• Bu konu 7 izleyen ve 8 yanıt içeriyor.
9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26522
    klaus
    Anahtar yönetici

    Merhaba ben müslüman bir bayanım.Tv kanalınızı uyduda tesadüf gördüm.Bütün dinlere saygım sonsuz. Size sormak istediğim şu; islam inancına göre en son gönderilen kitap Kuran, ve orjinal hali değiştirilmeyen tek kitap olduğu için bütün insanlara gönderildiği inancı var. Hristiyanlıkta “baba,oğul ve kutsal ruh” üçlemesi var. Müslümanlıkda ise Allah doğurmamış ve doğrulmamıştır inancı hakim. ve İslamda müslümanlık dışında farklı dinlere inananların en son din islamiyet olduğu için cennete girme imkanları olmadığı var. Dininiz hk anlayabileceğim açıklamalarda bulunursanız sevinirim beni yanlış anlamayacağınızı umarım çünkü histiyanlığı sadece islamdaki inanca göre biliyorum inanan biri olarak sizden dininizi kısaca açıklamanızı istiyorum. Birde hristiyanlıkta da kadınların örtünmesi varmıdır Rahibeler niçin örtülü? Bilgileriniz için şimdiden teşekkür ederim
    Saygılar

    #33660
    Anonim
    Pasif

    Merhaba,
    Öncelikle bizim kitaplarımızın değiştirildiği nasıl söylenip, bizim inancımız hiç ediliyor bunu anlamak zaten zor ama size diyeceğim şu ki Kutsal Kitabın değişmezliğini yalnız hristiyanlar değil, yahudiler, ve ateistler bile kabul ederler. Bunun aksini kanıtlayan en ufak bir belge dahi yoktur. Sizden ricam kutsal kitabı okumanız ve biraz da olsa bizim forumu araştırmanızdır. Bununla ilgili bir çok yazımız vardır. Aşağıda da ayrıca bir link bulacaksınız.

    Biz Tanrı’nın doğurduğu ya da doğrulduğu inancına sahip değiliz, bu tesbit peygamberinizin yarım yamalak bir yerlerden duyduğu kadar bilgiyle yaptığı bir tespittir. Bizim inandığımız üçü birlik farklı kişilikler değildir. Biz aynı, bir olan Tanrı’yı söylüyoruz. Tanrı göklerde olduğu gibi yeryüzünde de oldu, bir insan bedeni ile bize göründü. Beden bir başka bedenden oluştu ama oluşması bile mucize ile oldu. Tanrı bir bakireyi seçti ve bir sözüyle içinde olacağı bedeni yine kendi yarattı. Bir beden yarattı ama o bedeni canlandıran ruhtur. O bedenin ruhu ise Tanrı’nın ta kendisiydi. Mesih’in anlamı budur. O beden mesh edildi, Tanrı O bedenle bu dünyada haraket etti, bizim suçlarımızı üstüne aldı ve can verdi (Tanrı ölmez, beden ölür). Bize kendi sözlerini aracı olmadan söyledi. Tanrı aramızda yaşadı, bize konuştu. (Tanrı ölmez, beden ölür). İncili okumanızı tavsiye ediyorum.

    Bunu çok kez örnek veriyorum, bir daha vereceğim. Bir melek insan bedeninde aramızda dolaşabiliyor, görünebiliyorsa, Tanrı neden yapamasın. Ve üstelik Tanrı en yetkin, sonsuz olan değil mi. O bir bedendeyken, aynı zamanda göklerde ki Tahtında da oturup alemi yönetmeye devam edemez mi. Kesinlikle yapabilir, çünkü o sonsuzdur. Herşeyde sonsuzdur. İnsan aklımızla O’nu sınırlandıramayız. Tanrı sonsuz olduğunu söylüyor.

    İsa Mesih’in Tanrı oluşunu anlayamayanlar için şu örneği vermek istiyorum. Bir kral düşünün (Kanuni sultan Süleyman’ın böyle yaptığı söylenir), sarayında yaşar, halktan kişiler onu yakından göremezler, o güçlü yöneticidir, kraldır, sarayında yardımcısı, generalleri dışında onu yakından kimse bilemez. Halk onun kurallarını bilir, dediklerini fermanlardan öğrenir, elçilerden öğrenir. Ama görünmez, halkın arasında yaşamaz. Ama bir gün kral halkın halini görmek ister, kendi kurallarının ne kadar uygulanıp, uygulanmadığını anlamak ister, bazı krallar ise yalnızca halkıyla olmak için iner. Onların derlerini, sevinçlerini onlarla yakın olarak paylaşmak ister, onlar gibi olup anlamak ister. Bu dediğim krallar dünyada ki krallardan örnekler tabii ki. Ama Tanrı’nın Mesih İsa olarak dünyamıza gelmesi, kral olarak değil de bizler gibi bir insan olarak aramızda yaşaması, yüceliğini bırakması bu örneğe benziyor. Yahudiler İsrail’in Kralı Egemen Rab Tanrı’nın kendi aralarına geldiğine inanmadı, bazıları da inandı. Bir Kral hangi halde olursa olsun kral olduğunu, seçkin olduğunu, karakterinin farklı olduğunu gösterir. Bunlar Kralı

    #33661
    Anonim
    Pasif

    http://www.answering-islam.org/turkce/anasayfa.html
    Bu sayfayı inceleyebilirsiniz.

