ANASAYFA Forum HRİSTİYAN EDEBİYATI, ŞİİRLER, KİTAPLAR, MEDYA, BASIN, YAYIN… BASIN, YAYIN, MEDYA İncil dağıtan G.Afrikalılar gözatına alındı

  • Bu konu 9 izleyen ve 15 yanıt içeriyor.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 16)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25816
    Anonim
    Pasif

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/10550619.asp

    İncil dağıtan G.Afrikalılar gözatına alındı

    RİZE’de, Güney Afrika Cumhuriyeti uyruklu bazı kişilerin ev ve işyerlerinin önüne gizlice İncil ve Hristiyanlıkla ilgili CD’ler bıraktıkları saptandı. Gözaltına alınan 2 kişi savcılıkca serbest bırakıldı.

    Son günlerde bazı ev ve iş yerlerinin önüne bırakılan paketlerden İncil ve Hıristiyanlığın konu edildiği film CD’lerinin çıktığı yönündeki ihbarı değerlendiren Rize Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Güney Afrika Cumhuriyeti uyruklu 2 kişiyi İncil dağıtırken gözaltına aldı. Bu kişilerin ifadeleri doğrultusunda grubun 12 kişi olduğu ve kent merkezinde bir otelde kaldıkları, ev ve iş yerlerine İncil ve Hristiyanlıkla ilgili kayıtlar bulunan CD’lerin yeraldığı paketler bıraktıkları belirlendi.

    Konuyla ilgili bilgi veren Rize Emniyet Müdürü Şammaz Demirtaş, İncil dağıtırken gözaltına alınan iki kişinin Cumhuriyet Savcılığı’nca, suç unsuru olmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldığını söyledi.

    Bu arada işyerinin önüne İncil bulunan bir paket bırakılan Ali Korkmaz, sabah geldiğinde paketi gördüğünü, içinden İncil ve CD’ler çıktığını belirterek, “Bazı komşulara da bırakılmış. Evlere bırakıldığını da öğrendik. Hıristiyanlığı tanıtmak istiyorlar. Müslümanların bu tahriklere aldırış etmemesi gerekir” dedi.

    -+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-

    Yukaridaki haberi okudugum zaman ilk dusundugum iki sey,

    1- Sayin Savci`nin hikmetinden dolayi tebrik ediyorum, Ve Turkiye Cumhuriyeti Adaletine Tesekkur ediyorum……Evet Incil Herhangi bir suc unsuru degildir, Incil Turkiye`de, Turk Matbaalarinda ve kanunlara uygun olarak Bandorlu alinip, basilan kitaplardir, Eger Suc unsuru olsa idi bastirilmaz, bastirilsa bile Bandrol verilmezdi, ayrica ve en onemlisi Incil Kutsal Tanri sozudur,

    2- Guney Afrikali bu kisileri kiniyorum, elestiriyorum, ve mumkunse birdaha Benim ulkemde boyle “HIKMETSIZCE“ bir olay yapmaMAlari icin birdaha ulkemizede Gelmemelerini istiyorum, Bu kisiler kendilerince Tanri icin iyi isler yapmak icin, 10-12 kisi binlerce dolar ucak bileti parasi verip, INCIL ISTEMEYEN INSANLARIN KAPILARINA ZORLA INCIL BIRAKIP, ONLARI HRISTIYAN YAPACAKLARINI DUSUNUYORLAR, Yazik, Yaziklar olsun bunu yapan insanlara, Kutsal Kitap`ta Mujdecilik yapin diyor Tanri, evet mujdeci olmak cok guzeldir, ancak Tanri zorla kimsenin evine HIRSIZ GIBI GIDIP, KAPILARINA INCIL KOYUNMU DEDI? ISTEMEYENE ZORLA INCIL`MI VERIN DEDI? TANRININ SOZU BU KADAR UCUZMU?

    Mesih ogrencilerini mujdelemeye gonderirken onlara, soyle konustu….

    Matta 10: 5-14 İsa Onikiler’i şu buyrukla halkın arasına gönderdi: “Öteki ulusların arasına girmeyin. Samiriyeliler’in kentlerine de uğramayın. Bunun yerine, İsrail halkının yitik koyunlarına gidin. Gittiğiniz her yerde Göklerin Egemenliği’nin yaklaştığını duyurun. Hastaları iyileştirin, ölüleri diriltin, cüzamlıları* temiz kılın, cinleri kovun. Karşılıksız aldınız, karşılıksız verin. Kuşağınıza altın, gümüş, ya da bakır para koymayın. Yolculuk için ne torba, ne yedek mintan, ne çarık, ne de değnek alın. Çünkü işçi yiyeceğini hak eder. Hangi kent ya da köye girerseniz, orada saygıdeğer birini arayın ve ayrılıncaya dek onunla kalın. Onun evine girerken, evdekilere esenlik dileyin. Eğer evdekiler buna layıksa, dilediğiniz esenlik üzerlerinde kalsın; layık değillerse, size geri dönsün. Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.

    Bu ayetlerin ben hic bir yerinde GECE ISTEYEN VEYA ISTEMEYEN kim olursa olsun, kapilarina incil koyun, Benim Kutsal Sozlerimi Koyun demiyor, Bu ayetlerden anliyoruzki (Hirsiz gibi, Kacaklar gibi, zorla, gizlice degil), gidip onlara mujdeyi anlatin diyor, ama bu guney afrikalilar sanirim Rab Mesih`ten daha bilgili olduklari!!!! icin kendi bilgilerine gore yapiyorlar,

    Yazik cok yazik, simdi birde gidecekler ulkelerinde, Buyuk bir basariymis gibi BIZ INCIL DAGITTIGIMIZ ICIN TUTUKLANDIK DIYECEKLER, yalan soyleyecekler, Onlar incil Dagitmadilar, Onlar incil`i Sokaklara attilar, Bu olayi bir Hristiyan olarak kiniyorum, Ben bir Hristiyan olarak, birisi zorla!!! oglumun eline Kuran verse bende kizarim, bende savciliga sikayet ederim , kimse kusura bakmasin ama, Turkiye BASI BOS MISYONERLERIN, ITAATSIZ MISYONERLERIN CIRIT ATACAGI BIR YER degildir, Ben yilda yaklasik 500 – 1.000 arasi incil dagitiyorum, AMA ISTEYEN INSANA VERIYORUM, veya ona soruyorum `Incil okumak istermisin?` diye, ama bu ve bugun gibi Misyonerler yuzunden adimiz ZORLA INCIL DAGITANLAR, INCIL ARASINA 100 DOLAR KOYANLARA, TURKIYEYI BOLMEYE CALISIYORLARA, cikiyor,

    Bu misyonerler icin dua edecegim, AMA BIR DAHA TURKIYEYE GELMESINLER DIYE, BIR DAHA BOYLE HIKMETSIZ DAVRANMASINLAR DIYE,

    Saygilarimla

    #31766
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Orhanant kardesimiz bu olayi yapanlari elestirmis.Belki de haklidir.Hatta kinamis.Olabilir onun fikrine de saygi duyuyorum.Ama ben o güney afrikalilari ne elstiriyorum ne de kiniyorum.Ve daha cok ülkelerden Türkiye’ye insanlarin ziyaret etmelerini istiyorum.Müjde’yi insanlara versinler.Türkiye’de insanlar birbirlerinden cekiniyorlar.Incil veya hristiyanlikla ilgili materyeller alma konusunda.Tepki alacagindan korkanlar var.Yüz kisiden bir kisi dahi alip kurtulsa bu azmidir acaba?Adamlar taa kacbin kilometre uzaktan hem de dilini bilmedigi bir Islam ülkesinde Müjde yayiyor.Bundan cesaret almamiz gerekmez mi? Müjde’yi korkusuzca ve gönüllü olarak insanlara götürenlere her zaman saygi duydum ve bundan sonra da saygi duymaya devam edecegim.Keske biz türkce konusan imanlilar da böylesine cesaretli ve istekli olsak müjde’yi insanlara götürme konusunda.

    Sevgi ve saygilarimla!

