” Çok konuşanın günahı eksik olmaz, sağduyulu kişiyse dilini tutar. Dilini tutan canını korur, ama boşboğazın sonu yıkımdır ! ” diyor. Yani, fazla konuştukça başınız belaya girebilir ! Sözlerimi,z fırlatılan oklar gibi olabilir. ” Günah ” sözcüğü Grekçe’de ” hedefi vuramayış ” demektir. Süleyman’ın Özdeyişleri 17:28, ” Çenesini tutup susan ahmak bile bilge ve akıllı sayılır ! “ diyor.Bilge olan insanlar konuşmadan önce dinlerler ( Yak. 1:19; Özd. 18:1 ). Fazla konuşan insanlar farfaracı gibi görünürler. ” Bak ben ne yaptım ? ” veya ” benim düşüncem… Bana göre…” diye söze başlarlar ve kendi başarıları hakkında hikayeler anlatırlar. Bu yüzden fazla konuşmaktan uzak durmalıyız. Bu hiç konuşmamalıyız anlamına gelmez, sadece konuşurken doğru sözleri doğru zamanda ve doğru yerde, doğru tarzda söylediğimizden emin olmalıyız. ( Özd. 15:2, 4, 23:2 ). Bir kilise lideri düşünürken aklınıza nasıl bir portre geliyor ? Kilise lideri nasıl bir karakterde olmalıdır ?


    a) Çok sert
    b) Yumuşak
    c) Dengesiz

    Yukarıdaki şıklardaki karakterlerden hangisi daha önemlidir ? Tanrı, Adem’i neyden yarattı ? Topraktan ! Çünkü toprak dünyada en aşağıda olan maddedir. Tanrı Adem’i buluttan ya da en uzun ağaçtan yaratmadı. Tanrı insanı en aşağıdaki maddeden yarattı ! Unutmayalım ! Adımız Mehmet veya başka birşey olabilir, peki ya soyadımız nedir ? Ben söyleyeyim mi: Toprakoğlu. Neden Toprakoğlu ? Çünkü Tanrı herkesi topraktan yarattı. Yalancı mı olacaksınız ? Yoksa alçakgönüllü, dürüst, samimi, Tanrı’nın hizmetkarı biri mi olacağız ? Bu soruya çok ciddi bir cevap vermemiz gerekmektedir

    Sarhoş Olmayan

    Şarabın kızıl rengine, kadehte ışımasına, boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma. Sonunda yılan gibi ısırır, engerek gibi sokar. Gözlerin garip şeyler görür, aklından ahlaksızlıklar geçer. Kendini kah denizin ortasında, kah gemi direğinin tepesinde yatıyor sanırsın. ( Özd. 23:30-34 )

    Benim babam bir yıl önce öldü. 40 yıldır alkol ve sigara kullanıyordu. Sonunda kanser oldu. Kanser beynine kadar sıçramıştı. Ne yazık ki babam, çok akıllı, güçlü ve sağlam bir adam olmasına rağmen kanser yüzünden çok zayıf düştü ve sonunda öldü. Bugün annem, yalnız ve 24 torunu ile büyükbabasız oyun oynuyorlar. Ama belki siz oh iyi oldu diyebiliyorsiniz. Bunu hakkettiğini düşünebilirsiniz. Bir arkadaşımın büyükbabası, 80 yaşında. Hergün bir paket sigara ve rakı içmesine rağmen hala sağlam ve hayatta. Bazen insanlar, alkol ve sigara içmesine rağmen yaşıyorlar. Ama istatistiklerin söylediğine göre böyle yaşayanların sadece % 1’i uzun yaşamaktadır. % 99’u daha kısa yaşarlar.Eğer sigara içerseniz daha kısa yaşarsınız. Ondan sonra da eşiniz, çocuklarınız ve torunlarınız sizsiz yaşarlar.

    Ailelerimizi seviyorsak; sigara ve alkol kullanmamalıyız. 1. Ko. 3:16-17,

    “Tanrı’nın tapınağı olduğunuzu, Tanrı’nın ruhunun sizde yaşadığını bilmiyor musunuz ? Kim Tanrı’nın tapınağını yıkarsa Tanrı da onu yıkacak. Çünkü Tanrı’nın tapınağı kutsaldır ve o tapınak sizsiniz. “

    diyor. Sigara, alkol ve başka kötü maddeler kullanan kişiler Tanrı’nın tapınağını yıkmaktadırlar. Ayetin bildirdiğine göre de Tanrı’da o kişiyi yıkacaktır. Tanrı, insanların sigara içmesini isteseydi, burnumuzu fabrika bacası gibi havaya bakacak şekilde yaratırdı. Bugün, Tanrı’yla vazgeçilmez yeni bir yaşama başlamak için iyi bir gün.

