ANASAYFA Forum DUYURU PANOSU, SORU, MESAJ, HABERLER, (NEWSBOARD) Üyelerimizden Sorular Romalılar 13 le alâkalı bir soru.!

  • Bu konu 3 izleyen ve 5 yanıt içeriyor.
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26463
    Anonim
    Pasif

    Herkes, altında bulunduğu yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı’dan olmayan yönetim yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur. Bu nedenle, yönetime karşı direnen, Tanrı’nın düzenlediğine karşı gelmiş olur. Karşı gelenler yargılanır. İyilik yapanlar değil, kötülük yapanlar yöneticilerden korkmalıdır. Yönetimden korkmamak ister misin? İyi olanı yap, yönetimin övgüsünü kazanırsın. Çünkü yönetim, senin iyiliğin için Tanrı’nın hizmetindedir. Ama kötü olanı yaparsan, kork! Yönetim, kılıcı boş yere taşımıyor; kötülük yapanın üzerine Tanrı’nın gazabını salan öç alıcı olarak Tanrı’nın hizmetindedir. Bunun için, yalnız Tanrı’nın gazabı nedeniyle değil, vicdan nedeniyle de yönetime bağlı olmak gerekir. Vergi ödemenizin nedeni de budur. İşte yöneticiler, Tanrı’nın bu amaç için gayretle çalışan hizmetkârlarıdır. Vergi hakkı olana vergiyi, gümrük hakkı olana gümrüğü, korku hakkı olana korkuyu, saygı hakkı olana saygıyı, herkese hakkını verin. Romalılar/13

    Bu ayetlerin esas amacının ne olduğu hususunda az çok fikir edinebildim. Bir MESİH inanlısı asla fitne kaynağı olmamalı ve devletine sorun çıkarmamalı.

    Fakat, devlet MESİH inanlısı için sorun olmaya başlarsa ne olacak ?

    Söz gelim Ortaçağ da düzenlenen Haçlı seferlerinin MESİH öğretisi ile ilgisi bulunmadığı bu gün ekseriyetle kabul görüyor. Hatta Papa II. Jan Paul dahi bu seferler nedeniyle müslümanlardan özür dilemişti. Fakat o gün ki Papa’nın çağrısını dinleyenler, bu ayetin emirlerine paralel hareket ettiklerini düşünüyorlardı belki de.

    Halbuki İsa MESİH;

    Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin. Öyle ki, göklerde olan Babanızın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem de iyilerin üzerine doğdurur. Yağmurunu da hem doğruların hem de eğrilerin üzerine yağdırır. Matta 5/44-45

    buyurmaktadır.

    Şimdi bağlı kalmak zorunda olduğumuz devlet elimize silah verip savaşmamızı emrederse, MESİH’in emrine karşı çıkmış olacağız. Ancak Pavlus’un sözlerine göre de itaat etmemiz gerekiyor.

    Bu yaman bir çelişki değil mi ?

    Adolf Hitler’ de bir yönetim kurmuştu.

    Pavlus;

    Herkes, altında bulunduğu yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı’dan olmayan yönetim yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur.

    diyordu.

    Bu durum da Hitler yönetiminin Tanrı tarafından kurulduğunu kabul edersek, insanların eline silah verip cepheye gönderen yönetim MESİH’in ;

    Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin. Matta 5/39

    emrine karşı çıkmış olmuyor mu ?

    Gerçi, meşru müdafaa durmlarında, Hristiyanlığın mevzûya bakışının ne olduğunu tam olarak bilmemekle beraber, vatanını, namus ve şerefini, bayrağını korumak için savaşmak zorunda kalanları kasdetmediğimi belirtmeliyim.

    Yanı bu mecburiyetin bir ‘Çelişki’ oluşturduğunu iddia etmiyorum.

    Arz etmek istediğim husus, Romalılar 13 de anlatılanların uygulanması neticesinde ortaya çıkacak kimi durumların, Matta 5. bölümdeki bâzı ayetlerle çelişiyor göründüğüdür.

    Bu husus da ‘yorum’ yapılmamasını rica edeceğim. Benim de iyi kötü çalışan bir aklım var ve herkes kadar ben de yorum yapabilirim. Cevap olarak beklediğim şey; İncil’in bütünlüğünde var olan temel mantığa ve Hristiyanlık prensiplerine uygun olarak yapılacak bir açıklamadır.

    Saygılar.

    #33566
    Anonim
    Pasif

    Sn. kefas;

    Siz benim sorduğum soruya cevap vermek için emek ve zaman harcamış, yardım edebilmek için uğraş vermişsiniz.

