• Dieses Thema hat 1 Teilnehmer und 0 Antworten.
Ansicht von 1 Beitrag (von insgesamt 1)
  • Autor
    Beiträge
  • #27403
    Anonym
    Inaktiv

    Aziz Paulus.
    Diyorsunuzki:


    „….elinize bizm dilimzde bi kuranı kerim aldıgınızda üzerinde kuranı kerim türkçe meali yazzar.. tercümesi yazmaz kimse.. nedeni ise ALLAH ın sözlerinin tam olarak arapçadan türkçeye yorum katmadan nesnel olarak çevrilememesidir..“


    Sizin yorumunuzdan anladığım kadarıyla her şey tüm yanlış anlaşılmalar, Türkçeye tam karşılığını bulamayışı.

    Peki Sizce ,sizin yazdığınıza karşılık olarak şunu soruyorum:Kuran arapça.TANRI..sizin değiminizle Allah neden daha evrensel davranmadı da sadece arapca (Ki yanılgıları,dilsel olarak, sizde kabul ediyorsunuz) kullandı.?
    Evrensel sözünü duydunuz sanıyorum.
    İslam evrensel midir.?

    İslam inancına göre Kuran, kıyamete kadar dünyada yaşayacak olan bütün insanlar ve medeniyetler için gelmiş ve evrensel hakikatler getirmiştir.(Sizdeki görüşte bu)

    Oysa inanmayan biri için, Kuran’da işlenen meselelerin, verilen örneklerin, sunulan değer yargılarının evrensel hiçbir yanı yok.

    Kuran’ın tamamına yakını, örneğin günümüzde yaşayan bir Eskimo, Tibetli, Tokyolu, İsviçreli vs. için hiçbir güncel, anlamlı mesaj hüküm..hikmet içermiyor .

    Çok sayıda ayet, değil evrensellik iddiasında bulunan bir hitapta, açık açık sadece somut bir zaman ve mekân dilimindeki bir topluma seslenen metinlerde dahi kesinlikle olmaması gereken bir şekilde günübirlik, tekil olayları işliyor, üstelik bu ayetlerden bu tekil olayları aşan herhangi bir genel anlam ve hüküm çıkartmak da mümkün değil

    Diğer yandan birçok ayetin içerdiği genel hüküm, ancak 1400 yıl öncesi Arap Yarımadasında hakim olan hukuk ve örf anlayışları bağlamında anlamlı durmakta ve evrensel nitelikten büsbütün yoksun.

    Ama tüm bunlardan bağımsız olarak bir de şu soruyu sormamız uygun olur:

    “Acaba Kuran’ın kendisi bu evrensellik iddiasını ne kadar ciddiye almıştır?”

    “Kuran evrensel mi, içerdiği hüküm ve öğütler açısından evrensel niteliği var mı?” sorusu değil.

    “Kuran’ın kendisi (çelişkisiz bir şekilde) evrensellik iddiasında bulunmuş mu?” sorusudur.

    Bir an olsun, doğduğumuzdan beri bizlere telkin edilenlerden şöyle bir arınıp düşünmeye çalışalım.

    Aşağıdaki ayetler, evrensellik iddiasıyla uyuşur mu hiç?

    Biz onu, anlayasınız diye, Arapça bir Kuran olarak indirdik.
    Zuhruf/2-3

    Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.
    Fussilet/44

    Biz bu Kuran’ı yabancı bir dil ile ortaya koysaydık: “Ayetleri uzun açıklanmalı değil miydi? Araba yabancı bir dille söylenir mi?” derlerdi.
    Zümer/28
    (Bu yukardaki ayet sizin söylediğinizi söyler gibi)

    Biz onu, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
    Taha/113

    İşte böylece biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.
    Meryem/97

    Biz Kuran’ı Allah’a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.
    Fussilet/3

    Bütün milletlere, medeniyetlere gelen bir kitap niçin sadece tek bir milletin dilinden gelsin?

    Hadi bunu geçtik, ama asıl önemlisi- niçin üstelik bir de “anlayasınız diye sizin dilinizden getirdik” densin?
    Acaba o dönemlerde İslam’ın bu denli yayılacağı ve hatta 1400 yıl sonra bile Arap olmayan toplumlar tarafından benimseniyor olacağı hayâl dahi ediliyor muydu?

    Yoksa Kuran’da geçenler tamamen o zaman ve mekânın şartlarına göre uyarlanmış insan sözleri mi?

    Esenlikle.

Ansicht von 1 Beitrag (von insgesamt 1)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.