    Sözü yaymaya gönderilmezlerse,sözü nasil yayacaklar?Yazilmis oldugu gibi:”Iyi haber müjdeleyenlerin ayaklari ne güzeldir!”Romalilar 10,15

    Ama ne önemi var? Ister art niyetle ister ictenlikle olsun,her durumda Mesih duyurulmus oluyor.Buna seviniyorum,sevinecegim de.Filipililer 1,18

    #31767
    Anonim
    Pasif
    OrhanAnt;11343 wrote:


    1- Sayin Savci`nin hikmetinden dolayi tebrik ediyorum, Ve Turkiye Cumhuriyeti Adaletine Tesekkur ediyorum……Evet Incil Herhangi bir suc unsuru degildir, Incil Turkiye`de, Turk Matbaalarinda ve kanunlara uygun olarak Bandorlu alinip, basilan kitaplardir, Eger Suc unsuru olsa idi bastirilmaz, bastirilsa bile Bandrol verilmezdi, ayrica ve en onemlisi Incil Kutsal Tanri sozudur,

    2- Guney Afrikali bu kisileri kiniyorum, elestiriyorum, ve mumkunse birdaha Benim ulkemde boyle “HIKMETSIZCE“ bir olay yapmaMAlari icin birdaha ulkemizede Gelmemelerini istiyorum, Bu kisiler kendilerince Tanri icin iyi isler yapmak icin, 10-12 kisi binlerce dolar ucak bileti parasi verip, INCIL ISTEMEYEN INSANLARIN KAPILARINA ZORLA INCIL BIRAKIP, ONLARI HRISTIYAN YAPACAKLARINI DUSUNUYORLAR, Yazik, Yaziklar olsun bunu yapan insanlara, Kutsal Kitap`ta Mujdecilik yapin diyor Tanri, evet mujdeci olmak cok guzeldir, ancak Tanri zorla kimsenin evine HIRSIZ GIBI GIDIP, KAPILARINA INCIL KOYUNMU DEDI? ISTEMEYENE ZORLA INCIL`MI VERIN DEDI? TANRININ SOZU BU KADAR UCUZMU?

    Mesih ogrencilerini mujdelemeye gonderirken onlara, soyle konustu….

    Matta 10: 5-14 İsa Onikiler’i şu buyrukla halkın arasına gönderdi: “Öteki ulusların arasına girmeyin. Samiriyeliler’in kentlerine de uğramayın. Bunun yerine, İsrail halkının yitik koyunlarına gidin. Gittiğiniz her yerde Göklerin Egemenliği’nin yaklaştığını duyurun. Hastaları iyileştirin, ölüleri diriltin, cüzamlıları* temiz kılın, cinleri kovun. Karşılıksız aldınız, karşılıksız verin. Kuşağınıza altın, gümüş, ya da bakır para koymayın. Yolculuk için ne torba, ne yedek mintan, ne çarık, ne de değnek alın. Çünkü işçi yiyeceğini hak eder. Hangi kent ya da köye girerseniz, orada saygıdeğer birini arayın ve ayrılıncaya dek onunla kalın. Onun evine girerken, evdekilere esenlik dileyin. Eğer evdekiler buna layıksa, dilediğiniz esenlik üzerlerinde kalsın; layık değillerse, size geri dönsün. Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.

    Bu ayetlerin ben hic bir yerinde GECE ISTEYEN VEYA ISTEMEYEN kim olursa olsun, kapilarina incil koyun, Benim Kutsal Sozlerimi Koyun demiyor, Bu ayetlerden anliyoruzki (Hirsiz gibi, Kacaklar gibi, zorla, gizlice degil), gidip onlara mujdeyi anlatin diyor, ama bu guney afrikalilar sanirim Rab Mesih`ten daha bilgili olduklari!!!! icin kendi bilgilerine gore yapiyorlar,

    Yazik cok yazik, simdi birde gidecekler ulkelerinde, Buyuk bir basariymis gibi BIZ INCIL DAGITTIGIMIZ ICIN TUTUKLANDIK DIYECEKLER, yalan soyleyecekler, Onlar incil Dagitmadilar, Onlar incil`i Sokaklara attilar, Bu olayi bir Hristiyan olarak kiniyorum, Ben bir Hristiyan olarak, birisi zorla!!! oglumun eline Kuran verse bende kizarim, bende savciliga sikayet ederim , kimse kusura bakmasin ama, Turkiye BASI BOS MISYONERLERIN, ITAATSIZ MISYONERLERIN CIRIT ATACAGI BIR YER degildir, Ben yilda yaklasik 500 – 1.000 arasi incil dagitiyorum, AMA ISTEYEN INSANA VERIYORUM, veya ona soruyorum `Incil okumak istermisin?` diye, ama bu ve bugun gibi Misyonerler yuzunden adimiz ZORLA INCIL DAGITANLAR, INCIL ARASINA 100 DOLAR KOYANLARA, TURKIYEYI BOLMEYE CALISIYORLARA, cikiyor,

    Bu misyonerler icin dua edecegim, AMA BIR DAHA TURKIYEYE GELMESINLER DIYE, BIR DAHA BOYLE HIKMETSIZ DAVRANMASINLAR DIYE,

    Saygilarimla

    Çok haklısınız. Bütün yazdıklarınızla hemfikirim.

    Ama belki de bu işi yapanlar Hristiyan olmayabilirler.
    Belki de bu işi, Hristiyanlığı zora düşürmek isteyen insanlar organize etmiş olabilirler.

    Çünkü, gerçek bir inanlı, hiç bir zaman kapı önlerine İncil’i atıpta kaçmaz. İncil’i okumak istemeyen insanlara zorla İncil verip’te hem bu ülkedeki Hristiyanları zora düşürmez, hem de Mesih’in sözlerine aykırı davranmaz.

    Belki de bilmediklerinden, art niyetsiz bir şekilde yapmışlardır. Ama bu hareketleriyle başta Kiliseleri daha sonra da o Kiliselerin üyesi olan inanlı kardeşlerimizi güç duruma düşürmektedirler. Ve farkında olmadan, Hristiyanlığın adını yüceltmek yerine bu ülkede Hristiyanlığı ve Hristiyan kardeşleri zora sokmaktadırlar.

    Ya RAB, lütfen onun gözlerini aç,görsün! (2.Krallar 6:17)

    Umarım ki Rab’bim bu insanların gözlerini açar ve yaptıklarının ne kadar yanlış şeyler olduğunu bu insanlara gösterir.

    #31768
    Anonim
    Pasif
    Kores;11355 wrote:
    Sevgili Orhanant kardesimiz bu olayi yapanlari elestirmis.Belki de haklidir.Hatta kinamis.Olabilir onun fikrine de saygi duyuyorum.Ama ben o güney afrikalilari ne elstiriyorum ne de kiniyorum.Ve daha cok ülkelerden Türkiye’ye insanlarin ziyaret etmelerini istiyorum.Müjde’yi insanlara versinler.Türkiye’de insanlar birbirlerinden cekiniyorlar.Incil veya hristiyanlikla ilgili materyeller alma konusunda.Tepki alacagindan korkanlar var.Yüz kisiden bir kisi dahi alip kurtulsa bu azmidir acaba?Adamlar taa kacbin kilometre uzaktan hem de dilini bilmedigi bir Islam ülkesinde Müjde yayiyor.Bundan cesaret almamiz gerekmez mi? Müjde’yi korkusuzca ve gönüllü olarak insanlara götürenlere her zaman saygi duydum ve bundan sonra da saygi duymaya devam edecegim.Keske biz türkce konusan imanlilar da böylesine cesaretli ve istekli olsak müjde’yi insanlara götürme konusunda.

    Sevgi ve saygilarimla!

    Sözü yaymaya gönderilmezlerse,sözü nasil yayacaklar?Yazilmis oldugu gibi:”Iyi haber müjdeleyenlerin ayaklari ne güzeldir!”Romalilar 10,15

    Ama ne önemi var? Ister art niyetle ister ictenlikle olsun,her durumda Mesih duyurulmus oluyor.Buna seviniyorum,sevinecegim de.Filipililer 1,18

    Aslında haklısınız ama bu ülkede yaşanılan bazı gerçekler de vardır.

    Bir örnek vereyim.