    İsa MESİH buyurdu ki;

    Bu sıradan kişilerden herhangi birine, öğrencim olduğu için bir bardak soğuk su bile içiren, size doğrusunu söyleyeyim, ödülsüz kalmayacaktır. Matta 10/42

    RAB Tanrı katında ödülünüz büyük olsun.

    Lâkin benim bu mevzûyu kavrayabilmem için, epey uğraşmam gerekecek.

    İlginiz için teşekkür ederim.

    #33567
    Anonim
    Pasif
    Â’raf;15315 wrote:
    Bu ayetlerin esas amacının ne olduğu hususunda az çok fikir edinebildim. Bir MESİH inanlısı asla fitne kaynağı olmamalı ve devletine sorun çıkarmamalı.

    Fakat, devlet MESİH inanlısı için sorun olmaya başlarsa ne olacak ?

    Söz gelim Ortaçağ da düzenlenen Haçlı seferlerinin MESİH öğretisi ile ilgisi bulunmadığı bu gün ekseriyetle kabul görüyor. Hatta Papa II. Jan Paul dahi bu seferler nedeniyle müslümanlardan özür dilemişti. Fakat o gün ki Papa’nın çağrısını dinleyenler, bu ayetin emirlerine paralel hareket ettiklerini düşünüyorlardı belki de.

    Halbuki İsa MESİH;

    buyurmaktadır.

    Şimdi bağlı kalmak zorunda olduğumuz devlet elimize silah verip savaşmamızı emrederse, MESİH’in emrine karşı çıkmış olacağız. Ancak Pavlus’un sözlerine göre de itaat etmemiz gerekiyor.

    Bu yaman bir çelişki değil mi ?

    Adolf Hitler’ de bir yönetim kurmuştu.

    Pavlus;

    diyordu.

    Bu durum da Hitler yönetiminin Tanrı tarafından kurulduğunu kabul edersek, insanların eline silah verip cepheye gönderen yönetim MESİH’in ;

    emrine karşı çıkmış olmuyor mu ?

    Gerçi, meşru müdafaa durmlarında, Hristiyanlığın mevzûya bakışının ne olduğunu tam olarak bilmemekle beraber, vatanını, namus ve şerefini, bayrağını korumak için savaşmak zorunda kalanları kasdetmediğimi belirtmeliyim.

    Yanı bu mecburiyetin bir ‘Çelişki’ oluşturduğunu iddia etmiyorum.

    Arz etmek istediğim husus, Romalılar 13 de anlatılanların uygulanması neticesinde ortaya çıkacak kimi durumların, Matta 5. bölümdeki bâzı ayetlerle çelişiyor göründüğüdür.

    Bu husus da ‘yorum’ yapılmamasını rica edeceğim. Benim de iyi kötü çalışan bir aklım var ve herkes kadar ben de yorum yapabilirim. Cevap olarak beklediğim şey; İncil’in bütünlüğünde var olan temel mantığa ve Hristiyanlık prensiplerine uygun olarak yapılacak bir açıklamadır.

    Saygılar.

    Â’raf;15315 wrote:
    Fakat, devlet MESİH inanlısı için sorun olmaya başlarsa ne olacak ?

    Söz gelim Ortaçağ da düzenlenen Haçlı seferlerinin MESİH öğretisi ile ilgisi bulunmadığı bu gün ekseriyetle kabul görüyor. Hatta Papa II. Jan Paul dahi bu seferler nedeniyle müslümanlardan özür dilemişti. Fakat o gün ki Papa’nın çağrısını dinleyenler, bu ayetin emirlerine paralel hareket ettiklerini düşünüyorlardı belki de.

    Sevgili Araf

    O zaman ki hacli seferlerine katilanlar maalesef ne bu ayeti ne de Mesih’in söylediklerini anlamamislardi.Anlamis olsalardi Papa’nin emrine itaat edip bu savaslara istirak etmezlerdi.Cünkü Mesih’in kendisi hem “Düsmanlarinizi sevin”hem de “kilic cekenler kilicla gideceklerdir”diyerek acik bir sekilde insanlara zarar verecek davranislardan uzak durmamizi buyurmustur.O hacli seferlerine katilanlarin cogu da maalesef hem ölmüslerdir hem de öldürmüslerdir.Burada Tanri’ya kulak vereceklerine insana kulak vermislerdir.Sonuclarina da katlanmak zorunda kalmislardir.Oysaki bu savasi bizzat düzenleyenler ve destek olan Papalar, insanlarin bedenlerine karsi savasacaklarina, insanlarin ruhlarinin kurtulusu icin mücadele etmeliydiler.Bakiniz Efesliler de Tanri Söz’ü ne diyor: Cünkü savasimiz insanlara karsi degil,yönetimlere,hükümranliklara,bu karanlik dünyanin güclerine, kötülügün göksel yerlerdeki ruhsal ordularina karsidir. Efesliler 6,12

