ANASAYFA Forum DUYURU PANOSU, SORU, MESAJ, HABERLER, (NEWSBOARD) Misafir Ziyaretçiler Lütfen Bana Yardımcı Olurmusunuz?

  • Dieses Thema hat 8 Teilnehmer und 13 Antworten.
Ansicht von 14 Beiträgen - 1 bis 14 (von insgesamt 14)
  • Autor
    Beiträge
  • #27005
    klaus
    Verwalter

    Öncelikle herkeze merhaba…

    Sizlere sormak istediğim kendimce çok önemli bir soru var.Yardımcı olursanız sevinirim…

    Ben Müslüman bir erkeğim…Hristiyan ermeni bir kızı çok seviyorum…
    Şimdi benim şöyle bir sorunum var.Benim dini inancıma göre Hristiyan bir kızla evlenmemede bir sakınca yok.Çünkü Hz. Mesih İsa ya inanıyorum ve seviyorum.
    Fakat sevdiğim kız bana Hristiyan olduğunu söylemedi.Ben bunu nasıl çözdüm derseniz.Akrabağları olsun,arkadaşları olsun hepsi Hristiyanlar..Dediğim gibi benim için sevdiğim kızın Hristiyan olmasında bir sakınca yok ama Hristiyanlığa ve ermenilere göre evlilik ve ilişki açısından bakış açısını bilmiyorum eğer bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim…
    Şimdiden teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum…

    #35296
    Anonym
    Inaktiv

    Öncelikle herkeze merhaba…

    Sizlere sormak istediğim kendimce çok önemli bir soru var.Yardımcı olursanız sevinirim…

    Ben Müslüman bir erkeğim…Hristiyan ermeni bir kızı çok seviyorum…
    Şimdi benim şöyle bir sorunum var.Benim dini inancıma göre Hristiyan bir kızla evlenmemede bir sakınca yok.Çünkü Hz. Mesih İsa ya inanıyorum ve seviyorum.
    Fakat sevdiğim kız bana Hristiyan olduğunu söylemedi.Ben bunu nasıl çözdüm derseniz.Akrabağları olsun,arkadaşları olsun hepsi Hristiyanlar..Dediğim gibi benim için sevdiğim kızın Hristiyan olmasında bir sakınca yok ama Hristiyanlığa ve ermenilere göre evlilik ve ilişki açısından bakış açısını bilmiyorum eğer bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim…
    Şimdiden teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum…
    ____________________________________________________

    Sayın Ziyaretci.
    Site de bereketlenmenizi diliyorum.Aslında bu sorduğunuzun, cevabi Evlilik ile ilğili, paylaşımda var.Okumadığınız sanıyorum.

    Müslüman olduğunuzu yazmışsınız.Evet müslümanlıkta başka biri ile evlilik yapılabiliniyor.
    Kuranda Maide Sure’sinde bu konu geçer.Derki;

    „Bu gün temiz niyetler size helal kılındı.Mümin kadınların hür olanlarıyla
    …sizden önce kitap verilen ümmetlerin hür kadınlar da iffetinizi muhafaza ederek,zina etmeksizin,gizli dost tutmaksızın kendilerine mehirlerini verip nikahladığınız taktirde size helaldir…“
    Maide 5 Sure 5 Ayet.

    Doğal olarak siz, bu konuya kendi inancınızdan dolayı, olumlu bakıyorsunuz.
    Bu sizin bakış acınız.

    Sayım Ziyaretci,
    Sevdiğiniz kız size söylememiş, siz anlamışsınız.Sevgilinizin ne düşündüğünü yada ismen Hristıyan mı olduğunu bilmiyorum..?
    Zaten gerçek Hristiyan sa size bu konuyu açar ve İnandığı Kutsal Kıtab’ın bu Konu hakkındaki TANRI isteğini size, bildirirdi ,ve sizin ne yapmanız gerektiğinide size anlatırdı.

    Sorunuza gelirsek.

    Hristiyan olan bir MESİH İnanlısı, Müslüman biri ile evlilik yapamaz.
    Bu inandiğimiz KUTSAL KITAB’ımızın kesin buyruğudur.

    „İmansızlarla aynı boyunduruluğa girmeyin.Çünkü doğruluk ile fesadın ne ortaklığı olabilir,ışıkla karanlığın ne paydaşlığı olabilir..Mesih’le Belial uyum içinde olabilirlermi..?İman edenle iman etmeyenin ne ortaklığı olabilir.“
    2Korintliler 6:14

    Ve Eski Antlaşma Bölümünden,

    „Kız alıp vermiyeceksiniz.Kızlarınızı oğullarına vermeyeceksiniz;oğullar-
    ınıza da onlardan kız almayacaksınız.“
    Yasanın tekrarı 7:3

    Şu aklınıza gelebilir İyide Müslümanlarla evlenen bir çok hristıyan var..
    Diyebilirsiniz..?
    O evlilikleri yapanlar.İsmen hristiyanlardır.yani gerçek hristiyanlar değildir.Kutsal kıtaba uymaz İSA MESİH’i tanımazlar.sadece kimliklerinde hristiyan yazar.
    Gerçek Hrıstıyan, başka inançtan biri ile evlilik yapmaz.

    Esenlikle.

