ANASAYFA Forum DİNLER, MEZHEPLER, İNANÇLAR… Meditasyon Meditasyon Nedir? -Wikipedia

  • Bu konu 2 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25234
    Armagan
    Anahtar yönetici

    Meditasyon

    Vikipedi, özgür ansiklopedi

    Meditasyon, Latince meditatio kelimesinden türetilmiş, sözcük anlamıyla birçok Batı dilinde “derin düşünme” anlamına gelmekte olan bir terim olup, mistik anlamıyla, sözlüklerde, “kişinin iç huzuru, sükunet, değişik şuur halleri elde etmesine ve öz varlığına ulaşmasına olanak veren, zihnini denetleme teknikleri ve deneyimlerine verilen ad” olarak tanımlanır. Meditasyon tekniklerine, ait oldukları, Budizm (Hindistan), Taoizm (Çin), Bön (Tibet) ve Zen (Japonya) gibi inanç sistemlerine göre ve izledikleri yöntemlere göre değişik adlar verilmiştir. Ayrıca günümüzde mevcut farklı inanç sistemleri, mezhepler ve ekoller meditasyonu farklı olarak yorumlamakta ve farklı şekillerde uygulamaktadırlar. Bu bakımdan standart ya da tekbiçimli bir meditasyondan söz etmek olanaksızdır.
    Konu başlıkları

    Meditasyonun Amacı

    Meditasyon yapmak sessiz, sakin olmak ve farkındalığı arttırmak için bilinçli bir çaba göstermektir. İnançlarınız ne olursa olsun, meditasyon bir başka düzeydeki gerçekliği algılamamızı sağlayabilir. Meditasyonu ister bir dua, ister derin düşünce arayışı olarak ya da bilinç arayışı olarak görün, meditasyon kişinin var olma duygusunu hisssetmesini sağlayan bir tür derin ve sessiz gözlem sürecidir. Varlığı hissetmekle, insanın içinde ve çevresinde olan bitenlerle yoğun bir biçimde ilişkiye geçmesidir (Peter Kelder, Tibetin Gençlik Pınarı, İkinci Kitap). http://www.meditasyondunyasi.com

    Temel yöntemler

    Bununla birlikte, en genel anlamda ele alınırsa, başlıca iki çeşit meditasyon yöntemi vardır:
    1-Konsantrasyon yöntemi: Dikkatin tek bir noktada toplanmasına dayanır. Zihnin konsantre olduğu bu nokta, soyut bir düşünce, bir mandala, bir yantra (bir geometrik biçim), bir koan (bilmecemsi Zen soruları), bir mantra (bir ses, sözcük, cümle veya şarkı), bir mum alevi, solunum kontrolü veya bir başka şey olabilir. Konsantre olunan şey hangi düşünce ya da hangi konuysa, dış uyaranlardan etkilenmemeyi becererek ve zihne girmeye çalışan konu-dışı fikirleri geri göndererek o konu üzerinde derin ve ayrıntılı bir biçimde ve zorlanmadan düşünmek söz konusudur. Bununla birlikte konuyla ilgili bilinmesi gerekli noktalar varsa, bunların zihinde biçimlenmesine izin verilir. Bu şekilde, tek konudan ilham alınarak yeni şeyler öğrenilebilir. Düşünce kendi konusunun dışına kaçmak eğilimini gösterir göstermez, derhal müdahale edilerek, sükunetle, ilk konuya yeniden dönülür. Esas olan, konuyla ilgili yeni sezgileri alabilmektir, henüz bilinmeyen hakikat ve kavramların zihin alanında yer bulabilmelerini sağlamaktır.
    Meditasyon sırasında gözlerin kapalı bulunmasının daha iyi sonuç verdiği bilinmektedir. Bir ses, bir sözcük, bir cümle veya bir şarkı biçimindeki mantraların tekrarının, özellikle meditasyonun sürekliliğini sağlayan monoton bir uyaran olması bakımından yararı bulunmaktadır. Ayrıca, kimilerine göre, bazı mantralar ses titreşimleri yoluyla yaratılan birtakım tesirlerle de meditasyoncuya yararlı olmaktadırlar. Mantralar dinlere göre ve bir üstadın öğrencisi hakkındaki kişisel belirlemelerine göre değişirler. Meditasyoncu, düşünürken aklına başka şeyler gelirse, sükunetle mantrasını tekrar eder ve ana konuya geri döner. Kısaca, meditasyonda mantra bir anahtar gibi kullanılır.
    2- “Bilinç ayrışması” olarak adlandırılan ikinci yöntem ise, ne olup bittiğini tarafsız bir gözlemle izleme yöntemi olarak açıklanabilir. Bu yöntemin en tanınmış şekli Zen’deki zazen uygulamasıdır. Bu ikinci yöntemin Uzakdoğu‘da kullanılan bir başka biçimi de şöyle açıklanır: Önceden kararlaştırılmış, konsantre olunacak herhangi bir konu yoktur, zihnin düşüncesiz kalması, boş tutulması gerekir. Meditasyon ilerledikçe zihni boş tutabilme süresi de uzar. Bu boşluk sırasında zihne ilham gelmesi söz konusu olur. Zihne gelen tesir bazen ruhsal tekâmül düzeyi yüksek varlıklardan gelir. Zihnin sükunetle boş bırakılmasının amacı içte sezgisel olarak belirebilecek bu tesirlere yer ayırmaktır. Bu tür sezgiler insana diğer zamanlarda da gelmekle birlikte, meditasyon halinde daha kolay, daha açık, daha güçlü ve daha özgün halde gelirler. http://www.meditasyondunyasi.com

