ANASAYFA Forum HRİSTİYAN İNANCI (Mesih İnancı Teolojisi) İsa Mesih (Kristoloji) İsa ve Hristiyanlık’a yapılan saldırılar

  • Bu konu 2 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26860
    Anonim
    Pasif

    Özellikle bugün sağda, solda Türk ya da yabancı olsun bazı internet sitelerinde okuduktan sonra bunları yazma gereği duydum. Özellikle moda olduğu için dine saldıran ya da ateist gözükme çabası içerisinde olan gençliğe göre Hristiyanlık sadece İsa’nın uydurduğu bir din insan icadı diyorlar. Eğer bir din insan icadı olsaydı içerisinde “Sana vurana öteki yanağınıda çevir.”, “Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek” ya da yargılama işini sadece Tanrı’ya bırakın gibi barışcıl ifadeler kullanır mıydı? Hayır hiç zannetmiyorum aksine kısasa kısas bir anlayışa sahip olurdu, belli amaçlar güden ifadeler kullanırdı, savaş propagandası yapıp dünyevi şeyleri vaad ederdi şarap, kadın, ganimet gibi. Henüz inanmamış biri olmama rağmen İsa’ya ve Hristiyanlık’a yönelen bu hastalıklı beyinlere ait fikirler, benim açıkcası çok sinirme dokundu.

    Peki tamam bir anlığına bunu İsa’nın uydurduğu varsayalım (ki değil). İsa dünyevi bir hayat yaşamaz mıydı? Eğer o insanların iddia ettiği gibi kendi çıkarları doğrultusunda yarattı ise bu dini, evlenirdi, hatta gününü gün eder bir çok kişiyle birlikte olurdu, iktidarı ele geçirip sağ solu yağmalar zengin olurdu, kendini lider yapardı. Kalkıp böyle yorumlar yapan karanlık beyinler için kendini çarmıhta feda etmezdi, insanlara sevgiyi öğütlemezdi, çıkarsız yere insanlara yardım etmezdi. Neden etsin ki madem bunu O uydurdu, madem kitleleri etkilemek için yaptı.

    madem çıkarı olduğu için yarattı bu dini o zaman neden kısacık acı dolu bir hayat yaşayıp kendi feda etti. Ya da Pavlus’a saldırıyorlar! Pavlus neden Roma subayı iken herşeyinden vazgeçip kendini Tanrı’nın yoluna adasın? Madem iddia ettiğiniz gibi O’nun da çıkarları var neden soğukta aç kalsın, neden Roma subayı iken vazgeçip böyle bir yola adasın ki kendini. Zaten Roma’lı bir subaydı isteklerini aynı yolda çalışarak elde edebilirdi. Onun yerine o herşeyden vazgeçip Tanrı yolundan gitmeye karar verdi ve sonunda da bu yolda infaz edildi. Madem kendi çıkarları içindi neden süper bir hayat yaşamadı da, ölümle burun buruna, işkencehanelerde, açlık içinde bir hayatı oldu.

    Bence her insan Hristiyanlık’a ve İsa’ya iftira atmadan önce sırf popüler ya da yeni deyimleriyle cool gözükmek adına böyle çirkin karalamalar yapmadan önce bunları kendi sormalı. Evet bende kendime bu soruları sorup yanıtladım ki artık başucumda İncil var.

    #34941
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Sacratus, düşüncelerin iyi niyetli birinin düşünceleri, şükür. Ondandır ki isabetliler de zaten. Önyargısızlık insanın öğrenebilme yetisinin işlerlikte muhafaza edilmesinin baş şartıdır.

    Aslında herşey o kadar açık seçik ki. Yeni Ahit’teki anlatılar tarihteki başka hiç bir öğretide bulunamayan bir uzlaşma karşıtlığı, bir başkaldırış ve isyan oluşturuyorlar. Ve bu başkaldırışın bunca eşsiz olmasının nedeni zulmu yenmek için zulmun kendi metodlarını kullanmayı reddedişinde. Bu müthiş bir şey. İncil’in yetmiş yıldır okuru olsan yine şaşkınlık hissetmeye devam edersin. Ve bu şiddetsizlik sayesinde Hristiyanlık her tarafı alev alev sarmış tarihte. İlk üç yüz yılda inanlıların birçoğunu alıp, aileleriyle birlikte arenalarda aslanlara yem etmişler, nice işkencelerden geçirmişler, idam etmişler imha etmek için ama… her idam edilenin yerine onlarcası, yüzlercesi bitmiş hatta bazen cellatların kendileri imana gelmiş onlar da katledilmişlerdir. Ve… neticede koca Roma imparatorluğu kendilerini alt edemeyeceğini anlayıp Hristiyanlığı kendi resmi dini olarak kabullenmek zorunda kalmıştır (bu olay Hristiyanlığın dünyevi iktidar elde etmesi sayesinde temel edebinden ödün vermesine sebep olmuştur epey doğrusu ama buna rağmen isteyen yine bir yolunu bulmuş Rab’be yakışır şekilde yaşamıştır…

    Yeni Ahit kurgusal bir metin bile olsaydı kurgulayanda öyle bir İllahi hikmetin olmasını gerektiren bir metin ki… yine mucizeviliğinden zerre kaybetmemiş olurdu. Bu tür bir hikayeyi tahayyül edebilmek zaten kendiliğinden bir mucize teşkil etmez mi… :-)

    Esenlikler…

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.