• Dieses Thema hat 4 Teilnehmer und 5 Antworten.
Ansicht von 6 Beiträgen - 1 bis 6 (von insgesamt 6)
  • Autor
    Beiträge
  • #27392
    Anonym
    Inaktiv

    ‚Ben size diyorum ki, her kim bir kadına onu arzu ederek bakarsa yüreğinde onunla zina etmiş sayılır‘ maddesi çok ağır değil mi?
    „Sizden borç isteyeni geri çevirmeyin“ maddesi günümüzde uygulanmaya hiç müsait değil ama :)
    „ardımdan gel; bırak ölüler kendi ölülerini gömsün“
    maddesini ben anlayamadım :(
    „size doğrusunu söyleyeyim kadınlardan doğanlar arasında Yahya’dan üstünü çıkmamıştır, bununla birlikte tanrının egemenliğinde en küçük olanı ondan üstündür“
    sevgili üyeler bunu da anlayamadım. kutsal sözleri insanlar imanları ölçüsünde anlıyorlar işte. ben derinlik kazanana kadar herkes gibi sendeleyeceğim sanırım :)
    ve anlamadığım bir cümle daha;
    „ey baba! göğün ve yerin rabbi, bunları bilge ve akıllı kişilerden saklayıp en küçük kişilere açıkladığın için seviniyorum“
    ve İsa cinlileri iyileştirirken insanlar onun Beezebuldan yardım aldığını iddia ettiler. o da şu karşılığı verdi;
    „kendi içinde bölünen bir ülkenin yıkılması kaçınılmazdır; ve kendi içinde bölünen hiç bir kent ya da hiç bir ev ayakta kalamaz. eğer şeytan şeytanı kovarsa kendi içinde bölünmüş demektir; o halde egemenliği nasıl ayakta kalabilir? eğer ben cinleri Beezebulun yardımıyla çıkarıyorsam, sizin adamlarınız onları kimin yardımıyla çıkarmaktadır?“ burada İsa’nın cinleri apaçık Tanrı’nın iradesiyle kovduğu görülüyor. fakat ben bir konu açmıştım. başımdan geçen bir takım olgularda, İslami dualarla doğaüstü durumlara rastladığımı belirtmiştim. bir arkadaşımız İslamdaki duaların cinleri cinlerle uzaklaştırdığına dair bir yorum yapmıştı. fakat İslam o şekilde uzaklaştırsaydı şeytan yine kendi içinde bölünmüş olurdu. İsa’nınkini kabul ediyoruz da Muhammedinkini niçin kabul etmiyoruz. kişiler mekan ve zaman farklı ama olay resmen tekerrür etmiş.
    „kötü kişilerken nasıl iyi şeyler söyleyebilirsiniz ki? çünkü ağızdan çıkan yürekten taşandır“ demiş Mesih İsa. fakat Hz. Muhammed de iyi şeyler söyledi. yani söylediği iyi şeyler azımsanmayacak kadar fazlaydı. Mesih İsa müritlerine „kıt imanlılar“ diye hitab ediyor. ama İncil’de karşılaştığım ilk emir „öfkelenmeyeceksin“ oysa bu hitab pek sevgi dolu değil. öfkeyle söylenmiş gibi. öfkeyle söylenmediyse bile hoş bir hitap şekli değil. ama ağızdan çıkan yürekten taşandır. Mesih İsa’nın bu hitabı mazur görülürken Hz.Muhammed’inki de mazur görülmeli, bence.