    #35298
    Anonym
    Inaktiv

    Benim bildigim kadariyla, muslumanlar hristiyanlardan kiz alir ama kiz vermezler. Sebebide muslumanlarin Mesih Isa`yi kabul etmesi ama hristiyanlarin Hz.Muhammed`in peygamber oldugunu kabul etmemesidir.
    Yani musluman erkek hristiyan kizla islami dini nikah kiyilabilir. Ama hristiyan erkek musluman kizla kiyamaz.
    Hristiyanlarda ise yine bildigim kadariyla diyorum, kisilerden birinin hristiyan olmamasi halinde dini nikah kiyilamaz. Yani ister kiz isterse erkek hristiyan degil ise dini nikah olmaz. Yani kisacasi evlilik olmaz.

    #35300
    Anonym
    Inaktiv

    Merhaba Dostum,
    Ben soruna bir soruyla karşılık vermek isterim. Sen çocuğun olursa Hristiyan mı yoksa Müslüman mı olmasını istersin? Bunu tüm kalbinle, aklınla ve samimiyetinle cevaplamanı rica ederim.

    #35297
    Anonym
    Inaktiv

    Martin Luther

    Luther ara sıra şarkı söyleyen Ve lut çalan, ara sıra sert ve katı Tanrı’yı ve gökkuşağında oturan yargıç Mesih’i düşündüğü zaman acı çeken, iyi bir Katolik ailesinin iyi bir çocuğuydu. İçinde, sağlıklı her gençte olduğu gibi, Tanrı arayışı vardı, ama Tanrı’nın nasıl olduğu sorusu öbür sorularından daha baskın çıkmamıştı. olağanüstü yeteneği, özellikle zengin düş dünyası, duygulu vicdanı ve yarıda kalan, hiç bir şeyden memnun olmayan doğruluk anlayışı Luther’e özgüydü; Manastıra gitmesi, kendini suçlamasının bir sonucuydu. Şöyle ki, önemli olan tek şey, „Canımın kurtuluşu için bugüne değin gerçekten yapmadığım şeyi şimdi yapmak istiyorum“ şeklindeki arzusuydu. Ortaçağın sonlarında binlerce kişinin acı sorunu şuydu: ((Merhametli Tanrı’yı bulmak için nasıl yeterince iyi olabilirim ve iyilik yapabilirim?“ Bütün zekat vermenin, duaların, oruçların, kendi kendini cezalandırmanın, hacca gitmenin, kutsal emanetleri toplamanın ve gufran ticaretinin (endüljansların)(1) arkasında bu sorun yatıyordu.

    Çağımızın insanı bir düşüncesinden öbürüne ve bir konudan başka bir konuya o denli çabuk geçer ki, hiç bir şey benliğinde büyük bir iz bırakmaz. Yaşamının bütün amacı, günahlarından arınmak ve iç dünyasını denetlemek olan keşişi anlamak ona zor gelir. Keşişin yaşamında yalnız iki önemli nokta, ruh ve Tanrı, Tanrı ve ruh, vardır. Yıldan yıla rutubetli keşiş odasının tavanında oluşan su damlaları düşerken sert taşlarda nasıl iz bırakırsa, keşişin düşüncelerini durmadan kemiren şu acı veren sorun. „Günahlarım, benim günahlarım!“ sorunu da onun benliğinde öylesine derin izler bırakır. Luther keşişe özgü olan boyun eğmeyi, yardım etmeyi, dilenmeyi, susmayı, uykusuz kalmayı, dua etmeyi, oruç tutmayı, soğuğa dayanmayı, kendini kırbaçlatmayı bile uyguluyordu, ama içindeki acı dinmedi; huzursuzluk kaybolmadı. Katolik kilisesinin olağan çıkar yolları ona başarısız ve yetersiz geldi.

    Luther’e öğretilen „yeni yol“ felsefesine göre kalıtsal günah suçluluk değil, ancak zayıflık getirirdi. Asıl günah, yapılan kötü işlerdi. Günaha düşüş, insanın doğal yeteneklerini bozmadı; böylece insan aklını ve özgür seçişini kullanarak tövbe ve istiğfarla kendini günahların bağışlanmasına hazırlayabilirdi. „insan yapabildiklerini yaptıktan sonra Tanrı, merhametini esirgemez“ deniliyordu. istiğfar üç noktadan oluşuyordu. Bir, kilisenin buyurduğu sevaplar, örneğin, oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek; dua etmek v.b. iki, günahlarını belirli bir kişiye itiraf etmek. Keşişler bunu ciddi olarak her hafta yaparlardı. Üç, yürekten gelen tövbe. Ama gerçek tövbe neydi? Tanrıbilimcilerin ılımlı kolu şöyle gösteriyordu: birisi cehennem korkusundan ötürü günahlarından pişman olup cennet umudu için Tanrı’yı severse bu yeterlidir. Ama birisine bu da çok gelirse, yeterince pişman olmadığından üzüntü duyarsa, o da yeterli sayılırdı. Luther’in öğretmenleri buna karşı çıkmışlar, çünkü „dar ağaç tövbesi“ diye adlandırdıkları bu öğretide insan, Tanrı’yı kendi bencil isteklerinin aracı yapmıştı. Onlara göre gerçek tövbede insan günahlarından tiksinir, iğrenir ve Tanrı’yı sever. Ama şöyle de öğretiyorlardı : insan kendini tövbe etmeye eğitirse, sonunda Tanrı’yı bir karşılık beklemeden, cezadan korkmadan ve özgür istekle sevebilir. Bu düşünceyi de şöyle kanıtlıyorlardı: „Bir genç ancak bir yaratık olan kızı o denli sevebilir ki, kendi canını bile onun uğruna feda etmeye hazır olur. Ya da bir tüccar para ve mal sevgisi için sonsuz tehlikelere atılabilir. Böylece insan yaratılmış olanları bu kadar sevebilirse, en üstün iyilik olan Tanrı’yı daha çok sevebilir. Yani, doğal yetenekleriyle insan Tanrı’yı her şeyden çok sevebilir.“ Birisi kendini böyle hazırlayarak tövbe ve istiğfarını yaptıysa, ondan sonra da Rabbin Sofrasına katıldıysa, bu kutsal eylemlerde onun içine günahı bir anda yok eden doğaüstü bir lütuf akıtılır. Kalıtsal günahtan ancak yeni bir günahı alevlendirebilen bir kıvılcım kalmış olur.

