• Bu konu 1 izleyen ve 5 yanıt içeriyor.
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25594
    Anonim
    Pasif

    KENDİNE KONUŞMAK

    Yaşamın farkındalığı içinde olan bir kişi gerçekten etkin dinlemeyi de hayatına alarak gerçekten Tanrısal yaşam adımlarının kalitesini bir hayli arttırmış olacaktır.
    Diğer taraftan bu üçüncü adımda yaşam adımlarını biraz daha da pekiştirmiş olacaktır. Bu adımda olay öğrenmeyi hızlandırmaya yardımcı olacak doğal bir alışkanlığımızı biraz daha öne çıkarabilmek ve Kutsal Kitabı okurken, Kelam’dan öğrendiklerimizi yaşama indirgerken ya da ailemizden, toplumumuzdan öğrendiğimiz bazı olmazsa olmaz değerleri kendi değerlerimize eklerken bize gerçekten yardımcı olabilecek bir uygulamayı hayatımıza alabilmektir.
    Aslında bu uygulamayı farkında olmadan çoğu kez yaparız.
    Örneğin, biraz gürültülü bir ortamda okuduğumuz bir makaleyi anlama zorluğu çekeriz ve hemen okuduklarımızı mırıldamaya başlarız.
    Çünkü kendi sesimizi duyduğumuz zaman birden bire gürültüden anlayamadığımız sözcükleri, cümleleri anlamaya başlarız.

    Yaşamın akışı, gürültüsü içinde bazen Tanrı Kelamında bir yaşam sürmeyi bile bir alışkanlık halinde sürdürmeye başlarız.
    Artık İsa’nın sözleri bizim için sadece dudaklarımızın tekrarladığı sözcükler olur ve anlamına varamadan, anın farkında olmadan, etkin bir biçimde başkalarını dinlemeden bir yaşam sürer dururuz.
    İşte böyle bir ortam içersinde anlamadığımız bir makaleyi biraz yüksek sesle okuyarak anlamaya çalışmak gibi sesimizi yükselterek gün içinde bazen yaşam amacımızı, bazı ruhsal gerçekleri, yaşamımız için bazı önemli kararları kendimize tekrarlamamız bizi varmak istediğimiz hedefe kenetleme konusunda büyük bir yardımcı unsur olacaktır.
    Düşünmekle, düşündüğümüzü biraz seslice kendimize tekrarlama farkı
    Şimdi “Ne için yaşıyorum?” sorusunu bir düşünün. Üzerinde durmaya çalışın ve biraz sonra kendiniz duyacağınız şekilde yüksek bir sesle “Yaşamımın amacı Tanrı’yı yüceltmek ve O’ndan sonsuza dek zevk almak” deyin. Ya da buna benzer başka bir cümle kurun.
    Aradaki farkı görüyor musunuz?
    Sesimizi yükselterek amaçlarımızı ifade etmek aslında bu amacı, ya da prensibi gerçekten ne kadar izlediğimizi de bize daha net bir biçimde düşündürmektedir.
    İnsan olarak ister inanan olalım, ister inanmayan olalım amacımız mutlu, başarılı ve yaşamında amaçlarına ulaşabilmiş bir insan olmaktır.
    Hepimiz potansiyelimizi kullanmak istiyoruz.
    Hiç bir ayrıntıyı unutmak istemiyoruz. Bizi ilgilendiren herşeyin iyi olmasını istiyoruz.
    Bunu sesli olarak ifade etmek istersek “gerçekten mükemmel olmak istiyoruz”.
    Bunu kendinize tekrar edin. Kendinizi bir duyun. Bu kelimeler size bir kurşun gibi çarpacaktır. Ağzımızdan çıkanlar aslında çoğu zaman beden ve ruhumuzun bir karışımıdır.
    Eğer biz bazı önemli düşüncelerimizi hep kendi içimizde tutar ve dışarı yansımasına mani olursak o zaman o düşüncelerin doğrultusunda adım atmamız mümkün olamayacaktır da.
    Örneğin; Mesih İsa’ya iman ettiğinizde Tanrısal kurtuluşa erdiğimizi düşünmeye başlıyoruz. Ama bu ne zaman ağzımızla ikrara dönüşüyorsa o zaman o kadar etkin bir biçimde hayatımızda kurtuluşun gönenilmesini hissetmeye başlıyoruz.
    Peki, bunu şimdi hedeflerimize neden koymayalım..
    Örneğin; RAB’be hizmet eder gibi çalışacağım ve Tanrı’nın kurtarışının tanığı olarak başarılı olacağım.
    Şimdi bu sözleri zaman zaman kendinize tekrarlayın.
    Kısacası kendinize düşüncenizde aldığınız kararları hatırlatınız. Bu kararları hatırladıkça sizde bazı farklılıkların olacağını göreceksiniz.
    Örneğin; “sevinin, sevinciniz bütün insanlarca bilinsin” gibi bir İncil cümlesini gerçekten yaşamınıza ilke edinin ve bu ilkeyi zaman zaman kendinize tekrar etmeyi, hatırlatmayı, biraz yüksek sesle söylemeyi de ilke ediniz aradaki farkı göreceksiniz.
    Bunu yapmakla düşündüğünüzü, öğrendiğinizi Tanrısal yaşamda öğrendiklerinizi ve dünya deneyimleri ile elde ettiklerinizi böylelikle gözden geçirme şansını elde etmiş olursunuz. Bütün “düşüncenizi yenileyecek olan” öğrenmelerin kafanızın arkasında bir yerde kalmasına fırsat vermeyin.
    Herhangi bir yerde evrensel anlamda “genel vahiy ya da lütuf çerçevesinde” duyduğunuz hikmetli bir sözü, bir hikmet öğretisini bir kenarda bırakmayın onu kaydedin, yazın ve sonra kendi ruhsal ve fiziksel yaşamınızın Tanrı’nın size sunduğu yaşam armağanınızın bereketi için, gelişmesi için bu öğrendiklerinizi tekrarlayın.
    Zaman zaman mırıldanın.
    Çünkü bunu yapmazsanız bir müddet sonra bu zihninizden akıp gidecek ve sizi o konuda karanlıkta bırakacaktır.