    Mesih İsa’nın binlerce kişiyi defalarca mucizevi şekilde doyurduğuna dair kanıtlarda sürekli „kadınlar ve çocukları saymazsak“ ifadesine rastlıyoruz. kadınlar ve çocuklar sayılmıyor ama niçin?
    İsa „benim misyonum sadece İsrail devletinin kaybolmuş koyunlarıyla sınırlıdır“ diyor. ama bu öğreti tüm insanlar için gönderildi dememiş miydiniz?
    arkadaşlar İncil’i okumaya, Mesih’i takip etmeye devam edeceğim. ama bu soruların cevap bulması lazım aklımda. internetteki yorumlara bakmak istemedim. çünkü her inanç üzerinden farklı propagandalar yapmak için ya da bir takım kişilere, kuruluşlara hizmet etmek için yapılan samimyetsiz yorumlar beni sıkıyor gerçekten. bu yüzden sizinle paylaşmak istedim. bana yardımcı olursanız tekrar sevinirim.
    ve bence ( şu an böyle düşünüyorum) Hz.Muhammed bir peygamber ama şartları kadınları zorlayan bir öğretinin müjdeleyicisi. ben O’nu inkar ettiğimden değil sadece daha çok gönül verebileceğim bir yol olduğu için Mesih’inkini izlemeye karar verdim. doğruya yaklaşmam için aklımda soru işareti kalmamalı. konuya hakim olan arkadaşlardan yardım bekliyorum.

    Sevgiler.

    #36300
    Anonym
    Inaktiv

    Merhaba Closer.

    Sorularına elimden geldiğince cevap vermeye çalışacağım.

    1) Ama ben size diyorum ki, bir kadına şehvetle bakan her adam, zaten yüreğinde o kadınla zina etmiştir. (Matta 5:27)

    “Zor değil mi?” olayını ben pek anlayamadım. Tanrı KUTSAL olmamızı istiyor. Kutsal olmadan HİÇKİMSE Rabbi göremeyecek diyor. Bence Matta 5:27 ayeti tam yerine oturmuş, ve bütün kalbimle AMİN diyorum.

    2) Sizden bir şey dileyene verin, sizden ödünç isteyeni geri çevirmeyin. (Matta 5:42)

    İsa Mesih başka bir yerde zeki olmamızı öğütlüyor. İncil okuduysan fark etmişsindir. Yani “her isteyene borç ver“ demek değil bu ayet.

    3) İsa ona şöyle dedi: «Ölüleri bırak, kendi ölülerini kendileri gömsünler. Sen gidip, Tanrı’nın Egemenliğini duyur.» (Luka 9:60)

    58. ayetten okumaya başlarsan konuyu daha iyi anlayacaksın. İsa Mesih dünyasal işlerle uğraşmamızı istemiyor. O adamın babasını gömecek bir sürü insan vardı zaten.

    4) Size doğrusunu söyleyeyim, kadından doğanlar arasında, Vaftizci Yahya’dan daha üstün olanı ortaya çıkmamıştır. Bununla birlikte, Göklerin Egemenliğinde en küçük olan, ondan üstündür. (Matta 11:11)

    Bu ayeti anlaman için Eski Antlaşmayı birazda olsa bilmen gerekiyor. Vaftizci Yahya Yeni antlaşmadan önce olan bir peygamberdi. Yeni Antlaşma İsa’nın son akşam yemeğiyle devreye girdi.

    5) «Baba, göğün ve yerin Rabbi! Bu gerçekleri bilge ve akıllı kişilerden gizleyip küçük çocuklara açtığın için sana şükrederim. (Luka 10:21)

    Gördüğün gibi, ayeti yanlış yazdın. İsa Mesih başka bir yerde der ki, “Çocuklar gibi olmazsanız Göklerin Egemenliğine asla giremezsiniz”. Burada demek istediği, çocuklar gibi saf ve kendisine değil Baba’ya güvenen. Bilge ve akıllı kişi kendi zekasına güvenir.

    6) Ama içlerinden bazıları, «Cinleri, cinlerin reisi Beelzebub’un gücüyle kovuyor» dediler. (Luka 11:15)

    Evet, İsa hakkında öyle düşünüyorlardı maalesef. Ancak İncili okuduğunda şu ayetlere dikkat et.
    Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar büyük mucizeler ve harikalar yaratacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse, seçilmiş olanları bile saptıracaklar. (Matta 24:24) İsa Mesih son günlerden bahsediyor. Ve bir ayet daha:
    O, her türlü mucizede, yanıltıcı belirtilerle harikalarda ve mahvolanları aldatan her türlü kötülükte sergilenen Şeytan’ın etkinliğiyle gelecek. Mahvolanlar, gerçeği sevmeye ve böylece kurtulmaya yanaşmadıklarından mahvoluyorlar. (2.Selanikliler 2:9)

