ANASAYFA Forum SEKÜLER KONULAR… İntihar İntihar etmek

  • Bu konu 11 izleyen ve 18 yanıt içeriyor.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 19)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25314
    Anonim
    Pasif

    İntihar Etmek (Yazar: Turgay Uçal)

    İntihar etmek, bir kişinin kasten kendisini öldürmesidir. İntihar konusunda bir Hristiyanın tavrı ne olmalıdır ? Burada konu yine insan yaşamının değeridir. Biz, Tanrı suretinde yaratıldık. Daha önceki konularda da buna değinmiştik. İster başkasının yaşamı olsun, ister kendi yaşamımız olsun, yaşama son vermek Tanrı’ya karşı en büyük günahlardan biridir. Çünkü Tanrı benzeyişinde özene bezene yaratılan bir can, insan eliyle alınmaktadır. Bize yaşam verenin bu yaşamı ne yapacağı konusundaki sorumluluk yine yaşamı veren kişinin elindedir.

    Bizler kesinlikle kendi yaşamımıza son verme yetkisine sahip değiliz. Bunu yapmak cinayet işlemekle eş değerdedir. Kutsal Kitap’ın öğretişine göre intihar etmek, Tanrı’ya en büyük itaatsizliklerden biridir. Kutsal Kitap’ta kendilerini öldüren kişilerin Tanrı’ya itaatsiz olma konusunda ne kadar trajik bir konumda oldukları görülmektedir:

    Kral Saul: Tanrı’ya karşı uzun süren itaatsizliği sonrasında bir savaş kaybetti. Filistliler tarafından yakalanıp işkence görmektense kendisini öldürme yolunu seçti (1. Sa. 31:3 ).

    Kral Zimri : Oldukça kötü bir kraldı ve İsraillileri Tanrı’ya karşı isyana teşvik etti. Saldırıya uğradı. Savaşı kaybettiğini anlayınca kendisinii yakarak öldürdü ( 1. Kr. 16:18 ).

    Yahuda İskariyot: Rab Mesih İsa’ya suçsuzluğuna rağmen ihanet ettiği için kendini asarak yaşamına son verdi ( Mat. 27:5 ).

    ,Kendini öldürmeye kalkan insanların, Tanrı’dan uzaklaşarak böyle bir karar verdiklerini görüyoruz. Tanrı’ya itaatsizlikle dolu bir yaşam, sonunda en büyük itaatsizliği getirir. Bu kişilerin yaşamları bizim için kötü örneklerdir.

    Elçi Pavlus’un mektuplarından öğrendiğimiz gibi inanlılar kendi vücutlarını küçük düşürücü davranışlarda bulunamazlar. Çünkü vücut Tanrı’nın Kutsal Ruh’unun bulunduğu bir mekandır. Tanrı’nın Ruh’u olan yer kutsal bir yerdir. Bedenimiz kendimize ait değil, Tanrı’nın elinde ve O’nun Kutsal Ruh’unun denetimindedir ve Rab’bimiz Mesih İsa’nın tapınağıdır. Bu durumda bedenimiz üzerinde bizim hakimiyetimiz değil, Mesih İsa’nın hakimiyeti vardır. Mesih İsa’nın kanı sayesinde bir bedel karşılığı satın alındık.

    #29782
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Fırat Abi, ( izninizle abi demek istiyorum size sakıncası yoksa ), inanın her gün benim gündemimle ilgili mutlaka bir paylaşımınız oluyor. Birkaç gün önce çok değer verdiğim bir arkadaşımın ( arkadaşım müslüman, bazen benimle alay ediyor, ama ben yine de seviyorum onu) babası, üstelik 60 yaşında intihar girişiminde bulundu. Çok şükür başaramadı kendini öldürmeyi. Arkadaşım müslüman olduğu için duanın gücüne inanmıyor, ama arkadaşım ve babası için dua edebilir misiniz? Gerçekten Rabbe ihtiyaçları var, Rab yüreklerine dokunup kendini onlara göstersin… Amin!