    Â’raf;15315 wrote:

    Şimdi bağlı kalmak zorunda olduğumuz devlet elimize silah verip savaşmamızı emrederse, MESİH’in emrine karşı çıkmış olacağız. Ancak Pavlus’un sözlerine göre de itaat etmemiz gerekiyor.

    Bu yaman bir çelişki değil mi ?

    Celiski gibi duruyor ama degildir efendim.DEvletin bizlere verdigi emirler eger Tanri buyruguna karsi geliyorsa o emre uymak zorunda degiliz.Tarihte cok imanli bunun icin zor durumda kalmis ve cok kez de canindan olmustur.Ama itaatli olmak ölmekten daha önemlidir.

    Â’raf;15315 wrote:
    Adolf Hitler’ de bir yönetim kurmuştu.

    Pavlus;

    diyordu.

    Bu durum da Hitler yönetiminin Tanrı tarafından kurulduğunu kabul edersek, insanların eline silah verip cepheye gönderen yönetim MESİH’in ;

    emrine karşı çıkmış olmuyor mu ?

    Bakiniz Mesih “sag yanaginiza vurana sol yanaginizi da cevirin” Düsmanlarinizi Sevin” ve “Kilic cekenlerin hepsi kilicla ölecek” diyerek insanlari sevmemizi ve onlari her ne olursa olsun öldürmememiz gerektigi yolunda acikca buyruk vermistir.Pavlus’un orda söyledigi yönetimlere bagli olun dan kasit genel olarak yönetimlere boyun egmemiz prensibidir.Tanri buyruguna karsi gelen emir ve yasklara uyma zorunlulugumuz yoktur.Örnegin yönetim Müjde’yi yaymamizi yasaklar ise,Tanri’ya degil de Kayser’e veya herhangi birseye tapmak icin bizleri zorlarsa bu tür emirlere ve yasalara uymak zorunlulugumuz yoktur.Tanri’nin prensipleri ve emirleri yönetimin emir ve yasaklarindan önce gelir.Ayrica söz Hitler yönetiminden acilmisken: Bu seytani yönetimi Tanri isbasina getirmedi.Tanri’nin buyruguna acikca karsi gelen Hitler bu yönetimi getirdi ve Tanri hem Hitleri hem de Hitleri destekleyenlerin yargisina izin verdi.

    TANRISEVGIDIR.png

    #33645
    Anonim
    Pasif

    Efendim;

    Bu başlığa astığım son mesajımın silinmiş olduğunu gördüm. Elbette forum da kimi mesajların silinmesi yönetimin tasarrufundadır. Ben buna müdâhele edemem. Ancak o mesajla ilgili bir kusur etmiş isek, şahsımın bilgilendirlmesi, mesajın silnmesine yol açan gerekçenin bir iki satır ile de olsa belirtilmesi daha münâsip olurdu diye düşünmekteyim. Ama yine de dert etmiş değilim. Sâdece merâk sâikiyle sordum.

    Burada açtığım başlıkla alâkalı sorun çözüm bulmuş değil. Hattâ Efesliler 6/12 ayeti okuyunca, daha da katmerlendi diyebilirim.

    Romalılar 13 de;

    “Herkes, altında bulunduğu yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı’dan olmayan yönetim yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur. Bu nedenle, yönetime karşı direnen, Tanrı’nın düzenlediğine karşı gelmiş olur. Karşı gelenler yargılanır.”

    denirken, Efesliler 6/12 de;

    “Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, yönetimlere, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına karşıdır.”

    denilmektedir.

    Çelişki, gâyet açık biçimde orta yer dedir. Bu iki farklı yaklaşımdan ancak birisi doğru olabilir. İkisinin birden ‘Doğru’ olması benim açımdan mümkün görünmüyor.

    Teolojik bilgi anlamında yeterli düzeyde olmayan, yeni iman etmiş bir kimse olarak benim bu husus da müsbet ya da menfi bir şey yazmam doğru olmayacaktır. Sâdece soryu sordum; verilecek cevâbı bekleyeceğim.

