• Bu konu 3 izleyen ve 3 yanıt içeriyor.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25678
    Anonim
    Pasif

    Noel’in Gerçek Anlamı – Doğuş Bayramı

    meryem_ana_4.1.jpg

    Yine yeni bir yıl başlıyor… Herkesde bir telaş… Aklımızı kaplayan birbirinden güzel hayaller ve bunları gerçekleştirebilmek için iyi bir başlangıç zamanı…

    Üstelik yalnız da değiliz, herkesin zihni bu güzel hayallerle dolu… Çevremiz de neşeli, cıvıl cıvıl… Vitrinler süslü, evlerde ışıkları yanan Noel ağaçları, hediyeler, Noel babalar… Peki gerçekten bu kadar sevinmenin bir anlamı var mı? Bu gecenin diğer gecelerden bir farkı var mı? Yoksa akrep ile yelkovanın bir oyunu mu sadece?

    Öncelikle yeni yıl ile Noel’in farklı kavramlar olduğunu anlamalıyız. Ülkemizde miladi takvimi kullanıyoruz, bu takvime göre dünyanın güneş etrafında dönüş süresi 365 gün 6 saatte tamamlanıyor ve bu süre bittiğinde yeni bir yıl başlıyor. Ancak önemli olan kısım bu takvimin İsa Mesih’in doğuşunu başlangıç olarak kabul etmesidir. Noel ise Roma İmparatorluğu’nun Hristiyanlığı kabulünden sonra M.S. 4.yy ortalarında resmi olarak kabul edilmesiyle kutlanmaya başlandı. Bu kutlamalar Aralık ayının 24. gecesi veya İsa Mesihin vaftiz günü sayılan 6 Ocak günü yapılır. Bu durumda görüldüğü gibi Yeni Yıl kutlamaları ile Noel farklıdır fakat aynı dönemlere denk geldiği için kutlamalar iç içe geçmiştir. Peki yukarıda sorduğumuz gibi bu denli sevinecek kadar kutlama yapmanın bir anlamı var mıdır? Kesin bir şekilde, “Evet” çünkü İsa bize sevinç, neşe, huzur, özgürlük, kurtuluş vermek için doğdu.

    İsa’nın doğumu melekler tarafından bildirildi. Yıldızbilimciler çok önceden yazılmış kitaplardan öğrendikleri bu günü bekliyorlardı ve Kurtarıcıyı görebilmek için o parlak yıldızı inceleyip yazılanlar doğrultusunda yıldızı takip ettiler. Ve işte yazılanlar gerçekleşmeye başlıyordu…

    İsa’nın Doğumu Önceden Bildiriliyor (Luka 1:25-37)

    “Bunu benim için yapan Rab’dir” dedi. “Bu günlerde benimle ilgilenerek insanlar arasında utancımı giderdi.” Elizabet’in hamileliğinin altıncı ayında Tanrı, Melek Cebrail’i Celile’de bulunan Nasıra adlı kente, Davut’un soyundan Yusuf adındaki adamla nişanlı kıza gönderdi. Kızın adı Meryem’di. Onun yanına giren melek, “Selam, ey Tanrı’nın lütfuna erişen kız! Rab seninledir” dedi. Söylenenlere çok şaşıran Meryem, bu selamın ne anlama gelebileceğini düşünmeye başladı. Ama melek ona, “Korkma Meryem” dedi, “Sen Tanrı’nın lütfuna eriştin. Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın. O büyük olacak, kendisine ‘Yüceler Yücesi’nin Oğlu’ denecek. Rab Tanrı O’na, atası Davut’un tahtını verecek. O da sonsuza dek Yakup’un soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.” Meryem meleğe, “Bu nasıl olur? Ben erkeğe varmadım ki” dedi. Melek ona şöyle yanıt verdi: “Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, Yüceler Yücesi’nin gücü sana gölge salacak. Bunun için doğacak olana kutsal, Tanrı Oğlu denecek. Bak, senin akrabalarından Elizabet de yaşlılığında bir oğula gebe kaldı. Kısır bilinen bu kadın şimdi altıncı ayındadır. Tanrı’nın yapamayacağı hiçbir şey yoktur.”