    #29779
    Anonim
    Pasif

    Sayın Rab’deki kardeşim; tabi ki istediğiniz gibi ifade kullanabilirsiniz ! Daha öceki bazı yazılarımda da ifade ettim; Rab’de yüreğimiz bir !… Ben el öptürmüyorumsa da( Kızım ifade etmiş, doğrudur… ) ki; baba bile diyebilirsiniz. Gelelim arkadaşınızın babasına !… Tabi ki; onun için dua edeceğim. Bundan emin olunuz. Ben; sadece inanlı olanlar için değil; olmayanlar için de dua ediyorum. O’nunla konuşmayı çok seviyorum. İnanlı olmayanlar deli desin … Önemli değil. Okudum ; kızım da bir yazısında ifade etmiş.Bereket; başkaları için yapılan yakarılardan dolayı daha çok gelir. Rabbin bereketine ve lütfuna güvenelim, her daim. Önemli olan yüreğe seslenmek ve de içten !… Ama; Yüce Rabbim yakarılarımızı ne zaman kabul eder, bilemem. İstemlerimiz dışında da bir şey olursa; sakın ki; Rab’be sırtımızı dönmeyelim. Bugün bir yazımda da ilettim. Tanrı; bazen bizimle konuşmayabilir ya da istemimizi kabul etmeyebilir. Zira; O’nun tasarısını; biz, bilemeyiz. Her daim O’na güvenelim. Dediğin gibiyse; arkadaşının ve senin yardımınız da çok önemli ! Her şeyden önce Rab’de sakinliği dileyin ve ona göre davranın. Dualarım, sizinle !… Her Şeye Gücü Yeten Rabbim sizinle olsun.Sizleri Rab’de tanımaktan dolayı çok sevinçliyim. Bir şeyi de söylemek istiyorum; sayın aylin ! Arkadaşınızın babasıyla da özel ilgilenmek gerekir. Neden intihar girişimi ? Bu da önemli ! Zira; insan psikolojisi yabana atılmaz. Tanrı; sadece yakarışlarımıızı değil; davranşlarımıza da tanık …. O kişiye yaklaşım ve sorunları….evet, konuşmak ve anlamak ! Bunlar Rab’bin sabrıyla yapılacak şeyler. Eğer uzun yazıp sizi üzdüysem ; özür dilerim. Rab, izin verseydi de orada olabilseydim….


    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

    #29776
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Fırat Abi, söyledikleriniz çok doğru dua konusunda. Çok uzağa gitmeye gerek yok tam 1 yıldır başka bir iş için dua ediyorum. Yok, olmuyor… Hani bir laf vardır nereye elimi atsam kuruyor diye. Tam oldu derken bir aksilik çıkıyor. Çok şükür ki artık duamla ilgili istediğimi alamazsam asilik yapmayacak kadar olgunlaştım Rabde. Mutlaka vardır bir bildiği güzel Rabbimin, mutlaka çok daha iyi şeyler planlıyordur ve zamanı vardır diyorum kendi kendime. Ve şu anki işim için şükrediyorum, her ne kadar sıkıntılı olsam da. Arkadaşımın babasını da ben tanımıyorum, İzmir’in bir ilçesinde yaşıyor, çok iyi niyetli biriymiş. Ve her yıl hasat zamanı mutlaka bunu dolandırırlarmış. Ama öyle az buz bir para değil, milyarları gidermiş. Şu an anlatmıyormuş kimseye ama arkadaşım çok büyük para kaptırdığını düşünüyor. Çünkü normal zamanda, hayata bağlı, neşeli, ümitli vs. bir adammış.O bu noktaya geldiyse çok ciddi şeyler var ama anlatmıyor diyor arkadaşım. Anlayacağınız oldukça zor durumdalar. Rab yardımcıları olsun… Esenlikler dilerim…

