ANASAYFA Forum TANIKLIKLAR- Testimonies in Turkish Tanıklıklar (Türkçe) İsa Mesih’in sayesinde sonsuz bir yaşam kazandım.

  • Bu konu 2 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24040
    Anonim
    Pasif

    iman ettim

    Bir Mesih inanlısı trenle yolculuk yaparken, yanındaki arkadaşına cesaretle İsa Mesih’ten, İsa’nın haçı ve sevgisinden söz ediyordu. Bir sonraki istasyona vardıklarında, dinlemekte olan kişi trenden indi. Orada bir başka adam daha vardı ki, sessizce duruyor ve gazetesini okuyordu. Bu adam Mesih inanlısına dönüp şöyle dedi: “Dostum, sendeki bu cesaret ve sevince hayran kaldım. Zira ben de bir inanlıyım, ama senin bu cesaretine sahip değilim.” İnanlı cevap vererek:

    ‘Dostum bunun nedeni basittir. Ben Mesih’in sevgisi hakkında konuştum, çünkü ben bu sevginin sahibi olan İSA MESİH’i her gün yüreğimde yaşıyorum ve O beni yaşatıyor. İşte ben bu nedenle cesaretliyim’ dedi.

    Evet, eğer İsa Mesih yüreğimizde yerleşmiş ve O’nun sevgisi bizi kaplamışsa ağzımızın kapanması imkansız olacaktır. Bugün birçok Mesih inanlısının dilsiz olmasının nedeni, yüreklerinde Mesih’in sevgisinin bulunmamasıdır.

    Önceden ben de bu adam gibi cesaretli değildim. Bırakın müjdecilik yapmayı bazen Hristiyan olduğumu söylemekten çekiniyordum. Çünkü içimde Mesih’in sevgisi yoktu. Ben Hristiyan bir ailede doğdum. Küçük bir bebekken vaftiz oldum. Ama çok iyi bir Hristiyan öğretisi almadım. Biraz büyüyünce merak etmeye başladıİSA MESİH kimdir, İncil’de neler yazıyor yani hristiyanlığın tam olarak ne olduğunu merak ediyordum. Sonra kiliseye gitmeye başladım. Bir Pazar günü kiliseye gittim. Ayin başladı. 10 dk. Geçti, 15 dk. Geçti. Ben hiçbirşey anlamadım. Ayin arapçaydı ben de arapçanın a’sını anlamam. İşte bakıyordum insanlar oturuyor kalkıyor ayin sırasında ben de onlara bakıp aynısını yapıyordum. Sonra yarım saat geçti aradan ben de bir sıkıntı başladı. Ama yanlış anlamayın bu sıkıntı kilisede olduğumdan kaynaklanmıyordu. Bütün kiliseler dünyadaki en güzel yerlerdir. Çünkü Tanrı’nın evidir kiliseler. İsa Mesih ziyaret ettiği yerlerdir. Ne diyor İsa Mesih:

    ‘Nerede iki ya da üç kişi benim adımla toplanırsa, ben de orada onların arasındayım.” (Matta.18:20).

    Ama 1 saat boyunca biri anlamadığınız bir dilde bir şey anlatırsa doğal olarak sıkılırsınız. Neyse ben devam ettim bir süre daha kiliseye gitmeye ama yine bişey anlamıyordum. En sonunda vazgeçtim. Tamam dedim o kadar kiliseye gittim bişey öğrenemedim ben de artık bildiğim kadarıyla yoluma devam ederim. Neydi bildiklerim:

    İşte yukarda Tanrı var, O’nun emirlerini biliyorum. Çalmıyacaksın, adam öldürmiyeceksin, zina etmiyeceksin. Böyle bir yere kadar gitti. Sonra kendimde bir boşluk hissettim. Hayatım hep kötüye gidiyordu. Derslerimi takmıyordum, yaptığım hiçbirşeyden zevk almıyordum, Ne için yaşadığımı bilmiyordum. Bu bir süre devam etti. Zaman hızlı bir şekilde akıp gidiyordu. Tabi bununla birlikte içimdeki boşlukta hızlı bir şekilde büyüyordu. Felsefe diye bir dersimiz vardı. Biraz da onun etkisiyle artık kitaplara da inanmıyordum. Kutsal kitaplar değiştirilmiştir, dinler bozulmuştur diyordum. Tanrı’nın varlığına her zaman inanıyordum bu inanç her zaman vardı bende. Ama nasıl işte Tanrı bizi bir sınava koydu dünyaya yolladı, bizi tek başımıza bıraktı ve ancak Tanrı’yı ölünce görebiliriz.

    Böyle devam ederken birgün annem geldi hadi bu hafta ‘kiliseye gidelim’ dedi. Ya anne dedim boşver ne yapacağız kilisede zaten bişey anlamıyorum zaman kaybı dedim. Evet önceden zaman kaybı olduğunu düşünüyordum kiliseye gitmenin. Çünkü hiçbişey anlamıyordum. Neyse o haftayı atlattım bu şekilde. Annem gil gitti kiliseye ben de evde kaldım. Neyse dedim bu haftayı atlattık, haftaya başka bir bahane buluruz dedim. Bir hafta geçti aradan Pazar günü oldu. Ben bu hafta gidim de bir daha gitmem dedim. Nasıl olsa bişey anlamıyorum. Neyse geldik kiliseye o zaman burada çok sayıda genç kardeş vardı İbadetten önce ders veriliyordu. Kutsal Kitap dersi. Ben de katıldım derse. Sonra ders bitti. İbadet başladı, ilahiler söyledik ve sonra vaaz başladı. O dinlediğim vaaz şimdiye kadar duyduğum en güzel vaazdı. Ve o vaazın çok ayrı bir yeri var benim için.