    Luther bu yolu denedi, ama ne içinde huzur buldu, ne de Tanrı’nın lütfünden emin olabildi. Daha önce gördüğümüz gibi Luther öğretmen iken ünlü Kilise Babası Augustinus’un yapıtlarını incelemiş, onlarda bambaşka bir günah öğretisi bulmuştu. Aynı derin günah anlayışıyla Alman mistisizminde de karşılaştı. Augustinus kalıtsal günah için şöyle öğretiyordu: günaha düşüşten önce insan bütün varlığıyla Tanrı’yı sevip ona güveniyordu ve bu nedenle varlığında beden ve ruh arasında bir denge vardı. İnsan günaha düşüşünde gururla Tanrı’ya karşı gelince, kendi isteği öyle bozuldu ki, şimdi gururuyla ancak Tanrıdan nefret eder. O’na karşı gelir; bu geçici dünyayı ve özellikle kendi kendini sever. insan varlığının derinliklerinde gurur, bencillik ve dünya sevgisi bulunur. Luther kendini ve ruhsal benliğini araştırdığı zaman, Augustinus’un öğretisinin kendi yaşamında da doğru olduğunu gördü. Özgür bir istekle ve karşılık beklemeden Tanrı’yı sevemiyordu. Çok incelemiş olduğu, İsa Mesih’in Dağdaki vaazı, tam istekli ve karşılık beklemeden kendini adamasını emrediyordu. Ama Luther’e Tanrı’nın isteğine göre hareket etmek zor geliyor ve bunu isteksizce yapıyordu. Çünkü aslında, Tanrı’dan hoşlanmıyor ve kendi isteğini yapmak istiyordu. iyilik yaptığı zaman da onu ,isteksizce ve karşılık bekleyerek yaptığı için sadece günahlarını çoğaltıyordu. „Günahın kraliçesi, iyi işlerde bile kendi onurunu arayan düşüncedir.“ Her şeyden önce kendini „sevinç ve özgür isteğiyle“ bir şeye adamak umudu yoktu. Çünkü insan tümüyle bencillik içinde „kendi çevresinde dolaşıyor“, her şeyde kendi iyiliğini, zevkini, onurunu arıyordu. Tanrı’yı da bencil isteklerinin aracı yapmaya kalktığı zaman insan bencilliğinin en iğrenç biçimini ortaya koyuyordu. insan ancak kendi iyiliğini arayıp kendini her şeyden çok sevebilir durumdadır.

    Luther’in elde ettiği acı sonuç şuydu: gerçekten tövbe edemiyordu, günahtan gerektiği gibi iğrenemiyordu ve kendi çıkarını aramadan Tanrı’yı sevemiyordu. Çünkü kendini ve günahlarını seviyordu ve Tanrı’dan hoşlanmayıp ona karşı geliyordu. Katoliklerin tövbe ve günah öğretisinin tümüyle yanlış olduğu düşüncesi aklına bile gelmedi. Kendisinin başkalarından daha kötü olduğu için gerçekten tövbe edemediğine inanıyordu.