    #29784
    Anonim
    Pasif

    Evet sayın aylin ! Parasal sıkıntılar; hele de hiçlik içinde yaşayan insanları çarçabuk vuruyor… Maddiyatı iyiyken; insanlar, dünyasl yaşamı sanki sonsuz bir yaşam gibi görüyorlar. Sıkıntılar içindeyken de; çözümü intihar etme de buluyorlar. Bunun kaynağında diri ve her şeye egemen olan Tanrı’yı tanımamak ve bilmemek var. Sorarsanız, Yaradan’a inanıyoruz; diyorlar. Peki hangi Yaradan ? Bizleri teselli eden, sıkıntılarımızda yardımcı Kutsal Ruh’u tanımayanlar için; çözüm intihar oluyor ki, böyle bir olguda da Tanrı’ya karşı geldiklerinin farkında olmadan sonsuz ölüme gidiyorlar.Arkadaşınızın babasının yüreğinde Rab’bin olması ve maddi sıkıntıdan kurtulması için dua edeceğiz.

    Sayın aylin, sizin içinde dua edeceğiz.Eğer sıkılmazsanız size bir anekdot anlatayım: Aile olarak çok rahattık. Türkiye koşulları içinde rahat ve erinçli yaşıyorduk. Birden maddi sıkıntılara düştük. Evime bir kaç defa haciz geldi. Ama asla 6 yıl boyunca Tanrı’dan umudumu kesmedim ve de şükretmeye devam ettim.Zira; maddi zorluklar karşısında insan sadece kendisi zarar görmüyor; aile de paramparça oluyor. Şimdi Rab’de iyiyiz. Kardeşlerimin de hem dua olarak hem de maddi olarak ( dünyasal boyutlarda büyük olmasa da ) gördük. Eşim imanlı değildi. O, bile yapılan propagandalar karşısında etkilenmişti. İnanlı olmak yürekle bağlantılı, para ile değil. Dünyasal kişilerin gerçek dost olmadığını; o zaman kavradı. Tanrı’nın tasarısını; insanların bilmesinin olanağı yoktur. Her şeyden önce; Kutsal Kitap’ta çok güzel bir örnek var: ” Eyüp ” bölümü. Okuyanların bir daha okumayanların da okuması istemiyle … Önemli olan ; satır araların okuyarak anlamak.

    RAB, doğruluğumuzdur.


    #29785
    Anonim
    Pasif

    Kesinlikle doğru söylüyorsunuz Fırat Abi, ben iman ettiğim zaman da benim babam iflas etmişti. Evde sadece şehriye çorbası pişerdi, yiyecek başka birşey bulamazdık. Üstelik babam da çok kötü bunalıma girmişti. İntiharın da ötesinde sürekli bana ve kardeşime evden gidin diyordu. Nedenini tahmin edemezsiniz. Bazen geceleri aklım gidiyor önce sizi öldürüp sonra kendimi öldüreyim diye düşünüyorum diyordu. Üstelik evde her gün kavga, gürültü, anneme dayak… Neler neler. İşte böyle bir ortmda buldum Rabbimi ve şükürler olsun ki hayata tutundum. Üstelik daha önce anlatmıştım ama yinelemek istiyorum. Babamdan nefret ederken onu sevebilmeyi ve onu affetmeyi öğretti Rab bana. Ve bir gün babamın kanlı bıçaklı olduğu eski bir dostu yardım etti ve biz sokakta kalmaktan ve dağılmaktan kurtulduk. Bu Rabbin işiydi… Sonuçta bizim evimizde Rabbin sözüne inanan bir kişi vardı; BEN… Ve Rab benim bu kadar acıyı kaldıramayacağımı ( hele ki yeni iman etmişken ) çok iyi biliyordu ve izin vermedi. Şimdi her gün şükrediyorum o kabus günleri geçti diye. Hamdolsun kendine tutunanı asla bırakmıyor. Ama malesef insanlar Rabbin açık çağrısına ve sözüne yüreklerini kapatıyorlar. Oysa ki O’nda olmak ne güzel…
    Bir de şunu eklemek istiyorum, paylaşımlarınızdan asla sıkılmıyorum ve sizi tanıdığım için Rabbime teşekkür ediyorum. Siz bana çok teşvik oluyorsunuz ve Rab kesinlikle sizi kullanıyor burada. O nedenle ne kadar uzun yazarsanız yazın , ben sizin paylaşımlarınızı takip etmekten son derece memnunum. Rab sizi ve ailenizi berketlesin…