    #33662
    Anonim
    Pasif

    Hanımefendi herşeyden önce hoşgeldiniz. Sorduğunuz bu sorular yüzyıllardır soruluyor ve cevapları forumda da mevcut. Lütfen yerinmeden okuyunuz. Çok bereketleneceğinize inanıyorum. Ben de eskiden müslümandım.

    Hakikati avuçlarımıza bıraksalardı acaba kaçımız buna sahip çıkardık. Hakikat aranmalı, uğrunda mücadele verilmeli. Uykusuz geceler, ve zor zamanlar yaşatsa da hakikat yolcusu bıkmaz.

    Size de tavsiyem bıkmadan forumumuzu araştırın. Aktif bir forumdur burası. Ayrıca üye olmaktan imtina etmeyin çünkü burada gayet dosthane bir ortam var. Fakat yok ben okumak istemiyorum derseniz, hakikat bedava değil derim. Ama yine de elimden geldiğince bu yaklaşıma rağmen yardımcı olmaya çalışırız.

    İyi okumalar ve sabır dilerim Rab’den size…
    Tanrı sizi bereketlesin.

    Kurtuluş lütuf yoluyla olur…

    #33663
    Anonim
    Pasif

    İncil, tevrat, zebur değişmemiştir. Değiştiğini kimse kanıtlayamamıştır. Yalnızca müslümanlar değişti der ama kuran bile bu konuda kendiyle çelişir. Kutsal Kitabın değiştiği bir yalandır. Tanrının doğurduğuna ya da doğrulduğuna inanmıyoruz. Bizim inancımızda kitaplarımızda böyle bir şey savunulmaz bile nasıl oluyor da muhammed böyle olduğunu söylüyor. Çünkü kitaplarımızı okumadı, yalnızca uzaktan gördüğü bu hristiyanların dediklerini anlayamadı.

    İsa Mesih’in bizzat Tanrı’nın kendisi olduğuna inanıyoruz. Tanrı’nın bir bedende bize göründüğüne inanıyoruz. Yani İsa ayrı bir tanrı, Baba ayrı bir tanrı, kutsal ruh ayrı değil. Hepsi aynı Tanrı’nın görünüşleri. Tanrı’nın bir kalıbı olamaz, O sınırlandırılamaz. O sonsuzdur. O heryerde, herşeyde aynı zamanda etkin ve yetkindir. Tanrı İsa Mesih bedeninde olarak bu dünyada, hem de göklerde ki tahtında olup, herşeyi takip edebilir, yönetebilir, hükmedebilir. Düşünün bir melek insan bedeninde oluyor da Tanrı neden olamasın. Fark ise şu, melek sonsuz değil, bir yaratılandır. Hem o bedende olup, hemde göklere Tanrı’nın huzurunda olamaz. Sınırlıdır. Ama Tanrı ise sonsuzdur.Hem Bir bedende (isa mesih olarak) olup, hem de göklerde her zaman ki yerinde olabilip her şeyi yönetebilir, haberdar olabilir.

    Tanrı bizim Kralımızdır. Göklerdedir. Ve 2000 yıl önce kralımız dünyamıza geldi, aramıza geldi, bizi günahın tutsaklığından, ölüm cezasından kurtarmak için geldi. Fidyeyi, kurtuluşumuz için gerekli olan fidyeyi kendi ödemek, üstüne almak için geldi. Bizim için…. Ama bazıları onu tanıdı. Diğerleri ise reddetti.İncili okuyun lütfen daha anlaşılır olacaktır.

    Dünyada da geçmişte bazı krallar halkın arasına gelirdi. Halktan biri onu görse de tanıyamazdı, çünkü kral sarayında olurdu, kılık değiştiğinde hiç anlayamazlardı ama bir asil olduğunu yavaş yavaş anlaşılırdı. Bir filmde görümüştüm sanırım. Halktan biri daha sonra onu kral elbiseleriyle sarayında tahtında gördüğünde çok sarsılmıştı. Siz umarım öyle olmazsınız. İsa Mesih’in yalnızca iyi bir peygamber olmadığı ama Tanrı olduğu karakterinden, gücünden, mucizelerinden, bilgeliğinden ve anlayışından belli idi. Ve kendisi de bir çok Tanrı’ya ait olan yetkiye kendisinin sahip olduğunu açıkça söylemişti. Örneğin, günahları bağışlama yetkisi.

    Matta 9:5

    İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.

    2 Kendisine, yatak üzerinde felçli bir adam getirdiler. İsa onların imanını görünce felçliye, “Cesur ol, oğlum, günahların bağışlandı” dedi.

