İman Nasıl Oluşur ?

  • Bu konu 5 izleyen ve 8 yanıt içeriyor.
9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25461
    Anonim
    Pasif

    İman olmadan Tanrı’yı hoşnut etmek olanaksızdır. Tanrı’ya yaklaşan, O’nun var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir. ( İbr. 11:6 )

    Bu ayetin, özellikle ilk kısmına dikkat etmeliyiz:” İman olmadan Tanrı’yı hoşnut etmek olanaksızdır… “

    Eğer Tanrı, bizden iman etmemiz olanaksız olduğu halde inanmamızı isterse; o zaman O’nun adaletini sorgulamaya hakkımız olur. Ama eğer imanın oluşabileceğine ilişikin avuçlarımızın içine bir güven koyarsa; iman edip etmeme konusundaki sorumluluk, bize ait olur.

    Tanrı, bize Kendisini iman olmadan hoşnut etmemizin imkansız olduğunu söylemiştir. Ancak bununla birlikte, imana nasıl sahip olacağımızı da anlatmıştır. O, bize, imanın nasıl oluştuğunu söyledi:

    Demek ki iman, haberi duymakla, duymak da Mesih’le ilgili sözün yayılmasıyla olur. ( Rom. 10:17 )

    İmanımız yoksa bu, Tanrı’nın suçu değildir. İman eksikliği için, Tanrı’yı suçlamak, cahillikten başka bir şey değildir. Tanrı, herkesin imana sahip olabileceği yolu sağlamıştır.

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

    Dünyayı kazansan ne yararı var ? :elsalla: :elsalla: :elsalla:

    #30402
    Anonim
    Pasif

    Kurtuluş için gerekli iman, ” haberi duymakla, duymak da Mesih’le ilgili sözün yayılmasıyla olur.” Elçi Pavlus, imanla kurtulduğumuzu söylemiştir: İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı’nın armağanıdır. ( Ef. 2:8 )

    Peki kurtulmak için, gerekli olan iman nasıl elde edilir ?

    Ne deniyor? ” Tanrı sözü sana yakındır, ağzında ve yüreğindedir.” İşte duyurduğumuz iman sözü budur. İsa’nın Rab olduğunu ağzınla açıkca söyler ve Tanrı’nın O’nun ölümden dirilttiğine yürekten iman edersen, kurtulacaksın. Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanı ağzıyla açıklayarak kurtulur. ( Rom. 10: 8-10 )

    ” Rab’bi adıyla çağıran herkes kurtulacak.” Ama iman etmedikleri kişiyi nasıl çağıracaklar ? Duymadıkları kişiye nasıl iman edecekler ? Tanrı sözünü yayan olmazsa, nasıl duyacaklar ? ( Rom. 10:13, 14 )

    Demek ki iman, haberi duymakla, duymak da Mesih’le ilgili sözün yayılmasıyla olur. ( Rom. 10:17 )

    Burada kurtuluş sözü için gereken imanın, Tanrı sözünü duymakla oluştuğunu görüyoruz.

    Adam ( Kornelius ) bize, evinde beliren meleği nasıl gördüğünü anlattı. Melek ona şöyle demiş: “Yafa’ya adam yolla, Petrus diye tanınan Simun’u çağırt. O sana, senin ve bütün ev halkının kurtuluş bulacağı sözler söyleyecek.” ( Elç. İş. 11:13 -14 )

    Kornelius’un iyi bir adamolduğunu görüyoruz.Ancak kurtulmamıştı.İsa, Markos 16:15’te şöyle der: ” Dünyanın her yanına gidin, Müjde’yi bütün yaratılışı duyurun.” Kornelius, bu zaferli müjdeyi henüz duymadığı için kurtulmamıştı.Tanrı, ona kurtuluş planını öğrenmesi için Petrus’u çağırtmasını istedi.Melek, Kornelius’a Müjde’yi vaaz edemedi.( Melekler Müjde’yi duyuramaz; çünkü Tanrı, bu görevin yerine getirilmesi için insanları görevlendirdi. ); ama Kornelius’a, gidip kendisinin ve tüm ev halkının kurtuluş bulacağı sözler söyleyecek kişiyi bulmasını söyledi.

