Hristiyan olmak için sadece bir sebep?

  • Bu konu 12 izleyen ve 17 yanıt içeriyor.
3 yazı görüntüleniyor - 16 ile 18 arası (toplam 18)
  • Yazar
    Yazılar
  • #34555
    Anonim
    Pasif

    Soner hoşgelmişsin… Yazdıklarından çok samimi niyetli olduğun belli. Tanrı’ya şükür. Ama bir yanlışın var Hristiyanlığın Müslümanlık kadar ağır şartlar taşımadığını yazmışsın… Tam aksine Hristiyanlığın taşıdığı ağır şartlar kadar ağır şartlar hiç bir gelenekte yoktur. Hz. İsa Mesih gibi şiddet bilmez koyun misali Hakikat uğruna Çarmıh’a yol almaktan zor bir şey yoktur, gelmiş geçmiş, gelecek olan insanlık tarihinde. Ve Hristiyanlık’ta O’nu örnek almamız istenir. Ama… işin püf noktasını oluşturan bir ‘ama’sı var… Bu yol gerçekten salt insani açıdan ilerlenmesi imkansız bir yoldur. Gel gör ki ama en kolay bir şekilde ilerlenebiliyor. Bunun sebebi ise bu yolun katedilmesinde Tanrı Lütfu’nun oynadığı roldür. Tanrı Lütfü insanda konaklayıp yerleşti mi, her şeyi O üstlenir artık. İnsana sadece teslimiyet düşer. Hani gemiye bineriz de gemi bizi götürür ya… işte öyle bir şey. Ama bizim gemiye binmemiz gerekir. Hristiyanlık’taki ‘bedavaya’ Tanrı’ya varış bu şekilde tezahür eder yani. İnsan ızdırapların en büyüğüne katlanır… ama katlanışı Tanrı’nın kendisinde yaşayan Lütfu sayesinde olur. Bu bir sırlar sırrıdır ve ancak kendisine verilmiş olan anlar… En büyük ızdırapların bile nasıl sevinçle üstlenilebileceği sırrı…

    Sevgiyle kal…

    #36333
    Anonim
    Pasif
    soner;17454 wrote:
    Ben 29 yaşındayım ve din olarak müslümanım, ama bugüne kadar dini fazifelerimin çğunu yerine getiremedim. Hem kendime uzak hissetim hem de şartları bana ağır geldi. Geçen yıl tesadüfen elime geçen bir incili okudum ve şunu gözledim. Hiristiyanlık, müslümanlık kadar ağır şartlar taşımıyor. Benim yapıma daha uygun, tam bir çelişkideyim yardımıcı olursanız sevinirim. Çünkü bu düşüncelerimi müslüman olan kişilrle paylaşamıyorum. Onlar sizin kadar hoş görülü değil!
    SAYGILARIMLA

    Sevgili Soner,
    ‘Hristiyanlık, Müslümanlık kadar ağır şartlar taşımıyor!’ demişsiniz. Çok doğrudur, çünkü Hristiyanlık bir din değildir. Din, bir sürü kurallar, şartlar, şekilcilikten oluşur. Ama gerçek Hristiyanlık din değildir, Tanrı ile İsa Mesih ile iletişim kurmak demektir. Din insanın üzerine bir sürü gereksiz yükler koyar. Ezberlenmiş dualar, boş tekrarlar, hac ziyaretleri gibi pek çok şartlar koşar. Bunları yerine getirmekle ya da yapmakla hiç kimse Tanrı’nın cennetine giremiyecektir, çünkü bunlar günahlı insanı aklamaz, aklayamaz. Çünkü bunlar insani çabalardır, bedensel işlerdir.

    Tanrı bizlerden alçakgönüllü bir yürekle günahlı olduğumuzu kabul etmemizi ve bundan özgür olmamız için Tanrı’ya ihtiyacımız olduğunu bilmemizi istiyor. Rab sizi çok seviyor sevgili Soner, sizin O’na dönmenizi, bereket almanızı ve kurtulmanızı istiyor. O’nun sizin yaşamıniz için çok iyi tasarıları var. Kutsal Kitap’ta Yeremya 29:11-14′ te şöyle diyor Rab:

    ‘Çünkü sizin için düşündüğüm tasarıları biliyorum’ diyor Rab. ‘Kötü tasarılar değil, size umutlu bir gelecek sağlayan esenlik tasarıları bunlar. O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim. Beni arıyacaksınız, bütün yüreğinizle arayınca beni bulacaksınız. Kendimi size buldurtacağım’ diyor Rab.’