    Meditasyon’un Doğulu ve Batılı tarafından yorumlanma farkı /SIZE][URL=”http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Meditasyon&action=edit&section=3″%5D%5BSIZE=1%5D%5BCOLOR=#0000ff%5Ddeğiştir%5B/COLOR%5D%5B/SIZE%5D%5B/URL%5D%5BSIZE=1

    Meditasyon günümüzde aşağı yukarı her ülkede uygulanmaktaysa da kökeni ve en yaygın uygulandığı yer Doğu’dur. Doğu’da özellikle mistisizm bünyesinde yer alan meditasyona bazıları mistik meditasyon adını verir. Doğu’daki mistik meditasyon genellikle inzivaya çekilmenin, çileciliğin, sıkı perhiz gibi sert disiplin uygulamalarının bulunduğu ortamlarda söz konusu olmakta ve uzun süren periyotlar halinde yapılmaktayken, Batı’da meditasyon genellikle günlük yaşamın bir parçası olarak ele alınmakta ve günde bir ya da iki kez, yaklaşık yarımşar saatlik süreyle yapılmaktadır. Batılılar, meditasyonu genellikle şifa, streslerden kurtulma, rahatlama, yaratıcılık, başarı, psişik güçlerini geliştirme, ilişki, kendine güven duyma gibi amaçlarla yaparlar. Meditasyonun Batı’daki yaygın biçimi Hinduizm ve Budizm kökenli tekniklerden türetilmiş olup Batı’da 1960’lardan itibaren popülerlik kazanmıştır.

