• Bu konu 1 izleyen ve 5 yanıt içeriyor.
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24716
    Anonim
    Pasif

    Nebukadnessar, Mısır’ı yendiği yıl olan İ. Ö. 605’de küçük bir ulus durumundaki Babil’i bir imparatorluk haline getirerek güçlendi. Bu savaşın ardından Yeruşalim’e gitti ve Daniel’le arkadaşlarını sürgüne götürdü……….. Daniel ve arkadaşları, iyi eğitim almış üst seviyeden ve Yahudiye’nin kraliyet ailelerinden gelen yabancı ve ibrani kökenli kişilerdi. Tanrı hemen hemen 70 yıl boyunca en üst seviye yöneticilerinden biri olarak hizmet veren Daniel’in etkisi aracılığıyla sürgündeki halkını korudu. Bu süre içerisinde aslanların bulunduğu kuyuya atılmak gibi bazı zorlu denemeler olmasına rağmen, Daniel takdir edilen birisiydi ve Babilliler yenilip Farslılar yönetimi ele geçirdikten sonra bile üst seviyedeki yerini korudu.
    ………..

    Daniel’deki görümler, Yeni Antlaşma’daki Vahiy kitabının açıklayıcı ( apokaliptik ) tasvirlerine en yakın olanlardır. ( Gary V. SMITH )

    Rabbin sevgisi ve esenliği sizinle olsun.

    #28701
    Anonim
    Pasif

    Daniel ve arkadaşları olan Şadrak, Meşak ve Aved-Nego, Babil dili ve çok geniş olan Babil bilgeliği, dinleri ve tarihi kayıtları üzerine üç yıllık bir eğitim programı için seçildiler. Yalnızca fiziği iyi ve en zeki olan delkanlılar, kralın sarayındaki işlerde kullanılmak için yönetimin desteklediği bu programa dahil edilirdi. Daniel ve arkadaşları kralın yiyeceklerinin ve şarabın kendilerini kirleteceğini hissettiler ( çünkü bunlar yabancı ilahlara adanmış olabilirdi). Bu nedenle uygun bir dille, 10 günlük deneme süresi için yalnızca sebze yemekleri yeme vr su içme dileğinde bulundular. Tanrı bu genç adamların adanmışlığını onurlandırdı. Onlara mucizevi bir şekilde sağlık, diğer öğrencilerden daha fazla bilgi ve Babil’in bilge adamlarından 10 kat daha fazla bilgelik verdi.

    Nebukadnessar, egemenliğinin ikinci yılındayken rüyasında bir kaya tarafından parçalanan büyük bir heykel gördü ve bundan çok rahatsız oldu. Babil’deki büyücüler ve bilge adamlar, ilah kendilerine açıklamadığı için kral rüyasının anlamını söyleyemeyeceklerini ifade ederek yenilgiyi kabullendiler. Nebukadnessar, Daniel ve arkadaşları da dahil olmak üzere bilge adamları öldürtme kararı aldı. tanrı’nın merhameti için edilen duadan sonra Tanrı, rüyayı ve yorumunu Daniel’e açıkladı. Daniel Tanrı’yı övdü, çünkü tüm bilgelik ve güç O’ndaydı ve sırlarını insanoğluna açardı. Daniel krala, Tanrı’nın, altın başın Nebukadnessar olduğunu kendisine söylediğine ilişkin tanıklıkta bulundu, geri kalan bölümler daha zayıf krallıklara işaret ediyordu. Son krallık ise sonsuz olan Tanrı’nın krallığıydı. Daniel rüyayı yorumlayabildiği için, kendisi ve Tanrısı onurlandırılarak üç arkadaşına da yeni görevler verildi.

    Nebukadnessar daha sonraları bir heykel yaptırdı ( büyük olasılıkla kendisinin heykeliydi ) ve kendisine olan sadakatlerini göstermeleri için tüm politik görevlilerinin bu heykele diz çökmesini istedi. Şadrak, Meşak ve Aved-Nego Tanrı’nın kendilerini her türlü zarardan koruyacağına inandıklarından heykelin önünde diz çökmeyi reddedip alev alev yanan bir fırına atıldılar. tanrı’nın gönderdiği göksel bir varlık tarafından zarar görmeden kurtuldular ve Nebukadnessar bir kez daha Tanrı’nın gücünü kabul etmek zorunda kaldı. ( Gary V. SMITH )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    #28696
    Anonim
    Pasif

