ANASAYFA Forum HRİSTİYAN YAŞAMI VE UYGULAMALARI Ruhsal paydaşlık Ne Mutlu zulüm görenlere!

  • Bu konu 4 izleyen ve 4 yanıt içeriyor.
5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25498
    Anonim
    Pasif

    Ne Mutlu zulüm görenlere!


    17 Agustos 2008 Vaazi

    Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır. “Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan peygamberlere de böyle zulmettiler.”İlginç değil mi? İsa bütün bu şeyleri yaşayan kişiler için ne mutlu size diye sesleniyor. Hemde iki kez dikkat ederseniz diğer konularda İsa yalnızca bir kez ne mutlu diyor. Ama zulüme, iftiraya ve kötü sözlere maruz kalanlar içinse iki kez ne mutlu size diye sesleniyor. Kutsal Kitap dilinde bir pasajda herhangi bir kelime iki, üç yada daha çok tekrarlandığı zaman bu o konunun önemini ve vurgusunu ifade etmek için kullanılır. Örneğin vahiy bölümünde kutsallar Tanrı’ya tapınırken üç kez kutsal, kutsal, kutsaldır diyorlar. Bunu söylerken özellikle dikkati ve önemi Tanrı’nın kutsallığına çekiyorlar.

    Aynı şekilde özellikle zulme uğrayan kişilere İsa burada iki kez ne mutlu size diye seslenirken dikkatimizi bu konuya çekmek istiyor. Çünkü bu konu çok önemlidir. Yüzyıllardır Mesih inanlıları birçok zulüme uğramışlardır. İsa’ya olan imanlarından dolayı ve onların hayatlarına baktığımız zaman bu konunun ne kadar doğru olduğunu görebiliriz. İsa bu konuyu iyice anlamaları için iki kez tekrarlayarak söyledi. O halde şimdi bizlerde bu ayetleri anlamaya çalışalım.

    İsa neden bu sözleri sekizinci kez ne mutlu olanlara derken söyledi? İlk olarakta bunu söyleyebilirdi ama en son bunları söyledi isterseniz bunu anlamak için daha önceki ayetlere bir bakalım.

    İsa öğrencilerine ilk olarak Ne mutlu ruhta yoksul olanlara dedi. Kimdi bu ruhta yoksul olanlar? Kendi hayatlarına baktıkları zaman aynaya bakan bir kişi gibi zayıflıklarını, çaresizliklerini ve günahlarını görüp kendi güçleriyle bir şey yapamayacağını anlayan ve ruhsal olarak fakir olduklarının farkında olan kişilerdi.

    İşte bu kişiler bunların farkında oldukları zaman daha çok Tanrı’ya ihtiyaç duyarlar ve ihtiyaçlarının karşılanması için Tanrı’ya yönelirler. Çünkü bu ihtiyaçlarını karşılayacak tek varlığın O olduğunu anlarlar. İşte bunu anlayan kişiler Tanrı’nın önünde kendi günahlarını ve zayıflıklarını gördükleri zaman pişman olur ve yaptıklarından dolayı acı hissederler. İşte bu noktada da İsa onlara Ne mutlu yaslı olanlara diye seslenmektedir. Çünkü onlar teselli bulacaklardır.

    İşte bu kişiler hayatlarındaki bu şeylerin farkına vardıkları zaman Tanrı’nın önünde gururlanacak bir durumda olamazlar çünkü kendilerinin bir hiç olduklarının farkına varırlar ve bu durumda onları Tanrı’nın önünde alçakgönüllü ve yumuşak huylu bir duruma getirir. İşte bu durumda olan kişiler daha çok doğruluğa acıkıp susamaya başlarlar. Ve doğru olmak için daha çok Tanrı’yı arzular ve bunların ardından giderler. Çünkü doğruluğa kavuşacakları ve doyurulacakları tek yer orasıdır. Bunların farkına varan kişilerin hayatlarında görülecek şeyler ise merhamet, temiz bir yürek ve barışçıl bir ruhtur. Bunlar ancak Ruhta yoksulluğunun farkına varan kişilerin ve doğruluğa acıkıp susayan kişilerin hayatlarında Tanrı’nın üreteceği bir meyvedir.

