ANASAYFA Forum SEKÜLER KONULAR… Sosyal ve Toplumsal Konular Türkiye’de Din Değiştirmenin Zorlukları

  • Dieses Thema hat 3 Teilnehmer und 2 Antworten.
Ansicht von 3 Beiträgen - 1 bis 3 (von insgesamt 3)
  • Autor
    Beiträge
  • #27424
    Anonym
    Inaktiv

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda :

    A. Din Hürriyet
    1. İnanç Hürriyeti
    2. İbadet Hürriyeti

    Anayasa Mahkemesi de 4 Kasım 1986 tarih ve K.1986/26 sayılı Kararında inanç hürriyeti konusunda şöyle demiştir:
    “Lâik devlette herkes dinini seçmekte ve inançlarını açığa vurabilmekte, tanınmış olan din ve vicdan özgürlüğünün sınırları içinde serbesttir. Hiçbir dine itikadı olmayanlar için de durum aynıdır. Lâik bir toplumda herkes istediği dine veya inanca sahip olabilir. Bu husus yasa koyucunun her türlü etki ve müdahalesinin dışındadır’’

    Türkiye Cumhuriyeti’nde kanunen, vatandaşların din değiştirme hakkı vardır. Türkiye Cumhuriyeti, vatandaşlarına kanunen bu özgürlüğü tanıyorken, acaba toplum, bireye bu özgürlüğü tanıyor mu ?

    Türkiye’de ne yazık ki din değiştirmek, vatan hainliğiyle bir tutulabiliyor. Katı bir Müslüman ailede büyüyen birisi, din değiştirdiği zaman ailesinden olabiliyor. Biri kişi din değiştirmişse ve bunu katı Müslümanlar öğrenirse, o kişi hakaret küfür yese şükretsin haline, feci şekillerde şiddete maruz kalabilmekte. Bir kişi din değiştirmişse zaten iş bulmak büyük şans iken, o kişi için iş bulmak imkansızlaşıyor.

    Sizlere yaşanmış bir hikayeden bahsetmek istiyorum.
    Bir tanıdığım 2006 yılında Hristiyan oldu. 1 sene ailesinden durumunu sakladı ve 2007 senesinde bunu ailesine açıkladı. Sizce ne oldu ? Doğal olarak ailesi bu haberi duyunca kızlarına saygı duydu sanıyorsanız yanıldınız. Ne olduğunu söyleyeyim ; babası kızına şunu söyledi :
    – Taksim meydanında, hayat kadını olsaydın da Hristiyan olmasaydın. Bundan sonra benim kızım değilsin ve bu evdeki son günün.
    Evet, zavallı kız genç yaşında bu cevabı aldı ailesinden kopmak zorunda kaldı. Sonra ne oldu kıza ; evsiz kaldı, parasız kaldı ve bir sene çok büyük zorluklarla yaşadı. Sonrada Türkiye’de mutlu olamadığı için bir şekilde ülke değiştirmek zorunda kaldı. 4 senedir Türkiye’ye dönmüyor ve hayatını Avrupa’da sürdürüyor.

    Bu zorlukları yaşayan binlerce kişiden sadece birisiydi bu kardeşimiz. Kim bilir bunun gibi ne hikayeler var ve bunlar hiçbir zaman televizyonlarda halk sesi programlarında veya basın organlarında yer almamaktadır. Ülkemizde onca toplumsal mesajlar gırla dolaşır, su üstüne çıkarken bu konu hiçbir zaman söz konusu olmaz. Sanki Türkiye’nin böyle bir sorunu yokmuş gibi bahsedilmez. Türkiye Cumhuriyeti’nin kanayan bir yarasıdır ve bu konuya inatla göz yumulmaktadır.

    Boynunda haç kolyesi var diye şiddete maruz kalanlar ; Müjdeyi duyuruyor diye şiddete maruz kalanlar, öldürülen ; kilise bahçesinde oturur, konuşurken gelip yüzüne tüküren, sana küfür eden insanlar vs. Daha saymaya kalksak destan olur çıkar. Bunları yapanların cezası da nedense pek hafif, hatta yok bile, hatta bu ayıpları yapanlar çevrelerinde kral ilan edilebiliyor ! Çok net görülüyor ki, toplumsal baskı ve hoşgörüsüzlük maalesef Türkiye Cumhuriyet kanunlarının önüne geçmiştir.