    Herhangi bir meydana çıkayım ve “Ben Hristiyanım” diye bağırayayım. Halk galyana gelecektir ve ilk saldıracakları yer Kiliseler olacaktır. Oysa ki yapılan yanlış bana aittir. Ama zarar gören suçsuz Kiliseler ve oradaki inanlı kardeşlerimizdir.

    Benim, bireysel olarak yapmış olduğum bir hatının faturasının Kiliselere ve oradaki kardeşlerimize kesilmesi mantıklı bir şey midir? Elbette ki değildir ama malesef ülkemizde yaşanılan da budur.

    Orhan Abimiz “Tanrı ve Kadın” adlı yazısında çok güzel iki cümle kurmuştur. Bunu alıntılamak isterim

    Quote:
    İnsanların yaptıklarıyla Tanrı’yı değerlendirmek yanlıştır. İnsanın günahı, Tanrı’nın iyiliğini ya da Kutsallığını göstermez.

    Çok güzel ve çok doğru bir mantık.

    Ama malesef ki ülkemizde ön yargılar vardır. Zaten ülkemizdeki çoğu kişiye Hristiyanlık dediğimizde, bu insanların akıllarında kötü bir kavram oluşmaktadır ve yapılan bireysel hatalar hemen bir topluluğa mal edilmektedir.

    Kendini bilmez birisi olmadık bir laf eder, olmadık bir tavır sergiler hemen yapılan bu bireysel hata toplum arasında “Vay gavurlar”, “Vay Allahsızlar”, “Bunların inancı işte bu kadar” diye yorumlanır.

    Güney Afrikalılar belki iyi niyetle hareket etmiş olabilirler ama hatalı davrandılar. İncil’i okumak istemeyen insanlara İncil verdiler ve bu hareketleri halk arasında “Misyonerlik” ya da “Zorla Hristiyanlaştırma” diye yorumlanıyor ve daha da kötüsü yapmış oldukları bu hatanın faturasını bu işte hiç suçu olmayan Kiliseler ve oradaki inanlı kardeşler ödüyor.

    #31770
    Anonim
    Pasif
    Kores;11355 wrote:
    Sevgili Orhanant kardesimiz bu olayi yapanlari elestirmis.Belki de haklidir.Hatta kinamis.Olabilir onun fikrine de saygi duyuyorum.Ama ben o güney afrikalilari ne elstiriyorum ne de kiniyorum.Ve daha cok ülkelerden Türkiye’ye insanlarin ziyaret etmelerini istiyorum.Müjde’yi insanlara versinler.Türkiye’de insanlar birbirlerinden cekiniyorlar.Incil veya hristiyanlikla ilgili materyeller alma konusunda.Tepki alacagindan korkanlar var.Yüz kisiden bir kisi dahi alip kurtulsa bu azmidir acaba?Adamlar taa kacbin kilometre uzaktan hem de dilini bilmedigi bir Islam ülkesinde Müjde yayiyor.Bundan cesaret almamiz gerekmez mi? Müjde’yi korkusuzca ve gönüllü olarak insanlara götürenlere her zaman saygi duydum ve bundan sonra da saygi duymaya devam edecegim.Keske biz türkce konusan imanlilar da böylesine cesaretli ve istekli olsak müjde’yi insanlara götürme konusunda.

    Sevgi ve saygilarimla!

    Sözü yaymaya gönderilmezlerse,sözü nasil yayacaklar?Yazilmis oldugu gibi:”Iyi haber müjdeleyenlerin ayaklari ne güzeldir!”Romalilar 10,15

    Ama ne önemi var? Ister art niyetle ister ictenlikle olsun,her durumda Mesih duyurulmus oluyor.Buna seviniyorum,sevinecegim de.Filipililer 1,18

    Degerli Kores Kardes,

    Turkiyenin ulusal gazetelerinde herzaman ilan vardir, INCIL ISTEYEN UCRETSIZ OLARAK KARGOYLA GONDERILIRIR,

    Turkiyede bircok websitesi var, girip ucretsiz incil alinabilir,

    Turkiyede bicok sehirde kiliseler var gidip incil alinabilir,

    Yani kimsenin `arayanin` incil bulamama gibi bir durumu yoktur, Her insan incil bulabilir, Gecenlerde Istanbulda Fenerbahce maci oncesinde (Birkac hafta once, Asagida haberi yayinladim), Stad onunde incil dagitti, Rab bereketlesin ne guzel hizmet, (Ama nasil dagitti, insanlardan izin isteyerek, Insanlarin yuzune soyleyerek, ki Kutsal kitap`ta bu sekilde bir mujdeciligi ogretir) Yani bu hizmetler Turkiyede zaten var, ve biz bu hizmeti yapanlar icin dua ediyoruz, Ama boyle olaylar yuzunden, SANIRIM YASADIGINIZ BOLGENIN SARTLARINDAN OLSA gerek bazi seyleri bilmiyorsunuz,

    1 Yil once hizmet ettigimiz Amasyada yine boyle bir olay oldu, Bir iranli Hristiyan kardesimiz bu olay yuzunden cok ama cok zor durumda kaldi (Burada ayrinti yazamiyorum, dileyen bana mail atar ve ben kendine aciklarim),

    3 Yil kadar once Yine boyle bir olay Tuncelide yasandi Turkiye genelinde butun Hristiyanlar cok zor durumda kaldi,

    Yine birkac yil once boyle olaylar yuzunden hem samsun hemde daha bircok kilise Molotof kokteyleri ile yakilmak istendi, Kiliseler taslandi, Kilise hizmetcileri dovuldu, Tamam Rab icin cekilen her aci degerlidir, ama Ya bu Yakilma, dovulme, olaylari yuzunden MESIH`I ARASTIRANLARIN KORKUP KACTIGINDAN, VEYA ARASTIRMAK ISTEYENLERIN, VAZ GECIP ICINE KAPANDIKLARINDAN haberiniz varmi?

    Evet mujdeyi duyuranlarin ayaklari guzeldir, Bundan dolayida sadece samsuna degil, samsuna yakin butun sehirlere Mujdeyi duyurmak icin, bir cok seyden fedakarlik yapip gidiyorum, bircok kardesimiz ve bircok yabanci kardes yurtdisindan gelip, yanlarina turk kardesler alip, dag, tas demeden gibip insanlara incil dagitiyorlar, evet Mujdeyi duyurmak guzelken, bu mujdeyi Tanri`nin buyruklarina gore duyurmak gereklidir, Yukarida ayet verdim, Mujdeyi yayma sekli ile, O sozler kimin? Mesih Isa`nin sozleri, orada Mesih Mujdeyi duyurmak icin nasil bir yol soyluyor, Sizin savundugunuz gibi bir durum ben kutsal Kitap`ta gormedim, Bana en iyi mujdecilerden birtanesi olan Pavlus`un boyle bir sistem kullandigina dair bir ornek verebilirmisiniz?

    Bizlerin Isigi Kutsal Kitap olmali ve Kutsal Kitap`a gore yasamali ve Mujdeyi duyurmaliyiz,

    Mujdeyi korkusuzca duyuranlara saygi duymaktan bahsetmissiniz, evet onlara saygimiz sonsuz, aMA Mujdeyi korkusuzca duyurmak, GECE YARILARI, INCIL OKUMAK ISTEMEYEN INSANLARIN KAPILARININ ONUNE TANRININ KELAMINI BIRAKMAk degildir, Bu aksine korkakliktir, Ve Mesih Imanlilarinda korkaklik yoktur, Kutsal kitap derki, ICINIZDE KORKAKLIK RUHU DEGIL, MESIH ISA`NIN RUHU VAR, VE BU RUHLADA ABBA, BABA DIYE bagirisiniz der….ve eger Gece yarilari Kapi onune incil koymak cesaretse (sizin deyiminize gore), Fenerbahce maci oncesinde Onbinlerce insana acikca, INCIL ISTERMISINIZ? SIZE BIR INCIL VEREBILIRMIYIM? diyen insanlar sizce ne oluyor?

