• Bu konu 5 izleyen ve 9 yanıt içeriyor.
10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25738
    Anonim
    Pasif

    isamesihyasiyor
    Rab ile yeni yaşamım

    Hepinize esenlik olsun. ‘Tanıklığımı sizlerle paylaşmak istedim çünkü benim gibi bir zamanlar kaybolmuş yitik ruhlara yol gösterebilir’ diye düşündüm.

    Ben kimliğinde islam yazan ama ateist olan bir ailede büyüdüm. Aldığım tek yoğun din derslerini ailenin tek koyu dindarı olan dedemden metazori olarak alıyordum. Küçüklüğümde dedemi çıldırtan sorularımı hala hatırlıyorum.

    -‘Dede, Allah Baba niye hiç konuşmuyor bizimle?’
    -‘Allah hiç konuşur mu canım, biz kimiz ki sadece onun yarattığı kullarıyız’.
    -‘O zaman bizi sevmiyor. Ben, bir tek sevmediklerimle konuşmuyorum. Madem sevmiyecek neden yarattı?’
    -‘Sus densiz!’

    Ya da

    -‘Dede, peygamberimiz neden bu kadar cok evlenmiş?’
    -‘Çünkü o zamanlar kız cocukları sevilmiyormuş o yüzden, öldürülmesinler diye..
    -‘E, o bir peygamber değil mi ? Öldürülmesin, günah!’ derdi, onlar da öldürmezlerdi.’
    -‘O zaman bir sürü kadının kocası olmazdı ,kadın sayısı erkekten daha çoktu.
    -‘Şimdi eve başka kadın gelse annem çok üzülürdü, o kadınlar da üzülmüşlerdir!’
    ‘Olur mu öyle şey hepsi çok mutluydular.
    -‘Dede Ayşe kaç yaşındaydı?’
    -‘Dokuz!’
    -‘Ya peygamber?’
    -‘Peygamber denmez, peygamber efendimiz denir. O da 55 yaşındaydı’.

    -‘Aaaaaa olur mu öyle şey?’
    Ve suratımda patlayan bir tokat!

    Daha çok küçük yaslarda Tanrı’yı reddettim. Dedem de bu yüzden beni reddetti, beni sevmekten vazgecti. Ben ona göre içine şeytan girmiş bir çocuktum ve çok tehlikeli sorular soruyordum. Sırf bu yüzden seneler sonra liseye gittiğimde kuran’ın türkçe mealini okudum.

    Bir ayette söylediği, bir ayeti tutmuyordu. Birbiri sıra giden çelişki dolu ayetler vardı . Bana kazandırdığı tek şey İsa denen kişiyi, bu babasız doğduğu iddia edilen zatı tanıma isteği oldu. Ama bu merakımı hep erteledim. Zaman ilerledikçe ve çevremdeki, toplumdaki yozlaşmayı gördükçe daha da öfkelenmeye başladım. Artık sıkı bir komünist ve ateisttim. Dini her olgu ile alay ediyordum, Tanrı’yı yok sayıyordum dalga geciyordum. Ve en yok saydığım anlarda bile derinlerde bir yerde bir yaradanın varlığını hissediyordum. Ama küstüm O’nunla.. . Benden talep ettikleri aklıma hayalime sığmıyordu çünkü ( ve talepler de kuran da öğrendiklerimle sınırlıydı) ve bende onu reddediyordum.

    Seneler ilerledikce içimdeki boşluk büyüdü ve ben kocaman kronik bir mutsuzdum. Mutsuzluğumu peşimden gittiğim her yere sürüklüyordumi sanki ayaklarımda kocaman zincirler varmış gibi. Sürekli içimin kanadığını hissediyordum, cok fazla içmeye , çok fazla sinirlenmeye ve çok fazla hata yapmaya başladım, çünkü tutunacak bir dal bulamıyordum. Savunmasız , kocaman bir çocuktum, içimde dinmeyen bir şefkat açlığı vardı. Ve tüm bu olumsuzluklara rağmen hayatımdaki başarısızlıklarımı çok çalışarak kapatmaya çalıştığım için kariyer sahibi ve sözü geçen bir insandım iş cevremde. Çok sinirli çok ukala, ve çokbilmiştim de üstelik.

