• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24560
    Anonim
    Pasif

    Az sözcükle çok şey anlatan cimri ata sözlerimiz vardır.Anlayabilen için en küçük ayrıntılar bile kocaman pencereler açarken, anlamak istemeyen ya da anlamak için hiçbir çaba harcamayanlar için en yalın gerçekler bile bir şey ifade etmez.

    Anna peygamber anlayanlar arasında en dikkati çeken grupta duruyor. Tabii ki Mesih'in gelişini anlayabilmek için peygamber olmak gerekmiyor. Ancak hem geçmiş çağlarda, hem şimdi, hem de büyük olasılıkla gelecekte Mesih'in Müjdesini anlamayacak, anlamak istemiyecek ya da dudak bükecek insanlar çıkacaktır. Oysa Mesih'in müjdesi anlaşılırdır. Tanrı herkes tarafından anlaşılmak ister. tanrı bütün insanların dillerini konuşur ve anlar. Bütün dillerin yaratıcısı O'dur.

    Her çağda bir Mesih beklentisi olmuştur. Ama gerçek Mesih kimdi ? Yahudiler siyasi bir Mesih bekliyordu, başkaları da başka giysiler giydirdikleri Mesihleri yaratıyor ve onların gelmeyeceğini bilseler de bekliyorlardı.
    Peki o zaman asıl beklenen Mesih kimdi ? Yahya da sormuştu bu soruyu hapiste son demlerini yaşarken. Aldığı yanıt şimdi de geçerlidir.Mesih'in kökleri eskiye dayanır. O geldiğinden tanınması için gerekli her şey insanlara yüzlerce yıl öncesinde peygamberler aracılığıyla bildirilmişti. Körlerin gözleri açılacaktı, topallar geyik gibi sıçrayacak, hastalar iyileşecek ve Müjde yoksullara duyurulacaktı. Mesih'in neler yaptığını görmekti belirleyici olan. Kurtarıcı – Kral Mesih'in resmi anlayana çok açıktı, ayrıntılıydı.

    Anna peygamber anlayanlardandı. Çünkü o yaşamını Mesih üzerine kurmuştu. Mesih'in geleceğinden emindi. Tapınaktan ayrılmazdı, gece gündüz Tanrı'ya tapınırdı. Yaşamının belki de yarısından çok daha fazlasını tapınakta geçirmişti. O'nun geleceğini biliyordu ve kaçırmak istemiyordu. Bu nedenle her gününü tapınakta geçiriyordu. Kutsal yazılar'dan O'nu tanıyordu. O'nu hep bekledi. Yaşamının neredeyse sonuna yaklaştığı bir sırada gördü Mesih'i. Daha bebek olan İsa'yı tanıdı. Kim bilir kaç kez bu karşılaşma anını düşlemişti, kaç kez O'nu tanır tanımaz neler anlatacağını kurmuştu. O'nu görür görmez tanıdı. O'nun bebek yüzündeki kurtuluşu fark etti. Yeruşalim'in kurtuluşunu bekleyen herkese İsa'dan söz etmeye başladı.

    Kutsal Kitap yalnız anlayanları değil anlamayanları da anlatır. Bakacaklar ama göremeyecekler onlar, işitecek ama duyamayacaklar. Dik başlılıkla seçenekler üretecekler. Biraz fark etseler bile sonrası için gereken kararlılığı gösteremeyeceklerdir.

    Oysa açık değil midir, Mesih'in beklenen kurtarıcı oluşu ? Kim insan gereksinmelerine O'nun gibi yanıt verir ? Kim iman eden herkese kurtuluş sağlayabilir ? Kim O'nun gibi ne kadar çamurlu olursa olsun çocuklarına öyle sevgiyle sarılır ve doğruluk giysisini giydirir ? Kim bütün ümitlerin tükendiği noktada yanan alev gibi aydınlık verir ? Kim gerçekten yol, gerçek yaşam benim, benim aracılığım olmadan kimse Baba'ya gidemez diyebilir ? Kim bugün sen benimle birlikte cennette olacaksın diyabilir ? Kim O'nun gibi şifa verir ve günahların bağışlandı diyebilir ? Kim O'nun gibi karşılıksız sevip bağrına basabilir ? Kim bütün yüceliğini bırakarak insan olur aramızda yaşar ?

    Anlaşılır değil mi, O'nun yaşamın kaynağı olduğu ?

    Soner TUFAN

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Fırat Çölgeçen kardeşden alıntıdır

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.