    Luther manastırlarda öğretilen „kâmillik yolunda“ merhametli Tanrı’yı bulamıyordu. O zamanki yaşamında attığı hemen her adımda karşılaştığı mistisizm ise, bambaşka bir yol gösteriyordu. Mistisizm, yani ruhun Tanrı’yla araçsız, yakın ve gizli birliğe erişme isteği, çok yönlü bir felsefedir. Mistisizmin bir kolu, insanın düşünce ve hayallerini bu dünyadan koparıp görünmeyen şeylere o denli „sıkı bağlanmasını istiyordu ki, sonunda insanın ruhuna „sözsüz dua, sessiz düşünme ve görme yoluyla esenlik içinde „Tanrı’yı tadabileceği“ deniliyordu. Mistisizmin başka bir kolu ise, kişinin, yürekten gelen bir sevgi ve özlemeyle acı çekmiş olan Mesih’e, „canının damadına“ acı ile bağlanmasını ve bu yolda kendinden geçerek gelinin damatla birleştiği gibi, O’nunla birleşmesini öğretiyordu. Luther bunların ikisini de denedi, ama onu ancak „deli gibi ettiler“. Luther’i en çok çeken bir başka mistisizm koluydu. Buna göre Tanrı’yla bağlantı kurmanın tek yolu. kendinde olan her şeyden vazgeçmekti. İnsanın en son vazgeçeceği şey kendi isteğidir. Bundan da vazgeçmesi gerekiyordu. Bu mistisizm türü, „kendini boşaltma ve bedenin isteklerini öldürme yolu“, çok eski bir gelenekti. Mezmurlarda görülen tükenmez Tanrı özlemiyle orta çağların Mesih’e benzeme ülküsü; keşişin alçakgönüllü olma çabasıyla sofinin bu dünyadan ve kendinden geçme eylemi bu noktada birleşiyorlardı. İnsan, Tanrı önünde şan ve şeref aramamalı, aksine Tanrı önünde bir hiç olmak için daha büyük günahkar olduğunu görmelidir. Bu nedenle bilmediği günahları da kabul etmelidir. Böylece insan kendinde olan en son bencil isteğinden vazgeçtiği, değersizliğini anladığı ve alçakgönüllü olduğu zaman Tanrı, insanın boşluğunu lütfüyle doldurur. İnsan kendi isteklerini yok etmekle, bu dünya ile olan bağlarını tümüyle koparırsa, o zaman huzursuzluk kaybolur, insan kendi varlığının en derinlerinde Tanrı’yı ve O’nun sarsılmayan huzurunu sezinler.

    Bu alçakgönüllülük, kendini boşaltma ve bir hiç olma yolu Luther’i çok çekiyordu, çünkü insanın öz günahının gurur olduğunu görüyordu. Kısa bir zamanda Luther, eğitim yoluyla kendini alçakgönüllü yapamayacağını anladı. Alçakgönüllülük eğitiminin arkasında hep gurur ve yetenek baş gösterdi. Eğitimle elde edilen alçakgönüllülük gizli gururdu.

    „Gerçekten alçakgönüllü olan kişi, alçakgönüllü olduğunu hiç bir zaman bilmez, çünkü bilirse hemen bu yeteneğinden gururlanır… Eğitimle elde edilen alçakgönüllülük de hiç bir zaman gurur olduğunu ,bilmez… insan gerçekten alçakgönüllü olduğu zaman alçakgönüllülüğünün farkında olmaz.“

    İnsan özgürce ve karşılık istemeden Tanrı’yı sevemez, çünkü ancak kendisini sevebilir. Bundan başka sevgi yapmacık, doğal olmayan sevgidir. İnsan gururlu olduğu için kendini alçakgönüllü yapamaz. Tanrı’nın isteğine de boyun eğemez. Böylece insan çıkmaza girer. Bu yüzden Luther de gittikçe daha derin sıkıntı ve Umutsuzluk içine batıyordu.Bu satirlari kendimce önemli buldugum icin sizlerle paylasmak istedim..

    #35294
    Anonym
    Inaktiv

    @helpmi 18953 wrote:

    Öncelikle herkeze merhaba…

    Sizlere sormak istediğim kendimce çok önemli bir soru var.Yardımcı olursanız sevinirim…

    Ben Müslüman bir erkeğim…Hristiyan ermeni bir kızı çok seviyorum…
    Şimdi benim şöyle bir sorunum var.Benim dini inancıma göre Hristiyan bir kızla evlenmemede bir sakınca yok.Çünkü Hz. Mesih İsa ya inanıyorum ve seviyorum.
    Fakat sevdiğim kız bana Hristiyan olduğunu söylemedi.Ben bunu nasıl çözdüm derseniz.Akrabağları olsun,arkadaşları olsun hepsi Hristiyanlar..Dediğim gibi benim için sevdiğim kızın Hristiyan olmasında bir sakınca yok ama Hristiyanlığa ve ermenilere göre evlilik ve ilişki açısından bakış açısını bilmiyorum eğer bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim…
    Şimdiden teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum…

    Sayın Misafirimiz,

    Bence size en doğru cevabı Saba vermiş. Bir Hristiyan, ister erkek, ister bayan olsun, bir Müslüman’la evlenemez. Kutsal Kitap bunu kesinlikle yasaklar. Çünkü bir Müslüman’a, Hristiyanlık ile Müslümanlık, ‚aşağı yukarı ayni din‘ gibi gözükse de, bir Hristiyan’a göre, Şeytan’la Mesih’in dostluğu kadar imkânsız bir şeydir.

    Ve yine Saba’nın dediğine göre, İsa’da hiçbir payları olmayanlar, Rab’bi bilmeyenler ve sadece ismen Hristiyan olanlar, başka dinden birileri ile evlenmişlerdir. Onların dinleri pasport veya kimliklerindedir. Yüreklerinde birşey yoktur. Bu bahsettiğin kız da öyledir. İmanlı değildir. Millî kimliğinin bir parçası olarak Hristiyan’dır ama Rab’be ait değildir. Sizden farkı yoktur.