    İnsanlar, Tanrı’nın sözünü duyarak kurtulurlar. Bunun nedeni de imanın,” haberi duymakla”, duymanın da, ” Mesih’le ilgili sözün yayılmasıyla “ilgili olmasıdır. Sözü duymadan ona inanamazsınız.

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.
    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !
    Dünyayı kazansan neye yarar ? hac5 tanri sevgidir

    #30522
    Anonim
    Pasif

    Şifa için gereken iman nasıl oluşur ? Kurtuluş için gerekli olan imanla aynı şekilde ! Bunu, aşağıdaki ayetlerde görebilirsiniz:

    Pavlus ve Barnaba oralarda da Müjde’yi yaydılar. Listra’da, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu. Pavlus’un söylediklerini dinledi. Onu dikkatle süzen Pavlus, iyileştirebileceğine imanı olduğunu görerek yüksek sesle ona, ” Kalk, ayaklarının üzerinde dur ! ” dedi. Adam yerinden fırlayıp yürümeye başladı. ( Elç. İş. 14:7-10 )

    Bu ayetleri gelişigüzel okuyan biri, ” Pavlus’un adamı iyileştirmesi ne kadar harika! ” diyebilir. Ama Pavlus adamı iyileştirmedi. Adam, ne Pavlus’un bir elçi olmasından ötürü, ne de Pavlus’un imanı aracılığıyla iyileştirdi. Adamın imanı vardı.

    Pavlus üç şey yaptı:
    1. Müjde’yi vaaz etti ( 7. ayet )
    2. Adamın, iyileştirebileceğine dair imanı olduğunu gördü ( 9. ayet )
    3. Adama, ayağakalkıp yürümesini söyledi ( 10. ayet )

    Adam da üç şey yaptı:
    1. Pavlus’un vaazını dinledi ( 9. ayet ).
    2. İyileşebileceğine iman etti ( 9. ayet )
    3. Yerinden fırlayıp yürüdü ( 10. ayet )

    Adam, Pavlus’un sahip olduğu bir güçle iyileşmedi. O, iyileşebileceğine iman ediyordu. Peki bu adam iyileşebileceğine dair imanı nasıl edindi ? Duyduğu şeyden edindi; Pavlus’un söylediklerini duydu. Peki Pavlus, ne söyledi ? Müjde’yi vaaz etti ( 7. ayet ). Eğer Pavlus, bazılarının Müjde dediği şeyi vaaz etmiş olsaydı, o adam asla iyileşmezdi. Pavlus, Kutsal Kitap’ın Müjde diye adlandırdığı şeyi vaaz etti !

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.
    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !
    Dünyayı kazansan neye yarar ? hac5 tanri sevgidir

    #30529
    Anonim
    Pasif

    Çok güzel bir konuya değinmişsiniz Fırat Abi; ama malesef ki ben daha yeni fark ettim bu konuyu :(

    Aslında Hristiyanlığın en kritik noktalarından biridir…

    Çünkü eğer Pavlus Kutsal Ruh’tan destek almışsa ve hasta adamı o iyileştirmişse, o zaman bu gün adlarından sıkça bahsedilen azizler ve azizelerde gerçektir.

    Eğer sizinde belirttiğiniz gibi adamı iyileştiren Pavlus değil, adamın imanı ise o zaman bir çok aziz ve azize hikayesi de yalanlanmış olur.

    Bu konuda kesin bir kanıya varamamış olmakla birlikte yinede sizin bahsetmiş olduğunuz mantığı daha çok savunurum.

    Bir örnek de ben vermek istiyorum.

