• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #23947
    Anonim
    Pasif

    ‘Sizde olanı verin, size verilecek. İyice bastırılmış, silkelenmiş ve taşmış, dolu bir ölçekle kucağınıza boşaltılacak. Hangi ölçekle ölçerseniz, size de aynı ölçekle uygulanacak.’

    Vermek bir ayrıcalıktır. İsa bize vermenin almaktan daha büyük bir mutluluk olduğunu söylüyor. Eli açık ve cömert davranmak, kendi malımızı ve mülkümüzü de doğru bir açıdan görebilmemizi sağlar. Elimizdeki her şeyin Tanrı’dan ödünç alındığını hatırlarız. Bizim tek yaptığımız, bize emanet edilenleri başkalarına aktarmaktır. Vermek aynı zamanda serbest bırakmamızı sağlar. Bizi özgür kılar. Örneğin: ‘Başkasını bağışlayın, siz de bağışlanırsınız.’ Yani, ‘Bırakın, siz de serbest olursunuz’. Bol ve cömert bir tavırla verdiğimiz zaman Tanrı’nın karakterini yansıtmış oluyoruz.

    İçsel tavrımızla ilgili iki noktaya değinmek istiyorum. Tanrı içsel tavrımıza büyük önem verir. Kutsal Kitap yoksullara vermekle ilgili şöyle diyor: ‘Ona bol bol verin, verirken yüreğinizde isteksizlik olmasın. Bundan ötürü Tanrınız Rab bütün işlerinizde ve el attığınız her şeyde sizi kutsayacaktir. Vermekle bağlantılı olan vaadlere bakın! Sırf mecbur olduğumuz için can sıkıntısıyla ve homurdanarak vermenin yararsız olduğu açıktır: ‘İşte yine ondalık toplanıyor. Yine birşeyler vereceğiz.’Tanrı sevinçle vereni sever.

    İsa gizlice vermemizin önemli olduğunu söylüyor. Cömertliğimizi göz önüne sermemeliyiz: İsa buna ikiyüzlülük diyor. Tanrı gizli verişimizi, duamızı ve orucumuzu bilir. Ödülümüzü uygun zamanda O’ndan almaktan daha güzel bir şey olabilir mi?

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.