    Demek ki neymiş? Şeytanda son günlerde mucizeler yapabilecekmiş ve yapmaya devam ediyor.
    Muhammedin mucizesini kabul etmiyoruz, çünkü YOKTUR. Bak sana bir ayet: Nitekim „Ona Rabbinden mucizeler indirilse ya!“ dediler. De ki: „O mucizeler hep Allah’ın katındadır.Ben ise sadece açık bir uyancıyım.“ (Kuran – Ankebut 50)

    7) Ayeti tam okuman gerekiyordu. Ayet şöyle der: Ama ben size diyorum ki, kardeşine karşı öfkelenen her kişi yargılanmayı hak edecek. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul’un yargısını hak edecek. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecek. (Matta 5:22)
    İsa burada kardeşini aşağılamaktan söz ediyor.
    Başka bir ayette ise Elçi Pavlus şöyle diyor: Öfkelenin, ama günah işlemeyin. Öfkenizin üzerine güneş batmasın. (Efesliler 4:26)
    İsa’nın bahsettiği konu günah işleme konusuydu, kesinlikle öfkelenmeyin diye bir şey yok. Günah işlemeyin var.

    8) Yemek yiyenlerin sayısı, kadın ve çocuklar hariç, yaklaşık beş bin erkekti. (Matta 14:21)
    Aile reisi erkek olduğu için, kaç ailenin yemek yediğini belirtmek için öyle yazılmıştır.

    9) İsa, «Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim» diye cevap verdi. (Matta 15:24)
    Yine senin ayetin yanlış yazıldı. Devletine değil, halkına. O hikayenin tümünü oku, İsa kadının kızını iyileştiriyor. İsa kadının imanını görmek ve yanındaki insanlara göstermek için öyle demiştir.

    Araştır, ama önyargısız araştır. Gerçeği bulacaksın.

    Sevgiler. hrturk

    #36313
    Anonym
    Inaktiv

    @closer 21121 wrote:

    „ben size diyorum ki, her kim bir kadına onu arzu ederek bakarsa yüreğinde onunla zina etmiş sayılır“
    maddesi çok ağır değil mi?

    İnsan gücüyle yapılamaz tabii ki, ağırdır ama Rab ile her şey ümkündür. Onu kabul ettiğinizde yüreğiniz de düşünceleriniz de değiştirilecek ve işte o zaman bu ağır dediğiniz şeylere, kendiliğinizden, hiç zorlanmadan hayır diyebileceksiniz.

    @closer 21121 wrote:

    „sizden borç isteyeni geri çevirmeyin“
    maddesi günümüzde uygulanmaya hiç müsait değil ama :)

    [
    COLOR=“blue“]Bu günlerle o günlerin farkı nedir?[/COLOR]

    @closer 21121 wrote:

    „ardımdan gel; bırak ölüler kendi ölülerini gömsün“
    maddesini ben anlayamadım :(

    O bölümü baştan okursanız anlyacaksınız eminim. Rab bir kişiyi çağırıyor, ardımdan gel diyor.Bu kişi ise “ önce babamı gömeyim“ diyor. Rab verdiğin cevapla şunu söylüyor, şimdi çağrıldın, yaşama çağrıldın, büyük lütuftan pay almaya çağrıldın, ölü olan bu yaşamından, bu dünyadan çıkarılmaya çağrıldın Bu nedenle ölü olan herşeyi bırak, sana yaşam verenin arından gel, baban zaten öldü, yapılacak birşey yok, hala bu dünyada yaşayan, ruhsal anlamda ölü olanlar ölünü gömecektir.

    @closer 21121 wrote:

    „size doğrusunu söyleyeyim kadınlardan doğanlar arasında Yahya’dan üstünü çıkmamıştır, bununla birlikte tanrının egemenliğinde en küçük olanı ondan üstündür“

    Yakup çağrı getiren son peygamberdi, ve onun görevi Tanrı’nın gelişini insanlara duyurmak, uyarmak,Tanrı’nın egemenliğinin gelişini duyurmak ve tövbeye çağırmaktı. Yahya , Mesih’i gördüğünde, „İşte benden üstün olan dediğim , günahları ortadan kaldıracak olan Tanrı kuzusu, ben onun çarıklarının bağını çözmeye bile layık değilim“ demiştir. Mesih’e iman eden artık bu egemenliğin içindedir ve mirasçıdır. Lütufla buna sahip olmuştur ama Mesih’den önce bu ayrıcalık kimseye verilmemişti. Ama Mesih öldüğünde ölüler diyarına gidip müjdeyi kendinden öncekilere de duyurdu, ve Mesih<2in diriliş gününde biliyoruz ki birçok kutsal kişi de dirildi.Önce ki pegamberler ve Rabbe sadık kalan kutsallardı.

