• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26976
    Anonim
    Pasif

    Herşey bir yıl önce yaşadığım bir olayla başladı. O gün tesadüfen bu siteyi buldum, çekinerek okudum ilk başta buradaki yazıları okudukça hırıstıyanlığın bana empoze edildiğigibi olmadığını anlamaya başladım.İncili okumalıydım ve yine Kilise Türk sitesini buldum tesadüfen,yaşadığım küçük ilçeye yakın bir kilise ve kardeşleri buldum yine tesadüfen.Onlarla ilk buluşmaya gittiğimde yaşadığım tesadüflere ne demeli? Bana hediye edilen incili okumaya başladım, İsayı tanımaya başlamıştım artık. ‘Kapıyı çalın size açılacaktır’ (Luk11:7). Öyle yaptım bende kapıyı çaldım ve açıldı. Başlangıçta hep tesadüf zannettiğim olayların aslında tesadüf olmadığını anlıyorum artık. Şimdi sizinle iki hafta önce yaşadığım bir olayı baylaşmak istiyorum.

    Yıllardır boyun ve omuz bölgemde ağrı ve kasılmalar oluyor. Bir çok doktora gittim ve bir çok ilaç kullandım ama nafile yazın dahi arbanın camını açsam, klimalı ortama girip çıksam, balkona çıksam hemen boyun ve omuzlarım kasılıyor ve sanırım ordan geçen damarlara baskı uyguladığı için başım ağrıyor ve hatta görmemi bile etkiliyordu. İki hafta önce sabah işe gitmek için uyandım, dayanılmaz bir baş ağrısı ile boyun ve omuzlarım kaskatı kesilmiş vaziyette hızla evden çıktım. Servis saatine çok az kalmıştı bir ağrıkesici dahi alamadan gittim durağa.Akşam biraz terli vaziyette çımıştım balkona sigara içmek için, buydu nedeni bu ağrı ve acının yine kendime kızdım.Yol bitmek bilmiyordu bir an önce işyerine varmalı ve revirden hemen bir ağrı kesici alıp yutmalıydım, ama hiç bukadar ağrı olmamıştı. Neden bu kadar fazla ağrıyodu bu kez anlayamıyordum, hatta boyun fıtığımı oldum gibi düşüncelerle ilerliyordum ki, aklıma İsa’nın mucizeleri, O’nun şifa dağıttığı geldi ve dua etmeye karar verdim ve şöyle dua etmeye başladım:

    ‘Senin şifa dağıttığını biliyorum ve sana inanıyorum, lütfen gel ve o şifalı ellerinle boynuma dokun’ diye içtenlikle duamı tamamladım. İş yerine yaklaşık beş altı dakikalık yol kalmıştı. Nihayet iş yerine geldik otobüsten indiğimde şaşkındım; bu bir mucizeydi ne başım ne omuzlarım nede boynum ağrıyordu. Hayretler içersinde kaldım. Çok şaşkındım. İşte o an yaşadığım olayların hiç birinin tesadüf oladığının farkına vardım ve o günden beri boyun ve omuz tutulması olmuyor.

    Hatta şu an bile bir mucize yaşıyorum, bu yazımı yazarken Müjdenin Sesini dinliyorum aynı zamanda. Ama sadece ilahileri, konuşma ya da dersleri ileri alıyorum, yazımının sonuna yaklaşırken ileri alıp ilahiye geçemedim ve bir ders başladı ve az önce derste şu ayet geçiyor:

    ‘Markos.11:22’de İsa onlara şöyle karşılık verdi: ‘Tanrıya iman edin. Size doğrusunu söyliyeyim, kim şu dağa ‘Kalk,denize atıl der ve yüreğinde kuşku duymadan dediğinin olacağına inanırsa, dileği yerine gelecektir. Bunun için size diyorum ki, duayla dilediğiniz herşeyi daha şimdiden almış olduğunuza inanın, dilediğiniz yerine gelecektir’.

    Bu da bir mucize bence.Duanın gücü ile ilgili bir yazı yazarken radyoyu hep ileri hep ileri alırken bir an duraklamam ve bu dersin aynı anda işlenmesi SİZCE TESADÜF MÜ?

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.