    (devam edecek-1)

    #30798
    Anonim
    Pasif

    Potansiyel’den uygulamaya

    Konuşma insana ait çok önemli bir karakteristik özelliktir.
    Bir şeyi ruhsal düşünceden fiziksel gerçeğe dönüştürmek istiyorsak konuşma yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.
    Bir problemle karşılaştığınızda sesinizi kullanın. Mesih İsa’nın tapınaktaki öfkesi yerli yerinde bir öfkeydi.
    Olması gerekeni Tanrı’nın buyruğu doğrultusunda yapılması gerekeni bozdukları için onlara ciddi bir hatırlatmada bulunmak istemişti.
    Bunu sessizce yapamazdı ve kelimelerle bu haklı kızgınlığını ifade etti.
    Aslında burada sakın bir yanlış anlaşılma olmasın öfkelenince kızın gibi bir şey demiyorum.
    Aksine şunu diyorum; öfkeniz bile olsa düşüncelerinizi dile getirin usulünce uygun olduğu şekliyle.
    Çünkü söylenen sözcükler adeta düşüncenin harekete geçmesine neden olmaktadır.
    Ruh gerçekten kendini geliştirmek istiyor ama bazen fizik dünyamız, bedenimiz bunu geriye doğru itiyor.
    Bu nedenle sizler iç aleminizin düşüncelerini kelimelerle şekillendirmeniz, ifade etmeniz gerekiyor.
    Özellikle Tanrı önüne gelip “O’na karşı itaatsizliklerimizi dile getirdiğimizde, bağışlanma istediğimizde” bu iç düşüncelerimizi yaşam prensibi olarak almamız için kelimeleri duymamız, kulağımızla da işitmemiz gerçekten bizim daha kararlı adımlar atmamıza yardımcı olacaktır.