    Sıradan iş günlerin birinde birden işler rayından çıktı. Çok önemli bir toplantı beni bekliyordu, ama benim hiç bir onayım, raporum ve dökümanlarım gelmesi gereken yerlerden gelemiyordu. Delireceğimi düşünüyordum . Sinirden oturup ağlamaya başladım ve içimden sürekli, ‘ne yapacağım ben?’ diyordum. Tam o sırada kendi sesimi bastıran bir ses duydum içimde, bana: ‘Kiliseye git!’ dedi. Şaşkınlıktan donakalmıştm. Kilise mi??? ‘Ben ve kilise… ne alakası vardı ki?.’ Öyle çaresiz bir haldeydim ki, sesi dinlemeye karar verdim. O zamanlar Elmadağ’da bir şirkette çalışıyordum tabi ki en yakın aklıma Taksim’deki kilise geldi. İş yerinden koşar gibi çıktım , kilisenin kapısından hem biraz korkarak hemde heyecanla girdim . İçerisi boş gibiydi en arka sıralardan birine oturdum ve içimden, ‘Buraya beni sen mi çağırdın Tanrım?’ dedim. ‘Biz seninle ben daha çok küçükken küsmüştük. Ben senin öfkenle başa çıkamam, senden korkarak yaşamak istemiyorum!’ Bir yandan da ağlamaya başladım. Hüngür hüngür ağlıyordum. Sanırım bir 15-20 dk kadar oturdum, ağladım ve yukarıdaki benzer cümlelerle içimden sürekli Tanrı ile konuştum. Çıkarken gözüme kitaplar çarptı, oradan bir İncil aldım ve iş yerine geri döndüm. İşe geldiğimde beklediğim bütün evraklar masamın üzerinde beni bekliyordu. Sanki bir mucize olmuştu ve birden gülerek: ‘E, Tanrım biz barış mı imzalıyoruz şimdi seninle?’ dedim kendi kendime. Akşam eve gelir gelmez İncil’i okumaya başladım ve okudukça, her sayfada şaşkınlığım büyüdü. Ben bunca sene beni seven Tanrı’yı görememiştim, O’nun sevgisinden mahrum etmiştim kendimi. Ve O, yaptığım onca şeye rağmen benim kapımı çalmıştı ve içeri davet edersem benimle yemek yiyecekti. Ben O’nun kuzusuydum sesimi tanırdı, beni terk etmezdi . Ve sonunda anladım ki ‘YOL,GERÇEK VE YAŞAM BEN’İM’ yuhanna 14:6 YOL VE YAŞAM MESİH İSA idi .

    Hamd olsun ki O’nu tanıdım. Artık bir kilisem beni hiç terk etmeyen bir Tanrım ve yeni kardeşlerim var.
    Eski halimden cok ufak kırıntılar kalsa da, ben de imanda her gecen gün büyüyorum RAb’be sükürler olsun ve deneniyorum da! Şeytan hangi yüzyılda boş durdu ki? Şimdi de boş durmuyor, ama biliyorum ben O’nun kuzusuyum, ben O’nun seçilmiş kızıyım, O beni asla terk etmez. Ve dua ediyorum; Rab’bim eski elbiselerimi çıkardım , üzerime giydirdiğin yeni elbiselerimin kirlenmesine, yırtılmasına izin verme . Benim yolum senin ellerinde artık, beni ve tüm kardeşlerimi Kutsal Ruh’la mesh et. Mesh et ki, sesimiz diğer kayıp kuzulara da ulaşsın .

    İsa Mesih adıyla

    #31452
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Didems,

    Tanıklığınızı okuyunca inanın gözyaşlarımı tutamadım. Rab, bu etkili tanıklığınızı çok canların kurtuluşu için kullansın. Gerçekten çok etkili bir tanıklık!

    Burada Rabbimiz’in sevgisini, ilgisini ve merhametini görüyoruz. Bizler karanlıktayken, kayıpken ve sonsuz ölümü haketmişken, O bizleri aradı, buldu, ilgilendi ve kurtardı. Bununla bize olan eşsiz sevgisini gösterdi. Zaten göksel tahtını, görkemini bırakıp, günahlı olan bizler için haç ölümüne kadar giderek kendisini alçaltması sevgisinin büyüklüğünü göstermiyor mu?