    Bu sebeple de evlenebilirsiniz. Ama Rab’bin dışında bir evlilik. Başka bir kardeşin de dediği gibi, belki de millî ve ırkçı düşünceler sizi engelleyebilir. Ama ruhsal olarak, hiçbiriniz de Rab’be ait olmadığınız için, Rab dışı, evlenebilirsiniz. Düğünüze İsa gelmeyecektir. Her ikiniz de İsa’ya, sadece bir peygamber olarak değil de, „Rab’bim, Kurtarıcım ve Kralım“ olarak iman ederseniz, o zaman Rab’de evlenir ve O’nun kutsamasını da alırsınız. Burdaki hayatla birlikte, Ebedî Hayat da kazanmış olursunuz.

    Sevgiler.

    #35330
    Anonym
    Inaktiv

    @cufuk 18966 wrote:

    Merhaba Dostum,
    Ben soruna bir soruyla karşılık vermek isterim. Sen çocuğun olursa Hristiyan mı yoksa Müslüman mı olmasını istersin? Bunu tüm kalbinle, aklınla ve samimiyetinle cevaplamanı rica ederim.

    Soruyu soran kişi benim arkdaşlar yeni üye oldum saygılar…

    cufuk arkadaşım ozaman sana şöyle bir açıklama yapmam gerekiyor.Soyu yürüten erkekmidir kadınmıdır?Bunun cevabı açık ve nettir ki erkek soyu yürütür.Bu hayatta olmaz dediğimiz herşeyin bir olma şansı vardır.Ben büyük konuştum zamanında kendi dinimden olmayan bir kızı sevmem diye ama bak başıma geldi :)

    #35331
    Anonym
    Inaktiv

    @Saba 18957 wrote:

    Öncelikle herkeze merhaba…

    Sizlere sormak istediğim kendimce çok önemli bir soru var.Yardımcı olursanız sevinirim…

    Ben Müslüman bir erkeğim…Hristiyan ermeni bir kızı çok seviyorum…
    Şimdi benim şöyle bir sorunum var.Benim dini inancıma göre Hristiyan bir kızla evlenmemede bir sakınca yok.Çünkü Hz. Mesih İsa ya inanıyorum ve seviyorum.
    Fakat sevdiğim kız bana Hristiyan olduğunu söylemedi.Ben bunu nasıl çözdüm derseniz.Akrabağları olsun,arkadaşları olsun hepsi Hristiyanlar..Dediğim gibi benim için sevdiğim kızın Hristiyan olmasında bir sakınca yok ama Hristiyanlığa ve ermenilere göre evlilik ve ilişki açısından bakış açısını bilmiyorum eğer bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim…
    Şimdiden teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum…
    ____________________________________________________

    Sayın Ziyaretci.
    Site de bereketlenmenizi diliyorum.Aslında bu sorduğunuzun, cevabi Evlilik ile ilğili, paylaşımda var.Okumadığınız sanıyorum.

    Müslüman olduğunuzu yazmışsınız.Evet müslümanlıkta başka biri ile evlilik yapılabiliniyor.
    Kuranda Maide Sure’sinde bu konu geçer.Derki;

    „Bu gün temiz niyetler size helal kılındı.Mümin kadınların hür olanlarıyla
    …sizden önce kitap verilen ümmetlerin hür kadınlar da iffetinizi muhafaza ederek,zina etmeksizin,gizli dost tutmaksızın kendilerine mehirlerini verip nikahladığınız taktirde size helaldir…“
    Maide 5 Sure 5 Ayet.

    Doğal olarak siz, bu konuya kendi inancınızdan dolayı, olumlu bakıyorsunuz.
    Bu sizin bakış acınız.

    Sayım Ziyaretci,
    Sevdiğiniz kız size söylememiş, siz anlamışsınız.Sevgilinizin ne düşündüğünü yada ismen Hristıyan mı olduğunu bilmiyorum..?
    Zaten gerçek Hristiyan sa size bu konuyu açar ve İnandığı Kutsal Kıtab’ın bu Konu hakkındaki TANRI isteğini size, bildirirdi ,ve sizin ne yapmanız gerektiğinide size anlatırdı.

    Sorunuza gelirsek.

    Hristiyan olan bir MESİH İnanlısı, Müslüman biri ile evlilik yapamaz.
    Bu inandiğimiz KUTSAL KITAB’ımızın kesin buyruğudur.

    „İmansızlarla aynı boyunduruluğa girmeyin.Çünkü doğruluk ile fesadın ne ortaklığı olabilir,ışıkla karanlığın ne paydaşlığı olabilir..Mesih’le Belial uyum içinde olabilirlermi..?İman edenle iman etmeyenin ne ortaklığı olabilir.“
    2Korintliler 6:14

    Ve Eski Antlaşma Bölümünden,

    „Kız alıp vermiyeceksiniz.Kızlarınızı oğullarına vermeyeceksiniz;oğullar-
    ınıza da onlardan kız almayacaksınız.“
    Yasanın tekrarı 7:3

    Şu aklınıza gelebilir İyide Müslümanlarla evlenen bir çok hristıyan var..
    Diyebilirsiniz..?
    O evlilikleri yapanlar.İsmen hristiyanlardır.yani gerçek hristiyanlar değildir.Kutsal kıtaba uymaz İSA MESİH’i tanımazlar.sadece kimliklerinde hristiyan yazar.
    Gerçek Hrıstıyan, başka inançtan biri ile evlilik yapmaz.

    Esenlikle.

