• Bu konu 3 izleyen ve 2 yanıt içeriyor.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26735
    Anonim
    Pasif

    bu konuda bana yardımcı olursanız sevinirim.cevaplarınız bekliyorum.saygılarımla.

    #34311
    Anonim
    Pasif

    Sevgili nzrmoda,
    Öncelikle bir Incil alınız, okuyunuz ve Rabbe gerçeği göstermesi için dua ediniz. İman etmeniz gereken şudur: İsa Mesih Rab’dir. Rab Tanrı’nın görünümüdür ve O tüm insanları sevdiği için bu dünyaya insan bedeninde gelmiştir, bir insan olmuştur. Çarmıhta tüm insanların günahını üstüne almak için gelmiştir. Bizim kurtuluşumuz için gereken cezayı Rab kendisi ödemiş ve can vermiştir. 3. günde dirilmiştir. O sona dek Kralımız ve Kurtarıcımızdır. O Ebedi Baba, Güçlü Tanrı, Esenlik Önderi’dir. İnsan bedenine bürünüp, insan olarak geldi, ama O Tanrı’nın kendisiydi. Bu nedenle Baba, Oğul İsa, Kutsal Ruh aynıdır, birdir. Hepsi ayrı ayrı değildir. Aynıdır. O’nun senin günahların için dünyaya gelip çarmıhta can verdiğine, acı çektiğine inanırsan (acı çekti, öldü; çünkü insan olarak geldi, bir bedeni vardı) sen de kurtulmuş olursun günahlarının cezasından. Yargı günü için korkmana gerek yoktur. Günahlarının bedelini Rabbin kendisi ödemiştir. Tek yapman gerekn bu gerçeği kabul etmek, iman etmek ve eski benliğine ölüp tövbe etmek. Tüm günahlarından tövbe et ve Rabbi takip et. Yeni bir sayfa açılacak. Tekrar doğacaksın, yeniden doğacaksın. Rab ışığıyla seni aydınlatsın, gerçeği yüreğine kazısın. Esenlikler.

    #34310
    Anonim
    Pasif

    En önce kalpte Hristiyan olunur… :-) Bir şeyler yakalar çeker insanı Hz. İsa Mesih’in yanına… Bu çekiş Tanrı’nın kendisindendir. Tesadüf gibi görünen olaylar, rastlantılar falan. Ama herşeydeki nihai hükmün Yaratıcı’da olduğu bu kainatta hiç bir şey tesadüfi değildir. En basit gibi görünen olaylar bile bir halının motiflerinin bir detayı gibidir. Bütünün bir bölgesi, bir uzantısıdır. Ondan sonra insan araştırmaya başlar. İnciller’i okur. Sonra da cemaate mensup olmayı ister. O zaman da cemaatin yetkililerine başvurur, sorar.

    İyi, temiz bir niyet… İnsanın kendiyle olan ve dolayısıyla Yaratıcısı ile de olan samimiyeti… Bunlar oldu mu yol kendiliğinden götürür insanı… Cemaatlerin bölünmüşlüğü, Ortodoks, Katolik, Protestanlar’ın olması falan da sorun değildir. Pak niyetli insana engel yoktur… Tanrı gereken yere ulaştıracaktır kendisini. Beşeri zaafların tarihte doğurmuş olduğu tüm engelleri aştırarak. Yeter ki insan gerçeğe susamış olsun.

    Hristiyanlık’ta zor yoktur. Hz. İsa’nın kendisi İnciller’de ‘isteyen beni izler’ der. Bu ‘isteyen’ çok önemlidir Hristiyanlık’ta. Hatta Hristiyanlık’tan çıkmak bile çocuk oyuncağıdır. Hiç kimseyi zorla tutacak olan yoktur. Ne zorlayışlar, ne tehditler (manevi anlamda bile olsa) ne bir şey. İnsanın kendisiyle tek hesaplaşacağı Tanrı’dır. Başka hiç kimse değildir. Ama tam da bu engin serbestidir insanı sorumluluğuyla yüzleştiren… Ona değer veren. Vicdani serbestini kutsal görüp insan olmanın can yeri özelliğini göz bebeği gibi koruyan.

    Hristiyanlık, Hz. İsa Mesih müridliği, insanın varlığının esasıyla yüzleşmesidir… Sunduğu serbestiden dolayı hayattaki en kolay şeydir ama insanı varlığının esasıyla yüzleştirip tam bir sorumluluk uyandırdığından en zor şeydir aynı zamanda… :-)

    Hristiyan olmak ne demek diye düşünüldüğünde tüm bunlar üzerlerinde durulması kaçınılmaz gerçekler hep…

3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.