• Bu konu 3 izleyen ve 6 yanıt içeriyor.
7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26545
    Anonim
    Pasif

    Çok uzun zamandır yapmayı düşündüğüm şeyi nihayet kısa süre önce gerçekleştirdim. Kimliğinde din hanesini değiştirmeyi düşünen kardeşlerime yardımcı olması açısından paylaşmak istiyorum.
    Öncelikle sade bir dilekçe yazdım. ………. TC numaralı kimliğimde bulunan din hanesinin ”Hristiyan” olarak değiştirilmesini rica ederim.

    Yanıma vaftiz ve ihtida belgelerimin fotokopisini aldım, ayrıca 2 fotoğraf ve eski kimliğimin fotokopisi. Küçük bir ilçede yaşadığım için memurlar daha önce böyle bir durumla karşılaşmamıştı ve prosedür olarak ne yapmaları gerektiğini bilmiyorlardı. İlgili kanunu bulup ondan sonra aldılar evraklarımı. 15 dakika içinde yeni kimliğimi aldım. Kayıtlarda da gerekli düzeltmenin yapıldığından emin olmak için nüfus kayıt örneği istedim. Orada şu yazıyordu, prosedürü bilmeyen memurlarla karşılaşmanız durumunda yardımcı olması açısından kanun madde numaralarını veriyorum:

    5490 SAYILI NÜFUS HİZMETLERİ KANUNUN AÇIKLAMASI OLAN ÇALIŞMA YÖNERGESİNİN 155. MADDESİNE GÖRE DİNİ İSLAM İKEN HRİSTİYAN OLARAK DÜZELTİLMİŞTİR.

    Kimliğimi düzelttikten sonra ilk 2 gün ikide bir çantamdan çıkarıp çıkarıp baktım :) Önceden kimlik gereken yerlerde hep ehliyetimi verirdim, şimdi neredeyse ehliyet isteyen trafik polisine de kimlik vericem :) O derece sevmeye başladım kimliğimi. Ayrıca şunu da tecrube ettim ki, kimlikte de hristiyan yazdığı zaman konuştuğunuz kişiler sizi daha çok ciddiye alıyor :) Hristiyanım diyorsun, kimliğinde ne yazıyor sorusuyla çok sık karşılaştım bugüne dek. Tanıklığımız için faydalı olduğunu düşünüyorum. Elbette esas olan imanımızın yüreklerde yazılı olmasıdır ama resmi olarak da kayıtlarda yerimizi almamızın iyi olacağını düşünüyorum. Dilerim sizlere de teşvik olur.

    Esenlikler dilerim…

    #33708
    Anonim
    Pasif

    Ben de sizin gibi düşünüyorum sayın getsemani fakat, şu da var. Hristiyan olduğu için işe alınamayanlar var. Ki böyle kişilerin sayısı çok. Ben de değiştirmeyi düşünüyorum, fakat şuan işe alınmama riskini göze alamam, bir işe girdikten sonra yapmayı düşünüyorum. Hem kimlikteki din kısmını değiştirirsek, daha rahat haklarımızı savunabiliriz diye düşünüyorum. Yeni kimliğiniz hayırlı olsun. Darısı hepimizin başına.

    #33710
    Anonim
    Pasif
    zeyneplovesjesus;15732 wrote:
    Ben de sizin gibi düşünüyorum sayın getsemani fakat, şu da var. Hristiyan olduğu için işe alınamayanlar var. Ki böyle kişilerin sayısı çok. Ben de değiştirmeyi düşünüyorum, fakat şuan işe alınmama riskini göze alamam, bir işe girdikten sonra yapmayı düşünüyorum. Hem kimlikteki din kısmını değiştirirsek, daha rahat haklarımızı savunabiliriz diye düşünüyorum. Yeni kimliğiniz hayırlı olsun. Darısı hepimizin başına.