    Her insan günahlıdır ve Tanrı’nın kurtarışına ihtiyacı vardır. Sizin de Rab’be, O’nun kurtarışına ihtiyacınız vardır. Kutsal Kitap’ta Tanrı’nın vaat ettiği gibi, tüm yüreğinizle O’nu aradığınız için kendisini size buldurtacaktır. O’nu çağırdığınızda size hemen yanıt verecektir. İncil’i okumaya devam edin, İncil’i okuyunca oradaki Tanrı’nın kurtuluş Müjdesini, sizin için düşüncelerini ögreneceksiniz. Düşüncelerinizi, sorularınızı bizlerle paylaşmaya devam edin. Size severek yardımcı olmak isteriz.

    Esenlikler diliyorum

    #36480
    Anonim
    Pasif

    Rab İsa dünyaya geldiğinde dünya seni tanımış olsaydı-ve bunu sürdürseydi bu günlerimiz çok daha güzel olacaktı.Sözlerinle gerçek dostluklar, arkadaşlıklar kurulacak güven olacaktı-içtenlik ve samimiyet olacaktı.Kısacası tüm insanların gülerek sevgiyle yaşadığı bir dünya olacaktı.Seni tanımadı kendi bildiği iblisin yalan yolunda yürüdü-diretti . Her gün çamura battığını bile bile yürüdü.Sonuçta sevgisizliğin diz boyu olduğu, yalanın dolanın, kavganın bağrışmanın, savaşların bitmediği bugünlere geldi.Zaman zaman yaşadıklarına tüm bunlar kader dedi, alın yazım dedi oysa senin hiç kimseyi sıkıntıyla, kötülükle denemeyeceğini anlamadı. Sevgi olduğunu, lütuf tanrısı olduğunu söyleyen seni duyurmak isteyen misyonerlerini de hazmedemedi katletti. Ben en iyisini bilirim diyerek gururla yaşamını sürdürdü-aynısını çocuklarına da öğretti.Sevgisiz ve bencil yürekleriyle mutlu olacaklarını sandı-senin sözlerini akılsızca görüp, düşmanını sevmenin insanlık için hizmet etmenin aptalca bir fikir zayıflık olduğunu düşündü.Her zaman seni değil kendini haklı gördü-öylece yaşadı.İblisten gelen karanlık düşüncelerle, öncekiler gibi ben doğruyum diye diye yine karanlığa yürüdü.İşte dünyanın görünür hali bu ya rab-bu durumun seni ne kadar çok üzdüğünü hissediyor, ışığınla şeytanın karanlığını bitireceğine inanıyorum.


    Gitme kardeşim karanlığa!
    İblisin yanına
    Ondayken vicdanın hep kanayacak
    Ömrün, neden onu-neden bunu yaptım diyerek geçecek
    İsa’ya geldiğindeyse her şey bambaşka olacak
    Yüreğin değişecek
    Hep sevdiğinden, vicdanın kanamayacak
    Pişmanlıkların olmayacak
    Bundan da emin ol!
    Hayatın eskisinden daha güzel olacak

    “Benim sözümü dinleyenin ve beni gönderene iman edenin sonsuz yaşamı vardır. O yargılanmayacaktır; ölümden yaşama geçmiştir. “ (Yuhanna 5:24)


    Dua: Rab İsa, sana Baba’nın ve Kutsal Ruh’un adıyla dua ediyoruz. Çünkü Tanrı’nın doluluğu Senin içinde konut kurdu. Sen muhteşemliğini bir kenara atarak, bizler gibi fani bir insana dönüştün ve çarmıhta bizim için öldün. Senin kanın bizi tüm günahlarımızdan arındırdı. Bu nedenle Sana sonsuza dek teşekkür ediyoruz. Âmin.

3 yazı görüntüleniyor - 16 ile 18 arası (toplam 18)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.