• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25173
    Anonim
    Pasif
    Tanrı bizim boyutumuza nasıl girdi?

    İki insanın düz bir parça kağıt üzerinde olduğunu düşünelim. Bu insanlar iki boyutlu olsun, bu kişilerin x ve y istikametlerinde bedenleri vardır ancak derinlik (x) istikametinde bir bedenleri yoktur. Bu kağıt onların dünyasını teşkil etmektedir. Onlar seni görebilir mi? Hayır. Onlar sadece (onların dünyası) kağıt üzerindekileri görebilir. Çünkü onların hiçbir derinlik algısı yoktur. Parmak ucunuzla kağıda bastırdığınızı düşünün. şimdi onlar seni görebilir mi? Onlar seni değil ama sadece onların dünyasına giren senin parmağının ucunu görebilirler.

    Tanrı ile bizim durumumuzu anlamanız için verilmiş küçük bir hikayeydi bu. Tanrı bizim boyutlarımızın dışındadır. Tanrı bildiğimiz kadarıyla bizim zaman ve mekan anlayışımızın dışındadır. Bu yüzden, O’nu “Görmemiz” zordur. Bizlerde, o kağıtta yaşayan iki boyutlu düz insanlar gibiyiz. Bizler üçüncü boyutta olanları göremeyiz. Gerçekte biz dört boyutlu bir dünyada yaşarız: derinlik, yükseklik, genişlik ve zaman; Tanrı’da bu dört boyutun ötesindedir.

    Peki bu durumda biz böyle bir Tanrı’yı nasıl bilebiliriz? Kağıt üzerinde yaşayan “düz insanlar” nasıl parmak ucunu görebiliyorlarsa bizlerde Tanrı Kendisini açıklamadıkça, O’nu bilemeyiz. Tanrı, Kendisini görmemizi isterse bizim dünyamızın “kağıdına dokunmalıdır.” Tanrı, bizim boyutumuza gelmek durumundadır.

    İnsanlık tarihini özellikle dinsel tarihi incelersek, Tanrı’nın bizim dünyamızın “kağıdına dokunduğunu” görür müyüz? Tanrı’nın “parmağı” bizim dünyamıza İsa Mesih olarak dokunmuştur. İsa Mesih:

    Tanrı olduğunu iddia etmiştir (Yuhanna 8:58, 17:3),

    O’nu görmenin Tanrı’yı görmek olduğunu söylemiştir (Yuhanna 12:45; 14:9),

    Gökten indiğini söylemiştir (Yuhanna 3:13),

    Tanrı’nın sahip olduğu bir hakkı üstlenip günahları bağışlamıştır (Markos 2:5).

    Yeni Antlaşma’nın ayetleri İsa Mesih’in Tanrılığını dile getirir: (1. Yuhanna:3, 4, 18;1 İbraniler:1 13;1 Koloseliler:15 20, 2:9;2 Filipeliler:6)

    Yuhanna 1:14: “Söz insan olup aramızda yaşadı. Biz de O’nun yüceliğini, Baba’dan gelen, lütuf ve gerçekle dolu olan biricik Oğul’un yüceliğini gördük.”

    Koloseliler 1:15: “Görünmez Tanrı’nın görüntüsü, bütün yaratılışın ilk doğanı O’dur.”

    Tanrı’nın bizim dört boyutlu dünyamıza bir beden alarak gelmiş olması çok mantıklıdır. Tanrı Kendisini bize göstermiştir. Tanrı, bunu niçin yaptı?

    Yaşlı bir çiftçi tek başına bir kulübede yaşarmış. Onun kulübesinin hemen yanında bir ambar varmış. Çok soğuk bir kış gecesi, soğuktan donup ölmekten kurtulmak isteyen kuşlar pencereleri tıklamayı başlamışlar. Yaşlı adam dışarı çıkıp ambar kapısını açmış. Ambarın içi sıcacıkmış. Yaşlı adam kuşlara seslenmiş elleri kolları ile onları ambara sokmaya çalışsa da kuşlar onu anlamamışlar.

    O zaman yaşlı adam bir kuş olmayı dilemiş. Eğer bir kuş olabilseymiş, o zaman diğer kuşları ambara yönlendirip ölümden kurtarabilirmiş. İşte o an bu yaşlı çiftçi, İsa Mesih’in neden gelmiş olduğunu anlamış. Yaşlı adam bir kuş olamamasına rağmen, Tanrı bir adam olabilirdi ve öyle yaptı.

    Yuhanna 3:16:

    ‘Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlunu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, ama hepsi sonsuz yaşama kavuşsun’.








    (Azbuz – Hristiyan)

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.