    Çok teşekkür ederim kardeşim.
    Açıkçası bütün bunları hesapladım adım atmadan önce. Hesapladığım zaman bana artılarının daha çok olduğunu gördüm, şöyle ki:

    Haklarımız konusunda, evet bu gerekli kanımca. Örneğin, kilisemi kapatmak için yaşadığım ilçede imza toplamaya başlamışlar. Ha kapatabilirlermi, hayır kapatamazlar. Ama sonuçta bu durumda pastörümü yalnız bırakmak gibi bir niyetim yok. Gerekirse emniyete de giderim, kaymakama da çıkarım. Ama işte orada kimlik çıkardığımda kimliğimde HRİSTİYAN yazmalı ki itirazıma diyecek söz bulamasınlar.

    Ayrıca, oğlum gelecek yıl okulda din derslerine başlayacak ve ben bu dersleri almasını istemiyorum. Burada kimlik yine işe yarayacak.

    Öldüğümde müslüman gibi gömülmek istemiyorum :) Bununla ilgili geçenlerde ailemle konuşma fırsatım oldu. Hatta pastörüm ve eşi de o an yanımızdaydı. Öldüğümde neler istediğimi söyledim babama ve babam bilmediği için yapamayacağını söyledi. O zaman pastörüme vericeksiniz, bütün işi o halledicek dedim. Pastörümün cevabı netti: Kimliğinde islam yazıyor, seni bize vermezler…

    Şimdi bunca şeyin yanında iş sorunu bende de var. Hatta 2 gün önce bir iş görüşmesi yapmıştım ve çok olumlu geçmişti. Ama dün öğrendim ki patron ramazan ayında personeline zorla oruç tutturuyormuş. Kısacası, işe alacağı varsa da , kimliğimi görünce beni almaz. Ama düşünüyorum da, imanımı saklayarak iş sahibi olmak mı iyi, yoksa imanımı her yerde her durumda dile getirerek işsiz kalmakmı? Açıkçası inkar etmektense işsiz kalmayı tercih ediyorum.

    Bunun yanında babam imanıma asla karışmamasına rağmen kimliğimi değiştirmemi istemedi çünkü eğer eski eşin dava açarsa belki de çocuğunun velayetini kaybetme durumuyla karşılabilirsin dedi. Doğrumu yanlışmı, böyle birşey olurmu bilmiyorum. Ama umursamıyorum. Bundan daha zor günler geçirdim ve hep bittim dediğim anlarda Rab yanımda olduğunu gösterdi bana. O’na güvenerek yaşamalıyız. Bizim gözümüzle bakınca imkansız gibi görünen çok şey var hayatta. Ama hiçbir zaman unutma kardeşim, bizim babamız mucizeler Tanrı’sı. Hiçbir zaman kaldırabileceğimizden daha fazlasıyla sınamaz bizi. En zor anlarda bile mutlaka çıkış vardır. Gözlerimizi O’na çevirelim ve hayatımızı O’nun ellerine verelim. Kendi planlarımız boş, faydasız… Sağlam bir duruşumuz olsun diye dua edelim sürekli. Öyle ki bu dünyanın hiçbir kuralı hiçbir durumu bizi sarsmasın. Her zaman dayanağımız Rab olsun.

    Sevgiler…

    #33727
    Anonim
    Pasif

    Dediklerinizi çok iyi anlıyorum. Evet dayanağımız Rab olmalıdır her zaman. Ancak sizle ben bir değiliz. Yani ben daha 18 yaşındayım, üniversite okuyorum. Daha anneme bile açıklamamışken din hanesi değiştirmek imkansız.

    Aileme inancımı açıklamak şuan istemiyorum çünkü bir anlık öfkeyle herşey olabilir, okuldan alırlarsa beni ne yaparım? Ya da evden atarlarsa. Yani bu kadar katı olacağını sanmıyorum ama dedim ya bir anlık öfkeyle olabilir bunlar. Şu an bunları göz önünde bulundurmalıyım. Mezun olunca zaten açıklayacağım:)

    Doğru zamanı bekliyorum ben açıkcası bunun için, şuan daha o doğru zaman değil.
    Bu arada çocuğunuzun velayetini eşiniz alamaz. Yani din nedeniyle olamaz bu. İlk derece mahkemesi böyle bir karar verse bile, yargıtaya başvurup kararı temyiz edebilirsiniz. Eğer böyle de olmazsa karar bozmaya gidebilirsiniz. Buda sonuç vermezse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sizi kapıları açık bekliyor olacaktır. Din farklılığı nedeniyle çocuğun velayetinin alınması gibi bir durum yaşanırsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’yi mahkum etmesi kaçınılmazdır. İçiniz rahat olsun :)