    #29788
    Anonim
    Pasif

    Rabde degerli Kardeslerim, Yazdiklariniza katiliyorum, sadece bir acilim yapmak istiyorum.

    Rab butun ettigimiz dualara cevap verir, Ama Bazen Tanri Bu duaya HAYIR diye cevap verir,

    Ornegin ben bir konu icin dua ediyorum, ama Tanrinin onu gerceklestirmedigini gordugumde, anliyorumki Benim icin en iyi seyi vermek isteyen Tanrim Bu istegime, `Hayir Orhan bu istegin senin icin uygun degil` Diyor, Ben dusunuyorumki Tanri acaba Duymadimi? Oysa Tanri Daha agzimizdan cikmadan her istegini bilen bir Tanrimiz var, Duydu ama Sadece Hayir dedi.

    Ornek Pavlus bedenindeki Diken icin 3 defa dua ettigini ama tanrinin almadigini goruyoruz, Tanri Pavlusun duasini duydu, Ama HAYIR PAVLUS O DIKEN SENDE KALSINKI gururlanma dedi, Yani Tanri dualarimizin hepsine yanit veriyor, veya bu istegimize Tamam bu istegini yapacagim ama 3 yil sonra, 5 ay sonra v.s. diyebiliyor.

    #29906
    Anonim
    Pasif

    Kutsal Kitap’ta; bazı Tanrı’ya itaatker kişilerin de yaşamlarına son vermek istediklerini görüyoruz:

    Eyüp: Yaşadığı ilk dönemlerinde yaşamın tek sahibinin Tanrı olduğunu anlamıştı. ” RAB verdi, RAB aldı. ” ( Eyüp 1:21 )Ama denenmeler arttıkça; Tanrı’nın kendisini mezarda saklamasını ister olmuştu ( Eyüp 14:13 ).

    İlyas: gerçekten Tanrı’nın iyi ve sadık bir hizmetçisiydi. Ama, yaşamında bazen çok zor şeylerle karşılaştı ve Tanrı’dan canını almasını i,stedi ( 1. Kr. 19:4 ). Tanrı, İlyas’ın yapmasını istediği çok şeyi olduğunu gösterdi.

    Yunus: Tanrı’dan ölümünü istiyordu. Çünkü kendi düşüncesine göre; ölmesi yaşamasından daha hayırlıydı ( Yunus 4:3, 8 ). Yunus’un istemi yersizdi ve Tanrı’nın Yunus’a yanıtı, Ninova halkını ne kadar çok sevdiğini anımsatması şeklinde oldu.

    Elçi Pavlus’un mektuplarından öğrendiğimiz gibi inanlılar kendi vücutlarını küçük düşürücü davranışlarda bulunamazlar. Çünkü vücut Tanrı’nın Kutsal Ruh’unun bulunduğu bir mekandır. Tanrı’nın Ruh’u olan yer kutsal bir yerdir. Bedenimiz kendimize ait değil, Tanrı’nın elinde ve O’nun Kutsal Ruh’unun denetimindedir ve Rab’bimiz Mesih İsa’nın tapınağıdır. Bu durumda bedenimiz üzerinde bizim hakimiyetimiz değil, Mesih İsa’nın hakimiyeti vardır. Mesih İsa’nın kanı sayesinde bir bedel karşılığı satın alındık