    Elçilerin İşleri 3:6,7 : “Petros, ‘Bende ne gümüş var ne de altın’ dedi, ‘Ama sana ben de olanı veriyorumç Nasıralı İsa Mesih adıyla kalk ve yürü!’ Sonra adamı sağ elinden tutarak ayağa kaldırdı. O anda adamın ayaklarıyla ayak bilekleri sapasağlam oldu.”

    Bunu göre halk oldukça şaşırmıştı. Bu şaşkınlığı gören Petrus ise halka şu şekilde seslenmişti;

    Habercilerin İşleri 3:16 : “Şu gördüğünüz ve tanıdığınız adamı İsa’nın adı tümden iyileştirdi. Çünkü o, İsa’nın adına iman etti. İsa aracılığıyla iman hepinizin gözü önünde ona sağlık verdi.

    Yukarıdaki örnekte, sizin de bahsetmiş olduğunuz gibi Petrus, kendisinin adamı kurtarmadığını, adamı kurtaranın Rab’be olan imanı olduğu vurgulanmaktadır.

    #30528
    Anonim
    Pasif

    Sayın burç, ilkönce şunu söyleyeyim ki, yazılımlarınızı tekrar görmek bana Rab’de büyük mutluluk veriyor.Elinize sağlık.

    Tanrı’nın sözünü okudukça, ölmek zorunda olmadığımızın ve iyileştirilebileceğimizin daha çok farkına varırız. Tanrı’nın istediği zaman iyileştirebileceği ve O’nun şifa vermeyeceğini söylemek, büyük bir hakarettir. Hatta her ikisi de yalandır.Eğer siz Rab’de iseniz;şeytan, size kuşku ve inançsızlığı anımsatmak üzere yanı başınızdadır.

    Örneğin Listra’daki kötürüm adamın iyileştirilebileceğine imanı vardıİsa, Markos 5:34’te, kanamadan henüz kurtulmuş olan kadına, ” Kızım, imanın seni kurtardı.” diyor. İman, sona eren bir şey değil. İman, Tanrı’nın sözünü işitmekle oluşuyor.Dikkat edersek İsa, kadını kurtaranın kendi gücü olduğunu söylemiyor; kadının imanı aracılığıyla kurtulduğunu söylüyor. Listra’daki adam iyileştirilebileceğine olan imanını nasıl edinmiş ? Duyduklarından. Duyduğu şey, Tanrı’nın sözü olan Müjde’ydi.

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.
    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !
    Dünyayı kazansan neye yarar ? isa su üstünde

    #30621
    Anonim
    Pasif

    Müjde’de, Yaşamı boyunca kötürüm olan birinin iyileştirilmesini sağlayacak bir şey var mıydı ? Kesinlikle evet!

    Pavlus, kurtuluş ve şifa Müjdesi’ni vaaz ettiğini şöyle ifade etmiştir: Çünkü Müjde’den utanmıyorum. Müjde, iman eden herkesin – önce Yahudiler’in, sonra Yahudi olmayanların – kurtuluşu için Tanrı’nın gücüdür. ( Rom. 1:16 )

    Pavlus, aslında şöyle diyordu: Mesih’in Müjdesi’nden utanmıyorum. Çünkü o, kurtuluş, güvenlik, koruma,şifa ve doğruluk için Tanrı’nın gücüdür.

    Filipus, Samiriye kentine gidip oradakilere Mesih’i tanıtmaya başladı. Filipus’u dinleyen ve gerçekleştirdiği belirtileri gören kalabalıklar, hep birlikte onun söylediklerine kulak verdiler. Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi ve o kentte büyük sevinç oldu. ( Elç. İş. 8:5 – 8 )

    Bu muhteşem mucizeler, Mesih’i vaaz etmenin sonucunda gerçekleşti ( 5. ayet ). Yeni Antlaşma, Şifa Veren Mesih’ten ayrı bir Mesih tanımaz. Fiziksel şifa – tanrısal şifa – Müjde’nin bir parçasıdır. Eğer günümüzde, şifa Müjdesi yoksa, kurtuluş Müjdesi de yoktur.