    O vaazın konusu neydi biliyor musunuz ‘Sevgi’ O vaazın konusu sevgiydi. Ve o vaazı dinledikten sonra çok etkilendim. Neyse 2-3 hafta geçti aradan yine oturuyordum kilisede. Sonra biri geldi bişey uzattı bana ‘bu kilisemizin bir hediyesidir’ dedi. Aldım ben de teşekkür ettim. Size şunu söyliyeyim aldığım o hediye şu ana kadar aldığım en güzel ve en değerli hediyedir. Ve bundan sonra da onun kadar güzel ve değerli bir hediye alacağımı sanmıyorum. Neydi o hediye biliyor musunuz? İncil’di. Evet küçük bir İncil hediye etmişlerdi bana.
    Sonra İncil’i okumaya başladım. Sürekli okuyordum yine bir akşam okurken bir ayeti okudum ve bunu ezberliycem dedim.

    “Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin” (Matta.6:39).

    Sonra bir hafta filan geçti aradan işyerindeydim. Yanımda da bir arkadaş daha vardı işe yeni girmişti kendisi önce tanıştık kendisiyle konuşmaya başladık birden inançlardan açıldı konu sonra inancımı sordu bana “Hristiyanım” dedim. Sonra bir ayet sordu bana “ya sizin kitabınızda, yani İncil’de bir ayet var” dedi. Tokatla ilgili işte sağ yanağına filan dedi. Öyle diyince hemen söyledim ‘Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin” dedim. Hatta ayet numarasını da söyledim Matta 6. bölüm 39. ayet dedim. “Evet evet dedi işte bu ayet, gerçekten çok güzel bir söz dedi bu. Evet dedim gerçekten çok güzel bir söz ama sadece bu değil İncil’deki bütün ayetler güzeldir dedim. Ama bunu dediğime önce inanamadım. Çünkü daha dün İncil’i bilmezken bugün İncil dersi veriyordum. Ve bunu çok büyük bir istek ve sevinçle yapmıştım. Artık çok güzel bir hayatım vardı. Sürekli İncil okuyordum, her hafta kiliseye gidiyordum. Önceden hiçbirşey yolunda gitmezken birden her şey tersine döndü. İçimdeki o huzursuzluk, sıkıntı bitmişti. Derslerimde başarılı oluyordum. Ve en önemlisi içimde büyüyen o boşluk doldu. Çünkü İsa’yı tanıdım, İSA MESİH Mesih kalbime girdi ve o eşsiz sevgisiyle içimdeki boşluğu doldurdu.

    Yine bir akşam İncil okuyordum. Okumayı bitirince yatağımın kenarına gittim diz çöktüm ve dua etmeye başladım. Önce günahlarımı Rabbin önüne getirdim ve bu günahlarımı bağışlamasını ve bundan sonraki yaşamımda benim yanımda olup, beni kendi isteğine göre yönlendirmesini istedim ve tövbe ettim. İşte ben ters yöne gidip Tanrı’dan uzaklaşırken İsa Mesih elini uzatıp bana seslendi ve beni kendine çağırdı. Peki niye neden böyle bişey yaptı. Ben kimim ki? Günahlı bir insanken neden İsa Beni çağırsın? Neden biliyormusunuz? Bizleri sevdiği için. Karşılıksız olarak sevdiği için. Rab İsa bizi öyle çok sevdi ki yeryüzüne geldi ve günahlarımızı ödemek için haç üzerinde kanını döktü ve üç gün sonra dirildi. Bizim diri bir Rabbimiz var dualarımızı işiten bizlerle konuşan. Ve O’nun sevgisi eşsizdir. O’na inanan ve iman eden herkes bu sevgiyi bilir. Ve Mesih’in sevgisi bize sonsuz bir yaşam kazandırır. Ben içimdeki boşluğu Mesih’in sevgisiyle doldurdum ve çok iyi biliyorum ki İsa Mesih’in sayesinde sonsuz bir yaşam kazandım.

    Ben imanlının hayatını bir ırmağa benzetiyorum. Irmak doğru okyanusa gitmek ister, fakat Tanrı şuraya bir dağ, başka tarafa bir tepe koyar. Öyle ki, ırmak her yeri sulayabilsin. İmanlı da böyledir işte. O ister ki, hemen Mesih’in yanına gitsin, fakat Tanrı onu dünyada bırakır ki diğer insanlara bereket olabilsin. Rab İsa beni günahtan kurtardı ve bana sonsuz bir yaşam verdi. Şimdi benim isteğim Rabbin yardımıyla onun müjdesini duyurmak ve insanlara Mesih’in sevgisini gösterip onlara bereket olabilmek.

    NİCOLA

    #30112
    Anonim
    Pasif

    _hac:

    Demek ki ismen hristiyan bir anne babadan doğmakla hristiyan olunmuyormuş, cennete de gidilmiyormus. Her bireyin Rab’bin huzuruna gelerek günahlarından tövbe etmesi ve O’nu yaşamına Rab’bi ve kurtarıcısı olarak alması gerekiyor.

    İsmen hristiyanlıktan gelerek Rab’bi gerçekten tanıyan kişilerin tanıklıklarını okuduğumuzda onların da ne denli boşluk içerisinde olduklarını görüyoruz. İsa Mesih yüreklerdeki boşluğu dolduruyor, yaşam ve kurtuluş veriyor. HAMDOLSUN!

    Sevgiler
    Suna

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.