    @closer 21121 wrote:

    sevgili üyeler bunu da anlayamadım. kutsal sözleri insanlar imanları ölçüsünde anlıyorlar işte. ben derinlik kazanana kadar herkes gibi sendeleyeceğim sanırım :)
    ve anlamadığım bir cümle daha;
    „ey baba! göğün ve yerin rabbi, bunları bilge ve akıllı kişilerden saklayıp en küçük kişilere açıkladığın için seviniyorum“
    ve İsa cinlileri iyileştirirken insanlar onun Beezebuldan yardım aldığını iddia ettiler. o da şu karşılığı verdi;
    „kendi içinde bölünen bir ülkenin yıkılması kaçınılmazdır; ve kendi içinde bölünen hiç bir kent ya da hiç bir ev ayakta kalamaz. eğer şeytan şeytanı kovarsa kendi içinde bölünmüş demektir; o halde egemenliği nasıl ayakta kalabilir? eğer ben cinleri Beezebulun yardımıyla çıkarıyorsam, sizin adamlarınız onları kimin yardımıyla çıkarmaktadır?“ burada İsa’nın cinleri apaçık Tanrı’nın iradesiyle kovduğu görülüyor. fakat ben bir konu açmıştım. başımdan geçen bir takım olgularda, İslami dualarla doğaüstü durumlara rastladığımı belirtmiştim. bir arkadaşımız İslamdaki duaların cinleri cinlerle uzaklaştırdığına dair bir yorum yapmıştı. fakat İslam o şekilde uzaklaştırsaydı şeytan yine kendi içinde bölünmüş olurdu. İsa’nınkini kabul ediyoruz da Muhammedinkini niçin kabul etmiyoruz. kişiler mekan ve zaman farklı ama olay resmen tekerrür etmiş.

    Sizin tecrübe ettiğim dediğiniz, doğaüstü şeyleri okuduğumda bana pek doğaüstü bir olay gibi gelmedi. Bazen insanlar çok basit bir tesadüfi olaya büyük anlamlar yükleyebiliyor. Rab’bin dediği söz doğrudur, hiç kimse cinleri cinlerin gücüyle kovamaz. Yalnızca Rab’bin adıyla kovar. Ama mucizelere gelince, cinle mucize yapabilir. Cinlerden yardım isterseniz, onların elindesiniz demektir ve mucizlerini de görürsünüz. Muhammed’in cinleri kovduğu bir olay hiç olmamıştır. Tam tersine cinlere tutulan kendisi idi. Hadislerde bunu görüyoruz ve bundan kurtulmak için kocakarı ilaçlarına ve büyüleine başvurduğunu da biliyoruz.

    @closer 21121 wrote:

    „kötü kişilerken nasıl iyi şeyler söyleyebilirsiniz ki? çünkü ağızdan çıkan yürekten taşandır“ demiş Mesih İsa. fakat Hz. Muhammed de iyi şeyler söyledi. yani söylediği iyi şeyler azımsanmayacak kadar fazlaydı. Mesih İsa müritlerine „kıt imanlılar“ diye hitab ediyor. ama İncil’de karşılaştığım ilk emir „öfkelenmeyeceksin“ oysa bu hitab pek sevgi dolu değil. öfkeyle söylenmiş gibi. öfkeyle söylenmediyse bile hoş bir hitap şekli değil. ama ağızdan çıkan yürekten taşandır. Mesih İsa’nın bu hitabı mazur görülürken Hz.Muhammed’inki de mazur görülmeli, bence.