    Bizler de ancak O’nun bu eşsiz sevgisine karşılık olarak teşekkür etmekten ve O’nun kutsal ismini yüceltmekten başka ne yapabiliriz ki! O’nun ismi yaşamlarımızda, tanıklıklarımızda yüceltilsin! Amin

    Sevgiler
    Suna

    #31463
    Anonim
    Pasif

    Size esenlik olsun sevgili Didem;
    RAB sizi korusun ve kutsasın. Doğruluk yolunda öncünüz olsun ve sizi eşsiz sözleri ile sarsın. Öyle ki yaşamınızın ve yüreğinizin tek egemeni RAB olsun. Bizleri RAB’bimiz Mesih İsa’nın benzerliğinde değiştiren Babamız Tanrı, sevgisi ve lütfu ile sizi donatsın. Dilerim yaşamınız Kutsal Yazılar’da bize gösterilenlerle yetinir ve Ruh’un yönlendirimine itaat eder. RAB daima beraberinizdedir.
    Yaratıcımız, her şeye gücü yeten Babamız Kutsal YHVH’ye
    RAB’bimiz ve Kurtarıcımız Mesih Yeşuah’a (İSA’ya)
    Teselli veren ve yönlendiren Kutsal Ruh’a
    Övgü ve yücelik olsun.
    Tapınışımız bizleri kutsayan tek RAB’bedir.
    Amin!

    #31466
    Anonim
    Pasif

    Tek kelimeyle Muhtesem! Rab’bimiz yine mucizelerinden birini gösterdi.Didems kardesim, merhameti ve lütfu bol olan Cobanimiz ve Baskahinimiz Rab Isa Mesih seni korusun ve iman yolunda siginagin ve kalen olsun.Güzel tanikligini dillendiren ve seni bizlerle bulusturan Rab Yesua’ya simdiden sonsuzlara dek hamd,övgü ve yücelikler olsun.Amin

    #31468
    Anonim
    Pasif

    Bu tanıklığı sizlerle paylaşmamda yardımcı olan Suna kardeşimize sonsuz teşekkürler.

    Rab hepinizi bereketlesin
    İsa Mesih adıyla
    Amin

    #31480
    Anonim
    Pasif

    Rabb sizi bereketlendırsın ve herseyi gönlünüzce versin.bende dahil kayıp koyunlardan bazıları yine çobanını buldu.tabiki asıl bulan kalbimize dokunan cobanımız rabbimiz.ne mutlu size ve bizlere yıgınlarda sıyrılıp sevgiye rabbe kavustuk.tekrar tebrikler.

    #29179
    Anonim
    Pasif
    jessicem;10777 wrote:
    Rabb sizi bereketlendırsın ve herseyi gönlünüzce versin.bende dahil kayıp koyunlardan bazıları yine çobanını buldu.tabiki asıl bulan kalbimize dokunan cobanımız rabbimiz.ne mutlu size ve bizlere yıgınlarda sıyrılıp sevgiye rabbe kavustuk.tekrar tebrikler.

    Değerli kardeşim Jessicem,

    Başka bir konuda Abdulkadir adliı üyeye cevap yazacakken senin yazınla karşılaştım ve hemen sana yöneldim. Çünkü benim icin çok değerlisin(Rab için de). Seni selamlamak, foruma ilk mesajini atmakla beni sevindirdigini belirtmek veeee en önemlisi üst tarafta maviyle gösterdigim cümlenden dolayi tanıklığını burda okumak istedigimi ifade etmek için yazdim. Bizleri çok bekletmeyeceğini ve seni Rab’de özledigimi bilmeni istedim.

    Rab’bim senin ruhunla ve kalbinle olsun. Bereket, esenlik sevgi, lütuf ve merhamet sana bol bol verilsin diye duacıyım.
    TANRISEVGIDIR.png

    #31462
    Anonim
    Pasif

    Sevgili kardeşim degerli ögretmenim Koreş ,

    Mesajını okur okumaz derhal yazmaya basladım. Elbetde sevinerek tanıklığımı anlatırım. Benim dinlerle ilişkim 16 yıl önce din bu’ adlı kitap serisini okudukdan sonra kesilmişti. Uzun yıllardır sadece Tanrı inancıyla yaşadım. Sert keskin bir yapım olduğundan kalbim sevgiye de biraz kapalı daha ziyade içimde yaşıyanı dışarı vurmayan biri olarak yıllarımı geçirdim.