    Dinsel sistemlerde meditasyon

    • Budist meditasyon üçlü bir eğitim sistemi içermektedir: Bu üç aşama arınma (sila), konsantrasyon (samadhi) ve idrak etme (punna) olarak adlandırılır. Öğrenci, işe arınmayla başlar; sıkı bir çileci disiplini izler ve ardından, duyumsal algılarının az çok farkında olmasına rağmen, dış uyaranların düşüncesini etkilemesine izin vermeme becerisini öğrenir. Bu beceriyi kazanabilmiş olmaya “zihinsel olgunluk” (sati) denir.
    • Taoist meditasyonda solunum kontrolüne daha çok önem verilir ve meditasyon birtakım aşamalara erişebilme ustalığı olarak kabul edilir. En ileri aşama, soluk alıp vermenin söz konusu olmadığı, “cenin solunumu” diye adlandırılan aşamadır. Nabzın durduğu bu noktada meditasyoncu Taoist meditasyonun en aydınlık biçimi ve son hedefi olduğu belirtilen “Büyük Sükunet” haliyle şuuru “aşar”.
    • Tibet‘in spiritüel eğitim yolunda, meditasyon, algılayarak bilgi edinme (okuma, çalışma ve okunanları dinleme), kontamplasyon ve meditasyon biçiminde üç adımlı bir sistemin üçüncü adımıdır. Öğrenci çaba harcayarak bilgi edindikten sonra, öğrendikleri hakkında kontamplasyon yapar ve bunlardan çıkardığı özetleri şuuruna aktarır. Bir başka deyişle, önce çaba harcayarak bilgiyi öğrenme, sonra kontamplasyon yoluyla bilgiyi gözlemleme ve inceleme ve nihayet bunları yüksek şuurda özümleme şeklinde üç aşamalı bir spiritüel öğrenim söz konusudur.
    • Zen meditasyonunda amaç, kişinin, ruhsal deneyimlerle, öz varlığına ve yüksek şuuruna erişmesidir. Konsantrasyon objesi, iki temel zen sisteminden birinde, koan denilen, yanıtı aranan, şiir biçimindeki bilmecelerdir.
    • Meditasyon uygulamalarına çeşitli biçimler altında, Sufilik ve Musevilik‘te de rastlanır.
    • Hintli mistik Osho meditasyona çok büyük bir katkı yaparak dinamik meditasyon tekniklerini oluşturmuştur. Modern insanın yaşadığı dinamik ve çok boyutlu hayat ve onun ritmi meditasyonun geleneksel yöntemleriyle günümüz insanı tarafından uygulanmasını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle Osho Batının terapi yöntemlerinden esinlenerek ve onları meditasyona entegre ederek meditasyon tekniğine Buda‘dan beri en büyük katkıyı yapmıştır.

    Yoga’da Meditasyon

    110px-Sivakempfort.jpg magnify-clip.png
    Bangalore‘da Hindu Tanrısı Şiva‘yı meditasyon halinde gösteren dev heykel

    Meditasyon düşüncesiz farkındalık konumudur. O konumdayken dikkatinizi geçmişe ya da geleceğe, yani gerçekten uzağa götürecek hiçbir düşünce yoktur. Kişi düşünmediğinde dikkati sadece şu anı deneyimler. Şu an tek gerçektir çünkü orada ne bitmiş olan geçmiş vardır ne de gelecek. Fakat meditasyon uyku ya da trans konumu değildir. Çünkü meditasyon’da kişi kendi yaşadığı deneyimlerin tamamen farkındadır ve o saf farkındalık konumunda kişi içindeki sonsuz huzur, neşe ve sevgi kaynağı olan ruhunu hissetmeye başlar. Meditasyon konumunda kişinin dikkati sürekli yedinci çakranınSahasrara‘nın — yer aldığı başın üstündedir. Yoga burada gerçekleşir. Yani kişinin Kundalinisinin her yanı saran Kosmos‘un gücüyle birleşmesi. Bu da başın üstünde serin bir esinti olarak hissedilebilir. Hafiflik ve barış konumunu hissetmeye başladığınızda sadece gözlerinizi kapatın ve düşüncelerinizi seyredin. Düşüncelerinizi kontrol etmeye ya da onları durdurmaya çalışmayın. Kundalininiz yükseldiğinde ve alnınızın hizasındaki altıncı çakradan geçtiğinde düşünceleriniz kendiliğinden duracak ve siz kolayca düşüncesiz farkındalık konumuna, yani meditasyon konumuna gireceksiniz. Fakat bu sadece Kundalininiz uyandıktan, yani aydınlanmanızı aldıktan sonra mümkün olur.
    Meditasyon, yoganın temel taşlarından biridir. Yoga ile ulaşılacak, evrenle birleşip bütünleşme haline meditasyon uygulaması olmadan gelmek mümkün değildir. Bu meditatif hal aslında pek çok dinin pratikleri içinde yerini bulmuş bir uygulamadır. Örneğin, İslam Sufizminde benzer uygulamalara sıklıkla rastlanmaktadır ki, en bilinen örnek “sema” meditatif hal sağlanmadan uygulamada devamlılığın kolay kolay gerçekleşmeyeceği bir çalışmadır. Yogada uygulanan mantraları, yani kutsal sözleri tekrarlayarak gerçekleştirilen meditasyonun sufizmdeki karşılığı “zikir”dir. Uygulamada solunuma ya da sema veya duaya odaklanma gibi farklılıklar olsa da, meditatif hale geçildiğinde karşılaşılan fizyolojik değişimler aynıdır. Bunu yanında her iki meditasyon esnasında da kişilerin neşeli, güçlü duygular, zamansızlık hissi, farkındalıkta artış, zihinsel dinçlik, iyi olma hissi ve genel gevşeme hissettiklerini ifade ettikleri görülmektedir.
    Meditasyon, uygulayıcısı tarafından kendi kendine ve kendi içsel varoluşunda keşfedilecek nihai noktayı hedefler. Bu ise konsantrasyonun (dhrana) ötesinde bir haldir (dhyana) ve konsantrasyonun devamlılığı sonucunda oluşan düşüncesiz kalma ile başlar. Dolayısıyla bu kendine kendine ulaşılması gereken hal için şüphesiz çok çeşitli yöntem ve teknikler gelişmiştir. Bunlardan sık rastlanılanları belli bir objeye konsantre olunarak, solunma konsantre olunarak, belli bir mantranın(kutsal sözün) tekrarı ile, düzenli ses, müzik ya da tınıların dinlenmesi ile vb. şekilde gerçekleştirilen meditasyonlardır.
    100px-Stage1.gif magnify-clip.png
    “Işığı Toplama”, C.G.Jung ve Richard Wilhelm‘in yazdığı “Altın Çiçeğin Gizi” kitabındaki Taoist meditasyon uygulaması

