• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25016
    Anonim
    Pasif
    TANRI KORUYUCUMUZDUR rabbe hamdolsun

    Güvenliğin Önemi : Çevremize baktığımızda bir çok binanın yada iş yerinin güvenlik görevlilerinin olduğunu görüyoruz. Bu kişiler hem bu binaların hem de kişilerin güvenlikleriyle sorumlu oluyorlar. İnsanların güvenliği hem toplantılarda hem öğle yemeklerinde hem de iş başındayken tam bir güven içinde olması için yapılmış bir önlemdir bu.

    Evet bazen kışkırtıcı olan bu örneğin daha 4-5 sene önce hiçte işe yaramadığını gördük. Sabancı ikiz kulelerine yapılan bir saldırıda , saldırgan kişinin en üst kata çıkarak şirketin en önemli üyelerinden birkaçını vurmasıyla ; güvenliğin ne kadar ciddi bir ihtiyaç olduğu görüldü. Hem de bu binaları koruyan kişilerin en iyi güvenlik şirketinden olduğu da hiç kuşku uyandırmaz bir gerçekti. Fakat neydi o zaman sorun.


    Mezmur 127 : 1 şöyle diyor : Evi Rab yapmazsa , yapıcılar boşuna didinir. Kenti Rab korumazsa Bekçi boşuna bekler.

    Tanrı Anlaşılmazdır

    Bu ayete bakarak anlıyoruz ki Rab’bimizin bizim hiç anlamadığımız bir planı var ve böyle durumlara da yine bizim anlamadığımız bir biçimde yanıt veriyor. Hepimiz doğar,büyür, yaşlanır ve ölürüz. Bu kaçınılmaz bir sondur. Şöyle diyor bu konuda John Calvin {Finitum non capax infinitum (Latince). Ölümlü olan ölümsüz olanı kavrayamaz. (yada içeremez). Yani Tanrı’nın devamlı yaptığı ve kavrayamadığımız bir çok gerçek vardır. Bize bu kavrama gücünü de veren yine Tanrıdır. Peki bizi aynı şekilde koruyor mu Rab’bimiz ? Bir örnekle devam edelim o halde.

    Koruyucu Melekler :John Paton adındaki bir mülteci Yeni Hebrid adalarında Rab bin hizmetinde bulundu. Bir gün hizmet gruplarının merkezi, oranın yerli halkı tarafından çevrilmiş…Niyetleri o merkezi ateşe vermekmiş. Merkezde bulunanlar dehşet içinde dua etmişler. Daha sonra Rab be iman etmiş olan o kabilenin reisi , saldırmak istedikleri o günde Parlak giysileri içinde etrafta bulunan yüzlerce adamın kim olduğunu sormuş.

    Bu öyküde kişilerin ne kadar büyük bir ateşle dua ettiklerini görüyoruz. Gerçekten büyük bir iman örneğidir bu … 1. Yuh 5:14-15 de şöyle der. Tanrı önünde güvenimiz şu ki , O’nun isteğine uygun ne dilersek bizi işitir. Her ne dilersek bizi işittiğini bildiğimize göre, ondan dilediklerimizi aldığımızı da biliriz. Bizimde yapmamız gereken şey onun isteğine göre istemektir yani hayatımızı istediği gibi yönlendirmesini istemek. O zaman güvenilir Yaradan bizi en iyi şekilde koruyacaktır. Eğer onun planına göre hareket edersek her şey yolunda gidecektir.



    Şimdide Kutsal Kitap’tan bir örnekle devam edelim.
    2.Krallar 6:8-17 de şöyle yazıyor:

    Aram Kralı İsrail’le savaş halindeydi. Görevlilerine danıştıktan sonra, “Ordugahımı kuracak bir yer seçtim” dedi. Tanrı adamı Elişa, İsrail Kralı’na şu haberi gönderdi:”Sakın oradan geçmeyin, çünkü Aramlılar oraya doğru iniyorlar.” İsrail Kralı adam gönderip oradaki durumu denetledi. Böylece Tanrı adamı İsrail Kralı’nı birkaç kez uyardı. Kral da önlem aldı. Bu durum Aram Kralı’nı çok öfkelendirdi. Görevlilerini çağırıp, “İçinizden hanginizin İsrail Kralı’ndan yana olduğunu söylemeyecek misiniz?” dedi. Görevlilerden biri, “Hiçbirimiz, efendimiz kral” diye karşılık verdi, “Yalnız İsrail’de yaşayan Peygamber Elişa senin yatak odanda söylediklerini bile İsrail Kralı’na bildiriyor. ” Aram Kralı şöyle buyurdu: “Gidip onun nerede olduğunu öğrenin. Adam gönderip onu yakalayacağım.” Elişa’nın Dotan ‘da olduğu bildirilince,kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar. Tanrı adamının uşağı erkenden kalktı. Dışarıya çıkınca kentin askerler, atlılar ve savaş arabalarınca kuşatıldığını gördü. Dönüp Elişa’ya, “Eyvah, efendim, ne yapacağız?” diye sordu. Elişa, “Korkma, çünkü bizim yandaşlarımız onlarınkinden daha çok” diye karşılık verdi. Sonra şöyle dua etti: “Ya RAB, lütfen onun gözlerini aç, görsün!” RAB uşağın gözlerini açtı. Uşak Elişa ‘nın çevresindeki dağların atlılarla, ateşten savaş arabalarıyla dolu olduğunu gördü.

    Dağların atlılar ve ateşten savaş arabalarıyla dolu olduğunu görüyoruz. Yani ne kadar güven içerisindeydi aslında Elişa ve uşağı… Ama bu durumun farkında olması için ruhsal gözlerinin açık olması gerektiğini görüyoruz .Tanrı bizi her kötülükten ve sorundan korumak istiyor.

    Ne diyor Mezmur 91:10-12 Başına kötülük gelmeyecek ,çadırına felaket yaklaşmayacak. Çünkü Tanrı Meleklerin buyruk verecek. Gideceğin her yerde seni korusunlar diye. Elleri üzerinde taşıyacaklar seni. Ayağın bir taşa çarpmasın diye.

    Evet kardeşim Tanrının anlaşılmaz olduğu kesindir. Fakat bizi ne kadar korumaya çalıştığını görüyoruz değil mi ? Onun senin için çektiği acıları düşün lütfen. O dikenli tacı ve kırbaçları ardından gelen çarmıhı … Yapman gereken sadece onun kurallarına uymak.

    Beni seven buyruklarımı yerine getirir diyor Yuhanna 14:15 İşte o zaman her ne kadar hakketmesen de onun melekleri her gideceğin yerde seninle olacak ve ateşten arabalar her zaman ardında olacak ..



    (Bloğcu’dan alıntı)

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.