    (devam edecek)

    #31116
    Anonim
    Pasif

    DİYALOGDAN KAÇINMAYIN

    Mesela önemli bir karar aşamasındasınız fakat bir türlü karar veremiyorsunuz. İçinizde konuşup kendi kendinize zihninizde tartışıp duruyorsunuz.

    Yataktan kalkacaksınız ama bir türlü günü karşılamak için enerjinizin olmadığını düşünüyorsunuz. “Beni kuvvetlendirende herşeyi yapabilirim” sözünü hatırlayıp İncil’in bu sözünü mırıldanmaya ne dersiniz?
    Bir anlamda kendinize fısıldayıp günün bütün ağırlıklarını bir taşıyan olacağını kendinize hatırlatmaya, Tanrı’nın bizi bu sabaha ulaştırmakla yaşam armağını verdiğini kendinize bir kez hatırlatmaya ne dersiniz?
    Bir deneyin.

    “Yaşam amacım Tanrı’yı yüceltmek ve O’ndan sonsuza dek zevk almaktır”.
    “Bütün işlerimi RAB’be hizmet eder gibi hizmet ederek yerine getiririm”.
    “Beni kuvvetlendirende her şeyi yapabilirim”
    “Hiçbir şeyde kaygı çekmem ama her şeyde isteklerimi dua, yalvarış ve şükranla Tanrı’ya bildiririm”
    ve benzeri bir çok yaşam prensiplerimizi zaman zaman gün içinde kendi kendimize abartmadan ve kendimizi bir tuhaf insanmış gibi hissetmeden aksi takdirde kendimizi teşvik etmeyi, bazı prensipleri kendimize hatırlatmayı amaç ederek fısıldamaya ne dersiniz.
    Bir deneyin ne kaybedersiniz?

    Elbette her şeyi yanlış bir biçimde kullanmaya kalkabiliriz?
    Kendimizi Tanrı’nın önünde bir şeymiş gibi görmeye, egomuzu beslemeye de yönelebiliriz.
    Bu konuda anlatmak istediğimiz asla bu değildir. Elbette bunu milletin önünde yapın da demiyoruz.
    Ayrıca bunu bir saplantı olarak değil, iç odanıza çekilip dua ettiğiniz gibi kendi iç odanızda ufak bir hatırlatma söyleşisinden bir anlamda kendi kendinize sesli düşünmenizden bahsediyoruz.
    Kendi yaşamınızda net olmanıza yol açabilecek bir yol tarif ediyoruz.

    Hiç bir zaman “ben yapamam, ben aptalın biriyim, ben anlamam, hiç bir şeyi ben değiştiremem ki” gibi cümleler kurmayın.
    Zaten yukarıdaki önerimizi abartı bulan bir çok kişi aslıda bu sözcükleri hiçte acaip görmeksizin kendisi için tekrarlayıp durmaktadır.
    Oysa amaç Mesih’te Tanrı tapınağı olduğunu söyleyen inanlı için bu tapınağı sürekli açık ve net ve ayakta duran ve hedefe doğru sağlam bir biçimde yürüyen kılmaktır.
    Bütün yüceliği, övgüyü kendisinin yegane sahibi Tanrı’ya vererek ama kendisinin de Tanrı’da olan değerini inkar etmeksizin.
    (Devam edecek)

    #31184
    Anonim
    Pasif

    Kendinize ufacık bir teşvik konuşması zamanı ayarlayın

    Tanrısal bir yaşam sürerken yeni yaşamınızı ileriye taşıyacak amaçlarınızı size sürekli hatırlatıp sizi hedefte tutacak küçük konuşma zamanları ayırın kendinize bu elbette dua zamanınızın üzerinde küçük bir zaman birimi olacaktır.

