• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25713
    Anonim
    Pasif

    KÖKLÜ İHTİLAL (Tomas Cosmades)


    Ünlü Matematikçi Arşimed, ’Durabileceğim bir yer, bir kaldıraç verin’ demiş. ‘Yer yuvarlağını yerinden oynatırım’. Ne yazık! Hiç kimse böyle bir sağlayışta bulunamamış. .Bu ünlü bilgin bir ihtimal tasarlamış. Ne var ki olanak dışı bir eylem! Tarihin başından bu yana, girişimciliğiyle tanınan insanoğlunun parlak atılımları saymakla bitmez. Nedir ihtilalin kovaladığı amaç? Yepyeni ufuklara özenmek, beğenilmeyen eskiyi yıkıp üzerine daha üstün uygulamaları getirmek. İnsan aklına en uygun görünen ilkelere meydan açmak, yeni ortam kurmak.. İnsanlık tarihi ihtilallerle doludur. Çoğu kez ihtilali başka bir ihtilal izler.


    Fransız ihtilali çağdaş ihtimallerin ön sırasında yer alır demek yanlış olmaz. Bu ihtilalden esinlenen ulusal kurul 27 Ağustos 1789’da İnsan Hakları Bildirisini çıkardı. Bu ilk, hatırı sayılır ihtilal belgesinde benimsenen düzgü üç kelimeyle özetlendi. Liberte, Fraternite, Egalite: Özgürlük, eşitlik, kardeşlik. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Böylesi sağlıklı, yapıcı ilkelere karşın, terör ortalığa egemen kesildi, ihtilal politik denetlemeye dönüştü. Günümüzde, Afganistan’da tüyleri ürperten ihtilali anımsatırcasına, her kuşaktan, her inançtan pek çok insan ivedi yargılamadan sonra giyotinin keskin ağzına yatırıldı. Gerçekten yazık oldu. İhtilal, insan kıskançlığının, hırsının, öfkesinin sunağında kurban edildi. Ardından Napolyon’un diktatörlüğü duruma egemen kesildi. İnsan sorunlarına çözüm sayılan o üç ilke kitaplarda kaldı.


    1917’de ÇarlıkRusya’sında Bolşevik ihtilali oldu. Ondan altı ay önce Çar’ın tahtını deviren Kerenski’nin önderlik ettiği Sosyalist ihtilali, komünist ihtilali önünde eriyerek tarihe karıştı. Bir devrim öncekini yıktı. Lenin’in öncülük ettiği ihtilali Karl Marx’ın düzgüsü etkiliyordu. Neydi bu: ‘Herkesten yeteneği oranında, herkese gereksinimi kapsamında..’ Lenin, ihtilalini şu isteklendirmeye dayadı: ‘Bütün toprak çiftçilere, bütün kuvvet Sovyetler’e..’ (Sovyet, emekçi, çiftçi ve askerden oluşan yerel kurullar).

    1991’de Komünist rejimin çöküşüne dek, on milyonlarca insan kardeş Marxizm sunağında kurban edildi, ırmak gibi kan aktı. Hatta bir ara Sovyet ihtilali, Hitler’in Nazi ihtilaliyle elele vererek ikinci cihan savaşını tetikledi. Savaş sonunda Hitler’in ırkçı-savaşçı ihtilali gümbürtüyle çöktü. Sovyet ihtilali kırk beş yıl daha sürebildi; ama sonucu ne oldu? Rusya’da, Yugoslavya’da, Afganistan’da bir sürü yerel savaş, yıkım, kan… İleride ne olacağı da belirsiz. Komünizmin çökmesi bir sürü milliyetçilik ihtilaline yol açtı. Mafya-cinayet örgütlerinin kuruluşu da ayrı bir konu! Kusurlu insan aklının tasarlayıp işlerliğe koyduğu hiçbir ihtilalin sürekliliği yoktur.


