• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25701
    Anonim
    Pasif

    Beyin ürünü bir ton insan artığı ve insanla beslenen artık çoğaltımı. İstikamet çizilmiş, yaşam tekabülleriyle, tekabüller eklentileri ile sallabaş gidiyor.

    Bir yol var, fosseptik atığı ile süslenmiş, ilkelleşmiş çağdaş insan müsvetteleri.

    Yolun neresindeyiz… Sürüklensek nereye… Tutunsak nereye? Göz sabit, yürek sabit ve yok fiyatıyla özgürlük bahşedilmiş insana, uçurumun kenarında!

    Özgürlük kavramını düşündüğümüzde dünyanın bize bahşettiği o kadar çok şey olduğunu görüyoruz ki… Renkli ışıklar, albenili tüketim malları, mutluluk verici maddeler, erkekler için kadın bedeninde kadınlar için erkek bedeninde aranan haz, vesaire vesaire.

    Sevgili filozof Engels bir kitabında, özgürlük zorunluluğun bilince çıkmış halidir diyor. Yani bir başıboşluk değildir. Zorunluluk dünyadaki yaşam süresince varoluş koşullarıdır. Bu koşullar, özümseyerek veya özümsetilerek uygun hareketlilikteki sınır aşımıdır. Yani anlaşılır haliyle, özgürlük dahi kendi içinde özgür değildir. Sadece toplumsallıktan kaynaklı tepkiler insanı kendi varlığı içerisinde sınır aşımı ilticaya zorlar. Tıpkı Richard Bach’ın öyküsündeki martı Jonathan gibi. Hep daha yükseğe uçmak ve başarılmamışı başarmak arzusudur. Gerçekte içerisinden sıyrılmaya çalışılan toplumsallığa daha sıkı kenetlenilir. İşte bu karmaşa ve gereksiz uğraş içerisinde insanı köleleştiren ve düşün sisteminin sınırlarını belirlemeye çalışan iblisin dünyadaki başarısı!

    Peki ya biz RAB’bin konutunda sonsuzluğu yaşayacak olanlar?

    İman ağabeyimiz sevgili Petrus’un kaleme aldığı mektupta zamanın sonsuzluğuna egemen olan YHVH tüm bu aldatmaca için şöyle diyor:

    “Çünkü yanlış yolda yürüyenlerden henüz kurtulanları, boş ve kurumlu sözler söyleyerek benliğin tutkularıyla, sefahatle ayartırlar. Onlara özgürlük vaat ederler, oysa kendileri yozlaşmışlığın kölesidirler. Çünkü insan neye yenilirse onun kölesi olur.” 2.Petrus 2:18-19

    Sonra iman ağabeyimiz sevgili Pavlus öyle bir ayetin dillendirilmesine aracılık eder ki, işte bu her şey için noktadır. “Rab Ruh`tur, Rab`bin Ruhu neredeyse orada özgürlük vardır.”2. Korintliler 3:17 İşte biz imanlılar için özgürlüğün en belirgin anlamı budur. Özgürlüğümüz RAB’bin Ruh’unun bizdeki konuşlanışı ile alakalıdır. O halde biz bu özgürlüğü nasıl kullanmalıyız?

    Yaşadığımız dünyada, şeytanın ayartısı, benliğimizin arzuları ve dünyanın albenisi içerisinde bizde konut kurmuş olan Ruh’a ne kadar kulak verdiğimize dikkat etmeliyiz. Ruh’un kederlendirilmesi nedir? İman ettiğimiz an sanki bir anda sihirli değnek değiyor ve bir anda kutsallaşıyoruz hissini taşıyan fakat bunu aleni bir şekilde dillendiremeyen yüzlerce imanlı var. Sürüklenişimiz varlığımızı şenlendirebilir fakat ya gerçek biz?

    İmanlıymış gibi Tanrı’yı yüceltenler ile Tanrı’nın seçilmiş halkı arasındaki fark O’na gündelik veya yaşamsal ihtiyaçlar için yönlenişte de belli olur. Kimi O’nun yalnızca ellerine bakar acaba bize ne verecek diye, kimi ise RAB’bin gözlerine bakmalı der düşüncesini anlamak ve O’na uygun yaşamak için. RAB’bin ellerine bakanların gözlerinden akan hep aynı çaresizliğin acısıdır. Oysa gerçek Tanrı çocuklarında hep bir güven ve emin oluş vardır. İşte özgürlük o düşüncede açık bir şekilde durur. Fakat yinede ayartı hiç kimseden uzak değildir.

    Tanrı’nın bizlere bahşettiği özgürlüğü kavraya bilmek için Ruh’un etkinliğinde O’nun sözlerine bakmalıyız. İman ve eylem bütünselliğindeki gelişimimiz her adımda o özgürlükten tat almamızı sağlar. Nitekim Timoteus mektubunda yazılmış olduğu gibi: “Kutsal Yazılar`ın tümü Tanrı esinlemesidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek, doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır.” 2. Timoteos 3:16 Tanrı düşüncesini bilerek yaşamak ve yaşadığımız sürece de alçakgönüllü bir şekilde öğrenmek bize gerçeği öğretir ve o gerçek bizi özgür kılar.
    Biz imanlılar dünyasal özgürlüklerin peşinden sürüklenmek yerine bize sonsuzluğu bağışlayan YHVH’nin verdiği özgürlüğün peşi sıra gitmeliyiz.

    Ve Yeşuah dedi ki:
    ‘Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak!’

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.