    Bunu okuyan sevgili kardeşim sana soruyorum ; ister Hristiyan ol, ister Müslüman, ister Musevi, ister Ateist ol, hiç fark etmez ama vicdanının sesini dinle öyle cevap ver. SENCE TÜRKİYE’DE DİN ÖZGÜRLÜĞÜ VAR MI ?

    #36381
    Anonym
    Inaktiv

    Bu yazdiklariniz dogru Turkiye`de din degistirilmesine hosgoru ile bakilmaz.
    Ama nerede hosgoru ile bakilir ki?
    Katolik ulkelerde musluman olun bakalim toplumdan dislanmaniz icin bir an bile beklenilmez.
    Sadece dini az yasayan yerlerde bu olabilir, cunku oralarda din kimsenin umrunda degildir.
    Bakiniz arap ulkelerine, Iran`a, Afganistan`a buralarda hristiyanliga gecerseniz katliniz vaciptir; isterseniz evlat olun, kurtulamazsiniz. Cunku kuran bunu emreder.
    O yuzden Turk halkinin bu konularda diger musluman ulkelere ve katolik ulkelere gore daha toleransli oldugunu dusunuyorum.

    #36174
    Anonym
    Inaktiv

    Değerli kardeşim, sorunun içinde kendin aslında cevapları vermiş gibi görünüyorsun…

    4 Kasım 1986 tarih ve K.1986/26 sayılı Kararına göre konuşacak olursak ki, konuşmaya hiç gerek yok çünkü alınan kararın tarihi belli, Kimliklerde din değiştirmek adına verilen onayın tarihi belli.. Bu yasa olmasına karşılık insanlarımızın doğumunda kendileri daha inanç sisteminin ne olduğunu bilmezlerken İslam ibaresiş yapıştırılır, değişttirmek istediklerinde ise aylarca mahkemelerde onay verilmesi için çaba gösterirlerdi.

    ve yine kendin yasa ile toplum ibaresinide çok güzel altını çizmişsin sorunda. Toplum yasaya Yasada topluma aynı oranda düzenlenmemiştir. Bırakalım İnanç ayrımcılığını daha bir kaç yılo öncesine kadar Fikir özgürlüğü bile yoktu. hala bazı kesimler için aynı şey söz konusu. demem o ki, İnançların üstünde başka bir şey olamaz. İnsansal Kurallar İnançsal Kurallardan üstün değildir. Ama belli düzeni korumak adına gereklidir. Yasanın kabul ettiğini toplum, toplumun kabul gördüğünü ise yasalar onamaz…!

    Ama şimdi şunu da belirtmek gerekir, bu darp, dışlama vb. olaylar bir tek bizim Ülkemizde zuhur etmemektedir. her farklı inanç sistemi seçenler, farklı ülkelerde benzer olaylardan muzdarip olabilmektedir.
    Burada İncil’i okumak ve gerektirdiklerini yerine getirmek gibi, onun yolunda gittiğin için uğrayacağın zulumlerede katlanmak gerekecektir ki, Bunu da açıkca İncil zaten söylemiştir. Dememiştir ki, Beni seçerseniz tüm insanlık sizi sevecek…! tam tersi bize düşman kesileceklerini, hatta işkence ve ölümlere kadar giden zulumlerde bulunulacağı hususunda uyarıda bulunulmuştur.

    İnancımız bize boynumuzda Hac taşıyın demiyor, onlar semboliktir.. Ama bende taşıyorum lakin benim imanım o hac’ta gizli olmadığı gibi ondan ibaret te değildir.. Kimisi farklı görünmek, kimisi aksesuar için takarken, Kimisi de her şeye rağmen karşınızdayım, olduğum gibiyim seçtiğim yol budur diyebilmek içindir.. Ama halef takarsan hatta satanizm sembolleri olanları taksan sorun yok.. Her ne hikmetse Sadece Hristiyanlığı sembolize eden takılar takıldığında bunlar yaşanmakta çünkü biliyorlar ve görüyorlarki GERÇEK SON HIZLA YAYILIYOR VE DUYULUYOR…! HALLLEELLUYAAA.

    gelelim son soruna TÜRKİYE DE DİN ÖZ GÜRLÜĞÜ VARMI..?

    BENİM HİÇ UMRUMDA DEĞİL… BEDENİM ESARET ALTINDA OLABİLİR LAKİN RUHUM DÜNYANIN NERESİNDE OLURSA OLSUN RAB İSA MESİH’İN ADIYLA ÖZGÜR…!

    Amin…
    esenlikle kardeşim..

Ansicht von 3 Beiträgen - 1 bis 3 (von insgesamt 3)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.