    İnsani tasarı ve kovalayışların erişemeyeceği aşırılık yoktur. Tüm ihtilaller herkese cenneti getirmek vaatleriyle benzer. Öte yandan, aşırılıklarıyla da belgeli Ademoğlu’na cenneti getirebilen ihtilali nerede aramalı? Bunu gerçekleştirebilecek kişiyi nerede bulmalı? Tanrı kansız ihtilallerden söz ediyor. 19. Yüzyılda İngiltere’de Sanayi Devrimi başlayınca, herkes insanlığın rahata kavuşabileceğini sandı. Bol üretim, bol yatırım, bol tüketim! Ama kapitalizm tanrısı duruma egemen kesildi. Sömürücülük, kullanımcılık, kompradorluk, kölelik alt tabakayı yine altta bıraktı. Kapitalizm savaştan kaçınmadı, yaşama gereken saygıyı, sevgiyi sağlayamadı. İnsan kardeşinin güvenliğini, ezilenin hakkını, mağdurun esenliğini nasıl gerçekleştirebilirim diyemedi.


    Devrimlerin başarısızlığı ve çalkantılara katkıcılığı nasıl yorumlanabilir? Bozuk insanı değiştirmeyi akla getirmeksizin bozuk ortamı, toplumu ve dünyayı değiştirmeye uğraşmak, üstelik dayanılacak yerden, kaldıraçtan yoksun olmak! Çalkantılı insanlık tarihi bu etkin değerlere sahip olan başka birini tanıtır. En çarpıcı ihtilali sonuçlayan İsa Mesih, iki bin yıl önce Tanrısal yetkiyle devriminin özelliğini anlattı: ‘Birinciler sonuncular, sonuncular ise birinciler olacaktır’ (Matta 19:30). Bu gizemli açıklamanın içeriği ne olabilir?



    Mesih’in kesim tümlemeyle gerçekleştirdiği ihtilalin ana çizgisi, ilkin içteki günahın devrilmesi, yerine yeni insanın Tanrısal yeterlikle doğmasıdır. Silahla, topla, atomla gerçekleştirilemez. Mesih’in ihtilali kılıçsız zaferdir! O, şu ilkeyi vurgular: ‘Kılıcını kınına koy, çünkü kılıç tutan kılıçla yok olacaktır!’ (Matta 26:52). Bu ihtilal kişiyi içte çöreklenen kötülük egemenliğinden kurtararak gerçek özgürlük aşamasına yükseltir. Sadece İsa Mesih dikkati kişinin iç dünyasına çekti:



    ‘Çünkü içerden, insan yüreğinden kötü tasarılar çıkar. Rasgele cinsel ilişki, hırsızlık, adam öldürme, evlilik dışı cinsel ilişki, açgözlülük, kurnazlık, düzenbazlık, soysuzluk, kıskançlık, sövücülük, kendini beğenme, akılsızlık. Bu kötülüklerin tümü içerden çıkar ve insanı kirletir’ (Markos 7:21-23).

    Hangi ihtilal bunlara şifa getirebilir, yeni düzeni gerçekleştirebilir?


    İsa Mesih’in kurtarışı ilk sırada bulunan ideologları, dünyasal sanatçıları, egemen güçleri aşar, son sırada olduğunu bilenleri Tanrı kayrasıyla ilk sıraya koyar. Bu ihtilalde kan akıtılmaz; çünkü Mesih bir kereye özgü , kendi kurtulmalık kanını akıttı, en etkin ihtilali bütünledi. Bu parlak olguya iman eden kadına erkeğe O kurtuluş sağlamaktadır.



    İhtilaller toplamının getiremediği parlak sonucu Mesih gerçekleştirdi. İnsan yaşamının derinlerinde bütünlediği eylemle dünyaya ışık yakıyor. ‚Yıkılması gereken sapkın düzen içtedir’ diyor. Bu yıkılınca, çağlar çağı sürecek düzen gerçekleşir. İsa Mesih’in kaldıracına ‚Yeniden Doğuş’ denir. Bu yeni düzende insan kardeşe sevgi, hizmet, hakseverlik yükümlülüğü en ön sırada gelir. Bu ihtilali gerçekleştirecek olan şöyle der: ‚İŞTE HER ŞEYİ YEPYENİ YAPIYORUM’ (Esinleme 21:5).

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.