• This topic has 1 izleyen and 0 yanıt.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #27856
    Anonim
    Pasif

    Dört yıldır, MESİH’i kurtarıcım ve Rabbim olarak kabul ettiğimi düşünür ve kendimi MESİH imanlısı olarak görürdüm. Fakat bu gün internet üzerinden Vaftiz ile alâkalı yaptığım araştırmaya göre ben MESİH imanlısı değilmişim ve geçen dört yıl müddetince de kendimi kandırmışım.Tam bir “Kifâyetsiz müsterih” vaziyeti yâni. Uzmantv adlı sitede yer alan videoda, bir ortodoks papaz konuyla ilgili bilgi verirken aynen şu cümleyi kullandı.

    Vaftiz olmayan Hristiyan olamaz.

    Ayrıca; incelediğim Şu linkte de benzer ifâdeler kullanılmış. Benim MESİH’e olan imanımı birilerinin onaylaması mı gerekiyor ? Yanlış anlaşılmasın; Vaftiz’in önemi ve yerini küçümsüyor değilim. İnkâr da etmiyorum. Vatandaş Hristiyan bir toplumda doğmuştur. Hattâ, Kilise’ye de gitmiştir de, vaftiz’i önemsememiş ve bu ritüeli gerçekleştirmemiştir. Buradaki itrâzı anlarım. Ama; benim gibi müslümanların içinde yaşayıp, en yakın Kilise’ye 250-300 km mesafede bulunan; (uzaklık-yakınlık o kadar mühim değil aslında) içinde yaşadığı sosyo-kültürel yapının baskılarıyla mücâdele etmek durmunda olan insanların durumu için bir “şerh” düşmeye bile gerek görülmemiş. Bir sitede “özel durum” denmişse de açılımı yok. Nedir özel durum ? Bir de anlayamadığım şey şu. MESİH’i tanımak/bilmek ve iman etmek mi önemli yoksa, imanın doğal sonuzu vaftiz olmak mı ? Videoda izledim; 7-8 aylık bebek daha kendini tanımazken, suya batırılıp çıkarıldığı için “Hristiyan” oluyor da; Altmışına gelmiş ben moruk, vaftiz olmadığım için Hristiyan olamıyorum öyle mi ?

    “Olmaaz/istemezük” diyenler, benim ya da benim gibilerin nasıl bir iman hayâtı yaşadığını, gerçeği bulma/bilme adına ne çileler çektiğini bilerek mi konuşurlar ? İçinde yaşadığı toplumun kültürel mirasından nemalanıp kolayca “Hristiyan” kimliği kazananlar; dişimiz ve tırnağımızla kaza kaza geldiğimiz noktayı iman olarak görmeyip “ı-ııhh” mı demektedirtler ? Bu yetkiyi, bu ‘zât-ı muhterem’lere “Ne mutulu ruhta yoksul olanlara” buyuran MESİH mi vermiştir ?

    Ben de MESİH imanlısı olduğumu zannederken, vaftiz olmuş ve Kilise görmüş insanlarla burada iman konulu münâkaşalara girerek, kendimi gülünç durumlara düşmüşüm de haberim yokmuş Ya Hu!… Bir kölenin Ortaçağ Aristokrat asilzâdesine “Merhaba. nasılsınız, iyi misiniz ?” demesinden kat be kat beter, kerih/çirkin bir iş yapmışım.

    Vay be.
    Ne kadar kaba; ne kadar banâl!…
    Câhil cesâreti işte; mâzur görünüz.

    Neden bana bu forumda hiç kimse Vaftiz olmadan MESİH imanlısı olunamayacağını söylemedi? Söylendi de ben kaçırdı isem, eblehliğime verin. Bu kadar yazıyı uğradığım hayal kırıklığının etkisiyle yazmış değilim. Bir Hristiyanın “Sen yanlış anlamışsın” demesiyle imanım kavileşecek de değil. Ben kendimden ve bana lütuf elini uzatandan eminim ve asla şüphede değilim. Bu itibarla kimsenin beni “teselli” ertmesine ihtiyacım da yok. Kızgınlığım; birilerinin benim imanım için kendisini “onay makâmı” olarak görmesinedir.

    Hepimiz aynı İncil’i okuyoruz.
    Ama gariptir; hepimizin gönlünde yer eden “İncil”ler çok farklı.
    Selâmetle…

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.