    Incil alip Yuz kisiden bir kisinin kurtulmasi tabiki guzeldir, melekler bile bayram eder, Ama Kurtaran insanlari Tanri`dir ve biz bu iste Tanri`nin buyruklarina gore ve Tanri`nin dedigi sekilde mujdeyi duyurursak Insanlar kurtulacaktir. kendi kafamiza gore yapilan islerle veya sekillerle degil, Tanri, kendi sozlerine itaat ister,

    Bence biraz Turkiyedeki Kiliselerin bu gibi insanlar yuzunden neler cektigini biraz arastirin,

    3 Yil once bu gibi insanlar yuzunden kilisenin uzerine gelen baskilardan dolayi, Turk Kilisesinin ne kadar kan kaybettigini arastirin,

    Bu gibi insanlar yuzunden, Kiliselerin adinin PARA DAGITAN, AVRUPAYA GOTUREN, TURKIYEYI BOLMEYE CALISAN insanlara ciktigini biraz arastirin, ve bu olaylardan dolayi insanlarin yureklerinin Nasil sertlestigini arastirin.

    Bu gibi durumlardan dolayi Kiliseye olan guvenleri sarsilip, kiliseye gitmekten vazgecen veya arastirmaktan vaz gecen insanlari arastirin,

    Tanri isteseydi herkesi BIR SOZU ile kurtarirdi, Ama Tanri bu iste insanlari kullanarak mujdeyi duyurmayi secti, ve bunun icinde bize YUKARIDA YAZDIGIM GIBI KUTSAL SOZLERI ILE YON GOSTERDI, eger bizler Rab`bin sozlerin`den korkmazsak ve ona uygun davranirsak Rab dunyada uyanis getirecektir,

    INCI`LERINIZI DOMUZLARIN ONUNE ATMAYIN…….

    Kulagi olan Ruh`un ne dedigini isitsin (Vahyi 7 kiliseye mektup`un 7 sidindede bu soz gecer…)

    Kutsal Kitap hepimizin isigi olsun….

    ================================================================

    Elestirilmeyen ve Kutsal Kitap`a uygun bi haber daha gecen ayin sonlarina dogru oldu olay

    ================================================================

    http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=372085

    FENERBAHÇE MAÇINDA HIRİSTİYANLIĞA DAVET ŞOKU!..

    Yeni hedef futbol taraftarları

    Girmedikleri kılık kalmayan misyonerlerin yeni taktiği Fenerbahçe-Ankaraspor maçında ortaya çıktı. Maça girmek için sıra bekleyen taraftarların arasına giren misyonerler, ilginç bir broşür dağıttı. Broşürün ön kısmında taraftarların futbol tutkusuna ait ilginç benzetmeler yer alıyordu.

    ‘Tanrı tek kişilik takım gönderdi’

    Arkada ise taraftar Hıristiyanlığa davet ediliyordu. ‘Sen futboldan değerlisin’ denilen broşürde, Tanrı senin için dünyaya tek kişilik bir takım gönderdi: İSA’ ibaresi vardı. Diğer kısımda ise aranması’ için numaralar ve internet sitesinin adresi yer alıyordu.

    ***

    Misyonerlerin yeni adresi stadyumlar

    Misyonerler, Hristiyanlığın propagandasını yapmak için yeni mecralar bulmakta gecikmedi… Stadyum önünde konuşlanan misyonerler, taraftarı hedef seçti.

    Dün İstanbul Şükrü Saracoğlu Stadı’nda oynanan Fenerbahçe-Ankaragücü maçı öncesi ilginç bir “propaganda” yaşandı. Maç öncesi stada gelen bir kişi elindeki sarı broşürleri taraftarlara dağıtmaya başladı. Broşürün ön sayfasında “Futboldan daha önemli bir şey var mı?” sorusuna arka sayfada “Sen” yanıtı veriliyordu.

    “Bizimle iletişime geç”
    Broşürde, “Sen Tanrı için çok önemlisin. İsa Mesih senin yerine öldü. Eğer bu gerçeğe inanırsan, büyük ve göksel bir takımın kadrosuna üye olacaksın. Bizimle iletişime geç. İhtiyacın olan eğitimi alacaksın” şeklinde ifadelerle misyonerlik propagandası yapılıyordu. (takvim)

    #31769
    Anonim
    Pasif

    yorum yazanların yorumlarını baştan okuyamadım o yuzden yazacaklarımın benzerini belki başka arkadaşlarımızda yazmıştır.
    Bu tarz x ülkesinden gelip ya da x ulkesinden gelmesine de gerek yok bu ulkede yaşayıpta karşı taraf istemedigi halde kapıya incil bırakmak vs bana etik gelmiyor.

    Objektif bir çizgi sergilemeye çalışalım ve aktorlerin yerlerini degişelim ve hatta aktorlerin gorevlerini de degişelim. Ornegin satanizm bana gore yanlış bir inanış ve istemem ki çocuklarımda buna inansınlar. (Öğrenmelerini isterim o ayrı bir konu.) Ve her kapımı açtıgımda satanizm ile ilgili broşuler falan gorursem eğer bunu kendime bir saldırı olarak gorurüm. O yuzden bu hem etik degil hem de savunma mekanizmasını guçlendiren bir yaklaşım bana gore.

    Bu ornekle haber konusu arasındaki bağlantıyı umarım kurabilmişimdir. Eger bu soylediklerin kutsal kitaba uymuyor diyen arkadşım varsa oncelikle acaba uyuyor mu diye bir duşunsun ve bulamıyorsa burada belirtsin birkaç referans ayeti paylaşabilirim.

    Saygılarımla

    #31771
    Anonim
    Pasif

    Açıkçası ben de ülkemde yabancı misyonerlerin kendi kafalarına göre incil dağıtmasından, sokaklarda dolaşmalırından son derece rahatsızım. Yeni iman ettiğim dönemde bir grup Türk arkadaşımla beraber onlarla şehir şehir dolaşıp incil dağıttığımız için yapılan yanlışlıkları çok daha yakından görme imkanı buldum. Bırakın insanlara burnuna sokarcasına İncil dağıtmayı, İZİNSİZ konserler düzenlediler. Biz Mesih inanlılarının yasalara uyması gerektiğini hatırlatmamıza rağmen dinlemediler. Ve sonuç şuydu: Sırf meraktan konsere gelen yaklaşık 150 kişi ile beraber gözaltına alınıp fişlendik. Fişlenmek benim umurumda mı??? HAYIR!!! Peki oraya sırf meraktan gelip hayatında ilk defa İncil okuma fikri ile tanışmış bir kişi? Eminim onun için bu nedenle fişlenmek kötü bir durum. Rüzgar gibi gelip , apar topar vaftiz edip, rüzgar gibi de gittiler. Arkalarında kalanlar, iman edip 3 gün sonra vaftiz edilen ama şu an yine müslüman olan onlarca kişi… Ha tabi bu arada imanlı bir kardeşimin adına şirket kurup sonra da bu kardeşime bıraktıkları Bağ-Kur borcunu bir kenara bırakıyorum. Aradan yıllar geçti ve o kardeşim hala bu borcu ödeyemedi. Onlar ne yapıyorlar: DUA EDİYORLAR… Ve tabii Türk imanlıları eleştiriyorlar, Türkler Müjdeye yeterince vakit ayırmıyorlar diye. Ayıramıyoruz bu doğru. Ama hepimizin işi ve bakmakla sorumlu oldukları aileleri var. Ben nasıl işimi bırakıp şehir şehir dolaşabilirim ki karın tokluğuna. Düşünmek zorunda olduğum bi oğlum var. Birçoğumuz için geçerli bu durum.
    Kısacası, evet gelmesinler, gelip de ne buradaki kiliseleri ne de imanlıları zor durumda bırakmasınlar. Kaş yapayım derken göz çıkartıyorlar ve herşeyi daha da çok berbat ediyorlar. Yıllardır bu ülkeye gelen misyoner sayısını düşünün bir de Türk imanlı sayısını… Demekki müjde doğru bir şekilde anlatılmıyor insanlara.
    Esenlikler Dilerim…