    #32798
    Anonim
    Pasif

    Hayatımda birçok zorlukla karşılaştım şimdiye dek. Öyle ki altından kalkamadığım konular karşısında intiharı bile düşünmeye başladığım zamanlar oldu… Ama bir gün kendime sormaya başladım, sorulara bir son vermeye başladım. Aslında, gerçekte hiç birşey yoktu. Hepsi kendi gözümde büyüttüğüm basit şeylerdi, ve o günden sonra dua etmeye başladım. Kendimi pek dindar biri olarak nitelendirmezdim… Ama İsa benim hayatımı yoluna koymam için yardım etti. Bunun nasıl olduğunu bilmiyorum, ama O benim kendime güvenmemi sağladı. Kendimi yalnız olduğum duygusundan soyutladı ve bu dünyada gerçeğin ne oldugunu gösterdi bana. Ben kendimi gerçekten şanslı hissediyorum, çünkü O bana cevap verdi. O benim kapımı çalmıştı ve ben bunu farkedip Ona kapıyı açtım. O herkesin kapısını çalıyor. En umursamaz kişilere bile kucak açıyor. Önemli olan O’nu görebilmek ve kapıyı O’na açabilmek… Ondan sonra O size yardım edecektir. Umutsuzluk beyhudedir… önemli olan, şu ana bakabilmektir… İsa Mesih imanlılarına tek söylemek istediğim budur.

    #32794
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Deniz Kuçin,

    Bu güzel mesajınız için teşekkür ederim. Cesaret verici bir mesaj. Aslında sizin de dediğiniz gibi yaşamlarımızda öyle şükredecek şeyler varken, dikkatimizi, düşüncelerimizi olumsuz bir noktaya odaklayarak, Tanrı’nın bizler için vermiş olduğu güzellikleri göremiyoruz zaman zaman. Bunun, kendimizi bizden daha iyi durumda olanlarla kıyaslamamızdan kaynaklandığını düşünüyorum. Oysa bizim yerimizde olmak isteyen öyle çok insan var ki….

    Kutsal Kitap bizlere, Her durumda şükretmemizi söylemektedir. Kendi sorunlarımıza, kendi eksikliklerimize odaklanacağımıza, etrafımızdaki acınacak pek çok insanı görüp onlar için bir şeyler yapıp dua etmemiz, Rab’bi hoşnut edecek ve bereketlerinin üzerimize dökülmesini sağlayacaktır. İsa Mesih bizleri seviyor, tüm gereksinimlerimizi görüyor ve yardım etmek istiyor. Şeytan’ın bizleri umutsuzluğa sürükleyen fısıltılarına ve yalanlarına kulak verirsek, sevincimiz ve esenliğimiz yok olur, ruhsal bunalımlara gireriz ve Tanrı’ya olan güvenimizi kaybederek intihara teşebbüs etmeye bile kalkışabiliriz. Şeytan’ın istediği de budur.

    Ama İsa Mesih yaşam veriyor, esenlik veriyor, umut veriyor, korkuları, kaygıları, karamsarlıkları dağıtıyor. Sorun ve sıkıntılarda İsa Mesih’e gelin, O yardım elini uzatır. O’nda en karanlık ve umutsuz görünen durumlarınıza her zaman bir çözüm vardır.

    ‘Rab’be güven bütün yüreğinle, kendi aklına bel bağlama. Yaptığın her işte Rab’bi an, O senin yolunu düze çıkarır’ (Süleyman’ın Özdeyişleri 2:5-6).

    Sevgilerimle

    #32819
    Anonim
    Pasif

    Degerli kardşim, İntihar konusu hakkında yazdıkların doğru tanrıdan uzaklaşmanın en belirgin işareti olsa gerek, ama benim içinse tam tersi diyebilirim. Ben yakında forumda nasıl hristiyan olduğumu paylaşacağım, yazımla bu konuya değineceğim. ben Rabbimi intiharımda buldum…( aman lütfen kimse denemesin ben şanslıydım…)
    rabbe şükürler olsun..