    Yıllar evvel tatile giderken bir arkadaşımla Selçuk’tam (İzmir) geçerken birden Meryem anayı ziyaret etmek istedim. Arkadaşıma çok rica ettim çünkü o koyu dindar biriydi ve arabayı o kullanıyordu. Onun isteksiz tavırları, söylenmeleriyle
    uzun bir araba tırmanışıyla vardık.

    Çok susamıştık. Ben hemen çeşmeye yöneldim, içmeye basladım. Onu da çağırdım, ama onun verdiği cevap şöyleydi: ‘Ben içmem, hristiyan filan olurum aman’. İnat etti içmedi. (Yıllar sonra Koreş görüyorsun ki su bana neler yaptı. Ben iman ettim. (TABİİ Kİ ŞAKA!) Ordaki ortamdan çok etkilenmiştim. Sanırım ilk nur içime orda düştü ve hep gizli gizli yüreğimde bu ateş durdu. İkı ay önce birden hiçbir sebep yokken (ne bir hrstıyan arkadaş ne kitap ne İncil ne 100 dolar ) içimde İsa Mesih’e karşı bir ilgi, araştırma isteği doğdu. Bir ses
    sürekli olarak, bildiklerimin yanlış olduğunu, tekrar okumamı araştırmamı söylüyordu. Bu baskı hergün artmaya benligimde tarifsiz bir yolculuğa beni itmeye basladı. Hergün netden okumaya, İsa Mesih’i araştırmaya, ayrıca dinin arkasındaki
    tüm kolları, mezhepleri, siyasi görüşleri de irdelemeye basladım. Sadece bunların
    sonunda bir gerçek ortaya çıktı. Ben kördüm ve yıllardır elimdeki elmas taş parçasıydı. O masal diye okuduğum İncil artık Tanrı Sözü, Rabbim de elmasttı ve gözlerim kamaşıyordu güzelliğinden.

    Herşey oturuyor vücudumu tanıdıkça alevler sarıyor, hayatın zorlukları güzellikleriyle bakış açımda yer değiştiriyordu. O elmas ki( gözü açık olana) hep sorduğum ya da herkesin sorguladıgı üç Tanrı mı
    sorusunun aslında tek elmasa üç farklı noktadan çevirip bakmak olduğunu ve bu üç noktanın tek elmas gerçeğini değiştirmediğini bana gösterdi . Olay bu kadar basitti, ama ben kördüm.

    İşte Koreş kardeşim, benim imanım böyle oluştu. Şimdi de kaybettiğim yıllarımı hızla yerine koymaya, Rab Mesih’i daha iyi tanımaya, hayatımı O’na adamaya çalışmaktayım. Ne mutlu kör gözleri açan Rab’de yaşayanlara, ne mutlu dünyanın güzelliklerine tamah etmeden çarmıhı yüklenenlere.

    Hepinizi Rab’bin sevgisine güzelliklerine emanet ediyorum.

    Sevgilerimle

    #31488
    Anonim
    Pasif

    Ne hoş bir benzetme ile tanımlamışsınız. Ne mutlu sizleri tanimak
    Rab’bim in kristalinden yansiyan ışık olmayı her zaman sürdürmeniz dileği ile.

    Esenlikler

    #31495
    Anonim
    Pasif
    jessicem;10794 wrote:
    Sevgili kardeşim degerli ögretmenim Koreş ,

    Mesajını okur okumaz derhal yazmaya basladım. Elbetde sevinerek tanıklığımı anlatırım. Benim dinlerle ilişkim 16 yıl önce din bu’ adlı kitap serisini okudukdan sonra kesilmişti. Uzun yıllardır sadece Tanrı inancıyla yaşadım. Sert keskin bir yapım olduğundan kalbim sevgiye de biraz kapalı daha ziyade içimde yaşıyanı dışarı vurmayan biri olarak yıllarımı geçirdim.

