ANASAYFA Forum HRİSTİYAN YAŞAMI VE UYGULAMALARI Ruhsal paydaşlık Tanri’ya yaraşir bir yaşam sürmek

  • Bu konu 2 izleyen ve 2 yanıt içeriyor.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26707
    Anonim
    Pasif

    Tanrı’ya yaraşır bir yaşam sürmek


    Gazeteler, dergiler, sinemalarda gösterilen filmler, reklamlar açık saçık resimlerle, görüntülerle dolu. Günümüzde ahlaksızlık, evlilik dışı ilişkiler o kadar normalleşmiş ki, artık iyi ahlaklı, zina etmeyen kişiler alay konusu ediliyor. Hemen hemen her magazinin tartıştığı ve görüntülediği zina konusu, çocukların bile ağzında. Saflık kavrami küçümseniyor, ahlaksızlık ise adeta yüceltiliyor. Kutsal Kitap, Tanrı’nın, cinsel ahlaksızlıktan nefret ettiğini söylüyor, ama dinleyen kim? Avrupa’da insanların büyük bir bölümü Tanrı tanımaz – Ateist, bir kısmı da ismen Hristiyan ama hristiyanlıkla uzaktan yakından bir alakaları yok! Kutsal Kitap, ahlaksız bir ulusun ayakta kalamayacağını ve ahlaksız bireyin Tanrı’nın Egemeniği’ne giremeyeceğini söylemektedir.

    İnsanların düşünceleri, akılları, fikirleri kötülükle dolu. Rab Tanrı, düşüncelerimizin de temiz olmasını istiyor. Filipililer 4:8’de Elçi Pavlus şöyle der: ‘Temiz olan ne varsa onu düşünün!’

    İsa Mesih Matta 5:27-28’ de şöyle der:


    Zina etmeyeceksin` dendiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, bir kadına şehvetle bakan her adam, yüreğinde o kadınla zina etmiş olur.’


    Kötü düşünceler, ahlaksızlık ve zina kapsamına girer. Kutsal Kitap’ta Yaratılış 6:5’te şöyle okuyoruz:


    Rab, yeryüzünde insanın kötülüğünün çok olduğunu gördü. İnsanın yüreğinde her gün yalnızca kötü düşünceler ve kuruntular vardı.’


    Tanrı düşüncelerimizi, yüreğimizin derinliklerinden neler geçtiğini bilir. Düşüncelerimiz kötüyse, doğal olarak eylemlerimiz de öyle olacaktır. Düşüncelerimiz Tanrı’ya yaraşırsa, yaşamlarımız da Tanrı’ya yaraşır olacaktır. Nuh zamanında Tanrı, dünyayı kötü düşünceleri, günahları yüzünden yargıladı. Eskiden olduğu gibi bugün de günah, sınır tanımıyor. İnsanlar günah içerisinde yüzerek Tanrı’nın yapma dediklerini yapıyorsa, bu seven Tanrı’yı üzmüyor mu? Rab Nuh zamanında o insanları tufanla, suyla vurduysa, bundan sonra da ateşle vuracaktır, kaçış yok

    Tüm günahlar, düşüncelerimizde başlar kardeşler. Mesih’e iman etmiş, O’nun Kutsal Kanı ile yıkanmış, paklanmış olan bizler ayık ve uyanık olmalıyız, nasıl yaşadığımıza dikkat etmeliyiz. Okuduğumuz kitapları, seyrtettiğimiz filmleri, arkadaşlık ettiğimiz kişileri özenle seçmeliyiz. Günahlı ortamlardan uzak durmalıyız. Özellikle düşüncelerimizi temiz tutmalıyız, bunu başaramıyorsak, Tanrı’nın bu konuda yardımını isteyebiliriz. Bu da, Kutsal Kitap’ı okuyarak günlük dua ve doğru kişilerle paydaşlık etmekle olur. Kutsal Kitap, gözün tutkusunu, diğer büyük günahlarla bir arada görür.


    ‘Çünkü dünyaya ait olan her şey -benliğin tutkuları, gözün tutkuları, maddi yaşamın verdiği gurur- Baba`dan değil, dünyadandır’ (1.Yuhanna 2:16).


    Eğer Tanrı’yla barışmamışsak, O’nun Kutsallığından haberdar değilsek, günahlı, çarpık bir yaşam görüşümüz olacaktır. Ama Mesih’i tanıdıktan sonra bir imanlı olarak yaşama ve günaha bakış açımız değişir; çünkü yüreğimizde Tanrı’nın Kutsal Ruh’u vardır.


    Ahlaksızlık, dil aracılığıyla da ortaya çıkabilir. Mezmur 141:3’te şöyle der kral Davut: ‘Ya Rab, dudaklarıma bekçi koy!’ İsa Mesih’e iman etmiş bir imanlının küfretmesi, açık saçık şakalar yapması, açık fıkralar anlatması nasıl düşünülebilir? Bu tür çirkin, açık saçık konuşmalar da yürekten ve düşüncelerden kaynaklanır. İsa Mesih bakın bu konuda ne diyor?

    ‘Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler’ (Matta 12:34).

    Dilimizi, Rabbimiz’i övmek için, insanlara Müjde’yi vermek için kullanalım.


    ‘Ağzınızdan hiçbir kötü söz çıkmasın. İşitenler yararlansın diye, ihtiyaca göre başkalarının gelişmesine yarayacak olanı söylesin’ (Efesliler 4:29).


