• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25493
    Anonim
    Pasif

    TANRI’DAN ÇALINTI:-

    Tüm güzellikler Rab’tendir ve Rab’tedir. Dünyada Rab’ten olmayan güzellik yoktur. Altını çiziyorum, “Dünyada Rab’ten olmayan güzellik yoktur”. Ama bir şeyin daha altını çizmek istiyorum, “Tüm güzellikler Rab’tedir”.

    Rab’bin dışında, güzellik aramak, O’na karşı isyandan doğar. Meselâ sağcı görüşlü politikalarda da; solcu görüşlü politikalarda da, bazı güzellikler vardır. Ama burdaki güzelliklerin hiçbiri, Rab’te olmayan bir güzellik değildir. Meselâ, zavvalı fakir bir işçinin hakkını yememek, bir güzelliktir. Ama, bu güzellik Rab’den gelmiştir. Ama, Rab’bi reddedip O’nun güzelliklerinden birini öne çıkaran bir sistem veya düşünce (Komünizm), Şeytan’dandır. Rab’be isyandır. “Sen bizim başımızda hükümran olmayacaksın. Biz ne güzel kendi sistemimizi kurduk. Artık sana ihtiyaç yoktur” deyip, O’nu hayatlarından çıkarıyorlar. Sadece kendi işlerine geleni ‘Doğru ve Güzel’ olarak algılayıp, yine de günah yolunda (sarhoşlukta, zinada vs) yürümeye devam ediyorlar.

    ‘Humanistler’ de öyle, ‘Yeşilciler’ de, ‘Green Peace’ de. Hayvanları koruma dernekleri, öksüzlere yardım, dul kadınlara, kimsesizlere, kanser hastalarına, göçmenlere, fakirlere, felâketzadelere yardım dernekleri; tabii ki çok iyi şeylerdir. Düşünce ve öğretilerinde güzellikler vardır. Ama tüm bu güzellikler, Tanrı’dandır. İncil’de tümü yer almaktadır. İncil’de (Tanrı’da) olmayan bir güzellik, dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir öğretisinde veya hiçbir kuruluşunda yoktur. Duyan var mı? Bilen var mı? İncil’de olmayan herhangi başka bir güzellik, kimde, nerede vardır? Ama yukarıdaki bahsedilmiş grupların üyeleri, Tanrı’yı reddetmiş olup, O’ndan aldıkları bir tek güzellikle, vijdanlarını rahatlatarak, O’na sırtlarını dönmüşlerdir.

    “Balinayı kurtarma, kaplumbağayı koruma, çevreye, yeşile saygı, kötü bir şey mi ki bizi suçluyorsun?” diyebilir birileri. Ama bakınız ki, bu kuruluşlara ait olan herkes; Rab’bi bilmeyenlerden oluşuyor. Çünkü Rab’bi bilenlerde, sadece bunlar değil, bu güzelliklerin çok daha fazlası da vardır. Bu yüzden Rab’bi bırakıp, ‘daha azı’ ile yetinemiyorlar.

    Yani Rab’de, ben hem yeşilciyim, hem çevreciyim, hem adaletten yanayım, ezilenin yanındayım, zavvalının yardımına koşarım, dünyada var olan bütün güzelliklerden ve kutsallıklardan yana olduğum gibi, ayni zamanda Rab’bimin kulu ve kölesiyim. Bilerek, isteyerek, büyük bir sevinç ve arzu ile O’nun buyruklarına boyun eğiyorum. O, benim Tanrım, Kralım ve gurur duyduğum Baba’mdır. Var olan tüm güzellikler O’ndadır ve O’ndan geliyordur. Rab’siz güzellik bile, çirkine dönüşür. Lüsifer’in Şeytan’a dönüştüğü gibi.

    Dünyamızdaki bazı dinler de böyledir. Kutsal Rab’bin güzelliklerinden bazılarını muhteviyatına koyarak şirinleştirilmiş ve böylelikle insanları hahikatten ve Yaşayan Tanrı’dan uzaklaştırmıştır. Hatta bu yüzden bazıları, “Dinlerin hepsi aynidir. Hepsi ayni şeyi öğretir” diyebiliyor. Ama bilmiyorlar ki, kurtuluş, ‘Güzellikler’den değil; Tanrı’dandır.

    Tanrı’yı dışlayıp da güzelliklerin peşinde koşma, kimseyi kurtarmayacaktır. Bu kişiler, “Ben çok iyi biriyim” diye düşünerek, kendi kendilerini avutuyor olsalar dahi, Tanrı’ya isyan halindedirler ve görmüyorlar ki, kendi inanç ve felsefelerindeki güzellik, Tanrı’dan çalıntıdır.

    Ben niye Komünist olayım? Orda ne var ki benim Rab’bimde yoktur? Ben niye Yeşilci, çevreci, hümanist, Green Peace’ci olayım? Orda ne var ki, hangi güzellikler bulunuyor ki, benim Rab’bimden çalıntı değildir. “Günah içerisinde yaşayıp, O’nun buyruklarına boyun eğmiyorum. Zina yapıyorum, yalan söylüyorum, nefret ediyorum, ama yine de kötü biri değilim. Çünkü bak, ben bu zavvallı kaplumbağaları korumaya adadım kendimi” diye düşünenin, aslında kendisi zavvallıdır. Rab’siz hayat, ölüm getirecektir.

    Her güzellik yalnızca Rab’be aittir. Fiziksel güzellik de dahil. Nice güzel görünüşlü ve çekici insanlar, Rab’bin verdiği güzelliği kapıp kaçmışlar, bu güzelliğin esiri olmuşlar ve Rab’bin bu armağanı ile de kendi imparatorluklarını kurmaya çalışmışlardır. “Ben çok güzel ve çekiciyim. Bana tapmanızı istiyorum” diyen hayatlarıyla; Rab’ten kopmuş Şeytan’ın bile bir zamanlar güzeller güzeli lüsifer olduğunu ve onların da sonunun ayni olacağını hiç düşünmemişlerdir.

    İncil şöyle diyor: ‘Sevgili kardeşlerim, aldanmayın! Her nimet, her mükemmel armağan yukarıdan, kendisinde değişkenlik ya da döneklik gölgesi olmayan Işıklar Babası’ndan gelir’ (Yakup 1:16-17).

    Bugün Rab’te olmayan herkes, kendisini Rab’ten çalmış olduğu bir veya birkaç güzellikle avutur. Uğraşı ‘Din’ dahi olsa, bu çalıntılar onun kurtuluşuna yetmiyecektir. Güzelliklerin tek görevi, bizleri Rab’be getirmektir. Ondan uzaklaştırmak değildir.

    Tanrı sizleri bereketlesin.
    Sevgi ve Dualarımla.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.