• Bu konu 4 izleyen ve 5 yanıt içeriyor.
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26972
    Anonim
    Pasif

    Bilindiği gibi Türkiye’de kamusal alanda türban konusu bir sorun olarak söylenegelmiştir. Aslında bu bir sorun mu, ortada sorun var mı?
    Türbanlıların bir tek kamu görevlisi olması sorun, diğer yerlerde zaten(üniversitede türbanla öğrenim görememe hariç) bir sorun yok.

    32. Gün programında bu konunun tartışmasını izliyordum. Türbanlı bir üniversite öğrencisine söz verildi. O da kamusal alanda, örneğin bir hakim olarak türbanımla çalışmak istiyorum dedi.
    Arkasından Mehmet Ali Birand şunu sordu: “Peki siz laik misiniz?,
    Kızın cevabı ise :”Hayır, ben laik değilim, laik olmak zorunda değilim, devlet laik olmak zorundadır!”

    Alkıslayanlar, protesto edenler, yuhalayanlar… Ortalık bir anda coştu:) İşte türban sorununun neden devlet için kamusal alanda sorun olduğunu da bu bayanın cevabından anlayabiliyoruz.
    Sorun laik olma zorunluluğu değil elbette. Türbanlı bayanın bu yanıtına karşılık şunu sormak gerekirdi: ” Peki siz laik olmadan, örneğin hakim olduğunuzda, karşınıza gelen bir dava hakkında hüküm verirken devletin laik kimliğini nasıl yansıtabileceksiniz? Ya da doktor olduğunuzda? Peki karşınızdaki ikna olabilecek mi?

    Kimse bunu sormadı, üstüne üstlük bir başka bayan da “Atatürk’ü sevmiyorum, çünkü laik rejimi getirdi, müslümanların özgürlüğünü kısıtladı” dedi. Nasıl kısıtlandıklarını merak ediyorum. İstedikleri kadar camileri, ibadethaneleri, devlet katkıları, yardımları, okulları varken bunu demelerini anlamıyorum. Ama yine bu türbanlı bayanlar hep bir ağızdan “humeyni’yi çok seviyoruz, ona saygı duyuyoruz” dediler.

    İstedikleri özgürlük İran rejiminin müslümanlara sunduğu özgürlük, ama islam adına özgürlük. Peki ya hani şu çok savundukları kendi insan hakları, (özellikle kadınken) iran gibi şeriat rejiminde olacak mıydı? Kesinlikle hayır.

    #35252
    Anonim
    Pasif

    Gelecekle ilgili,çocuklarımın ileride yaşayacakları ile ilgili büyük endişelerim var.müslüman olmayan vatandaşların yaşadıklarını, ileride,müslüman kimliği olan fakat modern hayat tarzını benimsemiş insanlar da yaşayacak.
    Çünkü,o hep bahsedilen “sevgi ve hoşgörü” maalesef yok islamiyette…

    #35267
    Anonim
    Pasif

    Hem müslüman olup hemde laik olunamaz derler yaa..işte ben onlara inat hem müslüman hemde laik bir türk vatandaşıyım…tüm düşüncelerinde haklısın..islamı kullanarak Atatürkü kötleyenlerden nefret ediyorum..ATATÜRK laikliği getirmeseydi bu ülke şeriatla yönetilseydi görürdüm ben o zaman onların halini atatürk olmasaydı kimbilir hangi ülkenin sömürgesinde olup nasıl ibadet edeceklerdi bn çok merak ediyorum..ne mutlu Türküm diyen

    #35268
    Anonim
    Pasif

    Sayın Mucizehal,

    Karmaşık ve bence aydınlanmamış düşüncelere sahipsiniz. Bunu kabalık olsun diye söylemiyorum. Nasıl hissetiğini ve neler düşündüğünü az-çok biliyoruz. Bu sitedeki herkes biliyor. Çünkü neredeyse hepimiz, bir zamanlar, sizinle ayni duygu ve düşünceleri paylaşıyorduk. Neredeyse hepimiz, Müslüman ailelerden gelmeyiz.