    #31772
    Anonim
    Pasif

    Orhan pastöre katılmamak elde değil.
    Ben bir müjdeci olarak ( her imanlı bir müjdecidir) bulduğum her fırsatta müjdeyi paylaşıyorum. Otobuste Vapurda bindiğim her toplu taşıma aracında yada bankada sıra beklerken cantamda her daim bulunan incil’imi okuyor ve bunu yaparken de gelecek herhangi bir saldırıdan korkmuyorum. Cünkü ben yolumu Rab’be emanet ettim. O nasıl isterse öyle olacaktır. Bunun için bir eziyet yada şiddet göreceksem eminimki bunu Rab’bin yardımı ile göğüsliyeceğimdir.
    ve müjdeyi paylaşırken hep aklımdan şu ayet gecer;
    Mat.7: 6 “Kutsal olanı köpeklere vermeyin. İncilerinizi domuzların önüne atmayın. Yoksa bunları ayaklarıyla çiğnedikten sonra dönüp sizi parçalayabilirler.”
    cünkü paylaştığımız Tanrı sözüdür, O’nun vaadidir. Kapının önüne bırakılıp kacılacak ucuz bir roman değildir.
    Bu gibi insanlar yüzünden aynen dendiği gibi bizi bölücü sanıyorlar. Düşman ilan ediyorlar. buna bir dur denmeli . denmez ise gelip bize “müslüman mahallesinde salyangoz sattırmayız kardeşim” diyecekler ve olan yollarımızı da kapatıp tamami ile elimizi kolumuzu bağlayacaklar
    Rab’bin esenliği üzerinizde olsun

    #31777
    Anonim
    Pasif

    http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=11850

    MİSYONER TEZGAHINA TEPKİ

    Yeni bir tahrik planı mı?
    AKP iktidarının yaptığı yasal değişikliklerin ardından cüretleri iyice artan misyonerler, yeni bir tahrik planını sahneye koydu. Güney Afrika’dan gelen turist görünümlü 12 misyoner, Rize’de bazı evlerin kapılarına İncil ve propaganda CD’leri bıraktı.


    Sorgulanıp bırakıldılar
    DaĞItIlan kitapların, karanlık bir cinayetle gündeme gelen Zirve Yayınevi’ne ait olduğu dikkat çekti. Polis, vatandaşların şikayetiyle gözaltına aldığı 2 ‘beyaz’ Güney Afrikalıyı serbest bırakmak zorunda kaldı. Bölge halkı ve uzmanlar, olaylara tepkili…

    Yaşar Nuri ÖZTÜRK
    Tevhide karşı teslis için çalışılıyor. Haçlı seferlerinde bile bu kadar misyonerlik görülmemişti.


    Sadettin TANTAN
    Karanlık odaklar değerlerimizi çökertmeyi hedefliyor. Amaç, zihin kontrolü.


    Zekeriya BEYAZ
    Din kisvesi altında siyasi ve kültürel işgal harekatı. Onlara karşı mücadele de suç oldu!


    Bu ne rezalet kardeşim!
    Evlerinin, dükkãnlarının önünde İncil ve Hıristiyanlık propagandası yapılan CD’ler bulan vatandaşlar, “Bu ne rezalet! Bayram gününde bile Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar!” diye tepki gösterdi.


    Misyonerler tahrik peşinde
    * Karadeniz Haçlı istilası altında. Rize’de misyonerler, karanlık bir baskınla gündeme gelen Zirve Yayınevi’nin kitap ve CD’lerini dağıtırken yakalandı


    * AKP’nin imza attığı yasal değişiklikler nedeniyle serbest bırakılmak zorunda kalınan misyonerlere bölge halkından ve uzmanlardan tepki yağıyor

    Haber: Fatih ERBOZ – Salim YAVAŞOĞLU
    AKP’nin sağladığı yasal teminatları fırsat bilen misyonerler, özellikle Karadeniz bölgesini istila etti. Bölgeye turist kisvesi altında akın eden misyonerler, hristiyanlık propagandası yapıyor. İşte bu çirkin tahriklerden biri de önceki gün yaşandı. Binlerce kilometre uzaklıktan Türkiye’ye gelen
    12 Güney Afrikalı misyoner, gruplar halinde önce Trabzon, Artvin, Ağrı ve Erzurum’u gezdi. Bu grubun son durağı ise Rize’ydi. Ne olduysa burada oldu. Misyonerler, bazı evlerin kapılarına İncil ile Hıristiyanlık propagandası yapılan CD’ler bıraktı. Vatandaşlardan gelen şikayet üzerine harekete geçen polis, ’beyaz’ oldukları belirtilen iki Güney Afrikalıyı gözaltına aldı. Savcılığa sevk edilen zanlılar, suç unsuru bulunmadığı için serbest bırakıldı.

    Salyangoz satıyorlar

    Mübarek Kurban Bayramı’nın ilk günü karşılaştıkları bu olaya tepki gösteren vatandaşlar, “Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar” dedi. Sabah işyerini açmak için geldiğinde bir paketle karşılaştığını anlatan Ali Korkmaz isimli vatandaş, “Sahibi çıkmayınca açtım. İçinden İncil ve CD’ler çıktı. Komşularıma ve bazı evlere de bırakıldığını öğrendik. Ben buradaki niyetin insanlara Hıristiyanlığı tanıtmak olduğunu düşünmüyorum. Burada amaç insanları tahrik etmektir” diye konuştu.

    Rize’de bazı ev ve işyerlerinin önüne İncil ve Hristiyanlığı tanıtan CD’ler bırakan Güney Afrikalı misyonerler, vatandaşların kafasını bulandırmaya çalışıyor.

    Kitaplar Zirve’den
    Yaklaşık 9 bin kilometre kat ederek Türkiye’ye gelen Güney Afrikalı misyonerlerin, Karadeniz’de sahnelediği tahrik, kafaları karıştırdı. Çünkü, misyonerlerin dağıttığı İnciller, karanlık bir baskınla ülke gündemine oturan Malatya’daki Zirve Yayınevi’nin damgasını taşıyordu. Misyonerlerin, halkı kışkırtmak için böyle bir yola başvurdukları, bu oyuna gelmeyen bölge halkının ise sinsi planı bozduğu tahmin ediliyor. Malatya’da 18 Nisan 2007’de Zirve
    Yayınevi’nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek öldürülmüş, Polis, zanlılardan Salih G. (20), Cuma Ö. (20), Hamit Ç.(19) ve Abuzer Y.’yi (19) olay yerinde yakalamıştı. Olaydan sonra üçüncü katın penceresinden kaçmak isterken düşerek yaralanan Emre G., kaldırıldığı İnönü Üniversitesi Turgut Özal tıp Merkezi’nde tedavi altına alınmış, tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.


    Haçlı tezgâhı AKP ile zirve yaptı
    AB ve ABD’nin dayatmasıyla her türlü tavizi veren AKP sayesinde misyonerler, Türkiye’de cirit atabiliyor


    Türkiye’de misyonerlik faaliyetleri AKP ile tavan yaptı. AKP iktidarının, Avrupa Birliği ve ABD’nin dayatmaları ile misyonerliğe yasal kılıflar uydurması sonucu misyonerler altın devrini yaşamıştı.. Bu dönemde, dernek ve vakıf mevzuatı değiştirilmiş, 2003 yılından itibaren kiliseler kapatılmamış, tam aksine açılması kolaylaştırılmıştır. Nüfus cüzdanlarından din hanesinin kaldırılması ile ilgili düzenlemeler yapılmış, uygulamaya konulması için uygun zaman beklenmektedir.

    İlk adım 2002’de atıldı
    AB sevdasına tutulan AKP’nin uyum paketleri ve ikili sözleşmeleriyle misyonerlere faaliyetlerini kolaylaştırma ve rahat çalışmalarına imkan sağlamanması için ilek adım 2002 yılında atıldı. AB’ye uyum paketleri ile azınlıklara dini, kültürel, sosyal, sağlık ve sportif faaliyetler yapmak için mülk edinme, istedikleri yerde kilise kurma ve cemaat oluşturma imkânı tanınmıştır. 2 Ocak 2003 tarihli 4778 sayılı kanun ve 30 Temmuz 2003 tarihli 4963 sayılı kanun ile cemaat vakıflarının; dinî, hayrî, sosyal, eğitsel, sıhhî ve kültürel alanlardaki ihtiyaçlarını karşılamak üzere mülk edinmelerinin ve üzerinde tasarrufta bulunmalarının önü açılmıştır.