    İncilde öfkenin üzerine güneş batmasın denir. Öfke doğal bir reaksiyondur ama bunu barındırma denir. Ve Rab adil ve tamamen kutsaldır ve öfkelendiyse tamamen haklıdır, bu nedenle kimse ona öfkelenmemeli deme hakkına sahip değidir. Ayrıca Rab kralımız, efendimizdir ve onun hükümleri yetkindir ve her zaman doğru olanı söyler. Kıt imanlı oldukları için öyle demiştir, ferisilere ikiyüzlüler dediği zaman da haklıdır, çünkü O Rabdir ve herşeyi bilir, ve çok adil ve çok kutsaldır. Vardığı hükümlerde de tamamen haklıdır, sevgisiz gözükse bile. Rab Doğru olan olduğu için cehennem de vardır, diğer türlü herkes cennette olurdu. Diğer konuya gelirsek, bozuk saat bile günde iki kere doğru zamanı gösterir, ama bu onun sağlam olduğunu göstermez. Muhammed’din durumu budur. Temele bakmalısınız. Temelde sadece bencillik, nefret, üstün gelme gayreti, kendine menfaatten başka bir şey göremezsiniz. Arada bir ya da iki kere güzel söz söylemesi hiçbir şeyi değiştirmiyor, nitekim ugulanması gereken hükümler o sözleri yok sayıyor. Şeytan da ışık meleği idi, ve şeytan ve onun tarafında olan melekleri ışık meleği gibi görünür ama gerçek çok ama çok farklıdır. Görünüşe aldanmamalı. Önemli olan meyvedir, meyve de uygulama, öğreti, temel esaslardır. Herşeyi böyle ayırt ederiz.

    @closer 21121 wrote:

    Mesih İsa’nın binlerce kişiyi defalarca mucizevi şekilde doyurduğuna dair kanıtlarda sürekli „kadınlar ve çocukları saymazsak“ ifadesine rastlıyoruz. kadınlar ve çocuklar sayılmıyor ama niçin?

    Sayılsa ne olurdu. Ama burda asıl dikkat çekilmek istenen şey kaç ailenin doyduğudur, erkekleri sayısı bile bu kadardır, tamamının ne kadar çok olduğunu siz düşünün artık.

    @closer 21121 wrote:

    İsa „benim misyonum sadece İsrail devletinin kaybolmuş koyunlarıyla sınırlıdır“ diyor. ama bu öğreti tüm insanlar için gönderildi dememiş miydiniz?

    İsa yine başka bir yerde, “ bu ağıldan olmayan başka koyunlarım da var, onları da kurtarmalıyım, hepsi bir sürü olacak“ demiştir. İsa bu dünyada yaşarken evet ilk önce kendi ağılına geldi ve kendi halkına müjdeyi duyurdu. Ama çok defa başka halklardan olanlara da şifa verdi. Romalılara, samiriyelilere. Ve hepsinde şunu gördü, iman. İman eden kimseyi reddetmedi. Mesih’in ölümü ve dirilişiyle lütuf çağı herkes için başladı, bu nedenle mesih çarmıha gerilmeden önce başka ağıldan koyunlarım da var dedi ve hepsi bir sürü olacak dedi, göğe çıkmadan önce de öğrencilere müjdeyi her yere, herkese duyurmalarını emretti. Yani kısacası Mesih sadece Yahudiler için gelmedi, evet ilk başta onların arasına geldi ama o zaman bile tüm dünyanın günahlarını ortadan kaldıracak kuzu olduğu bildirilmişti Yahya tarafından , hem de kendisi yalnızca burda değil ama başka ağıllardan da koyunları olduğunu ve onların çobanı olduğunu bildirmişti.

    @closer 21121 wrote:

    arkadaşlar İncil’i okumaya, Mesih’i takip etmeye devam edeceğim. ama bu soruların cevap bulması lazım aklımda. internetteki yorumlara bakmak istemedim. çünkü her inanç üzerinden farklı propagandalar yapmak için ya da bir takım kişilere, kuruluşlara hizmet etmek için yapılan samimyetsiz yorumlar beni sıkıyor gerçekten. bu yüzden sizinle paylaşmak istedim. bana yardımcı olursanız tekrar sevinirim.
    ve bence ( şu an böyle düşünüyorum) Hz.Muhammed bir peygamber ama şartları kadınları zorlayan bir öğretinin müjdeleyicisi. ben O’nu inkar ettiğimden değil sadece daha çok gönül verebileceğim bir yol olduğu için Mesih’inkini izlemeye karar verdim. doğruya yaklaşmam için aklımda soru işareti kalmamalı. konuya hakim olan arkadaşlardan yardım bekliyorum.

    sevgiler.

