• Bu konu 5 izleyen ve 5 yanıt içeriyor.
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26586
    Anonim
    Pasif

    ALINGANLIK :

    Alınganlık, hristiyan kardeşleri birbirine düşüren ve bölünmelere yol açan en büyük illetlerden biridir. Alınganlık, gururla ilgilidir. Bencillikten doğar ve Adem’in tüm çocuklarında, değişik ölçülerde vardır. Rab’be gelmiş biri ise, tüm günahlarından olduğu gibi, bu günahtan da kurtulabilir. Kurtulmayışımızın sebebi, kurtuluş aramayışımızdandır. Bazen, en olgun imanlılar bile alınganlık gösterebilir. Hem de, dünyalılardan bile daha fazla.

    Alıngankeşler, bazen havadan bile nem kaparlar. Alıngankeş dedim, çünkü onların bir esrarkeşten farkları yoktur. Biri nasıl köle ise, diğeri de öyledir. Yüceltilmediklerini, takdir edilmediklerini, yeteri kadar önem gösterilmediklerini hissettiklerinde, kalplerine bıçak saplanmış gibi olurlar ve bunu yapanları çok zor affederler. Dediğimiz gibi, bunun altında korkunç bir bencillik ve iğrenç bir gurur yatar. Alınganlıkta barınmak, aslında Şeytan’ı barındırmağa eşittir.

    Herhangi bir tartışmada veya sözlü düelloda, birileri yüksek sesle bağırır, çağırır, küfreder; diğeri ise sessizce somurtur veya ağlar. Dünya gözlükleri ile baktığımızda, bağırıp çağırana, “kötü adam, gaddar herif” deriz; ağlayıp sızlayana da, “Zavallı” deriz. Ama aslında bu böyle değildir. İkisi de incinmiştir, ikisi de alıngandır, ama her ikisi de, bu duygularını değişik şekillerde ifade ediyorlardır. Biri diğerinden daha iyi veya daha kutsal değildir.

    Adem’den doğan her insan alıngandır dedik. Peki o zaman ne yapmalıyız? Aynen öfke gibi, kıskançlık gibi; bunları sıyırıp atmamız lâzım. Benliği ve duygularını beslememek lâzım. Beslersek güçlenir ve bizi esir alırlar. Aç bırakırsak zayıflar ve sonunda ölürler. İsa bizlere, her günah için başarıyı vermiştir, ama şimdi ben onu çıkarıp atmaz ya da bilerek, isteyerek ona boyun eğersem, onun kölesi olmaya devam edeceğim.

    Şöyle demek istiyorum. Birileri, beni rencide edici bir lâf söyledi veya söylediğini bana başkaları söyledi veya ben öyle zannettim, içimdeki bencil düşünceler ve kıskançlık nedeniyle ben yanlış yorumladım. Şayet ben bunu alır da, yüreğimde, düşüncelerimde evirip çevirirsem, bu filmi tekrar tekrar seyredersem, yavaş gösterimde her açıdan bakar, inceler ve ne kadar haksızlığa uğradığımı araştırırsam; tabii ki kurtulamayacağım. Kurtulamayışımın sebebi de, benim itaatsizliğimdir.

    Çünkü Rab ne diyor: “Böbürlenmeyin; tersine, hor görülenlerle arkadaşlık edin. Bilgiçlik taslamayın. Kötülüğe kötülükle karşılık vermeyin. Herkesin gözünde iyi olanı yapmaya gayret edin. Mümkünse, elinizden geldiğince, herkesle barış içinde yaşayın.