    3 Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, “Bu adam Tanrı`ya küfrediyor!” dediler.

    4 Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, “Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?

    5 Hangisi daha kolay? `Günahların bağışlandı` demek mi, yoksa `Kalk, yürü` demek mi?

    6 Ne var ki, İnsanoğlu`nun* yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahipolduğunu bilesiniz diye…” Sonra felçliye, “Kalk, yatağını topla, evine git!” dedi.

    7 Adam da kalkıp evine gitti.

    8 Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrı`yı yücelttiler.

    İsa mesih ölüleri diriltti, tekrar yaşam verdi. Yaşamı kim verebilir. Tanrı. Başka hiçbir peygambere verilmeyen mucizeler gerçekleştirdi. Bu onun bir yagamber değil, Tanrı’nın ta kendisi olduğunu gösterir. Onun sözü yeterli oluyordu. O yetkindi. Tıpkı göklerde oturur diye bildiğimiz Tanrı gibi. Ama bakın O tanrı aynı zamanda yer yüzünde bir bedende bizim aramızda yaşadı. Kral bizlere göründü. Ama başka bir kılıkta. Kimimiz iman edip onun kral olduğunu düşüneceğiz ve İsa Mesih’in göklerdeki tahtında güç ve yetkiyle oturduğunu gördüğümüzde inananlar şaşırmayacak, ama iman etmeyenler, İsa’nın Tanrı olduğunu kabul etmemeiş olanlar ise kral olarak gördüklerinde çok şaşıracak ve üzülecekler. Neden inanmadınız diye soracak. Belirtiler gözler önündeydi, ama kabul edilmedi. Bizim inandığımız budur sevgili kardeşim. Biz ayrı ayrı tanrılara inanmıyoruz. Biz Tek Tanrı’ya inanıyoruz. O ne doğurdu ne doğruldu. O sonsuzdur, sonsuz güce, anlayışa, yetkiye sahiptir. Bir bedende bize de görünebilir. Biz işte buna iman ediyoruz. İsa Mesih bu nedenle Tanrı’dır deriz. Tanrı İsa Mesih’tir. O bir bedeni mesh etti ve o bedeni Tanrı kendi ruhuyla doldurdu. Mesih nedir diye hiç düşünmediniz mi? Bence bu üzerinde düşünülmesi gereken bir kelimedir.

    #36227
    Anonim
    Pasif

    @tuba 15625 wrote:

    Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrı`yı yücelttiler

    Burada İsaya insan mı denılıyor ??

    #36228
    Armagan
    Anahtar yönetici

    Evet, burada sozu edilen Kisi, bu mucizleri yapan Isadir. Unautmayalim ki Isa hem bedensel olarak bir insandi, hem de sonsuz Tanri’nin ozunden cikip geldigi icin Tanriydi. Isa hem %100 insan, hem de % 100 Tanriydi. Isa’dan baska bu ozellikleri varliginda bulunduran bir kimse insanlik tarihinde olmamistir.

    #36229
    Anonim
    Pasif

    Bildiginiz gibi Israilliler, bir KRAL bekliyorlardi ve hala bekliyorlar. Davutun soyundan gelecek olan kral olacakti bu kral.. Onlar bekleyedursun, kral 2000 sene once geldi dunyaya…. Isa Mesih Davut’un soyundan oldugu icin o GELECEK OLAN KRALDI.. Ama kralik yapmadi, fakat YAPACAKTIR… o GELECEK GUNLERIN kralidir.. Bizim icin yerin ve gogun su andaki ve gelecekteki tek krali odur.. Fakat Isa Mesih, hicbir zaman KRAL oldugunu lanse etmedi. Onun yerine “Ben Insanogluyum” dedi.. Ilk etapta onun ne demek istedigini anlamadilar.. ama INSANOGLU kelimesinin ne demek oldugunu, Daniel’in cok once yazmis oldugu peygamberlik kitabinda buluyoruz…

    Daniel 7:13 “Gece görümlerimde INSANOGLUNA benzer birinin göğün bulutlarıyla geldiğini gördüm. Eskiden beri var Olan’ın yanına doğru ilerledi, O’nun önüne getirildi.
    Daniel 7:14 Ona egemenlik, yücelik ve krallık verildi. Bütün halklar, uluslar ve her dilden insan ona tapındı. Egemenliği hiç bitmeyecek sonsuz bir egemenlik, krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır.”

    Burada da belirttigi uzere, Isa Mesih’tir KRAL olan.. ve ayni zamanda INSANOGLU olan.. bu insanogluna KRALLIK VE EGEMENLIK VE YUCELIK VERILMISTIR.. ve Isa Mesih, sadece israillilerin degil, Tum toplumlarin KRALIDIR…

    #36251
    Anonim
    Pasif

    İncil gibi içinde etkileyici güzel sözler yazan bir kitabın sonradan yazılmış olması imkansız zaten : )

9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.