• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26012
    Anonim
    Pasif

    İbrahim: İshak’ın doğumu

    Size esenlik olsun.

    Tevrat’ı okumaya devam etmek ve Tanrı’nın İbrahim ve Sara’ya nasıl bir oğul verdiğini ve böylece uzun zaman önce onlara vermiş olduğu vaadi nasıl yerine getirdiğini görmek istiyoruz.
    Tanrı, İbrahim’in istediği zamandamı yoksa kendi doğru zamanındamı planını uygulamıştı?

    Kutsal Yazılar yirmi birinci bölümde şöyle der:
    RAB verdiği söz uyarınca Sara’ya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.
    Sara hamile kaldı; İbrahim’in yaşlılık döneminde, tam Tanrı’nın belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.
    (Yaratılış 21:1-2)

    Tanrı ne zaman İbrahim’in çocuk sahibi olmasını istemişti?
    İbrahim’in, Tanrı’nın vaadini aldığında yaptıklarını hatırlıyormusunuz?
    Kendi çözümlerini yaşama aktarmıştı.
    Tanrı vaadetmişti ama, asıl an gelene dek zamanını söylememişti.
    Doğru olan tutumsa, Tanrı’dan yanıt gelmeden kendi çabalarımızla çözümler aramamalıyız.
    Durup beklememiz gerekmektedir.
    Tanrı kendisinin belirlediği o doğru zaman gelene dek, Sara İshak’a hamile kalmamıştı.
    Belirlenen an gelene dek Tanrı sabırla beklemişti.
    Vaad gerçekleşmişti artık. Söz yaşam bulmuştu.

    Kutsal Yazılar şöyle der:
    İbrahim Sara’nın doğurduğu çocuğa İshak adını verdi.
    Tanrı’nın kendisine buyurduğu gibi oğlu İshak’ı sekiz günlükken sünnet etti.
    İshak doğduğunda İbrahim yüz yaşındaydı.
    Sara, «Tanrı yüzümü güldürdü» dedi, «Bunu duyan herkes
    benimle birlikte gülecek.
    Kim İbrahim’e Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.»
    (Yaratılış 21:3-7)

    Böylece Tanrı uzun zaman önce İbrahim ve Sara’ya vermiş olduğu sözü yerine getirdi.
    “Çocuk sahibi olamayan kadın” olarak bilinen Sara, aynı Tanrı’nın söylemiş olduğu gibi, bir oğul dünyaya getirdi.
    Çocuğa, “güler” anlamına gelen İshak adını verdiler.

    Ama İshak’ın doğumuna herkes sevinmedi.
    Kutsal Yazılar şöyle der:
    Çocuk büyüdü. Sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.
    Ne var ki Sara, Mısırlı Hacer’in İbrahim’den olma oğlu İsmail’in alay ettiğini görünce,
    İbrahim’e, «Bu cariyeyle oğlunu kov» dedi, «Bu cariyenin oğlu, oğlum İshak’ın mirasına ortak olmasın.»
    Bu İbrahim’i çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.
    Ancak Tanrı İbrahim’e, «Oğlunla cariyen için üzülme» dedi, «Sara ne derse, onu yap. Çünkü senin soyun İshak’la sürecektir.
    Cariyenin oğlundan da bir ulus yaratacağım, çünkü o da senin soyun.»
    İbrahim sabah erkenden kalktı, biraz yiyecek, bir tulum da su hazırlayıp Hacer’in omuzuna attı, çocuğunu da verip onu gönderdi. Hacer Beer-Şeva Çölü’ne gitti, orada bir süre dolaştı.
    (Yaratılış 21:8-14)

    Tanrı’nın planlarının yaşamlarında görünmesi büyük bir şölene sebep olmuştu.
    Sevinçlerini şölendeki birliktelikle kutluyor ve Tanrı’yı yüceltiyorlardı.
    Ama Sara, İsmail’in Kardeşinin doğumuna sevinmediğini ve şölen ruhundan uzak olduğunu gördü. Alaycı bir tutum içerisindeydi İsmail.
    Tanrı’nın doğruluğunun ve planlarının farkında değildi. Ruhtan uzaktı.
    Sara, İbrahim’e gözlemlerini anlattı ve İsmail’in ve annesinin kovulmasını istedi.
    Tanrı’nın onayı ile Sara’nın bu isteğini İbrahim yerine getirdi.
    İsmail’den ayrılmak İbrahim’e çok acı geldi, ama bu ayrılık şarttı, çünkü Tanrı, ona yeni ulusun ve dünyanın Kurtarıcısı’nın İsmail değil, İshak aracılığı ile geleceğini açıklamıştı.
    Yaklaşık on beş yaşlarında olan İsmail İshak ile alay etti ve Tanrı’nın, dünyaya kurtuluş sunacak olan büyük bir ulusu İshak’tan yapma konusundaki planını takdir etmedi.
    Tanrı’nın değişmez amaçlarının yerine gelebilmesi için İbrahim, İsmail’i göndermiştir ve aileden uzaklaştırmıştır.

    Peki İsmail’e ne oldu?
    Daha sonraki ayetler bize İsmail’in nasıl annesi ile birlikte gittiğini, Mısır yakınlarındaki bir çölde yaşadığını ve Mısırlı bir kadın ile evlendiğini açıklarlar.
    İsmail, aynı, Tanrı’nın İbrahim’e önceden bildirmiş olduğu gibi, İshak’tan gelen ulusun düşmanları olan Arap soyunun babası oldu. (Yaratılış 25:12)
    Herkesin çok iyi bildiği gibi, o günden bu güne Araplar ve Yahudiler arasında bir rekabet mevcuttur!
    Tanrı Arapları, Yahudileri ve her ulusun halkını sever ve bu kişilerin hepsinin O’na dönmesini ister.

    Gerçek ve diri Tanrı’nın verdiği Söz’den geri dönemeyen sadık bir Tanrı olduğunu her birinizin bir kez daha gördüğüne güveniyoruz.
    Daha önceden söylemiş olduğu gibi, Sodom ve Gomora’yı yargılamasının nedeni budur.
    Yapacağını vaat etmiş olduğu gibi, İbrahim ve Sara’ya kocamış yaşlarında, bir oğul vermesinin nedeni budur.

    Okuduklarınız üzerinde dikkatle düşünürken, Tanrı sizi bereketlesin.
    Kutsal Yazılar şöyle der: “Tanrı’nın zenginliği ne büyük, bilgeliği ve bilgisi ne derindir! O’nun yargıları ne denli akıl ermez, yolları ne denli anlaşılmazdır!” (Romalılar 11:33)

    Sevgiyleeeee

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.