    Yıllar evvel tatile giderken bir arkadaşımla Selçuk’tam (İzmir) geçerken birden Meryem anayı ziyaret etmek istedim. Arkadaşıma çok rica ettim çünkü o koyu dindar biriydi ve arabayı o kullanıyordu. Onun isteksiz tavırları, söylenmeleriyle
    uzun bir araba tırmanışıyla vardık.

    Çok susamıştık. Ben hemen çeşmeye yöneldim, içmeye basladım. Onu da çağırdım, ama onun verdiği cevap şöyleydi: ‘Ben içmem, hristiyan filan olurum aman’. İnat etti içmedi. (Yıllar sonra Koreş görüyorsun ki su bana neler yaptı. Ben iman ettim. (TABİİ Kİ ŞAKA!) Ordaki ortamdan çok etkilenmiştim. Sanırım ilk nur içime orda düştü ve hep gizli gizli yüreğimde bu ateş durdu. İkı ay önce birden hiçbir sebep yokken (ne bir hrstıyan arkadaş ne kitap ne İncil ne 100 dolar ) içimde İsa Mesih’e karşı bir ilgi, araştırma isteği doğdu. Bir ses
    sürekli olarak, bildiklerimin yanlış olduğunu, tekrar okumamı araştırmamı söylüyordu. Bu baskı hergün artmaya benligimde tarifsiz bir yolculuğa beni itmeye basladı. Hergün netden okumaya, İsa Mesih’i araştırmaya, ayrıca dinin arkasındaki
    tüm kolları, mezhepleri, siyasi görüşleri de irdelemeye basladım. Sadece bunların
    sonunda bir gerçek ortaya çıktı. Ben kördüm ve yıllardır elimdeki elmas taş parçasıydı. O masal diye okuduğum İncil artık Tanrı Sözü, Rabbim de elmasttı ve gözlerim kamaşıyordu güzelliğinden.

    Herşey oturuyor vücudumu tanıdıkça alevler sarıyor, hayatın zorlukları güzellikleriyle bakış açımda yer değiştiriyordu. O elmas ki( gözü açık olana) hep sorduğum ya da herkesin sorguladıgı üç Tanrı mı
    sorusunun aslında tek elmasa üç farklı noktadan çevirip bakmak olduğunu ve bu üç noktanın tek elmas gerçeğini değiştirmediğini bana gösterdi . Olay bu kadar basitti, ama ben kördüm.

    İşte Koreş kardeşim, benim imanım böyle oluştu. Şimdi de kaybettiğim yıllarımı hızla yerine koymaya, Rab Mesih’i daha iyi tanımaya, hayatımı O’na adamaya çalışmaktayım. Ne mutlu kör gözleri açan Rab’de yaşayanlara, ne mutlu dünyanın güzelliklerine tamah etmeden çarmıhı yüklenenlere.

    Hepinizi Rab’bin sevgisine güzelliklerine emanet ediyorum.

    Sevgilerimle

    DEgerli kardesim Jessicem

    Yazinin basliginda yazdigin “degerli ögretmenim Kores” basligini görünce gülümsedim. Ben ne ögretmenim ne de Teolog.Senin gibi Rab’bin okulunda okuyan bir ögrenciyim.Bu okuldan mezuniyet ancak mezara girince sona erer.O anda kimin sinifta kalip yargilanacagi, kimin ise diploma alip Rab’bin o kisi icin hazirladigi sofraya katilacagi belli olacak.
    Sevgili Rab’de kardesim Jessicem, Rab’bin okuluna ve ailesine hos geldin.Yazdigin taniklikla bircoklarinin bereket alacagina ve Rab yolunda iyi bir hizmet olacagina inanarak seni tebrik ediyorum.Rab senin yüreginde calisiyor.Didems kardesin de gayet güzel yakaladigi gibi verdigin elmas örnegi Rab’bin sen de güzel meyveler verdiginin bir göstergesi.

    Paylasimlarinin devamini diliyor ve Mesih’in hayatina egemen olmasi ve seni bolca bereketlemesi icin dualarimda seni anacagini bilmeni istiyorum.

    Mesih’in sevgisinde ve esenliginde kal kardesim.

10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.