    Sarhoşlukla geçen bir şölen sırasında, Yeruşalim’deki tapınaktan alınan altın ve gümüş kaplar, Babil tanrılarına övgü için yapılan kadeh kaldırma sonucu kirletildi. Şölenin ortasındayken bir el belirdi ve sarayın duvarına bir şey yazdı. Daniel’in dışında hiç kimse bunu okuyamadı. Bu yazı, tanrı’nın Babil’in günlerini saydığını ve tarttığını, ancak kendi istekleriyle uyuşmadığını gördüğünü söylüyordu. Bu nedenle Tanrı, Babil’i Medler ve Farslılar arasında bölüştürecekti. Bu peygamberlik, İ. Ö. 539’da aynı gece yerine geldi; çünkü o gece Med-Fars imparatorluğunun Babil’i yendiği geceydi. Babil’in düşüşü, uzun yıllar önce Yeşaya ve Yeremya tarafından bildirilen peygamberlikleri yerine getirmiş oldu.

    Farslılar Babil imparatorluğunu ele geçirdiklerinde, sahip oldukları toprakları, üç ana yöneticinin denetiminde 120 eyalete ( beyliğe ) ayırarak yeni bir düzenleme yaptılar. Daniel, kral tarafından saygı gördüğü ve tüm yöneticiler içinde en beceriklisi olduğu için, diğerleri Daniel’de hata bulmaya çalıştılar. En sonunda kraldan başka birinden ya da tanrılardan bir şey dilemeyi yasaklayan kanunu kralın onaylamasını sağladılar. Daniel her zaman yaptığı gibi Tanrı’ya dua ettiğinde, tutuklandı ve aslanların olduğu kuyuya atıldı. Tanrı, bir melek :melek: gönderip aslanların ağzını kapatarak mucizevi bir şekilde Daniel’i kurtardı. Kral, Daniel’in kurtulmasına sevindi ve Daniel’in düşmanlarını aç aslanların olduğu kuyuya attı. ( Gary V. SMITH )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    #28731
    Anonim
    Pasif

    Belşassar’ın Babil’deki egemenliği sırasında ( Daha önceleri ) Daniel, denizden gelen 4 yaratık hakkında bir rüya gördü.Bu rüyada tüm dikkat son canavarda toplandığı için hiçbir kral ya da ulus tanımlanmamıştır. Bu son canavar özellikle saldırgan ve kibirli olmakla birlikte Ezelden Var Olan, Gücü Her Şeye Yeten Tanrı, bu canavarları yargıladı ve yeryüzündeki tüm krallıklar üzerindeki sonsuz egemenliği İnsaoğlu’na ( Mesih ) verdi.Böylece herkes sonsuzlara dek Mesih’e hizmet edecekti. Bu görüm teselli ediciydi, çünkü Tanrı’nın kutsallarına, Tanrı’nın Egemenliği’ni miras alacakları güvencesi verdi, ama aynı zamanda, son canavar ve küçük boynuz, egemenlik sürdüğünde Tanrı halkının şiddetli bir baskı göreceğini açıkladığı için rahatsızlık vericiydi. Bu küçük boynuz sık sık, Vahiy 13 ve 17’deki Mesih Karşıtı’yla özdeşleştirilir.

    İki yıl sonra Daniel, bir koç, bir erkek keçi ( erkeç ) ve bir boynuz arasında meydana gelen çatışmayla ilgili benzeri bir rüya gördü. Koç, Med-Fars olarak yorumlanırken, keçi, Grekler’i temsil ediyordu. Ama saldırgan küçük boynuz tanımlanmadı. Bu boynuz, kibirlenerek kendini Tanrı’yla eşdeğer göstermeye çalışan ve belli bir süre için Tanrı’nın kutsal halkını şiddetli bir şekilde baskı altında tutacak ve gelecekte egemenlik sürecek olan bir hükümdardı. En sonunda tanrı onu yenecekti. Bu boynuz, daha önce sözü edilene benzemesine rağmen sık sık, İ. Ö. 165’lerde birçok Yahudi’ye zulüm edip öldüren Grek hükümdarı Antiyus Epifanes’le özdeşleştirilir.