    Öncelikle yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim.Sizlere cevap yazamadığım için üye oldum ve inanıyorumki yardımlarınızı benden esirgemezsiniz…

    Benimde kendimce açıklamak istediğim husular var!
    Kutsal kitabınız olan incilden almış olduğunuz bölümü birçok defa okuyup kendimce şöyle bir durum çıkardım;

    Allah’a iman etmeyen kimseye ne kız verin nede alın.Şunu açıkça söylemek gerektirki Hristiyanlık kendincen önceki dinlerin üstüne hak din olarak gelmiştir ve burdada geçmiş zamanı yani kendinden önceki dinleri işaret etmektedir.Direkt olarak Müslümanları Kasteden bir şey söz konusu değil.Ki keza öyle birşey olsaydı eğer Müslümanlar denirdi!

    Peki;
    Ben Allah’a inanıyorum ve Hz.İSA(a.s)’ı seviyorum.Benim bildiğim kadarıyla Hristiyanlık sevgidir aynı şekilde İslam’da.Sevginin sevgiyle birleşmesinden güzel bişey varmıdır?

    Bakın ben size sevgiyle geldim ve sizlere sorumu yönelttim her ne kadar bazı arkadaşlar soruma soruyla cevap vermiş olsalarda yinede yardımcı olmaya calışıp bana sevgiyle geldiniz.Bu çok dikkat edilmesi gereken bir nokta değilmidir sizce sevgiyle gelene sevgiyle gidilmesi.Evet ben sevgimle sevdiğim insana gidiyorum.Her ne kadar o bana açıklamamış olsada ben yinede her ne olursa olsun onun dinine saygı duyuyorum.İnşallah Allah’ın izniyle, ol demesiyle olur.İnanıyorum!

    Hepinizi Saygıyla ve Sevgiyle Selamlıyorum..

    #35333
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili Monc,


    Allah’a iman etmeyen kimseye ne kız verin nede alın.Şunu açıkça söylemek gerektirki Hristiyanlık kendincen önceki dinlerin üstüne hak din olarak gelmiştir ve burdada geçmiş zamanı yani kendinden önceki dinleri işaret etmektedir.Direkt olarak Müslümanları Kasteden bir şey söz konusu değil.Ki keza öyle birşey olsaydı eğer Müslümanlar denirdi!


    Diyorsun.
    Söylediklerin, ilk etapta, mantıklı ve doğru gelebilir.

    Üzgünüm ama yazdığınız, bizim inancımıza,uymayan bir düşünce tarzıdır.
    Öncelikle,
    Tevrat ve Zebur.Kutsal Kıtabın ilk başında Eski Antlaşma dediğimiz kısımda yer alır.Yeni Antlaşma dediğimiz kısımda İNCİL bulunur.hepsi bir bütündür.İNCİL, Tevrat ve Zebur’un tamamlayıcısıdır.

    Yani İNCİL, Tevrat’ı ve Zebur’u ayrı bir Din yada Kıtap diye alıp,kendinden önceki Din olarak yorumlamaz.

    Sonuç olarak kendinden önceki, Din’leri işaret ediyor diye bir sav doğru değildir.

    Diyorsunuzki,
    „Direk olarak Müslümanları kasteden bir şey, söz konusu değildir.“

    MESİH’ten sonra.. başka bir peyganber’in gelişi konusu ,İnandığımız Kutsal Kıtap’a ters düşen bir düşünce tarzıdır.Çünkü İNCİL’in ve önceki peyganberlerin bildirdiği gibi TANRI.. İSA MESİH’aracılığı ile Bütün insanlar için Kurtuluşu sağladı.

    TANRI’nın başka bir peyganber aracılığı ile yeni bir Vahiy göndermesi ve üstelik çok farklı bir yol gösterek,yeni bir Din ve peyganberi işaret etmesi ..İSA MESİH’in müjdesine ters düşen bir durumdur.

    Bu nedemek biliyormusunuz..Tüm Müjde’nın de geçersiz kılınması demektir.

    İNCİL’de kesinlikle Hz Muhammet ‚in gelişine ait tek bir söz yada Ayet bulunmaz. başka bir Vahiy yada peyganberi Biz.. İseviler,ve inanlılar olarak kabul etmiyoruz.

    Tevrat ve Zeburda İSA MESİH geleceği hakkında,bir çok ayet yer alır.
    Yanı TANRI’nın kurtuluş planı,İSA MESİH’ile tamamlanmıştır.
    Vahiy bölümünde bunla ilğili ayet derki,

    „Alfa ve Omeğa,birinci ve sonuncu,başlangıç ve son Benim.“
    Vahiy 22:13

    Kutsal Kıtap’ta.. Kuran yada İslam Peyganberi hakkında bir Ayet yoktur.
    Hiç bir Mesih İnanlısı’da temel olan Öğretilerden taviz vermez.

    Bu anlattıklarımdan sanıyorum ne demek istediğimi anladınız.

    „Bu yüzden direk olarak Müslümanları Kast ediyor gibi bir şey söz konusu değildir.“Sözünüzün bizler için geçerliliği yoktur.