    İşte İsa bu noktaya gelince onlara diyor ki böyle olduğunuz zaman, Benim öğrencilerim olursunuz. Ve Benim öğrencilerim olduğunuz için ve bu tutumları hayatınızda gösterdiğiniz için dünya sizi reddedecektir. Hatta bütün bunlardan dolayı haksızlığa, zulme iftiraya ve kötü sözlere bile maruz kalabilirsiniz. Şimdiden bunları size söylüyorum ki öğrencilerim olduğunuzu insanlar anlayıp, size zulmettikleri zaman şok olmayın, bir sürpriz olmasın bu sizin için. Bunların olması normaldir. Çünkü sizden önce yaşayan peygamberlere de aynısı oldu. Onlarda Tanrı’ya olan bağlılıklarından ve yaşamlarında gösterdikleri doğruluktan dolayı işkence gördüler, dışlandılar, küfürler yediler ve bunun gibi bir çok haksızlığa uğradılar. Ve sizlerde bunlara maruz kalabilirsiniz. O zaman ne mutlu size sevinin, sevinçle coşun. Çünkü göklerdeki ödülünüz büyük olacaktır.

    Dünyada bir çok insan zulme uğramaktadır. Bazıları siyasi düşüncelerinden dolayı, bazıları ırklarından dolayı, bazıları sahip oldukları yoksulluklarindan dolayı birçok insan acı çekmektedir. İsa burada bütün bu acı çeken veya dışlanan kişilere ne mutlu size diye söylemiyor. Bir ayırım yapıyor nedir bu?

    a-) Doğruluk uğruna zulüm görenlere: Diyor. Nasıl bir doğruluk bu? Daha önceki vaazımda belirttiğim gibi altıncı ayette İsa’nın söylediği Tanrı’nın istediği doğruluğu hayatında gösterip, bu uğurda acı çekenlere İsa ne mutlu diyor. Mat.5: 6 Ne mutlu dogruluga acikip susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.

    Dünyaya baktığımız zaman hep yanlışlık, haksızlık ve adaletsizlik görüyoruz. Çünkü bu dünya şeytanın egemen olduğu bir yer. Her yerde günah var ve böyle bir ortamda doğru bir şekilde yaşamak beraberinde de bir çok acı ve sıkıntılar getirmektedir. Çünkü bizler doğru olanı yaptıkça dünyaya yaptıklarının ve öğrettiklerinin yanlış olduğuna tanıklık etmekteyiz. Dünya İsa’dan nefret etti neden? İsa Yuhanna 7:7’de bunu şöyle açıklıyor “Dünya benden nefret ediyor. Çünkü Ben yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum” dedi. Aynı şekilde bizde dünyaya karşı bu tanıklığı sürdürdükçe dünya bizden de nefret edecektir. Tanrı’nın gözünde doğru olanı yaptıkça sıkıntıya ve zulme uğrayacaksın. Çünkü bu doğruluğu sende gören insanlar kendilerinin günahlı ve suçlu olduklarının farkına varacaklar. Kendilerini tehdit edilmiş gibi hissedecekler ve bunun sonucunda seni yok etmeye ve ezmeye çalışacaklardır. Tıpkı İsa’ya yaptıkları gibi. Ama İsa şunu söyledi “Bu dünyada sıkıntılarınız olacak ama güçlü olun çünkü Ben dünyayı yendim.” İsa doğruluk uğruna acılar ve sıkıntılar çekti ama bu dünya O’nu yenemedi. Aynı şekilde bizde doğrulukta yaşadıkça bizde acılar ve sıkıntılar çekeceğiz ama güçlü oldukça ve İsa’nın yolunda yürüdükçe bu dünya bizi de yenemeyecek.

    Bircok insanin anlamadigi ama bizler daha iyi anladigimiz bir olayin onemini burada goruyoruz, neden Tanri insan olup aramizda yasadi? İste bunun sebebinden bir taneside bu,
    Ibr.4: 15 Çünkü baskâhinimiz zayifliklarimizda bize yakinlik duyamayan biri degildir; tersine, her alanda bizim gibi denenmis, ama günah islememistir.

