• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26755
    Anonim
    Pasif

    ..Üfff ya bu gün ne giyincem”.?

    Bunu çoğu kez özellikle sabahları,kendimize sorarız.
    Önünde durduğumuz, gardolap’ta giyecek bir şey bulamayız.Yada; geceden,bunun tasası bizi sarar.Çünkü sabah bununla uğraşma,bize zor gelir.Günün gelişimi giyeceğimiz sekli belirler,rahat bir gün’se seçimimiz genelde kot pantolon,üzeride tişort altına da bir spor ayakkabı yeterlidir.Gün ciddiyse..giyim tarz olarak daha ağırlaşır.

    Giysilerimizin, bizler ve hissettiklerimizle ilğili çok şey anlattığını düşünüyorum.

    İlk giysi doğuşu, günah’ın doğuşu ile aynı tarihtir.TANRI,günaha düşmüş Adem’le Havva’nın çıplaklıklarını örtsün diye onlara, hayvan postu giydirmişti.

    Eski Antlaşma ve yeni antlaşma da giyimle ilğili bir çok ayet olduğunu biliyoruz.Abartılı dünya’sal moda’lar ve süsler alçakgönüllülükten çok uzaktır.Bir insanın RAB’le olan ilişkisi,görüntüsünü,ve giyim tarzını her zaman etkiler,giyim ayna gibi içi,yansıtır.Hristiyan bir inanlı,iç dünyasında değişime uğradığı gibi, dış’tanda köklü bir değişim yaşar.

    Bu aynı zamanda,başka insanlara en ikna edici tanıklığı sunar.
    Dünya’nın,abartılı olan,dışsal süs kalıbına uyma,kurtulmamış olanları,RAB’be kazandırma’da her zaman bir engeldir.
    Dış görünüşte Hrıstıyan sadeliği ve tevazusu gerçek müjdeciliği hızlandırır ve gerçeği arayan bir insanın yüreğine karışıklık değil..açıklık eker.

    Kutsal Kıtap’ımız;
    1 Timeteus 2 Bölüm 9.10 uncu Ayetlerde,TANRI yolunda olduklarını söyleyen insanların sade giymeleri gerektiği bize anlatılır.

    ..Ya şuraya bak..giyecek bir şeyim yok..!
    .. Git başımdan..sinirlerim tepemde..sen başımda dır..dır..”

    “Hayatım gardolap’ında dükkan açacak kadar giysin var”
    “Sen kafayı yemişsin,ne diyeyim sana ..artık bilemiyorum”

    ..Tabi tabi ben senin derdini biliyorum, paracıklar gidecek..Öyle değilmi..?
    ..Çoğunun modası geçmiş..yani hergün de aynı şeylerle işe gidemem ki..
    ..Bak,odada dolanıp durma..yeterince sinirlerim bozuk.!
    ..Alo beni duydunmu..yarın iş çıkışı alışverişteyim..
    ..Merak etme kredi kartımı kullanırım..
    ..Senin paracıklarına dokunmam.Kendim öderim.
    ..Son çıkan giysiler.. ay modellere.. bayıldım..
    ..Yarın “kuşanıp” ta geleceğim..

    Tüm bu konuşmalar hep bildik konuşmalardır.Bunları yaşıyabiliyoruz.
    TANRI insanın diş görüntüsü ile ilgilenirmi.?
    Bizler, RAB’bin bizden istediklerini,hayatımıza uyguluyormuyuz..?
    Hayat’ımız oynadığımız rol’lerdenmi ibaret.
    TANRI gerçeğini yaşıyormuyuz..?

    Benim yatak odam’da,Eski toz toprak içinde ,ntıkacı bir dükkandan bulduğum.Bakır’dan kocaman bir Haç işareti var.Dua’larımı hep onun önünde ederim.
    Bi sabah dolabın önünde,elbise kriz’izimin tuttuğu bir gün..
    Çarmıhtaki İSA’ya baktım.
    Kendime sordum..!

    “İSA’yı kuşandım’mı acaba..?”
    Bazen ne kadar ikiyüzlü olduğumuz gerçeğinin hatırlayıp utandım.

    İSA MESİH’i düşündüm.
    İlk doğduğunda,sarıldığı Kundak aklıma geldi.TANRI’nın RUH’sal olan oğul’u..
    Tüm gölkem’ine ramen,TANRI ile eşitliği bile giyinmedi.
    Yetişkin olduğu sıralarda ise o dönemin en son,moda harmani’sını giydiğini hiç sanmıyorum.Çarmıhta iken üstünde tek bir giysi vardı. Bedenine geçen Çivi’lerdi.bizlerin günah ve utancına karşılıkoldüğünde,giyindiği tek bir kefendi,dirildiğinde üstünde tek bir harmanisi vardı.

    Bizler MESİH’le kuşandıkmı.?
    Alçak gönüllü’lüğü,fedakarlığı,sevgiyi,Ölüm’ü ve zafer gibi onun giydiği giysileri giyebilme cesaretine sahip’miyiz.!

    İsa, buyruklarına uymanın sadece dışsal,şekilci törenleri yerine getirmekle mümkün olmadığın,ancak içimizin değişmesi ile bunun mümküm olabileceğini bizlere anlattı.

    TANRI,
    “buyruklarımı onların içine koyup,yürekleri üzerine yazacağım. Ben onlara TANRI olacağım ve onlar bana halk olacak” diyor.

    “Bu çağın gidişine uymayın,bunun yerine,Tanrı’nın iyi,beyenilir isteğinin ne olduğunu ayırt edebilmek için düşüncelerinizin yenilenmesi ile değişin.”
    Romalılar.12:2

    Buyruklarını biçimsel olarak boyun eğip yerine getirmek ,bizim yanlızca davranışlarımızı değiştirir.Ama bu buyruklara yürekten itaat edersek,o zaman hem davranışlarımız, hemde yüreğimiz değişebilir.

    Esenlikle.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.