    Bizim de İslâm’a karşı güvenimiz vardı. Nasıl olsa ‘Son Din’di. ‘Son Kitap’ ve ‘Son Peygamber’di bizimki. Hristiyan’lara nezaketle ve yukarıdan bakarak konuşurduk. Onların ‘Çok Zavvallı’ ve savunulamayacak kadar gülünç bir dinleri vardı. İşte bu yüzden, onları rencide etmemek için, onları gülünç duruma düşürmemek için, nezaketli davranıyorduk.

    Ama bir gün geldi, bizler şok olduk. Din dediğimiz bu şey hatalardan, masallardan, rivayet ve alıntılardan oluşmuş bir şeymiş. ‘Bu olamaz’ diye yüreğimizden isyan ettik ve aksini ispatlamak için uğraş verdik, araştırma yaptık. Ama yaptık sonra, battık. “Allahım neredesin? Kendi kendini savunmayacakmısın? Bunlar doğru mu?” diye gözyaşları ile haykırırken, ışığı gördük.

    Sen de şu an araştırıyorsun en azından. Bizim o ‘Kafa almaz’ dinimizi merak ediyorsun. Ama bizde din yok. Yaşayan Tanrı’yı bilmek var. O’nunla birlikte yaşamak var. Günahtan nefret eden, Tanrıyı tüm varlığıyla seven bir Ruh var bizde. İşte O, İsa Mesih’in Ruhu’dur. İçinde Mesih’in Ruhu varsa, günahı sevemezsin.

    Bu yüzden, “Nasıl olsa günahlarımız ödendi, hadi günaha hücum” diye bir düşünce asla oluşamaz Mesih İnanlılarında. Ama O’nun dışında herkeste günah arzuları vardır. Yapsan da, yapmasan da, bu arzular vardır. Yani, ‘Kutsal’ değilsin. ‘İçin ister ama dışın koymaz’ bir haldesin. Yaşayan Tanrı ise, böyle bir yürekten, itaatkâr dahi olsa, asla memnun olamaz. Değişmemiş, çirkef gibi bir yürek, Rabbi mutlu edemez.

    Domuza, ‘Çirkefte yuvarlanma’ dersen; o itaat etse bile, hâlâ domuzdur. İçindeki o domuz ruhunu alır da, ona başka bir ruh verirsen (örneğin kedi ruhu) işte o zaman domuz, çirkeften nefret eder. Hakikî kurtuluş budur ve tek Kurtarıcı da Mesih’tir.

    O, bu yüzden, Tanrı’nın Öz Ruhundan ve bakireden doğdu: Adı İmanuel’dir, yani ‘Tanrı Aramızda’dır. O, ‘bir peygambercik’ değildir. Kuran’a göre bile, O, “Tanrı Kelamı’dır”. Her şeyi “Ol” deyip de oldurtan O’dur. Yine Kuran’a göre, O “Tanrı’dan bir Ruh’tur”. Tanrı’nın beden almış öz ruhudur. Günahsız olan bir tek O’dur. Mezarı boş olan bir tek O’dur. Ruhülkudüs’ten (Tanrı’nın yaratılmamış öz Ruhu’ndan) doğan, bir tek odur.

    Meryem oğlu İsa, O Mesih’tir. onbir kez, Kuran yazıyor bunu. Başka Mesih yoktur. “Alfa ve Omega, Başlangıç ve Son Benim” diyor O.

    Bu yüzden de ben, “Ne mutlu İsa Rab’bimdir diyene” diyorum. Rab seni aydınlatsın. Sana yalvarıyorum. Gülünç gelse de, sormaya, araştırmaya, sitemizdeki yazıları okumaya devam et.

    Sevgiler.

    #35301
    Anonim
    Pasif

    @mucizehal 18868 wrote:

    Hem müslüman olup hemde laik olunamaz derler yaa..işte ben onlara inat hem müslüman hemde laik bir türk vatandaşıyım…tüm düşüncelerinde haklısın..islamı kullanarak Atatürkü kötleyenlerden nefret ediyorum..ATATÜRK laikliği getirmeseydi bu ülke şeriatla yönetilseydi görürdüm ben o zaman onların halini atatürk olmasaydı kimbilir hangi ülkenin sömürgesinde olup nasıl ibadet edeceklerdi bn çok merak ediyorum..ne mutlu Türküm diyen