    Yusuf’un Rüyası (Matta 1:17-24)

    Buna göre, İbrahim’den Davut’a kadar toplam on dört kuşak, Davut’tan Babil sürgününe kadar on dört kuşak, Babil sürgününden Mesih’e kadar on dört kuşak vardır. İsa Mesih’in doğumu şöyle oldu: Annesi Meryem, Yusuf’la nişanlıydı. Ama birlikte olmalarından önce Meryem’in Kutsal Ruh’tan gebe olduğu anlaşıldı. Nişanlısı Yusuf, doğru bir adam olduğu ve onu herkesin önünde utandırmak istemediği için ondan sessizce ayrılmak niyetindeydi. Ama böyle düşünmesi üzerine Rab’bin bir meleği rüyada ona görünerek şöyle dedi: “Davut oğlu Yusuf, Meryem’i kendine eş olarak almaktan korkma. Çünkü onun rahminde oluşan, Kutsal Ruh’tandır. Meryem bir oğul doğuracak. Adını İsa koyacaksın. Çünkü halkını günahlarından O kurtaracak.” Bütün bunlar, Rab’bin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu: “İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacaklar.” İmmanuel, Tanrı bizimle demektir. Yusuf uyanınca Rab’bin meleğinin buyruğuna uydu ve Meryem’i eş olarak yanına aldı.

    İsa’nın Doğumu (Luka 2:1-7)

    O günlerde Sezar Avgustus bütün Roma dünyasında bir nüfus sayımının yapılması için buyruk çıkardı. Bu ilk sayım, Kirinius’un Suriye valiliği zamanında yapıldı. Herkes yazılmak için kendi kentine gitti. Böylece Yusuf da, Davut’un soyundan ve torunlarından olduğu için Celile’nin Nasıra Kenti’nden Yahudiye bölgesine, Davut’un kenti Beytlehem’e gitti. Orada, hamile olan nişanlısı Meryem’le birlikte yazılacaktı. Onlar oradayken, Meryem’in doğurma vakti geldi ve ilk oğlunu doğurdu. Onu kundağa sarıp bir yemliğe yatırdı. Çünkü handa yer yoktu.

    Çobanlar ve Melekler (Luka 2:8-20)

    Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı. Rab’bin bir meleği onlara göründü ve Rab’bin görkemi çevrelerini aydınlattı. Büyük bir korkuya kapıldılar. Melek onlara, “Korkmayın!” dedi. “Size, bütün halkı çok sevindirecek bir haber müjdeliyorum: Bugün size, Davut’un kentinde bir Kurtarıcı doğdu. Bu, Rab olan Mesih’tir. İşte size bir işaret: Kundağa sarılmış ve yemlikte yatan bir bebek bulacaksınız.” Birdenbire meleğin yanında, göksel ordulardan oluşan büyük bir topluluk belirdi. Tanrı’yı överek, “En yücelerde Tanrı’ya yücelik olsun, Yeryüzünde O’nun hoşnut kaldığı insanlara Esenlik olsun!” dediler. Melekler yanlarından ayrılıp göğe çekildikten sonra çobanlar birbirlerine, “Haydi, Beytlehem’e gidelim, Rab’bin bize bildirdiği bu olayı görelim” dediler. Aceleyle gidip Meryem’le Yusuf’u ve yemlikte yatan bebeği buldular. Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler. Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar. Meryem ise bütün bu sözleri derin derin düşünerek yüreğinde saklıyordu. Çobanlar, işitip gördüklerinin tümü için Tanrı’yı yüceltip överek geri döndüler. Her şeyi, kendilerine anlatıldığı gibi bulmuşlardı.

