• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #23659
    Evangelist
    Anahtar yönetici

    İmanı kıt ve akılsız insan için yaşamın amacı ve mutluluğun gerçek anahtarı zengin olmak ve ekonomik olarak kendini emniyete almış olmaktır. Bu tür insanlar gayelerine ulaşabilmek için hiçbir engel tanımadıkları gibi, sevdiklerini dahi görmezden gelip onları feda edebilirler, yeter ki kendi ölçülerine göre kendilerni güvende hissedebilsinler.

    Akıllı insan içinse, yaşamın anlamı kalıcı değerlerle zengin olabilmektir. Bu tür insan için kalıcı zenginliklerin tacı Allah’tır. Allah, iradesi, kutsallığı, gücü ve rahmetiyle Göksel Babamız’dır. Dolayısıyla zeki insan, kendini geçici ve kandırıcı değerlerden uzak tutar. Tabii ki, yaşamak için insan doğal olarak maddiyata gereksinim duyar. Ancak, ne mutlu o insana ki zenginliğinin esiri olmaksızın mal varlığını iyi şekilde yönetebilir ve kendi yaşamını sürdürmenin yanı sıra Allah’a şükrederek kendinden başka insanların da geçimini ve mutluluğunu sağlamaya önem verir.

    “Krallığı bu dünyadan olmayan” (Yuhanna 18:36) İsa Mesih konuşmalarında daima “yeryüzünde gömüler biriktirmemeyi”, “gökte gömüler biriktirmeyi” (Matta 6:19-20), “yiyecek içecek konusunda kaygılanmamayı” (Matta 6:25) salık veriyordu.

    Bir gün, Rab İsa bu konuda vaaz ettiğinde, birisi çıkıp maddiyata dayalı bir soru sorarak O’nun sözünü kesdi. Ancak Rab İsa, konunun saptırılmasına izin vermedi. Aksine, babasını yitirdikten sonra yaşadığı bir miras sorunu yüzünden kardeşleriyle ilişkileri gerilen bu kişinin sorununu çözmek yerine, Rab İsa ona öğüt verdi. Rab İsa Mesih “tamahkarlıktan sakınmamızı” vaaz etti, “çünkü insan hayatının değeri üst üste yığılan mal varlığıyla ölçülemez” diyordu.

    İki kardeş maddiyat nedeniyle sorun çıkarmak yerine, babalarından kalan mirası, cimriliklerinin kurbanı olmaksızın, paraya tamah etmeden, hayatlarını daha huzurlu bir şekilde sürdürmek için kullanabilirlerdi. Birbirlerini bu dünyada kalacak olan para nedeniyle gücendirmeden, sevgiyle yaşayabilirlerdi. Bir gün bu dünyadan kendilerinin de ebediyen göç edeceklerini hatırlayarak birbirlerine kardeş sevgisiyle bağlanabilirlerdi.

    Öğretisinin daha iyi anlaşılması için örneklemelerle konuşan Rab İsa Mesih, paraperestlikten uzak kalmanın önemiyle ilgili öğretisini de akılsız zengin adamın meseliyle açıkladı. Bu meselin ana fikri Allah’la zenginleşmenin önemidir.

    Zengin bir adamın toprağı bol ürün vermiş. Adam mutluymuş, ama bir sıkıntısı varmış, çünkü ürünü yerleştirecek ambarları yetersizmiş. Düşünmüş, taşınmış ve mevcut ambarlarını yıkıp daha büyük ambarlar inşa etmeye karar vermiş. Ayrıca elde edeceği parayla rahatına bakmayı, çok zengin bir hayat sürmeyi, yemeyi, içmeyi, eğlenmeyi ve sefa sürmeyi hayal edermiş. Lakin hiç aklından geçmeyen veya geçirmek istemediği bir şeyi Allah ona hatırlatıvermiş ve “Ey akılsız, bu gece canın senden isteniliyor, hazırladığın şeyler kimin olacak? ” diye sormuş (Luka 12:13-31).

    Hristiyanlık öğretisine göre, insan yaşamının anlam kazanması için, kişinin kendi yaşamının sahibi olmadığını anlaması gerekir. Başkalarıyla paylaşıp onlara da kendi tattığı mutluluktan pay çıkarması için, her türlü iyilik ve lütuf Allah tarafından bahşedilmiştir. “Ye, iç, eğlen” söylemiyle avunanların egoist davranışları Allah’ın hoşuna gitmez. Unutmamak gerekir ki “İnsan’ın yaşadığı günler ot gibidir; Kır çiçeği gibi, öyle çiçeklenir; Sonra üzerinden yel geçer, yok olur; ve artık yeri onu tanımaz” (Mezmur 103:15). İnsan hayatının sonunda geriye kalacak olan Allah’ı hoşnut kılmak için yaptıklarıdır. Baki kalacak olan, yeryüzündeki yaşamı boyunca yapmış olduğu iyiliklerdir ve bu iyilikler gökte biriktirilen hazinelerdir.

    Sevgili inananlar,

    Allah insanları kurtarmak için kendi Biricik Oğlu’nun beden almasını ve krallığının görkemini kaybetmeksizin dünyaya gelmesini ve insanın da böylece Allah’ın Kelamı’nı duymasını istedi. Bu bekleme süresince Allah’ın bizim için öngördüklerine güvenelim, fuzuli endişelerle hayatımızı doldurmayalım. Endişelerimizi Rab’be teslim edelim. Bilelim ki Allah bizi asla elden bırakmaz. Unutmayalım ki “Rabbimiz İsa Mesih zengin olduğu halde, fakir oldu ki onun fakirliğiyle siz zengin olasınız” (II. Korint. 8:9).

    Rabb’in lütfu ve inayetleri hepimizle olsun. Amen.


    Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar!
    Bana gelin, ben size huzur veririm.
    ( Mat.11:28 )

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.