    Sayın Closer, incili okumaya devam edin, cevapları zaten kendiliinizden, Rab’bin yardımıyla bulacaksınız ve anlamanız da Rab’bin sayesinde olacaktır. Gerçeği yüreğiniz bilecek. Esenlikler.

    #36315
    Anonym
    Inaktiv

    sevgili tuba ,
    „ben isteyen herkese borç vereceğim“ nasıl derim? etraf fırsatçı kaynarken.. hem o günü bilmiyorum nasıldı sadece bugünü biliyorum bu yüzden bugüne uygunluğunu sorguladım. bu arada bendeki İncil’de bu yazdıklarınız da tam yok. acaba benimki alıntılardan falan mı oluşuyor bunu bir öğreneyim önce. bir de öfkelenmeyeceksin maddesi çok açık bir şekilde yazılı. tekrar baktım öyle. barındırmaktan bahsetmiyor öfkelenmeyeceksin diyor. başlığın içeriği de bunu vurguluyor. bence bu böyle zor olacak. araştırdım beyoğlunda bir türk protestan kilisesi varmış. üniversite sınavına çalışıyorum ben de şu sıralar. şu yoğunluk bitsin oradaki pederden ya da bulursam itibar edebileceğim birine sormak istiyorum. anlamadığım bir çok yer var. meselleri tam açıklayamıyorum bir de o sorun var. yardımın için teşekkürler.

    #36319
    Anonym
    Inaktiv

    Efesliler 4:26-27
    26 Öfkelenin, ama günah işlemeyin. Öfkenizin üzerine güneş batmasın.
    27 İblis`e de fırsat vermeyin.

    Öfkelenmeyceksiniz değil de nefret etmeyeceksiniz Mesih tarafından söyleniyor. Ben öfkelenmeyeceksiniz, bu günahtır gibi bir emiri hatırlamıyorum. O ayetleri açıkça yazarsanız daha iyi olur.

    Matta 4:21-26
    21 Atalarımıza, `Adam öldürmeyeceksin. Öldüren yargılanacak` dendiğini duydunuz.

    22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul`da* yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir.

    23-24 Bu yüzden, sunakta adak sunarken kardeşinin sana karşı bir şikâyeti olduğunu anımsarsan, adağını orada, sunağın önünde bırak, git önce kardeşinle barış; sonra gelip adağını sun.

    25 Senden davacı olanla daha yoldayken çabucak anlaş. Yoksa o seni yargıca, yargıç da gardiyana teslim edebilir; sonunda da hapse atılabilirsin.

    26 Sana doğrusunu söyleyeyim, borcunun son kuruşunu ödemeden oradan asla çıkamazsın

    Matta 4:38-48

    38 `Göze göz, dişe diş` dendiğini duydunuz.

    39 Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin.

    40 Size karşı davacı olup mintanınızı almak isteyene abanızı da verin.

    41 Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.

    42 Sizden bir şey dileyene verin, sizden ödünç isteyeni geri çevirmeyin.”

    43 `Komşunu seveceksin, düşmanından nefret edeceksin` dendiğini duydunuz.

    44 Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin.

    45 Öyle ki, göklerdeki Babanız`ın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır.

    46 Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Vergi görevlileri* de öyle yapmıyor mu?

    47 Yalnız kardeşlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmış olursunuz? Putperestler de öyle yapmıyor mu?

    48 Bu nedenle, göksel Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun

    #36342
    Anonym
    Inaktiv


    Sayin closer Kutsal Kitap yargilamak uzere okunmamalidir. Sadece ogrenmek istiyorsan, sadece bilmek uzere oku, iman etmek istiyorsan kalbinle oku. Bu sorularini zaten cevaplandirirsin.

Ansicht von 6 Beiträgen - 1 bis 6 (von insgesamt 6)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.