    Daha sonraki bir dönem olan Fars egemenliği sırasında 80 yaşındaki Daniel, Tanrı’nın 70 yıl içinde halkı Yeruşalim’e geri getireceğini Yeremya kitabından okuyordu. Aniden İ.Ö. 605’te sürgüne getirildiğini ve şimdiyse dönüşlerinden sadece bir kaç yıl önceye denk gelen İ. Ö. 538 yılında olduğunu fark etti.Daniel oruç tutup dua ederek halkın günahlarını itiraf etti ve Tanrı’nın onları sürgüne göndermekte ne kadar haklı olduğunu kabul etti.Ondan sonra Tanrı’dan, öfkesinden dönmesini ve onları Yeruşalim’e geri göndermesini istedi. Tanrı melek Cebrail aracılığıyla Daniel’e, tüm günahları silmesinden, sonsuz doğruluk getirmesinden, kutsal tapınağı meshetmesinden ve tüm peygamberlikleri yerine getirmesinden önce, yetmiş haftanın ( 1 hafta 7 yıl anlamında ) geçmesi gerektiğini söyledi. ( Gary V. SMITH )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    #28796
    Anonim
    Pasif

    Daniel üç hafta boyunca oruç tutup dua ettikten sonra, melek Mikail aracılığıyla gelecek olaylara ait bir görüm aldı. Bu görüm Daniel’e, o dönemde sürmekte olan gözle görülmez ruhsal savaşla ilgili bazı ayrıntılar verdi.Çünkü Mikail, Fars’ı denetim altında tutan kötü güçlere karşı sürdürdüğü savaş nedeniyle geçikmişti. Melek, dört tane daha Fars kralı olacağını ve ardından Grekler’in onları yenip tüm Orta Doğu dünyasını denetim altına alacağını açıkladı. Bu olay, yaklaşık 200 yıl sonra İ.Ö. 331’lerde Büyük İskender Farslıları yendiği zaman gerçekleşti. Onun krallığı da daha sonraları, birbirlerine karşı savaşan dört ayrı krallığa bölündü ve Güzel Topraklar olan Filist’i işgal etti…… Daniel bu görümlerin ne anlama geldiğini tam olarak anlamamasına ya da bunların ne zaman gerçekleşeceğini bilmemesine rağmen sadakatle hepsini kaleme aldı. ( G. V. SMITH )

    Rabbi,n sevgisi ve ışığı sizinle olsun.:elsalla:

    #28840
    Anonim
    Pasif

    Daniel ismi ” tanrı Hakimdir ” ( ya da ” yargıcımdır ) anlamına gelir. Böylece, kitabın konusunu da anlamış oluruz: Tanrı’nın uluslar üzerindeki egemenliği… Dünyasal imparatorluklar gelir ve geçer, ama tanrı’nın Egemenliği sonsuza dek kalır. Kutsal Kitap’ın başka hiçbirr bölümü bunu, peygamberin başına gelen olaylar ve Tanrı’dan aldığı görümler kadar güzel bir şekilde ortaya koymamaktadır.

    Kral soyundan gelen Daniel, İ.Ö. 623 yılında Yoşiya’nın krallık ve Yeremya’nın peygamberlik döneminde Yeruşalim’de doğdu. Yahudiler’den ilk sürülenlerle birlikte Babil’e götürüldü ( İ.Ö. 605 ) ve orada üç yıl boyunca saray hizmeti için çok özel bir eğitimden geçti. Sarayda memur olduktan sonra, ismini “Belteşassar ” olarak değiştirdiler.

    İ.Ö. 603’te, kendisi yaklaşık 20 yaşlarındayken, Babil iline vali ve bilginlerin başkanı olarak atandı. Daha sonra Yeruşalim’in yıkıldığı ve İsraillilerin sürgüne götürüldüğü dönemde Nebukadnessar’ın danışmanlarının başı olmuştu. Bunun Babil’deki Yahudiler’in rahatlığını sağlamakta büüyük ve olumlu bir etkisi olmuştur.

    Yaklaşık 70 yıl boyunca Daniel, altı babil kralı ve iki Fars kralına hizmet etti. Nebukadnessar, Belşassar ve 1. Darius dönemlerinde başbakan oldu.Sürgünün son zamanlarında, Yahudiler’in topraklarına dönmeye başladıkları yıllarda Daniel hala başbakandı.

    Daniel’iğn döneminde birçok imparatorluk yükselme ve çöküş dönemlerini yaşar. Ortadoğu’da bütün bu güçlerin ve kültürlerin alış verişleriyle daha ” evrensel ” bir dünya anlayışı oluşur ( bir nevi globalleşme ). { C. MADRIGAL }

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.:kitap:

6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.