    Sevgili kardeşler, kimseden öç almayın; bunu Tanrı’nın gazabına bırakın. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Rab diyor ki, ‘Öç benimdir. Ben karşılık vereceğim.’” Ama siz, “düşmanın acıkmışsa doyur, susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın. Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.” (Rom.12:16-21)

    Rab bana, düşmanını bile seveceksin, onu affedeceksin, onun için iyilik dileyeceksin, asla öç almayacaksın diyor; ben ise hâlâ, bana yapılanı, yapan kişiden nefret edebilmek için, yüreğimde evirip çeviriyorum. Araştırmayınız “Dedi miydi, demedi miydi?” diye. Niye araştırıyorsun ki? Demişse bile, ne olmuş. Sana verilen buyruk, onu sevmendir. “Acaba sözünü, bu anlamda mı söyledi? Acaba bana hakaret mi etti? Bana taş mı attı?” Bu sorularla kafanı niye yoruyorsun ki? Bu Şeytanı içinde niye barındırıyorsun? Engerek yumurtaları üzerinde niye kuluçkaya yatmış, çıkmalarını bekliyorsun. Def et gitsin. Demişse, demiştir; ne olmuş. Senin görevin aynı: Onu tüm yüreğinle seveceksin.

    Sana kötülük yapmışsa, Rab’be bırak. Bırakmadığın an, en az onun kadar suçlusun zaten. Bırak aleyhinde konuşsun, seni eleştirsin, yerden yere vursun. Biz artık bize ait değiliz ki. Biz her şeyimizle Rab’biniz. Haklarımız da Onundur. Mesih’e de çok daha beterini yapmadılar mı? Ama bize karşı yapılanları, hiç uğraşmadan, araştırmadan, incelemeden, her şeyi bilen ve duyan Rab’be teslim edersek, yüreğimizde nefret oluşmaz. Alınganlık zayıflayarak kaybolur.

    Kaldı ki, çoğu zaman, günah işlemekte olan sadece biziz. O kişi hakkımızda birşey söylemiş ve hatta düşünmüş bile değilken, kendi yüreğimizdeki bencil algılamalara göre, kendi barındırdığımız şeytanların kulağımıza fısıldadıklarına göre, durup dururken, tamamen masum bir insana karşı nefret duyar, düşmanlık besleriz. Mesih imanlısı asla böyle olmamalıdır! Günaha ‘günah’ deyip, sıyırıp atmalı. Gördüğü anda ve yerde, def etmeli. Şeytan’a kulak asmamalı, ona yürek ve düşüncemizde yer vermemeliyiz.

    Alınganlık yapmak, ‘benliğe ekmek’ demektir. Benliğe eken de, ölüm biçer. Alınganlık denen bu lânet, cinayet gibidir. Fiziksel cinayet değilse, ruhsal cinayettir. Görünmeyen ruhumuz, elinde bir bıçak, gidip de o nefret ettiğimiz adamı defalarca bıçaklamaktadır. Bu bir katil ruhudur. Hiç de basit bir günah değildir. Aramızdaki bütün kavga ve bölünmelerin nedenidir.

    Rab için çarpışan, hergün savaş alanında ter döken, çoğu zaman dua desteğinden bile yoksun, yalnız başına mücadele etmek zorunda kalan ve yüreğinde ‘Rab’be hizmet’ten başka birşey düşünmeyen, her savaşta zayıflayacağı yerde daha da güçlenen birçok kardeş ve kilise; ancak arkalarından sırtlarına yemiş oldukları kardeş okları ile yere yıkılmışlardır. Bu Rab’be bir ihanettir. Kendi gururumu, Rab’bin işleri önüne koymaktır. Şeytan’ın buyruklarına uymaktır. Savaş alanından kaçanlar, Rab’bin işlerine destek vermeyenler, kendi kardeşleri olan bu yalnız bırakılmış savaşçılara karşı, ve her nedense bir tek onlara karşı, aslan kesilirler.

    Şeytan’ı barındırma yerine, ona direnenler, mutlaka galip gelirler. Alınganlık, kıskançlık ve öfke ruhlarına direnirsek, artık bizi terk ettiklerini göreceğiz ve Pavlus gibi, “Sizin tarafınızdan, ya da olağan bir mahkeme tarafından yargılanırsam, hiç aldırmam. Kendi kendimi de yargılamıyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rab’dir” (Rom.4:3-4) diyebileceğiz.

    “Sevgi herşeye katlanır”. Rab hepimizi bereketlesin. Tertemiz ve bir bütün kılsın. Amin.