    Açık Kapılı Olan

    Ev bilgelikle yapılır, akılla pekiştirilir.Bilgi sayesinde odaları her türlü değerli, güzel eşyayla dolar. ( Özd. 24:3, 4 )

    Erdemli bir kadını kim bulabilir ? Onun değeri mücevherlerden çok üstündür. Kocası ona yürekten güvenir ve kazancı eksilmez. Kadın ona kötülükle değil , yaşamı boyunca iyilikle karşılık verir. Yün keten bulur, zevkle elleriyle işler. Ticaret gemileri gibidir. Yiyeceğini uzaktan getirir. Gün ağarmadan kalkar. Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir. Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, el emeğiyle kazandığı parayla bağ diker. Giyinip kollarını sıvar. Canla başla çalışır. Ticaretinin karlı olduğunu bilir, çırası gece boyunca yanar. Eliyle örekeyi tutar, avucunda iği tutar. Mazluma kolunu açar, yoksula elini uzatır. ( Özd. 31: 10-20 )

    Gün içinde pek çok insan yanınıza gelip; dertlerini anlatır. Sorunlarıyla ilgilenmeniz ve bir süreliğine de sizde kalmak isterler. Verdiğiniz bu hizmetle onlara konukseverliğinizi göstermiş olursunuz.

    Ancak o gün istediğiniz, akşam altıda kapınızı kapatmak ve on birde uyumak olabilir. Bunu yapmak, o gün için olanaksızdır. Çünkü evinizde misafir vardır.

    Belki çok yorgunsunuz veya çocuklarınızla ilgilenmek istiyorsunuz. Ayrıca eşinizin de hizmet etmekten zamanı olmuyor. Ayrıca sizin de egzersize ya da hobileriniz için zamanınız kalmıyor.Bütün yapabildiğiniz, sadece yemek yemek ve uyumak. Sizin eviniz otel veya otogar gibi olsaydı ( evinizi otel veya otogar gibi yapmak istiyorsanız ücret almanız gerekiyor. ), kendinizi nasıl hissedersiniz ?

    Evet ! Gerçekci olmak gerekirse, yaşamımızda ve evimizde telaş olması iyi değildir. Ancak Tanrı, konukseverliği çok sever. Neden ?

    1. Pe. 4:9, ” Söylenmeksizin birbirinize konukseverlik gösterin ” der.

    Rom. 12:13, ” İhtiyaç içinde olan kutsallara yardım edin. Konuksever olmayı amaç edinin. ” der.

    İbr. 13:2, ” Konuksever olmaktan geri kalmayın. Çünkü bu sayede bazıları bilmeden melekleri konuk ettiler. ” der.

    Konuk ya da yabancı kimdir ? Yabanci, belki bir hırsızdır; bulaşıcı hastalığı olan biridir; belki de çok kötü kokan biridir ! Ama bir melek de olabilir. İbr. ayeti onu gösteriyor. İbrahim ve Sara, bilmeden konukları misafir ettiler ( Yar. 18:1-15 ). Bugün de aynı şey, bizim başımıza gelebilir. O zaman melekleri, melekleri konuk etmeye hazırlıklı olmalı ve tertemiz yatak çarşafları vermeyi unutmamalıyız. Sonuçta Luka 14:12, ” İsa kendisini yemeğe çağırmış olana da şöyle dedi: ‘ Bir öğlen ya da akşam yemeği verdiğin zaman dostlarını, akrabalarını ve zengin komşularını çağırma. Yoksa onlar da seni çağırarak karşılık verirler.’ ” der. O zaman kimi davet etmeliyiz. 13. ayet, ” Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır. ” diye yazmaktadır. Bu, bir saçmalık değildir.Unutmayalım ki; İsa’ya göre ruhsal olarak daha çok bereket alacağız. Eğer sadece arkadaşları, akrabaları ve zenginleri yemeğe davet edersek; onlar bize karşılık bereket verirler. Ama bu bereket geçici olur. Yoksulları, sakatları davet edersek sonsuz bereket alacağımızı, unutmamalıyız. Zira onlar, bize karşılığını ödeyemezler. O zaman ne olacaktır ? Tanrı, evrenin zenginliğini bize sonsuza dek bedava verecektir. Önemli olan da budur !.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.