    Taoizmde Meditasyon

    Taoistler meditasyonu hem sağlık ve uzun ömür gibi fiziksel hem de Tao ile birleşmek, bütünleşmek gibi ruhsal bir amaçla kullanmışlardır. Ruhsal gelişimin ilk aşamalarında meditasyon zihni arındırmak, duyguları dengelemek, arzuları azaltmak ve iç enerjiyi çevirmek için sonraki aşamalarda uygulayıcının Tao ile birleşmesini sağlamak için kullanılır. Taoist meditasyon uygulaması Çi‘nin beden kanallarında dolaştırılmasını içerir. Küçük Döngü meditasyonu veya Işığın Döndürülmesi meditasyonunda nefes ile çi’nin bedenin arka ve ön yüzlerinde döndürülmesi amaçlanır.

    Budizm’de Meditasyon

    130px-Mandala1_detail.jpg magnify-clip.png
    Farklı kutsal figürlerin toplandığı bir Tibet Budist Mandala

    Tibet Budizminde Meditasyon: Tibet Budizminin genel pratiklerinde olduğu gibi meditasyon uygulamalarında da Tanrı, Tanrıça gibi kutsal imgeler ve mantra denilen kutsal kelime ve ifadeler kullanılır. Örneğin Tanrıça Arya Tara üzerine yapılan meditasyonda Arya Tara’nın görüntüsü hayal edilir. Mantra tekrarlarıyla birlikte Tara’nın sağ elinin yaptığı mudrada baş ve işaret parmaklarının oluşturduğu daire üzerine yoğunlaşılır ve bu noktadan kutsal bir ışık hüzmesinin çıktığı hayal edilir. Arya Tara’nın tebessüm ettiği ve daha sonra tam bir ışık olup kişinin bedeninin içine çekilip yok olduğu hayal edilir. Tibet Budizminde kişi Guru‘su üzerine de meditasyon yapmaktadır. Bu tip bir meditasyon örneklerinden birinde kişinin başının üzerinde farklı renklerde lotüs çiçeği ve üzerinde manevi rehberini vajra pozisyonunda oturur şekilde hayal etmesi istenir. Gurusuna çeşitli yakarılar sunan kişi gurusunun başının tepesinden beyaz bir ışık hüzmesinin çıktığını ve kendi başının tepe noktasından girerek kendisini tüm fiziksel olumsuzluklardan arındırdığını hayal eder. Daha sonra gurunun boğazından çıkan kırmızı ışığın kendisine geldiğini ve sözlerindeki olumsuzluklardan arındırdığını, kalbinden çıkan mavi ışığın kendi kalbine girerek tüm zihinsel engellerden arındırdığını ve en son gurunun bedenin her noktasından çıkan çeşitli renklerdeki ışıkların kendi bedenine girerek bedenini, sözünü, zihnini arındırdığını hayal eder.

