• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25860
    Anonim
    Pasif

    Utanç Duvarı
    (Tomas Cosmades)

    Berlin’de Demir Perde’ye düğüm atan Utanç Duvarı yirmi sekiz yıl sonra çöktü. Ne çöküştü o! Tanığı olduğumuz sevinç, coşku, yürek ferahlığı unutulur gibi değil! Herkes korkusuz, engelsiz utanç duvarını aştı. Tarihte duvarın hem olumlu hem de olumsuz yönü vardır. İnsan eliyle kurulan en uzun duvar, Çin Seddi’dir. İsa’dan önce 214’te yükseltilmeye başlayan, 2500 km uzunluğu olan bu duvarın özelliği dıştan saldıran güçleri durdurmaktı. Duvar kurarak savunulan eski kentlerin yanı sıra, kocaman bir imparatorluğu savunan bir duvar!

    İsrailoğulları Tanrı’ca kendilerine verilen ülkeye girdiklerinde, sağlam duvarlarla örtülü Yeriha kentine ulaştılar. Tanrı bu kenti onlara savaşla değil, aklı durdurucu bir mucizeyle verecekti. Buyruğa göre, yedi rahip ellerinde boynuz borularla kentin çevresinde dolaştılar. Altı gün birer kez, yedinci gün yedi kez. Son günde halk yüksek sesle bağırdı, rahipler boynuz boruları çaldı, o güçlü duvarlar temelden çöktü. Tanrı’nın yönelttiği halk kenti savaşsız ele geçirdi. Onun güzel sağlayışıydı bu.

    Görevi ayırmak dışlamak olan duvarın, gözle görülmemeye karşın ayrımlı bir etkisi var. Bunun en üzücü açıklanışı Tanrı Sözünde’dir:

    ‘Sizinle Tanrınız arasına kötülükleriniz ayrılık koydu. Suçlarınız O’nun yüzünü sizden gizledi. Bu nedenle sizleri işitmiyor’ (Yeşeya 59:2).

    Kutsal Yaradan’la günahlı yaratık arasında yükselen günah duvarının korkutucu görünümü tümden üzücüdür. Güneşe gereksinimi olan bitkinin mağara karanlığına sokulması gibi, günah duvarı da insanı cana dinçlik, dirilik sağlayan Tanrı’dan koparmış, Yaradan’dan gelen ruhsal yaşama set çekmiş. Gökten beslenen canlılık kopmuş.

    Temel değerlerin kaybolduğu, kutsallığın kaynağının kuruduğu toplumlarda kargaşa egemendir. Çöken Utanç Duvarından daha çirkin bir duvar karşımızda sırıtmaktadır. Bunun yıkılması gerekmektedir. Bu duvarın sarsıcı etkisi hakkında Tanrı şöyle der:

    ‘Ellerinizi açtığınızda gözlerimi sizden gizleyeceğim. Dua ardına dua etseniz bile dinlemeyeceğim. Elleriniz kanla dolu. Yıkanın, temizlenin, işlerinizin kötülüğünü gözlerimin önünden kaldırın. Kötülük işlemeye son verin’ (Yeşaya 1:15-16).

    İsa’dan yaklaşık bin yıl önce, Davut peygamber Tanrı kayrasıyla affedilmenin gönencini şu içtenlikli ezgiyle kutladı:

    ‘Çerağımı sen yakacaksın. Rab Tanrım karanlığımı aydınlatacak… Tanrı’mla duvar aşarım’ (Mezmur 18: 28-29).

    Tanrı’yla insan arasında dikili günah duvarı ışığı boğuyor, ruhu kaskatı karanlığa gömüyor, canın Tanrı’yı aramasına engel oluyor, yaşamı çıkmaza sokuyor. Yalana gerçek süsü vererek üç boyutlu bunalımı oluşturuyor. Göz ardı edilemeyen suç günah duvarı tarihe karışan Utanç Duvarı’ndan daha kötüdür.

    Öz varlığını karanlığa tıkan günah bunalımına aldırmazlık etme; duvarın ardında canınla oynama. Bunun doğal uzantılarını da hatırla:

    ‘Sevgiyi boğan kincilik duvarı, sağlıklı ilişkileri sarsan sürtüşme-çatışma duvarı, alçakgönüllülüğü kovan büyüklenme duvarı, düşmanlık aşılayan çekememezlik duvarı, varlığını değişmeyen gerçekten ayıran yalancılık-aldatıcılık duvarı, kavramını kanıtlı bilgiden koparan tepeden inme dikte duvarı, geniş çapta aydınlanmayı kısan bağnazlık duvarı, iç varlığını bağnazlıktan yoksun bırakan çirkinlik duvarı, kadını erkeğin yarısı kılan kıskançlık- şövenizm duvarı, özgürlüğü bastıran tutsaklık duvarı. Ve duvar, her yanda duvar. Tümü de yerle bir edilmeli.

    Utanç duvarının çöküşüne ağlayan olmadı. Tersine tüm dünya sevinçle coştu. Yaşamını kuşatan duvarlar yıkılınca, ilkin kendin sevineceksin ve göklerde melekler sevinecek. Güce, zenginliğe, yetkiye sahip Davut peygamber, duvarların tanrısal güçle yıkılabileceğini vurgular. Canını karanlığa gömen günah duvarıyla onun uzantılarını Tanrı’nın kayrası kaldırabilir. Kurtarıcı İsa Mesih’in güvenlik sözü açıktır:

    ‘Eğer Oğul sizi özgür kılarsa gerçekten özgür olacaksınız… Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacaktır’ (Yuhanna 8: 36-32).

    ‘Bir zamanlar uzakta bulunan sizler şimdi Mesih’te, Mesih’in kanı aracılığıyla yakın kılındınız. Çünkü O bizim barışımızdır… İkisini birbirine düşman eden, orta yerde dikili engel duvarını öz bedeninde yıktı’ (Efeliler 2:13-14).

    Evet sevgili ziyaretçi, Mesih’in bu sağlayışı sana da uzatılıyor.



1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.