    Kutsal Kıtap’ımızda Yasanın Tekrarı Bölümünde Ayet’te..
    Diyorki,

    „Kız alıp vermiyeceksiniz.Kızlarınızı oğullarına vermeyeceksiniz. Oğullarınızada onlardan kız almayacaksınız.Çünkü oğullarınızı beni izlemekten saptıracak,başka ilahlara tapmalarına neden olacaklardır.“
    Yasa Tek 7:3

    Diyelim..Hrıstıyan biri ile evlilik yapıldı..(Gerçek İnanlı biri bu evliliği yapmaz)genede Şaştı düştü,çok aşık oldu,kopamadı bu evliliği yaptı.

    1..TANRI’nın kutsadığı bir evlillik olmayacaktır.Çünkü İnandığımız Kutsal Kıtap bunu kabul etmez.
    2..Çiçim ayları geçince Görüş farklılıkları baş gösterecektir.bu da kavga ve bölünme demektir.
    3..Sen Camide İbadet etmek istersin.Eşin Kilise’ye gitmek isteyecektir.

    „Yapmayın, ben bu kadar anlayışsız değilim, bilerek aldımsa, Dini vecibelerine engel olmam diyebilirsiniz..“Okey bunuda geçtik diyelim.

    4..Ya çevreniz,dedikodular.kışkırtıcı konuşmalar..size gelen laf atışlar..Hadi bunada, kulak tıkadınız diyelim..Aşkın gözü kördür Sineye çekerim diyorsunuz..bunu da geçtik.
    5..Eşiniz Hamile..Bebek yolda.Siz heyecanla doğumu bekliyorsunuz.Dünya güzeli bir Kızınız oldu..
    Kız geldi 15 Yaşına..
    6..Kıyamadığınız.. o dünya güzeli bir tanenizin.. DİN’i ne olcak.
    Aileler karışır her kafadan bir ses çıkar.herkez teoloji Uzmanı kesilir.

    Özellikle sizin Aile büyükleri, Müslüman olsun der Annesi,bastırır Hristiyan olcak diye ..Ortalık karışık huzur kaçmıştır.
    En büyük darbeyi de kızınız alır.Ruh İkiye bölünmüştur.Bir yanda Anne,bir yanda İlk Aşkı Babası.

    Bakın bizde damat İtalyan..İki tane Kız‘ yeğen var.İkiside Koyu Katolik olarak yetişti.Ben bile İman etmeden önce onlarla ne tartışmalar yapmıştım.hemde ne sert tartışmalar ki.. ben de din İnancı yoktu. Sadece , tek TANRI inancına sahiptim.Şöyle düşünmüştüm“ Babaları bunların beynini yıkamış..“

    Daha Aklıma gelmeyen bir çok şeyle karşılaşabilirsiniz
    .Çünkü,
    Bu, evlilik TANRI’nın onayı olmayan, Kutsanmamış bir Evliliktir.

    Esenlik sizle olsun Sevgili Morc Kardeş.

    #35338
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili Moch,

    Benim 5 çocuğum var. Bazısı imanlı, bazısı imansız. 38 yıldır Hristiyanım. Ama imansız çocuklarımı kurtarabilecek (yani Hristiyan yapabilecek) duadan başka hiçbirşey ama hiçbirşeyim yoktur. Ağlasam da, dövünsem de, yalvarsam da, tehdit etsem de, bütün malımı fakire dağıtsam, bedenimi petrol döküp cayır cayır yaksam da, hiçbir yararı olmaz. İman dediğin şey, sadece Kutsal Ruh tarafından ve bireyin kendi bilinç ve isteğiyle olur.

    Kimse anadan Müslüman veya Hristiyan veya herhangi bir dinde doğmaz, doğamaz. Kimse ana rahminde Tevrat, Zebur, İncil veya Kuran2ı okuyup karar vermiş değildir. Ve, ne ananın ve ne de babanın evlâdı için seçtiği din geçerlidir. Nüfus kağıdına istediğini yazabilirsin. Ona küçüklükten beri istediğin dini öğretebilirsin, ama Tanrı’nın Kutsal Ruhu yüreğine değmeden, asla Tanrı’ya ait değilsin. Tanrı’ya ait olmayanların tümü de Şeytan’a aittir.

    Bu yüzden söylenenler, Tanrı huzurunda saçmalıktır. Sen ne istersen ol, çocuğun bir Hristiyan olamaz. Diğer dinlerin hangisini seçerse, onun mensubu olabilir. Çünkü onlar birer dindir. İnsan yapımıdır. Ama Hristiyan olmamaz. Hristiyan olması için, İsa’da ‚Yeniden Doğma’sı gerekiyor Kutsal Ruhtan. Yani şöyle düşün: Ruhsal yüreğinin sökülüp alınması ve yerine yenisinin takılması gerekiyor ruhsal bir ameliyatla. Bu olmazsa, ne sen, ne de evlâdın Rab’be ait olamazsınız. Ve, bu olmadan, yüreğimizdeki o ‚Sevgi‘ dediğimiz şey, ancak ‚Bencil Duygusallığın‘ tatminini arayıştan başka birşey değildir.

    Sevgiler.

    #35343
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili Kemal Abi,

    İman denilen şey,elbetteki Kutsal Ruh tarafından ve Birey’in İsteği ile oluşur.

    Benim paylaşımımda anlattıkların olasılıklardı.ne anne ,ne de baba isteği ile kimse iman edemez,eyer Ruh’ta yoksa ve bu boşuna bir çaba olur.Baba müslüman,anne hristiyan’dır çocuk,seçilmemişse,gider Ateist olur..Benim Kimliğimde Müslüman yazıyordu,ama müslüman değildim.Dinle konusu, hep bana uzaktı.