    “Bugün harika bir gün ve Tanrı’nın lütfu ve armağanları ile dolu bir gün. Evet sorunlar var ama soluk alıyorum, Tanrı müjdesinde yaşıyorum. O’nun öğretisi doğrultusunda seviniyorum. Bugün sevinmeyi ilke ediniyorum. Bugün sorumluluklarımı büyük bir şevkle yerine getireceğim”

    İşte bu kadar Tanrı’nın Ruh’unda bir yaşama teşvikle hoşgeldiniz. Bazen hepimiz için bunu yapmak zordur.
    Keşke bunun öneminin şuurunda olan yakın arkadaşlarımız olsa da zaman zaman bize bu konuşmaları yapsalar.
    Gece yatarken de aslında günü tamamlamanın sevincinde ve yarına büyük bir sevinçle başlamanın kararlılığında yatağa gidebiliriz.
    Bu da bizim ertesi güne bakış açımızı daha bir gün önceden değiştirmiş olacaktır.
    Hele “hiç bir şeyde kaygı çekmeyin” ilkesini gerçekte yaşamımıza alabilirsek yaşamımızda neler değişir hiç düşündünüz mü?

    Tabi bunu ya da bütün bunları Tanrı’nın kelamında ve Ruhunda ve O’ndan yardım isteyerek yapabiliriz.
    Yani kendi başımıza yapmaya kalkmamız yalnız kendimize güvenmek anlamına gelir ki bu aslında Tanrısal yaşamın karşısında “ben” canavarının ortaya çıkması anlamındadır ve çoğunlukla kişiye yarar değil gururla hüsran getirir.

    #31217
    Anonim
    Pasif

    Sorunlarınızı da seslendirin

    Aklınızda kalan bir sorun, bir soru daima aklınızı kemirip duracaktır. Muhakkak bir yolla bunların dile getirilmesi problemin yarısının çözülmesi anlamına gelecektir. Bu problemin, sorunun öncelikle kendi kulaklarımızla bir kez duyulup değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Düşüncelerinizi dile getirin. Onları tanımlayın, zorluklarını tanımlayıp kalame alın. Bu sorunu görmenize ve çözüm arama girişimine neden olacaktır. Bu noktada aslında hem öğretmen hem de öğrenci rolünü üstlenmiş olacaksınız.

    Hatta şöyle de yapabilirsiniz
    a)Artıları eksileri yazın
    b)hangisinin önemli, daha önemli, en önemli olduğunu işaretleyin ve
    c) çözüm için atacağınız adımlarda artı ve eksileri karşılaştırıp ona göre hareket edin.
    Sonra aldığınız kararları görüşlerinizi kabul etselerde etmeselerde birileri ile paylaşın. Burada kendiniz artık bu sonucunuzun patronusunuz ve adımlarınızı emin bir biçimde atın.
    Olayları seslendirerek gözden geçirin
    Yaşamınızda sizin için önemli olan olayları da yine dile getirin. “çok ilginç hiç böyle bir şey görmemiştim” “bu olaydan ne öğrenebilirim?” .
    Bir yaşam deneyimi öncesi ya da sonrası bunu gözden geçirmeyi ve dua etmeyi adet edinin.
    Tanrı’nın yaşamınızdaki bereketlerini görebilmeniz yaşamınızın önemli olaylarını gözden geçirmeniz önemlidir.
    Böylelikle Tanrı’nın lütuflarını, armağanlarını, bereketlerini daha doğrusu ibadet ettiğiniz, dua ettiğiniz Tanrı’nın size olan cevaplarını ancak böylelikle algılamanız mümkün olacaktır.