    Yıldızbilimcilerin Ziyareti (Matta 2:1-12)

    İsa’nın Kral Hirodes devrinde Yahudiye’nin Beytlehem Kenti’nde doğmasından sonra bazı yıldızbilimciler doğudan Yeruşalim’e gelip şöyle dediler: “Yahudiler’in Kralı olarak doğan çocuk nerede? Doğuda O’nun yıldızını gördük ve O’na tapınmaya geldik.” Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu. Bütün başkâhinleri ve halkın din bilginlerini toplayarak onlara Mesih’in nerede doğacağını sordu. “Yahudiye’nin Beytlehem Kenti’nde” dediler. “Çünkü peygamber aracılığıyla şöyle yazılmıştır: ‘Ey sen, Yahuda’daki Beytlehem, Yahuda önderleri arasında hiç de en önemsizi değilsin! Çünkü halkım İsrail’i güdecek önder Senden çıkacak.'” Bunun üzerine Hirodes yıldızbilimcileri gizlice çağırıp onlardan yıldızın göründüğü anı tam olarak öğrendi. “Gidin, çocuğu dikkatle arayın, bulunca bana haber verin, ben de gelip O’na tapınayım” diyerek onları Beytlehem’e gönderdi. Yıldızbilimciler, kralı dinledikten sonra yola çıktılar. Doğuda görmüş oldukları yıldız onlara yol gösteriyordu, çocuğun bulunduğu yerin üzerine varınca durdu. Yıldızı gördüklerinde olağanüstü bir sevinç duydular. Eve girip çocuğu annesi Meryem’le birlikte görünce yere kapanarak O’na tapındılar. Hazinelerini açıp O’na armağan olarak altın, günnük ve mür sundular. Sonra gördükleri bir düşte Hirodes’in yanına dönmemeleri için uyarılınca ülkelerine başka yoldan döndüler.

    (Kutsal Kitap Org’dan alıntıdır)

    #36711
    Anonim
    Pasif

    sevgili rüzgar, sence doğuş bayramını nasıl kutlamalı bir Hristiyan? Hiç bir fikrim yok bu konu hakkında, o yüzden soruyorum. Mesela müslümanlar özel günlerde kuran okuyorlar, mesela Hristiyanlar aralık ayının 24’ünde incil mi okumalı? Abartılı olmadan ufak kutlamaların bir sakıncası varmıdır bu gece için? nasıl geçirilmeli sence? :)

    #36730
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Noble.
    “Bir Hrıstiyan Doğuş bayramını nasıl kutlamalı..?” diye soruyorsun.



    Noel,(doğuş bayramı) her sene 25 Aralık tarihinde İsa’nın doğumunun kutlanıldığı Hristiyan bayramıdır.. Noel kutlamaları 24 Aralık akşamdan (Noel afiresi) başlayarak ertesi sabaha kadar sürer.

    Noel Latince natalis (doğum) kelimesinden gelir.
    Fransızca “haber” anlamındaki “nouvelle” kelimesinden.
    Almanca’da ise “kutsal gece” anlamını içerir.
    Yunanca Khristos (Mesih) ve Latince miss (yollanmış, gönderilmiş) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur.

    Biz Hrıstıyanlar bu kutlamaların çoğunluğunu bağlı bulunduğumuz kilisede yapıyoruz. Program ve hazırlıklar günler önceden başlar ,Noel arifesinde,kutlanma her kiliseye göre değişir.(saat olarak genelde akşam 6 yada 7 ve gece 11 yada 12’ye kadar sürer.)

    Kilise renkarenk balonlarla,renkli süslemelerle süslenir, hediyeler alınır, tebrik kartları verilir,çekilişler yapılır.
    Kiliselerde,noel kutlamalarında genellikle, İsa’nın doğumunun canlandırıldığı oyunlar sahnelenir,
    Dualar okunur,İlahiler söylenir,bereket sevgi üzerine konuşmalar kısa vaazlar verilir
    kilise topluluğundaki bayanların yaptıkları yiyecekler (genelde pasta,kek,kurabiye,çeşitli salatalar,yaprak sarması,çay,mercimek köftesi,kısır )sunulur.
    Oyunlarda, Noel Baba’nın gelişi simgesel olarak canlandırılır,
    Kutlanıştaki amaç ,tüm kilise Ailesinin(Cemaat’in) birlikte iyi,sevgi ve içtenlikle Mesihe olan bağlılığı ifade etme, Cemaat olarak birlikte beraberlik ve Mesih’in gelişinin(Doğuş’unun) kutlanmasıdır.

    #36713
    Anonim
    Pasif

    hmm bilmiyordum bu şekilde kutlandığını, hoş gerçekten… teşekkürler cevap için

4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.