    Cami değil ibadet yeri
    15 Temmuz 2003 tarihinde, TBMM’de 4928 sayılı kanun kabul edilmiştir. Bu yasa, 3194 sayılı İmar Kanunu’nda yer alan “cami” ifadesini “ibadet yeri” olarak değiştirmiştir. Ayrıca imar planında “ibadet yerleri” ayrılmasına, il, ilçe ve beldelerdeki yöneticilere ibadet yeri yapılması izin yetkisi de vermiştir. AB Uyum Paketi’ne bu görüşler yansıtılmış; mahallî idarelere ve muhtarlıklara kilise, pagoda (Budist dini yapısı) ve havra gibi diğer dinler için ibadet yeri açmayı kolaylaştıran yetkiler tanınmıştır. AKP bununla da yetinmemiş, yabancıların mülk edinmesini ve köylerden toprak almasını kolaylaştıran kanun değişiklikleri de yapmıştır.

    Yazıcı’dan acı itiraf
    Vakıflardan sorumlu Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın, AKP iktidarının Haçlı seferlerine ve misyonerliğine vize verdiğini itiraf etmesi hala unutulmadı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde 31 Ocak 2007 tarihinde bir basın toplantısı düzenleyen Hayati Yazıcı, Vakıflar Yasa Tasarı ile cemaat vakıflarına tanınan yeni haklara dikkat çeken bir gazetecinin, “Cemaat vakıfları alacakları yardımlarla misyonerlik faaliyetleri yaparlarsa ne olacak?” şeklindeki sorusuna, “Vakfın dini amacı varsa, amacı doğrultusunda elbette çalışacak” cevabını vermişti.


    TÜRKİYE’Yİ TEHDİT EDEN HAÇLI SEFERLERİNE TEPKİ YAĞDI
    Bizim değerlerimizi çökertmek peşindeler
    Yurt Partisi lideri Tantan, büyük bir proje olarak nitelendirdiği misyonerlik faaliyetlerine sadece dini açıdan bakılmaması gerektiğini belirterek, “Kültürel değerlerini kabul ettirmek istiyorlar” dedi


    İçişleri eski Bakanı ve Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, misyonerlik faaliyetlerinin büyük bir projenin uygulaması olduğunu söyledi. Tantan, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Misyonerlik faaliyetleri, dünyada bir çok kilise, vakıf ve sivil toplum örgütü ile dernekler tarafından organize ediliyor, destekleniyor. Girişleri, çıkışları, faaliyet alanları belirlenip, harcamaları karşılanıyor. Kendi kültürel değerlerini o ülkelerde kabul ettirmek için bunu yapıyorlar” dedi. Olaya sadece dini açıdan bakmanın yeterli olmayacağına dikkat çeken Tantan, şöyle devam etti:

    Zihinlerin peşindeler

    “Bir takım değerlerin çökertilmesini hedefliyorlar. Buradaki amaç; kendilerine tabii kılmak istedikleri ülkelerin insanlarının zihinlerini değişik faaliyet ve yöntemlerle kendi kontrolleri altına almak. Bunu başarmak için de organize olarak kapsamlı bir çalışma yürütüyorlar. Bu tür çalışmalara karşı toplumu bilinçlendirmek gerekiyor. Çağımızın en büyük savaşı enformasyon ve bilgi savaşıdır. Bu savaşın ülkemiz üzerindeki tehdidini ortadan kaldıracak bir çalışmayı başlatmak gerekiyor.”

    Önlem alınmalıdır

    Güney Afrika’dan gelen misyonerlerin, Karadeniz’de İncil dağıtmasına, bilinçli ve ekonomik özgürlüğüne kavuşmuş vatandaşların gülüp geçeceğini kaydetti. Dünyada sınır tanımayan hareketlilikler olduğunu belirten Tantan, “Para bilgi, insan ve mal hareketliliği gibi faktörler var. Ama bunların en büyüğü bilgi hareketliliğidir. Bilgi kirliliğine mutlaka önlem alınmalı” diye konuştu.

    Siyasi ve kültürel işgal hareketidir
    İlahiyatçı Profesör Zekeriya Beyaz, misyonerlik faaliyetlerinin din kisvesi altında yürütülen siyasi ve kültürel bir işgal hareketi olduğunu söyledi. AKP iktidarı döneminde misyonerlik ve hıristiyanlık propogandalarının serbest hale getirildiğini belirten Prof. Dr. Zekeriya Beyaz, “Daha da ileri gidilerek onlarla mücadele suç haline getirildi. Nitekim misyonerlerle uğraştığı gerekçesiyle ben ve benim gibi bir çok kişi hakkında sayısız davalar açıldı” dedi. Beyaz, şöyle devam etti: “Şu anda Türkiye’de yüzlerce kanunsuz ev kilisesi açıldı. Bunların arkasında Dünya Kiliseler Birliği var.” Güney Afrika’dan gelen misyonerleri, ileriden beri devam eden yıkıcı ve bölücü faaliyetlerin bir parçası olarak nitelendiren Beyaz, “Bu tür faaliyetler, tamamen kışkırtmaya yöneliktir” tespitinde bulundu.


    Bu kadar yoğunluk hiç yaşanmamıştı
    Halkın Yükselişi Partisi Genel başkanı Prof.Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Türkiye topraklarının hiçbir dönem misyonerlik faaliyetlerinin saldırısıyla bu kadar yoğun bir şekilde karşı karşıya kalmadığını söyledi. Öztürk, “Kelime-i Şahadet toprakları, 1071 yılından bu yana bu kadar Hristiyanlaştırma girişimleriyle karşı karşıya kalmadı. Haçlı seferlerinde bile bu kadar eylem yoktu. Bu işi sadece bir yayınevine ve orada çıkan bir olayla bağdaştıramayız. Olay çok daha büyük ve şikayet etmenin ötesinde” dedi. Bu tür saldırılara karşı bilinçli olunması gerektiğini ifade eden Öztürk, şunları söyledi: “İncil dağıtılması çok küçük bir olay. Misyonerliğin daniskasını AKP yapıyor. Bu tür olaylara en büyük desteği zaten iktidar veriyor. Kelime-i Şahadet coğrafyasının Hristiyanlaştırılmasına hiçbir güç bu kadar destek vermedi. Tevhide karşı teslis için çalışılıyor” şeklinde konuştu.

    Karmaşaya zemin hazırlamak istiyorlar
    Karadeniz’de yaptığı araştırmalarla tanınan yazar Mehmet Bilgin, bölgede yaratılmak istenen karmaşa için zemin hazırlanmak istediği uyarısında bulundu. Bilgin, bölgede İncil dağıtanların Karadeniz’in her tarafında yapısal çözümlemeler yapan papaz görünümlü ajanlar olduğunu söyledi. Bilgin şunları kaydetti: “Doğu Karadeniz’de gerçekleştirilen misyonerlik faaliyetleri, bölgede yaşanan politik, ekonomik gelişmelerden ayrı düşünülemez. Doğu Karadeniz bölgesinin enerji kaynaklarına yakın ve yine enerji kaynaklarının nakli açısından önemli bir üs taşıdığı unutulmamalı. Misyonerlik faaliyetlerini bu çapta düşünürsek o zaman gerçek amacı daha rahat ararız. Bazı merkezler Karadeniz’i karıştırmak istiyor. Bu nedenle Karadeniz’de misyonerlik faaliyetlerinde bulunuyor.” Misyonerlerin kimliği ve ülkesinin önemli olmadığını ifade eden Bilgin, “Kitapların nerede basıldığı da çok önemli değil. Çünkü bu işi yapanlar ajan ve kimliklerini saklamak ve daha da önemlisi çalıştıkları merkezin amacını örtmek için bunu kullanıyor” dedi.