    Kabbalada Meditasyon /SIZE][URL=”http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Meditasyon&action=edit&section=8″%5D%5BSIZE=1%5D%5BCOLOR=#0000ff%5Ddeğiştir%5B/COLOR%5D%5B/SIZE%5D%5B/URL%5D%5BSIZE=1

    Kabbala‘da Tanrı’nın isimleri, sıfatları, simgeleri, Tevrat‘tan ifadeler, İbranice harfler, bilgelik ağacı kullanılarak meditasyon yapılır. Örneğin Kabalacı birlik anlamına gelen “Echad” (Ehad) kelimesini uzatarak söyler ve özellikle son harfi vurgulayarak düşüncesini onun üzerine yoğunlaştırır.

    Tasavvufta Meditasyon

    150px-Whirling_Dervishes%2C_Konya%2C_Turkey%2C_RMO.jpg magnify-clip.png
    Mevlevilerin Sema ritüeli

    Tasavvufta meditasyon çeşitli şekillerde gerçekleştirilir. Bazı tarikatlarda meditasyon,mürşit denilen manevi rehberin fiziksel görüntüsü ve ondaki ilahi ışığı imajine etmekle bazı tarikatlarda zikir esnasında zikirde kullanılan kelimelerin ışıklı bir şekilde hayal edilmesiyle, bazı tarikatlarda murakabe adı altında kalp üzerine dikkati yoğunlaştırmakla veya genel olarak ilahi sıfatları, yaradılışı tefekkür etmekle gerçekleştirilir.
    Tasavvuf öğretisine göre zikir, sema, murakabe, rabıta ile yapılan tefekkür pratikleri manevi kılavuzun (mürşit) rehberliği altında ve “seyr-i süluk” denilen sufi ezoterik yoluna inisiye olan salik tarafından gerçekleştirilmelidir. Belirli pratikler için halvet denilen yalnızlığa çekilmek, öncesinde veya pratik esnasında oruçlu olmak vs. gibi şartlar aranabilmekte, pratikler esnasında karşılaşılan durumlar için kılavuza danışılması ve onun önerilerine uygun olarak çalışmanın devam ettirilmesi istenebilmektedir.
    Bkn. Râbıta (tasavvuf) ve Murakabe