    Sevgili Mucizehal,
    Biraz geç de olsa,bu konuda bir kaç söz daha söylemek istiyorum.Yazmışsınız ya,hem müslümanım,hem laikim diye…Bana göre yok böyle bi şey.
    Bir müslüman,eğer dinin gereklerini biliyorsa ve tam anlamıyla yerine getiriyorsa, laiklik, sahiden de bu duruma çok ters bir idare şeklidir.
    Müslümanlıkta,gerçek idare biçimi ancak şeriatle mümkün olabilir.Şu an Türkiye’de bir çok insanın yaşadığı,ılımlı islamiyettir.Siz de takdir edersiniz ki;ılımlı islamiyet diye bir şey yok,olmamalı da.
    Madem bu forumdasınız,okuyor,araştırıyorsunuz,kendinize bir sorun;elhamdülillah müslümanım,demekten başka ne yapıyorsunuz inananışınıza dair ve lütfen yaptıklarınızı bi gözden geçirin,arapça ettiğiniz duaların anlamlarını bi öğrenin,Kur’an mealini okuyun.
    Sonra,belki burada da paylaşmak istersiniz vardığınız sonuçları.
    Bizden de çıkarsız sevgiler

    #35302
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Aria’ya katılıyorum. ‘Ilımlı İslâm’ diye birşey yoktur. Yani, Kuran’a, Hadislere ve Şeriat Yasa’larına göre yok. Bunu biz söylemiyoruz. Dünyanın tüm Radikal İslâmcı liderleri söylüyor.

    ‘Ilımlı İslamcılar’ dedikleri kişiler; Radikalleri, şeriatçıları ve İslâmî terör örgütlerini eleştirip, “Sizin yüzünüzden İslâm, bir terör dini olarak bilinmektedir” diye suçlarlarken, onlar ise, (İran’ın Ayatollah Homeini’si de dahil olmak üzere): “Asıl siz İslâmı yanlış yansıtıyorsunuz. Kuran ve Hadisleri sulandırıyorsunuz. İslâm’da savaşmak vardır. Bir tek ‘Allah Dini’ Kalana kadar savaşmak zorundasınız. Darül-İslâm olmayan her yer, Darül-Harp’tır” diye cevap vermektedirler.

    İslâm, ‘Kuran ve Hadislerde olduğu gibi’ uygulanmıyor Türkiye’de. Uygulansa, Afganistan, Pakistan, İran veya Suudi Arabistan gibi, hatta daha beteri olurduk. İslâmı savunanlar, bilhassa bayanlar, hangi ülke gibi olmak istediklerini ve Türkiye’yi nerelere götürmek istediklerini de söylesinler. Hangi ülkeye özeniyorlar? Ama kimse de, Türkiye’deki ‘Ilımlı İslâm’ı, hakikî İslâm, Kuran ve hadislere ve da Şeriat Yasalarına dayanan İslâm zannetmesin. Çünkü bir gün içinize bir şüphe düşer, “Artık İslâm’dan emin değilim” derseniz, vay halinize. İslâm’dan dönmenin cezası ‘Ölüm’dür. Şeriat yasaları bunu gerektiriyor.

    Senin haberin olmayabilir. Bizim televizyonlar vermeyebilir. Sudan’da İslâm adına yapılan katliamları ve tecavüzleri vermediği gibi. Ama bunlar, bu idamlar ve kafa kesmeler, hem İran’da ve hem de Afganistan’da ve daha birçok İslâm ülkelerinde, yıllarca uygulanmaktadır.

    Gideceğin yeri önce bir gör ki, gidip-gitmeyeceğine iyice karar veresin. Türkiye’yi hangi ülke gibi yapmak isterdin? Şunu da bil ki, Türkiye’yi Türkiye yapan, “İslâm” değildir. İslâm’ın uygulanmamış olmasıdır. Hiçbirşeye körü-körüne hayranlık duymuyalım, hiçbir konuda artık ezbere konuşmayalım diyorum. Önüne konulanı yemekle mükellef değilsin. Ama, Yaşayan Tanrı’yı tüm yüreği ile bulana kadar aramak, herkesin görevidir. Rab hepimizi aydınlatsın.

    Sevgiler.

6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.