• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25201
    Anonim
    Pasif

    GERÇEK BEREKET

    (Luka 11: 27-28)
    27 İsa bu sözleri söylerken kalabalığın içinden bir kadın O’na, ‹‹Ne mutlu seni taşımış olan rahme, emzirmiş olan memelere!›› diye seslendi.
    28İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrı’nın sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.

    İncili okuduğumuzda Rab İsa’nın öğretişleri ve mucizeleri karşısında birçok insanın hayrete düştüğünü görürüz.
    Daha önce böylesi harikaları ne görmüşler ne de duymuşlardı.
    Yukarıdaki ayette geçen olayda İsa Mesih konuşurken kalabalığın arasından bir kadın hayretinden seslenmişti.
    Duygularını kontrol edememişti
    İsa Mesih’in yaptıkları ve söyledikleri karşısındaki hayreti şaşkınlıkla seslenmesine neden olmuştu
    Kadının sözleri o an ne düşündüğünü bize anlatıyor
    O kadın İsa’yı dünyaya getiren kadını bereketledi, çünkü
    İsa Mesihin öğretişini dinlemekten
    onun muhteşem mucizelerini götrmekten çok memnundu.
    Bu kadın için Rab İsa nın muhteşlem şeyler yaptığı bir yerde bulunmak görkemli bir deneyimdi.
    İsa Mesih’e karşı çıkan din adamları ve Ferisileri sözleri ile susturmasını
    görmek bu kadın için müthiş birşeydi
    Dünyaya bu muhteşem kişiyi vereni bereketledi
    Ama Rab İsa kadına şaşırtıcı bir cevap verdi
    Kadın İsaya karşı bir derecede övgü belirtmesine rağmen
    O, bunları kabul etmiyor gibi gözüküyordu.
    Aslında kadının sözleri bu konularda yanlış
    bir bakış açısına sahip olduğu için yadsıyordu
    Tabii ki Rab İsa’nın muhteşem bir kişi olduğu
    öğretişleriyle mucizelerinin görkemli olduğu doğrudur
    buna rağmen sadece onun işlerini görmek ve öğretişlerini dinlemek
    gerçek bereketlenme değildir.
    Aslında binlerce insan kadının orada duyduklarını
    ve gördüklerini görüp de hiçbir zaman gerçekten bereketlenmemişti
    Peki bundan sonra gerçek bereketlenmenin
    ne olduğunu isa mesih nasıl söylüyor?
    İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrı’nın sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.
    Gerçek bereketlenme tanrı sözüyle bir şekilde bağlantılıdır.
    Sadece mutluluk, hayret ve diğer herhangi bir duyguyla olan bir deneyim değildir.
    Bunun gibi duygusal deneyimler geçicidir ve önceden beklenmez onlar gelir ve gider.
    Biz onlara bel bağlıyamayız, eğer gerçek bereketlenme sadece
    duygusal deneyimler olsaydı, o zaman çoğunlukla gerçekten
    bereketlenme hemen hemen imkansız olacaktı.
    Günümüzün büyük bir kısmında işimizle ailemizle, çocuklarımızla, okulumuzla ya da diğer sorumluluklarımızla meşgul oluyoruz ve
    mutluluğumuz hakkında düşünmeyi durduramıyoruz.
    Diğer tarafta eğer bir kişi her zaman mutluluğu hakkında
    düşünüyorsa tamamıyla bereketlenmeyecektir. Üstelik bu dünyada
    tanrı için herhangi bir yararlı rol sahibi olması da mümkün olmayacaktır.
    Gerçek bereketlenme, tanrıyı dinlemek ve itaat etmekle bağlantılıdır.
    Çünkü kendisi tanrı sözünde böyle olduğunu açıkladı.

    Yukarıdaki ayetlerde gördüğümüz kadın, Rab İsayı tanrı sözünü söylerken dinlemişti.
    Tanrıyı kendisi konuşurken dinlemişti.
    Tanrıyı öğrenme konusunda değeri ölçülemez bir fırsata sahipti.
    Çünkü Rab tam karşısında duruyordu.
    Ama yine de onun için heyecanlı bir tecrübeden fazla birşey değildi
    bu yüzden isa mesih kadının hatasını düzeltiyor ve ona gerçek bereketlenme yolunu gösteriyor.
    Aslında rab bu kadına yeni bir şey anlatmıyordu
    İsa Mesih yeryüzüne gelmeden önce mezmurlarda yazılmıştı
    “Ne mutlu yolları temiz olanlara Rabbin yasasına göre yaşayanlara!
    Ne mutlu O’nun öğütlerine uyanlara Bütün yüreğiyle O’na yönelenlere!”
    Mezmur 119 1-2 ve 1:1-3
    gördüğünüz gibi gerçek bereketlenmeye giden yol, çok önceden açıklanmıştı ve isa mesih sadece bunu kadına tekrar edip hatırlatıyordu
    Bu yol, tanrı sözünü dinlemekle ve uygulamakla tarif edilmişti.
    Dinleyenlere bilge kişinin onun sözlerini dinleyip
    onlara uyacağını anlatmıştı (Matta 7:24-27)

    Gerçi İsa Mesih göğe yükseldikten sonra sözleri nasıl duyulabilirdi?

    Bunun cevabı belli:
    Elçilerin kutsal ruhun yöneltmesiyle bunları yazmasıdır elçiler, kutsal ruh tarafından yönlendirilip rab isanın sözlerini ve yaptığı mucizeleri yazıya dökmüşlerdir.
    Bu yüzden bu kadının isayı duyduğu gibi duyamıyoruz ama
    kutsal kitapın sayfalarında onun sözlerini yani tanrı sözünü duyabiliriz.
    Bundan dolayı kutsal kitabı düzenli okumaya ve çalışmaya elimizden gelen en büyük gayreti gösterip buna önem vermeliyiz.
    En mühimi budur.
    Biz Tanrının söylediklerinin doğru olduğuna iman ediyoruz ve ona inanıyoruz
    Rab İsanın söylediği gibi
    Tanriyi tanimak istiyorsak O’nun Kutsal Sözlerini hergün okumaliyiz
    gerçek bereketlenmeye giden yol, onun sözünü dinlemek ve uygulamaktan geçiyor.
    Onun sözünü her gün dinleyip uyguladığımız sürece, gerçek bereketlenmeyi hayatımızda göreceğiz
    Tanrının sevgisi ve bağışlamasıyla çok güzel tecrübelerimiz olabilir
    Ama tanrı sözünü okuyup uyguladıktan sonra alacağımız bereketler bunlardan çok daha fazla olacaktır.

    Bizler, ya dilenciler gibi Tanrının kapısında dişarıda sofrasından artan yemekleri beKleriz ya da Söz’ünde bizim için açmış olduğu sofrada içerde yaşayabiliriz

    Seçim sizin

    RABBİN LUTFU SİZ DEGERLİ KARDEŞLERİMLE OLSUN. AMİN

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.