    Bütün bunların ışığında Tanrı Ruhu’nda kendinizi tanımanız gerçekleşmiş olacaktır. Mesih’teki yaşamınızın hangi düzeyde ve ne kadar Mesih’le bir bütün olduğunu gözlemlemenize yol açılmış olacaktır. Ve sizi geriye çeken bir takım engelleri de görmeniz ve belki de ortadan kaldırmanız söz konusu olacaktır.
    Aslında bu önerimize elbette saçmalık olarak bakanlar da olabilecektir. Oysa “hiç durmadan dua etmemiz” önemli bir yaşam unsurumuzdur. Burada sürekli Tanrı ile paylaşırız.
    Aynı zamanda aklımız içinde sürekli hareketlerimiz için aslında konuşur dururuz. Bunu zaman zaman seslendirmeyi beceremediğimizde de yüzlerce lira verir bazen bir psikiyatrist ya da psikoloğa ya da bir danışmana gidip ya da gidip çok yakın gördüğümüz bir kardeşe ki o kardeşin sizi yanlış yönlendirmesi de söz konusu olabilir kendimizi anlatır dururuz.
    Aslında kendi kendimize bir şekilde zaten konuşuruz. Ama yapmamız gereken dualarımızın düzeni gibi çok küçücükte olsa kendimize düşüncelerimizi duyma payı vermemizdir.

    Eğer kendinizle konuşmayı bir delilik olarak değerlendiriyorsanız ve bu uygulamayı kendiniz için zor buluyorsanız o zaman aynı şeyi yazarak yapmayı deneyin. Hatta bir günlük tutmayı deneyin.

    #31218
    Anonim
    Pasif

    Amaçlarınızı kendiniz için bir slogan haline getirin.

    “Sevginin ardınca koşun” “alnınızın teriyle kazanın” “her zaman sevinin” “Herşeye şükredin” ve daha benzeri bir çok Mesih İsa’nın “bol yaşam” olarak sunduğu yeni yaşamı anlamlı kılacak, bereketleyecek öğretiyi ve birçok hikmet cümlelerini amaçlarınız olarak önünüze koyabilir ve bunları yaşam sloganlarınız olarak tekrarlayabilirsiniz.
    Bir işe başladığınızda da kendinize “neyi amaçladığınızı sorun”. Ve cevabınızı sloganınız içine yazın o zaman bu amaç hayatınızın sloganı olacaktır.
    Dinle İsrail, Tanrınız tek Olan RAB’dir. Tanrınız olan RAB’bi bütün yüreğinizle, bütün canınızla, bütün aklınızla seveceksiniz.
    Bu gerçekten “Tanrı’yı yüceltmek ve O’ndan sonsuza dek zevk alma” konusunda yaşam boyu içimizde olacak bir slogandır. Ve bunu zaman zaman dile getirmekte bizim sağa ve sola sapmamıza mani olacak ve bizi daha çok Mesih’leştirecektir.
    “Tanrı sevgidir” “Tanrı, herşeyi iyi olarak yarattı” “Tanrı iyidir” bütün bunlar yaşam sloganlarınız oldukça yaşam karmaşanız belli bir amaç üzerinde düzene girmeye başlayacaktır.
    “Bol yaşamı” daha çok hedeflemeniz aslında düşüncelerinizi dile getirmenizle bağlantılıdır. Ve bunu bir kere değil tekrar tekrar yapmanızla bağlantılıdır.

    Eğer Tanrısal bir yaşam sürmekte ve Mesih İsa’ya benzemekte ciddiyseniz lütfen şu soruyu kendinize sorun “Ne için yaşıyorum?”. Ve bunu sloganınız haline getirin. Tabi cevabı da içinde olmak kaydıyla ve her zaman kendi hedefinizde bunu tutun.
    Bu sloganlarınızın başı olan “Dinle İsrail; Tanrımız RAB, Tek olan RAB’dir” sloganı ve diğer bütün Tanrısal temel üzerinde yükselen doğru sloganlarınız bütün varlığınızı harekete geçirecek ve sizi Tanrı’ya ve Mesih’ine kenetleyecek ve gerçek anlamda yaşamın değerini tatmanıza, başarılı ve mutlu bir inanlı olarak “bol bir yaşam” yaşamanıza neden olacaktır. Ve Tanrı’nın lütfunda bir çok bereketlere sahip olmanıza neden olacaktır.

    SEVGİDE VE SEVGİYLE KALINIZ KARDEŞLERİM ( SON )

6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.