    Konuşmalarımız saf, temiz ve yararlı olmalıdır. Eğer imanlıysak ve dilimizi Tanrı’nın istediği şekilde kullanamıyorsak bundan tövbe etmeliyiz. Rab sadıktır, bizi bağışlayacak ve gereken gücü verecektir. Giyim kuşam biçimi de da ahlakla ilgilidir. Bir kadın giydikleriyle erkekleri baştan çıkarma amacını taşıyorsa, düşüncelerinde günaha yer vermiştir. Ya da açık saçık giyinerek karşısındaki erkeğin kötü düşünmesine neden olmuştur. Ama Mesih’e iman etmiş bir kadın, bakımlı, temiz, aşırılıktan uzak bir şekilde giyinmelidir. Yani oturuşumuzla, kalkışımızla, dilimizle, düşüncelerimizle Tanrı’yı yüceltmeliyiz, Mesih’in adına leke getirmeden, pak bir yaşam sürmeliyiz. Dünya bize bakıyor, bizi izliyor, mercek altındayız.


    İman etmemiş, Mesih’i tanımamış, günah içerisinde yaşayan ve sonsuz cehennem yargısı altında olanlar için Kutsal Kitap’taki MÜJDE geçerlidir. Zina yaparken yakalanan kadın hakkında şöyle okuyoruz:


    Din bilginleri* ve Ferisiler*, zina ederken yakalanmış bir kadın getirdiler. Kadını orta yere çıkararak İsa`ya, “Öğretmen, bu kadın tam zina ederken yakalandı” dediler.


    İsa doğrulup ona, “Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?” diye sordu. Kadın, “Hiçbiri, Efendim” dedi. İsa, “Ben de seni yargılamıyorum” dedi. “Git, artık bundan sonra günah işleme!’ (Yuhanna 8:3).


    İsa Mesih bu kadının günahına göz yummadı, onu yargılamadı, çünkü kadın O’na güvenmişti. Günahlarını bağışladı, ve bir daha günah işlememesini söyledi.

    Sevgili okuyucu, Tanrı seni senden daha iyi tanıyor, düşüncelerini biliyor. Senin de günahlarına göz yummuyor. Eğer henüz Tanrı ile barışık değilsen, öldükten sonra nereye gideceğini bilmiyorsan, gideceğin yer kesinlikle SONSUZ CEHENNEM’dir. Ama Tanrı seni seviyor, senin mahvolmanı istemiyor ve sana kurtuluş elini uzatıyor. Bu yüzden günahlarının bedelini ödemesi için biricik Oğlu’nu dünyamıza gönderdi, ve senin tüm günahlarını O, çarmıh üzerinde kanını akıtarak ödedi. Eğer İsa Mesih’e iman edersen, O’nu Rab ve Kurtarıcın olarak yaşamına alırsan kurtulacaksın. Senin yapman gereken tek şey günahlı olduğunu kabul etmek ve İsa Mesih’i Rab ve kurtarıcın olarak yaşamına almak.


    Rabbin esenliğinde kalın
    Sevgilerimle

    #34242
    Anonim
    Pasif

    Syn Rüzgar çok güzel yazmış…

    Şöyle bir yazıyı okudumda,yazının büyük bir kısmı eski hayatımı anlatıyor :) etkilendim ; resmen eski “ben” i gördüm,ateizm(hala gülüyorum kendime),alkol(gerçi hoş tam anlamıyla alkolden kurtulduğum söylenemez ama baya azalttım),zina,herzaman küfür,kötü söz,kalp kırma diz boyu… geçmişime bakıyorumda nekadar sorunluymuşum ben ya :-) … şükürler olsun Rab deyim şuanda,birçok kötü huyumdan kurtuldum,bu Rab Sayesinde oldu,onu kurtarıcım olarak gördüm hepte o şekilde görücem,Mesih’im sen herşeyden kudretlisin…Amin.

    #34241
    Anonim
    Pasif
    Heaven;16846 wrote:
    Syn Rüzgar çok güzel yazmış…

    Şöyle bir yazıyı okudumda,yazının büyük bir kısmı eski hayatımı anlatıyor :) etkilendim ; resmen eski “ben” i gördüm,ateizm(hala gülüyorum kendime),alkol(gerçi hoş tam anlamıyla alkolden kurtulduğum söylenemez ama baya azalttım),zina,herzaman küfür,kötü söz,kalp kırma diz boyu… geçmişime bakıyorumda nekadar sorunluymuşum ben ya :-) … şükürler olsun Rab deyim şuanda,birçok kötü huyumdan kurtuldum,bu Rab Sayesinde oldu,onu kurtarıcım olarak gördüm hepte o şekilde görücem,Mesih’im sen herşeyden kudretlisin…Amin.

    Sevgili Heaven,
    Tanrı’nın senin yaşamında yapmış olduğu güzellikler için şükürler olsun. Harika bir tanıklık! Bizler insan olarak asla kendi kendimizi değiştiremeyiz, bunun için ne kadar çabalarsak çabalayalım, ne kadar uğraşırsak uğraşalım başaramayız. Eğer bir kimse yaşamını Rab İsa Mesih’e verir, tövbe ederse Kutsal Ruh o insanın yüreğine, yaşamına girer ve onu değiştirmeye başlar. Sen de Mesih’e geldiğin, O’nu yaşamına çağırdığın için O sende çalışmaya ve seni değiştirmeye başladı. Bu yüzden tüm yücelik O’nundur. O’nun adına övgüler olsun.

    Bundan sonraki ruhsal yaşamında Rab’bin seni zengin bereketleriyle bereketlemesini ve güçlü bir iman tanığı olarak kullanmasını diliyorum.

    Sevgilerimle

3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.