    Okulda,evde olabildiğince eğitim konusunda boş bırakılmadım.
    Ama her nedense.daha küçük bir çocuk’ken ezan sesinden korkardım.
    nedenini de hiç bilmezdim.

    Demek istediğim.Ruh TANRI tarafından seçilmişse,yedi cihan bir araya gelse de çocuk gider gene Hristiyan olur.

    Yani kısacası demek istediğim olasılıklar,ortam,yetişme tarzı,bunların hepsi belki etkileyebilir ama sonuçta ,Gerçekleşen TANRI’nın isteğidir.

    Esenlikle.

    #35350
    Anonym
    Inaktiv

    Hristiyan olmak istiyorum ama ailem öldürür beni çok dindarlar..

    #35347
    Anonym
    Inaktiv

    „Hristiyan olmak istiyorum ama ailem öldürür beni çok dindarlar..“


    Sevgili diedline,
    Bizlerde ilk başlarda öyle düşünmüştük.

    Tepki,alma,dışlanma,acı çekme olmaz demiyorum.Ama ruh’un kabul etmiyorsa,ne zamana kadar,bunu taşıyacaksın,bildiğin gerçek seni, boğar,yıpratır,canını yakar.Yüreğin huzuru buluncaya kadar.kaygılarda duysan,gerçekler seni ürkütmemeli.
    Hrıstıyan olsan..bunu hemen,ailene açıklamak zorunda da değilsin. Önemli Olan yapacağın İman İkrarı.bunu kimseye açıklamak zorunda değilsin.Yaşını bilmiyorum,yaşın 18’in altındaysa,okuyarak kendini MESİH’te geliştirip reşit olmayı bekleyebilirsin.Reşitsen,kendine zaman verirsin emin olduğun an..evet ben artık bunu açıklayabilirim dediğin an..açıklayabilirsin.Kuran’ı da incelemeye devam etmelisin.
    RAB’bin sana seslenişi,ve seni çağırması..yazdığın sorularda..bu o kadar açık ki.“Beni Kabul et diyor.“
    Senden İstediği,yüreğinden gelen inanç’ını ikrar etmen.

    „RAB İSA,Günahlarımı bağışla.Yaşamıma seni çağırıyorum.Seni Kurtarıcım ve RAB’bim olarak kabul ediyorum.Beni istediğin yönde değiştir.Benim için Öldün.Bu gün benimle birlikte ve Diri olduğunu hissediyorum.Beni bağişladığın için ve beni çağırdığın için sana teşekkür ediyorum.“

    Sadece bu..
    Seni korumasına alması..ve seni teselli etmesi,seni güçlendirmesi,sabır vermesi,Zor zamanlarında Yüreğinde esenlik olması için,
    Sadece senden istediği onu kabul ettiğini İkrar etmen.

    Ailenden dolayı Korkuyorsun…Bak güzel diedline..
    Bu güne kadar Hrıstıyan oldu diye,çocuğunu öldüren olmadı.Tavır konulur,konuşulmaz,baskı yapılır.Ama bunlar bir süre sonra biter.Direndiğin zaman sendeki tavrı görüp bitirirler.Bizler Aile bağları güçlü bir toplumuz.hiç..“Et tırnaktan ayrılırmı.“

    Tırnağı söküp alsan bile, Kökten o tırnak gene çıkar ve etle bütünleşir.
    TANRI,sana diyorki..

    Ruh’undaki çöl karanlığından kurtul.Her yanını sis bulutları kaplamış,bu senin ışığı görmeni engelliyor.Bırak..o sısı yok edeyim.İçindeki korkularını dağıtayım.bırakta..senin yanında değişmez olan huzurumu Ruh’sal Rahatlığımı sana sunayım.Bırakta yüreğindeki Karanlığı..ışığa çevireyim.bırakta bu güne kadar yüreğin içinde birikmiş tortuları,temizleyeyim.ben sen olmazdan önce vardım ve ben senin..bana gelmeni bekledim.seni var eden benim.Sen benim kaybolmuş aylak aylak dolaşan küçük koyunumsun ..bırakta seni gerçek ahilına götüreyim.birakta..yüreğinden gelen bendeki sevinç’i senin aklına, söylediğim doğruları, senle tartışmak isteyenlere karşı seni güçlü kılayın.

    Bak Güzel Diedline yukardaki yazdıklarım Kutsal Ruh’un yönlendirmesi ile aklımdan.. klavyeye dökülenler.

    Ya..Sen gerçekten çok şeker..RAB’bin kendisine gitmesini çok istediği birisin..

    TANRIM.. beni niye bu kadar GÜÇLÜ ..ÇAĞIRMADIN…?
    Hep kendi kendime tebelleşip seni buldum….! :(

    #35356
    Anonym
    Inaktiv

    Annem düşünce sistemimi anlamış… Defterime kurandaki çelişkileri yazmıştım… okumuş.. Çok kızdı bana… Hristiyan olma düşüncemi öğrence gebertir o kesin. Aileden çıkartır

Ansicht von 14 Beiträgen - 1 bis 14 (von insgesamt 14)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.