    #33867
    Anonim
    Pasif

    Kendin;

    Alıngankeşler, bazen havadan bile nem kaparlar. Alıngankeş dedim, çünkü onların bir esrarkeşten farkları yoktur.


    diye ağzına geleni söylerken, başkalarına da,

    “Sevgi herşeye katlanır”

    demeyi ihmâl etmemişsin..

    Bu ciddiyetten uzak, tutarsız ve saldırı amaçlı yazı için yorum bile yapmayacağım. Eğer maksadın alıngan gördüğün insanları kibarca uyarmak olsaydı, ‘Alıngankeş/esrarkeş’ şeklinde hakâretâmiz nitelemeler burada bulunmazdı.

    Artık saldırmak ‘Pastör'(!) lere, katlanmak da bizim gibi kıt imanlılara mı düştü ?

    Pastörlük ne de kolay bir işmiş. :))))

    #33865
    Armagan
    Anahtar yönetici

    ‘Alınganlık’ başlığında böyle bir yazının Foruma yazılmış olması bence çok iyi olmuş. Kemal Başaran’ın konu üzerindeki bütün görüşlerine katılmasam bile bu konu üzerinde düsündüklerimizi özgürce söyleyebilmeliyiz. Sayın A’raf bu konudaki kendi fikirlerini beyan etmiş. Öyle anlaşılyor ki Kemal kardeşimizin bazi ifadeleri onu rahatsız etmiş. Bu olacaktır. Forumun amacı zaten budur: Bir düsünceye başka bir düşünceyle karşılık verebilmek, eksik veya yanlış düşünceleri düzeltip tamamlamak.

    Alınmadan, öfkelenmeden, sinirlenmeden, küsmeden bütün düsüncelerimizi ve hissettiklerimizi paylaşmak istiyoruz. Ancak karşı düşüncelerin sahiplerine hakaret etmeden, düzeyli ve rafine edilmiş sözlerle…

    #33866
    Anonim
    Pasif

    Sayın Araf,
    Sizin eşcinsellerle ilgili geçen günlerde ki tartışmanızı takip ettim. Ve söylemeliyim ki siz asıl saldırıyı orda bir başka kardeşe yaptınız, hem de hiç haketmemişken. Yalnızca kendi benliğinize göre haraket ederek, sırf ben haklıyım dedirttirmek için tartışmayı boşyere uzattınız ve asıl konudan oldukça uzaklaşarak başka şeyleri savundunuz sanki bunları diğer kardeş de kabul etmiyormuş gibi. “Yüreğin temiz değil” demek ne kadar ciddi bir tespitse (ki bu konuda kesinlikle günah işlediniz, bir kardeşi haksız yere böyle itham ederek, söylediği tüm sözler doğruyken ve kelamdayken) bu da o kadar ciddi bir tespittir.

    Ancak bir farkla, bu alınganlık yazısı sizin yaptığınız gibi kişisel saldırı amaçlı değildir ve bu durumda olan kişiler gerçekten vardır. Ama geçen hafta sizin tutumunuzda, alınganlığa yenik düşüp, o çok ciddi ve mesnetsiz sözü sarfetmiş olduğunuzu ben gözlemledim.

    Evet pastörler uyarır, gördükleri yanlışları söyler. Evet kıt imanlılar azarlanmıştır, incilde okuyoruz. Ama sevgiden azarlanmışlardır. İyiyi göstermeyen bir önder, önder değildir. Bazıları alınacaktır ve bunlar yetkinleşmemiş kişilerdir. Ama Yetkinleşeceklerdir, alçakgönüllü olmayı ve gerçeği bilmeyi arzuladıkları sürece

    Rabde kalınız.
    Esenlikler.

    #33868
    Anonim
    Pasif

    Sn.tuba;

    Sn. mutluluk ile aramızda geçen münâkaşa da benim infiale kapılmama sebep olan, ‘Ellerimi yıkadım’ sözleri idi. Daha sonra, sn. mutluluk bana yazdığı özel mesaj da, bu sözün neden söylendiğini, ne anlama geldiğini izah etmiş, ben de kendisinden özür dilemişimdir.

    Konu artık kapanmıştır.