    #33832
    Anonim
    Pasif

    @prosefhi 15753 wrote:

    Dediklerinizi çok iyi anlıyorum. Evet dayanağımız Rab olmalıdır her zaman. Ancak sizle ben bir değiliz. Yani ben daha 18 yaşındayım, üniversite okuyorum. Daha anneme bile açıklamamışken din hanesi değiştirmek imkansız.

    Aileme inancımı açıklamak şuan istemiyorum çünkü bir anlık öfkeyle herşey olabilir, okuldan alırlarsa beni ne yaparım? Ya da evden atarlarsa. Yani bu kadar katı olacağını sanmıyorum ama dedim ya bir anlık öfkeyle olabilir bunlar. Şu an bunları göz önünde bulundurmalıyım. Mezun olunca zaten açıklayacağım:)

    Doğru zamanı bekliyorum ben açıkcası bunun için, şuan daha o doğru zaman değil.
    Bu arada çocuğunuzun velayetini eşiniz alamaz. Yani din nedeniyle olamaz bu. İlk derece mahkemesi böyle bir karar verse bile, yargıtaya başvurup kararı temyiz edebilirsiniz. Eğer böyle de olmazsa karar bozmaya gidebilirsiniz. Buda sonuç vermezse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sizi kapıları açık bekliyor olacaktır. Din farklılığı nedeniyle çocuğun velayetinin alınması gibi bir durum yaşanırsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’yi mahkum etmesi kaçınılmazdır. İçiniz rahat olsun :)

    Sevgili Prosefhi,

    Bu yazını bir hafta önce okumuştum ve anında içimde size bir cevap yazma isteği oluşmuştu. Yazmadım. Ama nedense, her foruma girdiğimde, önüme sizin yazınız çıkıyor. Bu yüzden yazmaya karar verdim.

    Yazacaklarım, imanınızı daha en yakınlarınıza bile açıklamamış olmanızla ilgilidir. Söyliyeceklerim, sadece tavsiye niteliğindedir. Yargılama niteliğinde değildir. Daha önce de Rab’be iman eden 18 yaşında bir üniversite öğrencisi kız da, sizin gibi bir ikilem yaşamıştı. Ona da tavsiyem ayni olmuştu. O kız çok zorluklar çekti ama sonunda galip geldi. Rab’bi yüceltti. Herkesin aile durumunun tamamen ayni olamayacağını da biliyorum. Ama o da sizinle ayni korkuları paylaşmıştı. Ya beni evden kovarlarsa? Ya beni üniversiteden alırlarsa vs. Şunu da biliyorum ki, başka imanlı kardeşler, tüm samimiyetleri ile, benim söyliyeceklerimin tersini de tavsiye edebilirler. Olsun. Ben sadece sizinle kendi görüşlerimi paylaşmak istedim. Umarım bereket alırsınız.

    Lâfa Kelâm’la başlıyayım:

    “Size şunu söyleyeyim, insanların önünde beni açıkça kabul eden herkesi, İnsanoğluda Tanrı’nın melekleri önünde açıkça kabul edecek. Ama kim beni insanlar önünde inkar ederse, kendisi de Tanrı’nın melekleri önünde inkar edilecek” (Luka 12:8-9). Bazen, sadece burdaki ikinci cümleyi, yani 9. ayeti düşünürüz ve kendi kendimize şöyle deriz, “Ben O’nu inkar etmedim ki”. Ama bazen sessizliğimiz, ve konuşmamız gerektiği zamanda konuşmamış olmamız bile bir inkardır. Kaldı ki, birinci cümle, yani ayet 8, kendi başına yeterlidir. Yani ayet 9 olmasa ve sadece ayet 8 olsa, ne yapardınız? Nasıl davranırdınız?