    Dünya bize çektirdiği sıkıntılar karşısında bir gün yok olup giderken bizlere İsa diyor ki “Ne mutlu size çünkü göklerin egemenliği sizin olacak”. Yani asıl kazanan siz olacaksınız.

    b-) İsa uğruna zulüm görenlere: “Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size!”diyor. ikinci olarak İsa bana olan imanınızdan dolayı ne mutlu size diyor. Aslında bu ülkede yaşayan bizler bunun ne anlama geldiğini yaşayarak görüyoruz değil mi? Ama ne mutlu bize iman uğruna acılara katlandığımız zaman Tanrı’nın hoşnutluğunu kazanıyoruz. Hemen hemen birçoğumuz İman uğruna İsa’nın burada saydığı şeylere maruz kalıyoruz değil mi? Belki öldürülmüyoruz yada işkenceler görmüyoruz bundan on sene öncesine kadar bunlar oluyordu. Ama şimdide iman uğruna birçok sıkıntılar yaşıyoruz. Dışlanıyoruz, İsa’nın söylediği gibi yalan yere suçlanarak iftiralara, kötü sözlere ve küfürlere maruz kalıyoruz. Bazılarımız işlerinden atılıyorlar, öğrenci kardeşlerimiz okullarında sıkıntı çekiyorlar yada imanlı oldukları için aile, arkadaş ve akrabaları tarafından reddedilen kardeşlerimiz oluyor. Böyle kardeşler kilisemizde çok ama İsa ne mutlu size diyor. Birçok iftiralara maruz kalıyoruz televizyondaki programları veya gazetelerdeki haberleri izleyenler çok iyi bilir. Bazı insanlar Hıristiyanların insanlara para vererek onları Hıristiyan yaptıklarını söylüyorlar veya daha değişik şekillerde (Zina ederek, yurtdışına göndererek vs) Hıristiyan yaptıklarını söyleyerek Hıristiyanlığı karalamaya çalışıyorlar.

    Protestan Kiliseler Birliği Temsilciler Kurulu’nun Başkanı İhsan Özbek bir gazetede kendisine yöneltilen bu konu hakkında şöyle bir cevap vermişti: “İncil’in içine para koyarak insanları Hıristiyan yaptığımız, bize karşı yapılan propagandaların en etkili temalarından biri…aslında bunu söylemek Hıristiyanlara ve Hıristiyanlığa karşı yapılan bir hakarettir. Çünkü bunu demekle Hıristiyanlara, ‘Sizin inancınız beş para etmez. Siz ancak insanları parayla satın alabilirsiniz.’ demektir. Türkiye gibi bir ülkede para karşılığı Hıristiyan olmak gibi bir saçmalık düşünülemez bile. Çünkü Türkiye’de Hıristiyan olmanın bir bedeli vardır ve bu bedeli size ödetirler. Gözaltına alınırsınız, dayak yersiniz, toplumda aşağılanırsınız, devlet görevinde çalışamazsınız, güvenlik soruşturmalarınız olumsuz çıkar, sırf Hıristiyan’sınız diye komşularınız sizi rahatsız eder. Misyoner diye yakalananlar hep Hıristiyan oldukları için yakalanmıştır.” Diyor. Aslında bu cümleler durumumuzu çok iyi açıklıyor. Ama İsa ne diyor Ne mutlu size!

    İsa acılar ve sıkıntılar çekerken şöyle dedi “Yaş ağaca bunu yaparlarsa kuruya neler yapmazlar ki” bazen bizler imanımız yüzünden yada doğruluğumuz yüzünden acılara maruz kaldığımız zaman farklı düşünebiliyoruz. Ya Rab neler oluyor, neredesin, halimi görmüyor musun hani nerede senin adaletin? diyoruz. Oysa ki İsa bize diyor ki Ben sana Beni izlediğin zaman bunların olacağını söyledim. Ben seni kandırmadım. Bunlar olduğu zaman şunu aklımızdan hiç çıkarmamalıyız. Bu şeyler başımıza biz kötü olduğumuz için yada yanlış şeyler yaptığımız için gelmiyor. Tam tersine imanımız yüzünden geliyor. Unutmamamız gereken bir şeyde İsa bizlere O’na iman ettiğimiz zaman gül bahçesi vaat etmedi yada bu dünyada her şeyin yolunda gideceğini söylemedi.