    Papaz kılıklı ajanların faaliyetleri izlenmeli
    MHP Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın ise, Karadeniz bölgesinde gerçekleştirilecek misyonerlik faaliyetlerine karşı bölge halkının duruşunun sağlam olduğunu kaydetti. Papaz kılıklı ajanların faaliyetlerinin çok iyi takip edildiğini söyleyen Yalçın, şunları kaydetti: “Korkulması gereken bana göre bunlar değil. Amaçları yurduna, milletine bağlı Karadeniz bölgesini karıştırmak olabilir. Ancak biz her türlü önlemi bölge insanı olarak alırız. Önemli olan bu faaliyetlerin önünü açan Müslüman olduğunu söyleyen kişilerdir. Esas önlem alınması gereken Müslümanlığın kutsallarını kullanarak insanların kafasını karıştıranlar, yani Müslümanlığın ticaretini yapanlardır. Bugün her türlü ekonomik sıkıntıya rağmen Karadeniz halkı devletine karşı bağlılık duygularını değiştirmemektedir. Bu önemlidir. Ben bu iki papaz kılıklının faaliyetlerini çok önemsemiyorum, çünkü bölge halkının duruşu sağlam.”

    #31785
    Anonim
    Pasif

    Bu olayı, Hristiyanlar olarak, eleştirmemizi yerinde buluyorum; çünkü Afrikalılar gerçek Hristiyanlığa göre davranmıyorlardı. Ve bizim eleştirilerimiz Hristiyanlık için yapıcı eleştirilerdir.

    Ama yukarıda ki haberde adı geçen şahısların (Zekeriya Beyaz, Yaşar Nuri, MHP Milletvekili) eleştirilerini olumlu bulmuyorum. Çünkü bu kişiler sadece bu olaya tepki göstermiyorlar. Bu kişiler genel manada Türkiye’de Rab’bin sözünün duyurulmasına karşılar.

    Evet, Afrikalıların İncil’i dağıtış biçimleri oldukça yanlıştı. Bu tarz hareketler sonucu zaten İncil’e düşmanlık bellemiş insanların ellerine iyicene koz vermiş oluyoruz. Ama her zaman İncil aleyhinde konuşan kişilerin de artık bir Türk’ün hem vatanını sevip, ona bağlı kalabileceğini hem de aynı zamanda Hristiyan olabileceğini anlamaları gerekiyor.

    #31783
    Anonim
    Pasif

    GÜNEY AFRİKALILARIN BU EYLEMLERİNİ KINIYORUM.

    Ülkelerinden kalkıp, koliler hazırlayıp ülkemize gelmişlerdir.
    Kutsal Kitap’taki GİDİN buyruğunu yerine getirmiş ve gelmişlerdir.
    Bir ulustan diğer bir ulusa seyahat gerçekleştirmişlerdir.
    Gitmek eylemin başlangıcıdır.
    Bir amaç gereklidir gidebilmek için.
    Bu amaç ne olmalıdır?

    Günahkarları, günahlarıyla yüzleştirebilmişlermidir?
    İsrail halkının kaybolan koyunlarına ulaşabilmişlermidir?
    Görüp, işittiklerini anlatabilmişlermidir?
    İnsanlarla bir olabilmişlermidir.
    İnsanları, Rab’bin öğrencileri olarak yetiştirebilmişlermidir?
    Diri ve yaşayan Rab’bin, tanıkları olabilmişlermidir?

    Ülkemize gelmişlerdir evet.
    Kuzular gibi kurtların arasına gelmişlerdir.
    Unutmuşlardır ama, Rab’bin kendileriyle birlikte olduklarını.
    Ruh’tan yoksun kalmışlardır.
    Korkaklar gibi saklanmış,
    Korkaklar gibi sinsice planlar yapmışlardır.
    Benliklerinden özgür olamamışlardır.
    Karanlıktan ışığa çıkamayacak kadar cesareti gösterememiş ve esenlikte kalamamışlardır.
    Gelmişlerdir evet.
    Dilerim bu şartlarla birdaha gelmezler. AMİN.

    Pekii nedir gitmek?
    Gitmek bir eylemdir. Hareket halinde olmaktır. Yerinde duramamaktır.
    Bu yeterlimidir. Git git git…
    Elbetteki her eylemin bir amacı olmalıdır.
    Gitmek ve duyurmak iç içe olan olgulardır.
    Giderken duyurmalıyız. Anlatmalıyız. Müjdelemeliyiz.
    Müjde duyurmaktır.
    Rab bizlere, size karşı olmayan sizden yanadır demiştir.
    Bunu bilebilmek ise, karşılıklı diyaloglarla mümkündür.
    GİTMEK VE DUYURMAK birdir.

    Nereye giderken diye bir soru sorabiliriz kendimize.
    Eve, işe, okula, komşumuza, akrabalarımıza, mağazaya, sinemaya, tatile, gibi bir çok örnek verebiliriz.
    Kısacası gitmek eylemi.. yaşamlarımızı devam ettirirken… GİDERKEN dir.

    İsa Mesih, ögrencilerine birçok buyrukta bulunmuş, iteati öğretmiş, ve onları yüreklendirmiştir.
    İyi haberi duyurun demiştir.
    Ben dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim demiştir.
    Ve öğrencilerine gidin artık, demek istemiştir.

    Güney afrikalılar acaba iyi haberi duyurabilmişlermidir.
    Türkçe bildiklerinden bile şüphe duymaktayım.
    Ayaklı kargo işlemi yapmışlardır, nazarımda.
    Ne acıııı…. Yürekten kınıyorum.

    Sevgiyleeee

    #31786
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Halleluya, yazınızı okurken uzun zaman önce okuduğum küçük bir kitapçık aklıma geldi: CEVAPLANMASI GEREKEN BİR SORU, GERÇEK BİR OLAYIN ARDINDAN DİNSEL NİTELİKLİ ÖYKÜ…
    Okumamış kerdeşler için konuyla ilgili küçük bir kısmını paylaşmak istedim:
    ” Arap ülkelerinin birinde Rabbin bir hizmetçisi, mahkumlara yaşam yolunu duyurmak amacıyla hapishaneleri ziyaret ederdi. Yürekleri arıtan, zihinleri yenileyen esenlik müjdesini dileyene aktarmak için hükümetten özel izin almıştı. Rabbin bu hizmetkarı koğuşlara tek başına girer, kendisine koruma görevlisi verilmesini reddederdi.”
    Öykü bu cümlelerle başlıyor. Mahkumların sorduğu Mesih ve Muhammetle ilgili beklenmedik bir soru karşısında Rabbin hizmetçisi en doğru şekilde yanıt verebilmek için dua ediyor ve Rab O’nu orada yalnız bırakmıyor. Açıklamalarını yaptıktan sonra mahkumların yanlarından ayrılırken şöyle konuşuyor:
    ”Gerçekten olan, gerçeğin sesini duyar ve gerçek onu özgür kılar. Mesih ve Muhammet hakkındaki gerçeği tam anlamıyla öğrenmek isterseniz, size gelecekte İncil’den daha açık konuşabilirim. İçinizde İncil’i okumak isteyen, fakat İncili olmayan biri varsa, Gerçek hakkında daha derinlemesine düşünebilmesi için, ona bir adet İncil hediye etmeye hazırım.
    Dilerim Afrikadan ya da başka ülkelerden gelen misyonerler ve tabii ki bizler de, bu öyküdeki Rabbin Hizmetçisi gibi Tanrı sözünün en doğru şekilde anlatırız dinlemek isteyene.
    Esenlikler dilerim…