    P. C. Nelson, şöyle demiş: Şifa, Müjde’nin bir parçasıdır.

    Söz, Mesih’ti; O, Hak’tı.
    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !
    Dünyayı kazansan neye yarar ?isasiyahbeyaz rabbe hamdolsun

    #30653
    Anonim
    Pasif

    “İmanımız yoksa bu, Tanrı’nın suçu değildir. İman eksikliği için, Tanrı’yı suçlamak, cahillikten başka bir şey değildir. Tanrı, herkesin imana sahip olabileceği yolu sağlamıştır.”

    Kardeşimiz böyle bir açıklama getirmiş:

    İman Tanrı’nın armağanı mıdır?
    Yoksa her insanın Tanrı’ya iman etme olanağı var mı?

    Sanırım bu konuda biraz görüş alış verişi yapmamız gerekir!
    Katılım gösterirseniz sevinirim….

    #30674
    Anonim
    Pasif

    Sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim gibi hisseden çoktur, biliorum, ama yine de anlatıcam…
    Eğer bir kere inanırsanız gerçekten yürekten bütün inancınızla,göreceksiniz nasıl açılıyor kapılar size bir bir…
    şefkatle sarıldığınızı hissedebilirsiniz…
    orda bir yerde bekliyor hepimizi, sadece bir adım gerekiyor gerçekten inanmak…
    sonra mucizeler başlıyor…
    benim hayatım böyle olmakta…içimde sevgi orda duruyordu…bana verilen akılla sorguladım önce; hayatı, kendimi, insanları ,dünyayı, sevgiyi, herşeyi….sonra kayboldum birden…bir gün kalbimde ki Rabbe olan sevgi fısıldadı: ”korkma” … Tereddütlerim vardı, ama nasıl oluyor, siz daha iyi bilirssiniz.. Bir iç güdü bu. insan kulak verirse yolu takip edebilir bence… Bir kere inanın, O’nu içinizde hissedin …Sonra nasıl da cevaplar geliyor, inanamassınız! Daha geçen gün çok zor bir anımda dua ettim ve saniyeler geçmeden oldu… işte bu doğru yerde olduğumun kanıtıdır… Gerçekten severseniz sevilirsiniz… Gerçekten inanırsanız mucizeler hiç de zor diğildir… Her şeyden sıyrılıp dünyanın üstünden bir bakın, her şeye olanca tarafsızlığınızla… Görmemeniz imkansız… (içimde bunları yazmak geldi alakalı oldu mu konu ile bilmiyorum. Ya aslında yaşadıklarımızı anlatcak ve hissettiklerimizi paylaşcak kardeşçe bir paylaşımın olacağı bi başlık ya da bişi açsak, umudun bittiği yerde umutlarımızı anlatabilmek için). :)

    #32471
    Anonim
    Pasif

    İmanımız yoksa bu, Tanrı’nın suçu değildir. İman eksikliği için, Tanrı’yı suçlamak, cahillikten başka bir şey değildir. Tanrı, herkesin imana sahip olabileceği yolu sağlamıştır.

    Sevgili fırat çölgeçen kardeşim. Böyle birşeyler dile getirmişsiniz.. Peki size birşey sorabilir miyim? Lidya’nın kapalı olan yüreğini açan, Tanrı değil mi? Aynı zamanda emmaus yolundaki iki kişinin İsa’yı tanıyamaması üzerine Rab onların gözlerini açmadı mı? Bu kişilerinde o anda imanı yoktu.. Fakat Rab bu insanların gözlerini ve yüreklerini açarak onlara kendini gösterdi.. Sizce de öyle değil mi?

    sevgilerimle..

9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.