    #35896
    Anonim
    Pasif


    İntihar eden insanlar cenneti göremeyeceklerdir. Umutsuzluk sonucunda insan intihar eder. Tanrı’ya güvenip umutsuz durumlarında ona sığınsalardı, ölmek ve cehenneme gitmek yerine, Tanrı’nın kurtarışını görecekler ve huzura kavuşacaklardı. Şeytanın tuzaklarından biri de insanları umutsuzluga sürüklemesidir.

    #35946
    Anonim
    Pasif

    Sayın arkadaşlar;

    Ben dört gün önce intihara kalkıştım. Kız arkadaşım beni uzun bir apartmanın terasından zor indirdi.O dakikalar aklıma tanrı cennet cehennem ,yargı gibi dini meseleler de gelmedi. Sadece öze kıyımı gercekleştirmek istedim.Aldatılmanın verdiği acıdan başka ….

    umutsuzluk diye bir şey yok diyorsunuz. Halbuki dünya o kadar adaletsiz ve kirli şeylerle dolu ki!

    Bunun dışında yaşam şeklimizi belirlediğimiz gibi ölüm şeklimizi de belirleyemez miyiz ?

    paylaşmak istedim

    Saygılarımla

    #35950
    Anonim
    Pasif

    Dilbera-Dersimi kardeşim… en önce kötü bir şeyden kaçınılmış olduğundan Tanrı’ya şükürler olsun diyelim. Bu bir… bir de şu var ki her zaman aklında bulundurman gerekir: intihar teşebbüsü her zaman ümitsizlikten değildir. Bazen cezalandırma arzusundan da olabilir. Sen bu yaptığınla kız arkadaşını hayatı boyu suçluluk duygusunda süründürmeye yeltelendin. Bu gibi hareketler hep affedememe, cezalandırma, nefret, kin gibi şeylerle ilgilidir. Ruhun altüst bir durumda olduğunun belirtileridir hep. Ondandır ki bu tür durumda ‘göçenlerin’ ‘göçtükten’ sonra da huzur bulamayacakları söylenir. Doğrudur da. Bu hayattan huzursuzlukla çıkanın devamı ne olabilir ki? … Huzursuzluğun devamı huzursuzluktur.

    Bu hayattan çıkış sıfıra indirgeniş değildir kesinlikle ve her intiharı aklında dolaştıranın bunu çok iyi düşünmesi gerekir. İnsanın kurtuluşu ararken, firar etmeye çalıştığı sancıdan daha korkunç bir sancıya düşmesi ihtimalini her zaman aklında bulundurması gerekir.

    Biliyorum, söylemesi kolaydır ama… kız arkadaşın seni aldatmışsa… bırak, terket gitsin. Yanımızda kalacak olan istediğinden kalsın. Zorla başarılabilecek bir şey yoktur bu hayatta. Bu zorlama mantığını kesinkes koparıp atmamız gerekiyor, acilen hem, hayatımızdan. Hayatımızı zindan eden, kemiren bir hastalık bu. Hayattaki her esaslı şey Tanrı armağanıdır, bizim kendi nefsi çabalarımızla elde ettiğimiz bir şey değil.

    Selamet diliyorum… en derin olanından…

    #35955
    Anonim
    Pasif

    Kötü kavramı bireyin içinde bulunduğu yada hissettiklerine göre değişiyor bir yerde. Ölümden sonra herhangi bir huzursuzluk hissedeceğimi düşünmüyor ve ihtimal vermiyorum.Soluk almak için neden(ler) gerekir.

    Neden yoksa yaşamın amacı nedir ?

    Siz neden yaşamaya devam ediyorssunuz ? Ölümden sonra harika bir dünya var ise ölen arkadaşlarınız yada dindaşlarınız için neden üzülüyorsunuz ?

    Yiyoruz,içiyoruz,gülüyoruz,eğleniyoruz,ağlıyoruz ,tüm zihinselve fiziksel süreçleri yaşarken yaşlanıyoruz.

    Ölüm kaçınılmazdır.

    Kişisel olmazsa SİZ neden yaşıyorsunuz ?

    Saygılarımla

15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 19)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.