    Tam tersine burada olduğu gibi İncil’in birçok yerinde bizi acıların, hakaretlerin ve dışlanmaların beklediğini söyledi.
    Mat.10: 34-39 “Yeryüzüne baris getirmeye geldigimi sanmayin! Baris degil, kiliç getirmeye geldim.
    Çünkü ben babayla ogulun, anneyle kizin, gelinle kaynananin arasina ayrilik sokmaya geldim.
    ‘Insanin düsmani kendi ev halki olacak.’
    Annesini ya da babasini beni sevdiginden çok seven bana layik degildir. Oglunu ya da kizini beni sevdiginden çok seven bana layik degildir.
    Çarmihini yüklenip ardimdan gelmeyen bana layik degildir.
    Canini kurtaran onu yitirecek. Canini benim ugruma yitiren ise onu kurtaracaktir.
    Çünkü önderimiz olarak İsa’nın kendisi bunları yaşadı ve elçileri, kilise tarihindeki birçok kişi ve bizde O’nun yolundan gittiğimiz için bunların olması gayet normal çünkü İsa’nın gittiği yol Golgota yoluydu. Acıların, küfürlerin, reddedilişlerin ve ölümün olduğu bir yoldu. Güllerin, hediyelerin yada dünyanın övgüler sunduğu bir yol değil. Sana ne oluyorsa aynısı dünyanın birçok yerindeki kardeşlerine de olan bir şeydir. Petrus böyle söylüyor “Dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerinizin de aynı acı ve sıkıntılardan geçtiğini bilerek imanda sarsılmadan iblise karşı direnin” diyor.
    Tarihe dönüp bir bakalım İsa’ya ve O’nun öğrencilerine bakın neyle suçlandılar. İsa Platus’un önüne çıkarıldığı zaman o zamanın ferisileri İsa’yı ulusumuzu yoldan çıkarıyor, bölmeye çalışıyor diyerek iftira attılar. İlginçtir ki tarih değişiyor, mekan değişiyor, kişiler değişiyor ama iftiralar ve suçlamalar hep aynı. Bu günde televizyonda ve basında İsa’nın dönemindeki ferisiler gibi olan Zekeriya Beyaz gibi adamlar çıkarak. Bu Hıristiyanlar ve misyonerler ulusumuzu bölmeye çalışıyorlar, toprağımızda, bayrağımızda gözleri var. Gençlerimizin beyinlerini yıkayarak onları ajan yapıyorlar. Diyerek insanların yüreklerine bize karşı düşmanlık tohumları ekiyorlar. Sonuç olarakta Samsunda olduğu gibi kiliselerimiz taşlanıyor. İstanbul’da olduğu gibi yakılıyor yada Trabzon’da olduğu gibi din adamlarımız öldürülüyor. Yada bazılarımız işlerini kaybediyor veya iş bulamıyoruz. Bunun gibi bir çok sıkıntılar yaşıyoruz ama olsun neden çünkü İsa bizlere Ne mutlu size diyor.

    Kardeşler bu sıkıntılar aracılığıyla şeytan bizi korkutarak Tanrı egemenliğini yavaşlatmak ve bizi yıldırmak istiyor. Bunu iyi anlamalıyız. Bazen müjdeyi paylaşmak istemiyoruz, yada insanların bizim Mesih İnanlısı olduğumuzu bilmelerini istemiyoruz neden? Çünkü bizi yanlış anlayacaklar diye korkuyoruz. Eğer biz bunları yaparsak etrafımızdaki insanlar bizim bu ülkenin altını kazdığımızı düşünecekler, bizi misyoner ajan diye nitelendirerek sıkıntı verecekler diye düşünüyoruz ve böylece şeytan amacına ulaşmış oluyor. İsa’nın bir öğrencisi olmak istiyorsan sıkıntıların acıların olacak 2.Timoteos 3:12 şöyle diyor “Mesih İsa’ya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.” İsa’nın elçilerine baktığımız zaman hepsi acı çekti ve Yuhanna hariç hepsi öldürüldü. Neden? İsa’ya olan imanları yüzünden ama İsa diyor ki “Ne mutlu doğruluk uğruna acı çekenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır. “Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! Sevinin, sevinçle coşun! Neden sevinelim sevinçle coşalım İsa burada tam üç tane sebep gösteriyor bunun için.