    “Hiç kimse kandil yakıp, onu gizli yere, ya da tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, içeri girenler ışığı görsünler diye, onu kandilliğe koyar” (Luka 11:33) Burda verilen kararda, kendi düşünce veya menfaatları söz konusu değildir. ‘İçeri Girenler’in menfaatları söz konusudur. “İçeri girenler ışığı görsünler diye” biz varız. Kandil eriyip gidecekse, erisin. Rab için, başkalarına ışık vermek için erisin, hatta yok olsun.

    “Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrı’yı hoşnut eder. … NİTEKİM BUNUN İÇİN ÇAĞRILDINIZ. Mesih, izinde gidesiniz diye uğrunuza acı çekerek size örnek oldu” (1. Petrus 2:19 ve 21).

    Mesih bedence acı çektiğine göre, siz de ayni düşünceyle silahlanın. Çünkü bedence acı çekmiş olan, günaha sırt çevirmiştir. Sonuç olarak, dünyadaki yaşamının geri kalan bölümünü, artık insan tutkularına göre değil, Tanrı’nın isteğine göre sürdürür” (1. Petrus 4:1-2).

    “Sevgili kardeşlerim, sınanmanız için size giydirilen ateşten gömleği, size garip birşey oluyormuş gibi yadırgamayın. Tersine, Mesih’in acılarına ORTAK OLDUĞUNUZ ORANDA sevinin ki, Mesih’in görkemi göründüğünde de sevinçle coşasınız. Mesih’in adından ötürü hakarete uğrarsanız, ne mutlu size! Çünkü Tanrı’nın yüce Ruhu üzerinizde bulunuyor…. Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrı’yı yüceltsin” (1. Petrus 4:12-16).

    “Sizleri Mesih’te sonsuz yüceliğe çağıran ve bütün lütfun kaynağı olan Tanrı’nın kendisi, kısa bir süre acı çekmenizden sonra sizi yetkinleştirip pekiştirecek, güçlendirip temellendirecektir” (1.Petrus 5:10).

    Rab yüreğini aydınlatsın. Rab için dökülen gözyaşları kutsaldır. Acılar, tatlıdır. Ölüm yaşamdır.

    Sevgi ve Dualarımla.

    #33834
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Kemal Başaran,
    Dediklerinizi anlıyorum, ben de aynen sizin gibi düşünüyorum fakat şuan doğru zaman değil söylemem için. Bir sürü Hristiyan arkadaşım var benim ve başka olaylar da oldu, burda anlatmak istemiyorum. Eğer söylersem direk misyoner kurbanı damgası yiyeceğim. Ya da “özentidir geçer” diyecekler. Ayrıca özel okulda okuyorum, alırlarsa kendim okul paramı ödeme gibi bir imkanım yok.
    Henüz benim için erken bunu söylemek için. Zamanı geldiğinde ben zaten söyleyeceğim ve o zaman bana karşı gelemeyecekleri bir zaman olacak. Yani şuan ayrıca çok iyi bir çevrem var ve okulum için ve iş hayatım için çok kritik noktalarda insanlar, tüm bunları kaybedip kimsesiz öyle kalmak istemiyorum. Yaşım ilerlediğinde bu insanlar zaten “Kocaman kız, kendi ayırt eder” diyecekler. O zaman söylemek varken, şimdi neden hayatımı mahvedeyim ki?
    Keşke herşey dediğiniz kadar kolay olsaydı, keşke bundan hiç endişe duymasaydım ama maalesef bu böyle benim hayatımda.

    #33839
    Anonim
    Pasif

    @kefas 15946 wrote:

    değerli kardeşim prosefhi
    nikinizi yazmak bile baya bir zor :) yazınıza bir yorum yazmayacağım ama İncil den ayet yazacağım yorumsuzluğun, yorumu anlaşılır belki,

    ” 13 “Hiçbir uşak iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı’ya, hem paraya kulluk edemezsiniz.”(luka:16:13) ve bkz matta : 6:24
    Amin

    Esenlikler dilerim hepinize

    Ah..tüm bunları ben de biliyorum iki efendiye kulluk etmiyorum ki :D Yani daha fazla açıklama yapmak isterdim ama özel hayatım..kusura bakmayın.
    Sözde kolay tabi…

7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.