    Meditasyonun faydaları

    Meditasyonun pozitif etkileri hakkında yazmadan önce, aslında en büyük pozitif etkinin meditasyonun kendisi olduğunu belirtmemiz gerekir. Bu da kişinin meditasyonda hissettiği neşe konumu o kadar derin ve tatimin edicidir ki, kişi herhangi bir başka etkiye bakmaz, kişi sadece kendi iyiliği için meditasyon yapar. Aynı zamanda, meditasyonun yaşamımızın her alanında pozitif bir etkisi vardır. Nedeni, meditasyon yapan bir kişinin sübtil sistemi (Çakraları ve enerji kanalları) temizlenir ve dengeye gelir ve böylece bütün yaşam dengeye gelir ve mutluluk ve huzurla dolar. Meditasyonun en basit etkisi, sağlığın düzelmesidir. Ancak burada, meditasyonun bir tedavi tekniği olmadığını ya da alternatif tıp olmadığını vurgulamak önemlidir. Her şey çok basittir: sağlıklı olmak için, kişi sağlıklı bir yaşam sürmelidir. Ancak, “sağlıklı yaşam” sadece uygun fiziksel koşullar demek değildir, daha derin anlamda çakraları temiz tutmaya yardım eden bir yaşam şeklidir. Ve meditasyonun yaptığı kesinlikle budur. Çakralar bir kez temiz olduğu zaman, baktıkları kontrol ettikleri organlara yeterli enerjiyi sağlarlar. Ve böylece, organlar sağlıklı hale gelir ve fiziksel rahatsızlıklar kaybolur. Tedavi edilemez diye düşünülen hastalıkların sadece birkaç ay içinde tedavi edilmesine sıkça rastlanır. Aslında, bunda mucizevi bir şey yoktur: meditasyon ve içgözlem (bunlar Sahaja Yoga‘nın iki temel yaklaşımıdır) yoluyla kendimizi düzeltirken, açgözlülük, ihtiras, öfke, vb. gibi düşmalarımızdan da kurtuluruz. Çakraların dilinde, bu, çakralarımızın temizlendiği anlamına gelir. Ve, sonuç olarak, kişi fiziksel, akılsal ve duygusal olarak da sağlıklı hale gelir.
    Meditasyonun diğer bir pozitif etkisi de, günlük hayatımıza getirdiği dengedir. O denge sonucu, kişi ne iş yaparsa yapsın, onu daha iyi yapar ve daha çaba harcar. Böylece, kişi işte daha başarılı olur ve bu başarı çok sıkı ya da çok fazla çalışarak değil ancak işi daha iyi yaparak kazanılır. Düzenli olarak meditasyon yapan kişi, işinden neşe duyar ve bununla kendinizi tüketmeden başarılı olursunuz. Benzer şekilde, ailemiz ve sosyal ilişkilerimizde gelişir çünkü meditasyon yapan bir kişi diğerlerinde hatalar bulmak yerine kendine bakma davranışını kazanır. Daha da fazlası, böyle bir kişi, diğerlerine karşı daha pozitif bir davranış içinde olur ve onlarla tartışmak yerine insanlara yardım eder.
    Meditasyon bütün çakraların açılmasına ve temizlenmesine yardım ettikçe, onların esas kaliteleri kendilerini göstermeye başlarlar. Böylece, kişi, masum, yaratıcı, cömert, korkusuz, sevgi dolu ve affedici hale gelir. Biz hepimiz bu kalitelere sahip olmamız gerektiğini biliyoruz ancak onlar vaaz vermekle ya da kitaplar okuyarak geliştirilemezler. Çakraların temizlenmesi kendi içimizde yer alması gereken gerçek bir süreçtir. Ve, meditasyon sırasında olan da kesinlikle budur. Bu çalışma, kişi meditasyon yaparken yedinci çakrayaSahasrara‘ya yükselen- Kundalini enerjisi tarafından yapılır. Sadece Kundalini yükselip altıncı çakrayıAgnya‘yı geçerken, kişi düşüncelerin üzerinde meditasyon demek olan düşüncesiz farkındalık konumunun içindedir.

    Meditasyon üzerine araştırmalar

    Meditasyonun hem zihinsel bir aktivite hem de bu aktivitenin ardından ulaşılan bir “bilinç hali” olduğu 1970’lerde yapılan çalışmalarda ortaya koyulmuştur. Yapılan çalışmalarda meditasyon yapanlarda tıpta mevcut olan uyku, uyanıklık ve rüya bilinç düzeylerinden farklı bir dördüncü bilinç düzeyi gözlenmiştir.
    Yapılan bir başka araştırma da ise meditasyonun beyin dalgaları üzerinde etkileri araştırılmıştır. Buna göre denekler üç grupta toplanmış, ilk grubu meditasyon yaparak kutsal kitaplarda ifade edilen kriterleri sahip olanlar, ikinci grubu meditasyon yaparak kendi bilinçlerinde gelişme gözleyenler ve üçüncü grubu ise hayatlarında meditasyonu hiç denemeyen denekler oluşturmuştur. Meditasyon esnasında beyin dalgaları ölçülen deneklerden elde edilen sonuçlar göstermiştir ki bilinçte rahatlamış/medite olmuş düzeye erişen her denekte beyinlerinin ön loblarında (frontal lobe) alfa dalgalarının yükseldiği gözlenmiştir.
    Budist rahipler üzerinde yapılan bir çalışmadaki bulgular, düzenli meditasyon yapan bu rahiplerin dikkat, hafıza, öğrenme ve bilinç algısı gibi zihinsel süreçlerin dahil olduğu “gama dalgası” aktivitelerinde daha gelişmiş olduklarını göstermiştir.