    1. Göklerin Egemenliği onlarındır: Göklerin egemenliğine gireceğiz. Evet bu dünyada acılar yaşayacağız ama bu böyle sürüp gitmeyecek sonsuza kadar böyle olmayacak. Bu yaşama gözlerimizi kapadığımız zaman, sonsuz yaşama başlayacağız. Ve orada Tanrı bizim gözlerimizden bütün yaşları silecek artık acı dert, sıkıntı, haksızlık, iftira vs olmayacak. Çünkü orası bu dünyada yaşadığımız zorluklar karşısında Tanrı’nın esenliğini, huzurunu ve bereketini yaşayacağımız bir yer olacak. İşte kardeşler bunun için İsa ne mutlu size diyor. Bu yüzden özellikle böyle sıkıntılara maruz kaldığımız zaman yapmamız gereken şeylerden en önemlisi budur. Tıpkı İstefanos gibi gözlerimizi göklere çevirmek ve orayı düşünmek. Bunlar geçecek ve bir gün orada huzur dolu olacağım. Bir söz var diyor ki “eğer beklenen gün gelecekse çekilen çileler kutsaldır.” “Unutma Bulutlar ne kadar sık ve siyah olursa olsun onların arkasında daima parlayan bir güneş vardır.” O gün gelecek

    2. Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür: O gün geldiği zaman Tanrı bize ödüllerimizi verecek. Bazen düşünüyoruz Tanrım ben bunları yapıyorum, senin için bu şekilde yaşıyorum. Ama bunlar karşısında aldığım şeyler hakaret, küfür, dışlanma ve birçok sıkıntı oluyor. Benim ödülüm bumu yani?diyoruz. Ama İsa diyor ki hayır. Senin ödülün göklerde ve bir gün oraya geldiğin zaman ben sana bunları vereceğim. VAHIY BOLUMUNE BAKILDIGINDA KRALLARA, KRALICELERE TAKILAN BIRER TACTAN BAHSEDIYOR BIZLERIN KAFASINDA OLACAK, AMA O TACI ALMAK ICIN , HACI ALMAMIZ, HAC`I TASIMAMIZ GEREKLI, ve hac`i tasimayi goze aldiktan sonra, Tanri icin herseyi goze aldiktan sonra Tanri bizlere en buyuk odulu verecegine soz veriyor, bu vaad yanilmaz ve gercektir.cunku isa bize deger veriyor

    3. Sizden önce yaşayan peygamberlere de böyle zulmettiler: İsa diyor ki üçüncü olarak sizden önce yaşayan peygamberlerde böyle zulmettiler. Yani Tanrı çocuklarının hepsine bu oluyor. Düşünün bizlerde bu peygamberlerle aynı sınıfa konuluyoruz. Bizde aynı onura sahibiz. Bizimde çektiğimiz acılar peygamberlerde olduğu gibi Tanrı’ya yücelik getiriyor. Bunları bilmek bize dayanma gücü verir ve gözlerimizi bu dünyadan göksel yerlere çevirmemizi sağlar. Yoksulluk çektiğimizde aslında bize zengin olduğumuzu gösterir. Çünkü Mesih aracılığıyla göklerde sahip olduğumuz zengin bir mirasımız olduğunu biliriz.

    John Calvin’in bir sözü var diyor ki “Bize ne olursa olsun, her zaman Tanrımıza övgüler sunmak için iyi sebeplerimizin olduğunu hatırlayalım. Bu dünyada fakir ve sefil olsak da göksel bereketlerin güvencesi bizi mutlu etmeye yeter. Her şeye rağmen bu dünyanın şartları altında yıkılmış olsak bile, bizi evlat edinen Tanrı’ya şefkati ve seçimi için ağzımızı açıp övgüler sunabilmeliyiz. Tanrı’nın biricik oğlu İsa Mesih’in kanıyla satın alınan mirasın bizim için hazır olduğunu bilmeliyiz. Gerçek ve yıkılmaz bir imanla bu mirasa doğru gidiyorsak bizi bu mirastan mahrum edebilecek hiçbir güç yoktur.”