    Saygılar.

    #32221
    Anonim
    Pasif

    Sevgili A’raf,

    Romalılar 13’teki bu ayet dünyadaki yönetimlerden söz etmektedir. Ülkemizdeki ya da yaşadığımız ülkedeki yönetimlere boyun eğmemiz konusundadır. Bulunduğumuz ülkenin yasalarına uymalıyız. Yasaları çiğnemek,Tanrı’nın gözünde suçtur ve Tanrı’nın sözlerine itaatsizlik etmektir. Çünkü Tanrı bulunduğumuz yönetimlere bağlı olmamızı istemektedir. Hiçbir yönetim Tanrı’nın izni olmadan kurulmamıştır. İster beğenelim, ister beğenmeyelim, ama yönetimlere ve yasalara uymalıyız, bağlı olmalıyız. Kutsal Kitap bu konuda şöyle demektedir:

    ‘Herkes, baştaki yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı`dan olmayan yönetim yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur.

    Bu nedenle, yönetime karşı direnen, Tanrı buyruğuna karşı gelmiş olur. Karşı gelenler yargılanır.

    İyilik edenler değil, kötülük edenler yöneticilerden korkmalıdır. Yönetimden korkmamak ister misin, öyleyse iyi olanı yap, yönetimin övgüsünü kazanırsın.

    Çünkü yönetim, senin iyiliğin için Tanrı`ya hizmet etmektedir. Ama kötü olanı yaparsan, kork! Yönetim, kılıcı boş yere taşımıyor; kötülük yapanın üzerine Tanrı`nın gazabını salan öç alıcı olarak Tanrı`ya hizmet ediyor.’

    ‘Herkese hakkını verin: Vergi hakkı olana vergi, gümrük hakkı olana gümrük, saygı hakkı olana saygı, onur hakkı olana onur verin’(Romalılar 13:1-7)

    ‘İnsanlar arasında yetkili kılınmış her kuruma -gerek her şeyin üstünde olan krala gerekse kötülük yapanların cezalandırılması, iyilik edenlerin onurlandırılması için kral tarafından gönderilen valilere Rab adına bağımlı olun’(1.Petrus 2:13-14).

    Kutsal Kitap, devleti yönetenlerin esenliği için Tanrı’ya dua yükseltmemizi söyler.

    ‘Her şeyden önce şunu öğütlerim: Tanrı yoluna tam bir bağlılık ve ağırbaşlılık içinde sakin ve huzurlu bir yaşam sürelim diye, krallarla bütün üst yöneticiler dahil, bütün insanlar için dilekler, dualar, yakarışlar ve şükürler sunulsun.Böyle yapmak iyidir ve Kurtarıcımız Tanrı`yı hoşnut eder’ (1.Timoteos 2:1-3).

    ‘Herkes, altında bulunduğu yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı’dan olmayan yönetim yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur. Bu nedenle, yönetime karşı direnen, Tanrı’nın düzenlediğine karşı gelmiş olur. Karşı gelenler yargılanır.’

    Efesliler 6:12. ayete gelince..

    “Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, yönetimlere, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına karşıdır.”

    Efesliler 6:12’deki ayette sözü edilen yönetimler ve hükümranlıklar , Şeytan’ın bu dünyadaki ruhsal egemenliği ve yönetimidir. Çünkü dünyamız Şeytan’ın egemenliği altındadır. Ayetin son cümlesi bunu açıkça belirtiyor ve şöyle diyor:

    ‚…bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına karşıdır.”

    Bu bir ruhsal savaştır, ete ve kana karşı değil, ama ruhsal güçlere (Şeytan’ın güçlerine) karşıdır.

    Rab’de sevgilerimle

    #33648
    Anonim
    Pasif

    Efendim;

    Sabrınız, nâzik üslûbunuz için teşekkür ederim. Sanırım, yeni anlamaya başladım. Aslında daha evvel ‘Yönetim’ ile ‘Yönetici’ arasındaki farka dikkat ederek, Romalılar 13 de kafam da oluşan müşkil’e bir nebze olsun cevap bulduğumu düşünmüştüm. Gerçekten Yönetimler olmadan insanlar birlikte yaşama becerisi gösteremezler. Ancak o yönetimler kimi zaman yanlış kişilerin eline geçer ve var olan sorunlar daha da artar. Burada ‘Bizim savaşımız insana karşıdeğil.’ ifadesi mesleyi vuzûha kavuşturuyor.

    Saygılar.

6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.