    İç Bağlantılar

    Kaynaklar

    • Glenn H. Mullin (Compiled, Edited and Translated), Bridging the Sutras and Tantras-Teachings of the Dalai Lamas, Snow Lion Publications, Ithaca, 1985
    • Perle Epstein, Kabala-Musevi Mistiklerin Yolu, çev. Nusret karayazgan-Şiyma Barkın, Dharma Yayınları, İstanbul,1993.
    • Kelder, Peter; Tibet’in Gençlik Pınarı; Beşinci Bölüm, sayfa: 137, Dharma Yayınlar, 1999
    • Eva Wong, Taoism, Shambala Publications, 1997
    #36064
    Anonim
    Pasif

    Bu aralar meditasyon kitaplarını okuyor(Osho’nun) ve öğrendiğim teknikleri uygulamaya çalışıyorum.Bunu zihnin dinlenmesi olarak da algılayabilirsiniz.Meditasyon yaparken hiç bir dinsel yada dinsel olmayan içerik yüklemiyorum.

    Şuan okuduğum kitaptan alıntıda bulunayım :

    Meditasyon bir serüvendir;insan aklının üstlenebileceğien büyük serüven.Meditasyon hiç bir şey yapmamaktır.Meditasyonda eylem yoktur,düşünce yoktur,duygu yoktur.Meditasyon yaparken kendiniz olursunuz ve bu katıksız bir hazdır.Bu haz nereden gelir ?Nedensizdir ,çünkü var oluş bir sevinçtir.

    Meditasyon farkındalık demektir.Farkındalıkla yaptığımız her şey meditasyondur.Mesele eylem değil,eyleminize kattığınız niteliktir.Tetikte yürürseniz,yürüyüş bir meditasyon olabilir.

    Tetikte oturusanız ,oturmanız bir meditasyon olabilir.Kuşları dinlemek,eğer farkındalıkla dinliyorsanız bir meditasyon olabilir.

    Tetikte ve gözlem halindeyseniz,sadece kafanızın içindeki sese kulak vermenizbir meditasyon olabilir.Bütün mesela uykuda hareket etmemektir.O zaman yaptığınız her şey meditasyondur.

    Meditasyon özünde,içinizde ve çevrenizde olup bitenlerin farkında olma sanatıdır.Hiç bir şey yapmadığınız zaman-bedensel ve zihinsel olarak hiç bir düzeyde- ,tüm eylemlere son verdiğiniz zaman,sadece kendiniz olduğunuzda,yalnızca var olduğunuzda ;meditasyon ortaya çıkar.Bunu yapamazsınız,bunu uygulayamazsınız sadece anlarsıız.

    Meditasyonda rahatlık önemlidir.Oturabilirsiniz,uzanabilirsiniz,yada ayakta durabilirsiniz.Önemli olan vücudun kendisini rahat hissetmesidir. Osho ykarıda meditasyonu gözlem ve tetikte olma hali olarak tanımlıyor.
    Gercekten de öyle.Çevremizde olup bitenleri iyi gözlemlemeliyiz.Göz edilgendir fakat kulak edilgen.İnsanı yormaz bu.İyi bir gözlem iyi dinlemeyi de gerektirir.

    Gözümüzü kapadığımızda çevremizi iyi dinlemeliyiz.Her şeyin farkında olarak.Yaprağın rüzgarın etkisiyle ağaçta dans edişini algılayabiliriz.Görmemiz gerekmez.Olay farkındaık içerisinde olmaktır.

    Günlük hayatta karşılaştığımız o kadar çok sıkıntı var ki.Sabah kalkışımızdan gece yastığa kafamızı koyana kadar.Uykuya dalana kadar düşünüyoruz.Her şeyi düşünüyoruz.Geçmişi,geleceği,bugünü.Fakat meditasyon düşünmemektir aslında.

    Düşünen ve düşünceyle yorulan beyni biraz gevşetmek,rahatlatmak ve serbest bırakmaktır.Bir süre düşünmemeye,hiç bir şey yapmamaya koyulmalıyız.Meditasyon geveme ve rahatlatmadır aynı zamanda.

    Benim metidasyona yönelik düşünce ve pratiğim bu şekilde.

    saygılarımla

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.