• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26254
    Anonim
    Pasif

    Kime Hizmet Edelim:

    Aslında herkes, ya kendisine ya da bir ideolojiye hizmet etmektedir. Genelde, kendi kendilerine hizmet edenlerin, ne kadar bencil, ne kadar ruhsuz oldukları; kendileri hariç, herkes tarafından bilinmektedir. En ufak bir kayba, zarara uğrasalar veya kendileri dışında birileri için para veya emek harcamak zorunda kalsalar, bir hafta hasta olurlar. Daima almak isterler. Hiç vermeyi düşünmezler. Tüm motivasyonları menfaatten kaynaklandığı için bir “İdeoloji” uğruna harcanmak nedir hiç anlayamazlar.

    İdeolojistler ise, maneviyatta, bir adım daha öndedirler. Doğru olanı yapmak isterler ve bunun için de ‘maddi ve manevi’ zarar görmeyi bile göze alırlar. Bu, ‘bencillikten’ veya ‘kendine hizmetten’ daha haysiyetli ve daha üstün bir duygudur. Ama ne yazık ki, bu kişiler hayatta en fazla zarara uğrayanlardandırlar. Kimisi milliyetçi, solcu veya sağcıdır. Kimisi ise doğacı, yeşilci ve hatta futbol fanatiğidir. Ama, unuttukları ve bazen de hatırlamak istemedikleri bir hakikat var önlerinde. O da insanoğlunun ‘Nankör’ oluşudur. Kimler harcanmadı ki bu dünyada? Ya da hangi ideolojist hakkettiğini almıştır. Nice kahramanlar geldi geçti, kimileri yok oldu. Kimilerinin adı bile anılmadı. Körü körüne hizmet. Kim için? Ne için? Ne insandan minnet; ne de Tanrı’dan tasvip. Bu hayatta mutsuz, diğer hayatta ümitsiz.

    Zaten, bu hayattaki üç günlük mutluluk için her türlü yalana, hileye ve rüşvete başvurarak Ebedi Hayatlarını harcayanlar acınacak durumda iken; bu ideolojistler, tam bir hiç için harcanıyorlar. Tanrı’nın, onlara vermiş olduğu o kutsal ‘Harcanma Duygusunu’ yanlış yönlendiriyorlar ve yanlış kişiye (veya ideolojiye) hizmet ediyorlar. Onların bu duygusu, – yani sevdiklerin için gerekirse harcanma ruhu – İsa Mesih’e aittir ve ÇARMIH da bunun meyvesidir.

    Ey sevgili kardeşlerim. İşte sizlere hepimizin gayet iyi görebildiği bir misal. Her seçimde, kaç tane bildiğiniz, sevdiğiniz ve mert kişiler, kendi partileri tarafından dışlanmışlar ve halk tarafından da, kısa zamanda unutulmuşlardır. Rus ihtilali başarıya ulaşınca, ilk yok edilenler, arkadan bıçaklananlar, bu ihtilâli fedakârca başlatanlar olmuştur ve üstelik bu cinayetler, makam kapma yarışında olan, kendi yoldaşları tarafından gerçekleştirilmiştir.

    Ama gelin; sizleri tanıştırayım. ‘Nankör’ olmayan birisi vardır. Sizi O’nunla tanıştırayım. O sizinle tanışmak istiyor. Gelin, size O’nun sözlerini hatırlatayım:

    **** “Tanrı’yı BÜTÜN kalbinizle, BÜTÜN benliğinizle, BÜTÜN düşüncenizle ve BÜTÜN gücünüzle seveceksiniz ve BİRTEK O’NA HİZMET EDECEKSİNİZ “.

    **** “Size doğrusunu söyleyim” dedi İsa. “Benim ve vermiş olduğum Mujde’nin uğruna evini, kardeşlerini, anne ya da babasını, çocuklarını ya da topraklarını bırakıp da, şimdi, bu çağda çekeceği zulümler ile birlikte, yüz kat daha fazla eve, kardeşe, anneye, çocuğa, toprağa ve gelecek çağda da ‘Sonsuz Yaşama’ kavuşmayacak hiçbir kimse yoktur” Markos 10:29-30

    Tanrı için boşuna harcanmış, zay olmuş hiçbir şey veya kişi yoktur. Yeter ki Tanrı için olsun. Tanrı için doğdunuz, Tanrı için öleceksiniz. Bu dünyaya gelişinizin tek sebebi, o dünya için yatırım yapmaktır. İmanı olan bunu yapar. Ama ancak İmanı olan bunu yapabilir. İmanı olmayan, ancak gözle görülebilen, elle tutulabilen ve bedeni zevklerine hitap edebilen bu dünyadaki şeylere yatırım yapar ve gerekirse bunlar için de her günahı işler. Kendi hareketleri, yaptıkları ve söyledikleri, Tanrı huzurunda; şu an bile, kendi aleyhinde şahitlik yapmaktadır. Zaten o yüzden Tanrı “Ben seni, kendi ağzından çıkanla yargılayacağım” demiştir.

    Bu dünyadaki tüm yatırımlarınız, O’rası için olmalıydı. O’rada bir tek kuruşunuz, tek bir damla teriniz var mı? Hani imanınız? Bana da gösterin, Tanrı’ya da. Hani? Bu iman için ne yaptınız. Öyle, ağız sevisi, dudak servisi ile iman olmaz. İmanınızı gösterecek ne yaptınız? Hangi suçtan, günahtan vaz geçtiniz? Hangi rüşveti veya haksız kazancı iade ettiniz? Tanrı huzurunda konuşan YAPTIKLARINIZDIR. Hakiki imanın ölçüsü de YAPTIKLARINIZDIR. “Ben içimden inanıyorum” lafına Şeytanlar bile güler. Onlar; değil inanmak; biliyorlar ve korkudan tir-tir titriyorlardır. Ama bu onları kurtaramıyacaktır. Tanrı enayi değildir. Ne ekersen, onu biçeceksin. Ama sağ olduğun müddet, Tanrı sana doğruyu arayıp bulman için fırsat tanımaktadır. Ama kaç gün daha? Kaç saat daha?

    Sevgi ve Dualarımla.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.