    Genç bir adam kendisine hayat ile ilgili bir öğüt vermesini istediği zaman, yaşlı adam ona şöyle cevap verir. “Delikanlı iyi bir dağcı olmak istiyorsan tırmanırken her zaman dağın zirvesine bak gözlerini oradan ayırma hiç. O zaman kilometrelerin ayaklarının altında eriyip gittiğini hissedeceksin. Çalılıkların, ağaçların hatta ırmakların üzerinden atlayıp geçtiğini hissedeceksin. Dik kayalar seni engelleyemeyecek ve sonunda kendini zirvede bulacaksın” dedikten sonra. Ona dikkatli bakarak şöyle devam eder sözlerine. “Ne zaman hayatın zorlukları ile yüz yüze gelirsen, daima dağın tepesine bakman gerektiğini hatırla. Böylece hiçbir sorun ne kadar büyük görünürse görünsün senin cesaretini kıramaz.”

    İsa benim Rab’bim ve kurtarıcımdır. İncil benim yaşamım ve rehberimdir. İncil ne diyorsa ben oyum. Bugün yüreğim, düşüncelerim ve kulaklarım bu sözlere açık olacak ve itaat edeceğim.

    #30287
    Anonim
    Pasif

    Orhan Abi paylaşımınız için çok teşekkürler, büyük bir zevkle okudum…

    İnsan bazen hem fikir birilerini yada aynı hatayı yapan insanları görünce rahatlıyor, tek olmadığını hissediyor…

    Zaman zaman iman yada doğruluk yolunda bende acılara ve dışlamalara maruz kalmıştım ve bir şekilde (o anın duygusallığıyla) Rab’be sitem etmiştim… Tabi olayın hüznü geçip, mantıklı düşününce yaptığım sitemin yersiz ve yanlış olduğunun farkına varmıştım; ama insan olayları yaşarken duygusallıktan sıyrılıp mantıklı düşünemiyor.

    Sizinde belirttiğiniz gibi, Mesih İsa bu yolda acılar çekip, zorluklarla karşılaşacağımızı bize zaten en başından bildirmişti.

    Bu gerçekliği bizlere bir kez daha anımsattığınız ve bizleri bilinçlendirdiğiniz için çok teşekkür ederim…

    #30295
    Anonim
    Pasif

    Elçilerin İşleri 5:40-42

    Elçileri içeri çağırtıp kamçılattılar ve İsa’nın adından söz etmemelerini buyurduktan sonra salıverdiler.

    Elçiler İsa’nın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurul’un huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.


    Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa`yla ilgili Müjde’yi yaymaktan geri kalmadılar.

    #30415
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Rab’deki kardeşim orhan,vaazınızı bir kaç kere okudum.Üç desem dört desem yalnış olur.Vaazınızın teşvik verici ve de bereketleyici yönü o denli kuvvetli ki; bu hafta da bir vaazınızı bekledim. Göremeyince yazayım, dedim.Biz uzaktaki kardeşlerinizi böyle teşvik edici yazılımlarınızdan mahrum bırakmamanızı Rab’de rica etsem,hata mı olur ?

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.
    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !
    Dünyayı kazansan neye yarar ? isasiyahbeyaz :kucak:

    #30407
    Anonim
    Pasif

    Degerli Kardeslerim bu tesvik verici sozleriniz icin cok tesekkur ederim, Rabden gelen bir ses olarak bunu siteye koymaya calisacagim, ancak bir kardes bir ogretis vermek istemis, ama ogretisi biraz yanlisti ve ben yaklasik 5 hafta once tam bu konuyla ile ilgili verdigim paydasligi ekleyecegim siteye,

    Sizlerin tesvikleriniz icin cok tesekur ederim saygilarimla..

    Yeni yaziyi okumak icin..

    http://www.hristiyanturk.com/showthread.php?p=8954#post8954

5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.