    #31782
    Anonim
    Pasif

    Yazilan bütün mesajlari dikkatlice okudum.Gercekten birseyler yazayim mi diye cok düsündüm.Ama yazmadan da edemedim.Benim kafama su “kiniyorum”kelimesi cok takildi.
    Bunu cok agir ve insafsizca buldugumu belirtmek istedim.Olabilir Güneyafrikalilar bilmeyerek yanlis hareket etmis olabilirler.Türkiye’de müjdecilik ile G.Afrikadaki müjdeciligin farkli yapildigindan belki de haberleri yoktu.Kimileri onlari korkakca ve zorla incil yaydiklarini yazmis.Ilginc.Korksalardi buralarda ne isleri vardi??Birileri onlari zorla mi bu ülkeye getirdi?Ya da hangi kisi zorla incil aldigini söylüyor? Türkiye’de cok insanin hristiyanliktan,misyonerlikten,kiliselerden nasil öcü gibi önyargi ve yanlis bilgilerle dolu oldugunu söylemeye gerek yok.Siz nasil müjdeleme yaparsaniz yapin zaten size sirin bakmayacaklardir.Stadyum önünde yapilan müjdelemenin tepkilerini de okudum.Görüyorsunuz milletin neler düsündügünü.Onun icin birakin bu müjdeyi Türkiye’de dagitmak isteyen kardesleri kötülemeyi. Orda tam olarak ne yaptiklarini bilmiyorsunuz.O insanlari tanimiyorsunuz.O insanlar buraya tatile gelmemisler.Mesih icin birseyler yapmak istemisler.Dogru ya da yanlis bir sekilde.Ben sanmiyorum ki kötü niyetle bu müjdelemeyi yapmis olsunlar.Türkceleri varmiydi? Milletle hangi dilde konusmaya calismislar? Bazi seylerin ayrintilarini bilmeden hemen “kinamaya” kalkismayalim.Türkiye bir misyon ülkesidir.Cok insanin kurtulusa ve müjdeye gereksinimi vardir.Calisalim ve calisana da destek olalim.Yanlis yapiyorsa dogrusunu ona gösterelim.Ama bunu SEVGI’yle yapalim.

    Rab’bin esenligi ve lütfu sizinle olsun.

    #31791
    Anonim
    Pasif
    Kores;11414 wrote:
    Türkiye’de müjdecilik ile G.Afrikadaki müjdeciligin farkli yapildigindan belki de haberleri yoktu.

    O zaman daha baslangicta Hata Yaptilar, Pavlus`un dedigini yapmamis oluyorlar,

    Yahudi ile Yahudi, Grekle Grek olmak, Bilmiyorlar, Binlerce Km. gelmeden once, Biraz o ulkenin Sosyal, Kulturel, Siyasi yapisini arastirmak gerekli, Bircok Gruptan haberim var, Boyle bir mujdeleme yolculuguna cikmadan once, en 1 yil onceden dua etmeye baslarlar, o ulke insanlari hakkinda bilgi edinirler, (kultur, sosyal v.s.) sonra gelip hizmetlerini Yerel bir kilise araciligi ile yaparlar, (Yerel kilise araciligi ile yapmak derken, o kiliseden bir iki yerli kardeside kendileri ile hizmet etmeye tesvik ederler)

    Kores;11414 wrote:
    Ya da hangi kisi zorla incil aldigini söylüyor?


    Kimse zorla incil aldigini soylemiyor, KAPININ ONLERINE ATILDIGINI SOYLUYORUZ,

    Kores;11414 wrote:
    Siz nasil müjdeleme yaparsaniz yapin zaten size sirin bakmayacaklardir.Stadyum önünde yapilan müjdelemenin tepkilerini de okudum.Görüyorsunuz milletin neler düsündügünü.

    Bize sirin bakim bakmamalari onemli degil, Biz sadece KUTSAL KITAP`A uygun mujdenin duyurulmasini istiyoruz, Biz insanlarin degil, Tanri`nin onayini ariyoruz, Sanirim ben anlatamadim, Onlarin Mujdeleme sekli bircok konudan dolayi Kutsal Kitap`a uygun degil, Ayetleri yazdim yukaridaki mesajlarimda,


    Kores;11414 wrote:
    Onun icin birakin bu müjdeyi Türkiye’de dagitmak isteyen kardesleri kötülemeyi.

    Bu sozunuz sanirim konunun BOYUTUNU ASMIS bir kelime, Biz mujdeyi yayanlari kotulemiyoruz, BIZLER ZATEN MUJDE YAYMAYA CALISAN KISILERIZ, bizler MUJDEYI KUTSAL KITAP`A GORE YAYMAYANLARI KINIYORUZ, ELESTIRIYORUZ, Ama Kutsal Kitap`a gore Mujdeyi yayan insanlar icinde dua ediyoruz, Biz Yanlis`a yanlis diyoruz, ONLAR HRISTIYAN, YANLISTA YAPSA GORMEZDEN GELELIM, diye bir mantik gutmek dogru degildir,

    Kores;11414 wrote:
    Orda tam olarak ne yaptiklarini bilmiyorsunuz.


    Karadeniz bolgesindeki Tek kilise olarak, Rizeninde karadenizde oldugu icin duyduk neler yaptiklarini, ayni basinda yazildigi gibidir,

    Kores;11414 wrote:
    O insanlari tanimiyorsunuz.O insanlar buraya tatile gelmemisler.Mesih icin birseyler yapmak istemisler.Dogru ya da yanlis bir sekilde.

    Dogru ya da Yanlis bir sekilde demissiniz, Bu Kelimeniz gercekten dogrumu? Yani Kutsal Kitap derki MARKOS 9:49 OLMASI GEREK, KIM BANA AIT IMANLILARDAN BIRININ DUSMESINE IZIN VERIRSE, BOYNUNA DEGIRMEN TASI BAGLANIP DENIZE ATILMASI KENDISI ICIN DAHA HAYIRLIDIR,,,,, Bu hikmetsiz davranis yuzunden, gelecek baskilardan dolayi, yeni, taze, rabbin ondeki fidan gibi olan bir kardes uzaklasirsa, dahami hayirli?


    Kores;11414 wrote:
    Ben sanmiyorum ki kötü niyetle bu müjdelemeyi yapmis olsunlar.

    Biz asla KOTU NIYETLE YAPTILAR DEMEDIK, hikmetsizce, Kutsal Kitap`a uygun olmayan bir sekilde YAPMISLAR dedik


    Kores;11414 wrote:
    Türkceleri varmiydi? Milletle hangi dilde konusmaya calismislar? Bazi seylerin ayrintilarini bilmeden hemen “kinamaya” kalkismayalim.

    Evet Turkceleri yokmus, bunun icin gelip bir yerli kiliseden yardim isteyebilirlerdi, o zaman emekleride bosa gitmezdi, VE TURK KILISESINE BU KADAR BASKI YAPTIRMAZDI,

    Kores;11414 wrote:
    Türkiye bir misyon ülkesidir.

    Bakin bu yazinizi HANGI TEMIZ YUREKLER YAZDIGINIZI BEN BILIYORUM, VE SOYLEDIGINIZE AMIN DIYORUM, Ama bu kelimeniz bile, bazilari tarafindan “AAA BAK NE DEMEK ISTIYORLAR` diye dusuneceklerdir, FOrumumuzu takip eden bazilar, Biz korkmuyoruz, SAKIN BIZE KORKMAYIN FALAN DEMEYIN LUTFEN, ama bizler Rab`bin dedigi gibi, Tilki gibi Kurnaz, Guvercin kadar saf olmaya calisyoruz

    Kores;11414 wrote:
    Cok insanin kurtulusa ve müjdeye gereksinimi vardir.Calisalim ve calisana da destek olalim.

    Amin Soylediklerinizi Rab bereketlesin, soylediklerinize %100 Katiliyorum, KIM KUTSAL KITAP`A GORE YAPIYORSA, O MUJDECILERININ AYAKLARINI GECE GUNDUZ YIKARIZDA, bize Kurtulus haberini getirdigi icin

    Kores;11414 wrote:
    Yanlis yapiyorsa dogrusunu ona gösterelim.Ama bunu SEVGI’yle yapalim.

    Rab’bin esenligi ve lütfu sizinle olsun.

    Forum`un bu bolumunde yorum yapan yaklasik 8 kardesin, 7 tanesi turkiyeden ve bu yanlis yuzunden yurekleri sizliyor, Cunku Turk kilisesi icin gercekten aci cekiyor, (en az sizin kadar), Lutfen herseye OLSUN, BOSVER DEMEK YERINE, yanlis yapmislar demeyi birbirimizden esirgemeyelim,

    Saygilarimla

    #31796
    Anonim
    Pasif

    Ne yaptığınız kadar, nasıl yaptığınız da önemlidir. İnsanları tedirgin edecek, kuşkulandıracak ve önyargılarını pekiştirecek uygulamaları Müjdecilik olarak adlandırmak olası değil.

15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 16)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.