    – Ortaya birbuçuk karşık’ olmayan,
    – Muhatabı ayan beyan belli olan,
    – Nezâket sınırlarını zorlamayan,
    – Kişilik haklarını ihlâl etmeyen,
    – ‘Kaş’ yaparken ‘Göz’ çıkarmayan;

    her eleştiri, başım gözüm üstünedir.

    Saygılar.

    NOT: Bu mevzûnun uzamaması adına, burada yazdıklarımı ÖM ile göndermeyi denedim. Fakat size ait mesaj depolanan alanın dolu olduğu uyarısını aldım.

    #33864
    Anonim
    Pasif
    Â’raf;16004 wrote:
    Kendin;

    diye ağzına geleni söylerken, başkalarına da,

    demeyi ihmâl etmemişsin..

    Bu ciddiyetten uzak, tutarsız ve saldırı amaçlı yazı için yorum bile yapmayacağım. Eğer maksadın alıngan gördüğün insanları kibarca uyarmak olsaydı, ‘Alıngankeş/esrarkeş’ şeklinde hakâretâmiz nitelemeler burada bulunmazdı.

    Artık saldırmak ‘Pastör'(!) lere, katlanmak da bizim gibi kıt imanlılara mı düştü ?

    Pastörlük ne de kolay bir işmiş. :))))


    Sayin Araf

    Kemal Kardesimiz, Abimiz güzel bir konuya deginmis. Ben sahsen cok bereket aldim. O kadar güzel ifadeler varken sizin farkedememis olmaniz ve sadece alingankes/esrarkes eslemesine takilmaniz dogrusu cok düsündürücü..

    Üstelik siz Kemal Abi’ agzina geleni söyledigini yazmissiniz ki bunu da yanlis buluyorum. Kemal Abi agzina geleni söylemiyor, söylemez. Cok akla uygun ve düsünerek yaziyor. Mesih’in sesini taniyanlar da bence bunun farkinda..

    Ciddiyetten uzak,tutarsiz ve saldiri amacli.. sözleriniz de cok ilginc dogrusu .Kemal Abiyi sucluyorsunuz. Kaldi ki Kemal abimiz birisine yönelik yazmadi. Alinganligi huy edinmis sözde imanlilardan genel olarak bahsetti. Neden üstünüze alindiniz? Neden escinseller konusunda oldugu gibi bunda da muhalefet etme geregi duydunuz?Sasiyorum dogrusu. Nereye kadar sayin Araf? Ben sizin artik Mesih’te büyümenizi ve olgunlasmanizi bekliyorum.

    Pastörleri saldirgan(!!) kendinizi de “magdur” kit imanlilar gurubuna sokmaniz da konuyu hic kavramamis oldugunuzu gösteriyor.

    Iste pastörlük, yani cobanlik bunun icin hic de kolay bir is degildir sayin Araf. Herkesi memnun edemiyorsunuz. Ama kulagi oksayan, insanlarin duymalarini istediginiz pastörleri duymak istiyorsaniz Avrupa’ya Amerika’ya gelin. O pastörler ki escinselligin bir günah olmadigini, hatta kiliselerinde escinsellerin nikahini kıyıp kutsadiklarini ve hatta kendilerinin bile escinsel oldugunu gördükten sonra Kemal Abime gelip “pastörlük ne kadar kolaymis” deyin.

    Sayin Araf simdi verecegim ayetler de size yönelik degildir. Lütfen alinganlik yapmayin sonra.

    Sunu bil ki,son günlerde cetin anlar olacaktir.Insanlar kendilerini seven,para düskünü,övüngen,kibirli,küfürbaz,anne baba sözü dinlemez,nankör,kutsalliktan ve sevgiden yoksun,uzlasmaz,iftiraci,özünü denetleyemeyen,azgin,iyilik düsmani olacaklar, Hain,aceleci,kendini begenmis,Tanri’dan cok eglenceyi seven,Tanri yolundaymis gibi görünüp bu yolun gücünü inkar edenler olacaklar. 2.Timoteos 3,15

    Rab bizleri sözünden titreyen,alcakgönüllü ve yumusakhuylu insanlar yapsin. Amin

6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.