• Bu konu 2 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25990
    Anonim
    Pasif

    Kayin’in soyu: Şit

    Size esenlik olsun.

    Adem ve Havva’nın ilk iki oğlu Kayin ve Habil’i inceledik. Her ikisinin de Tanrı’ya tapınmak amacı ile O’na nasıl kurban sunduklarını gördük. Habil Tanrı’ya inandı ve sunu olarak bir kuzunun kanını getirdi, ama Kayin Tanrı’ya kendi çabaları aracılığı ile yaklaşmaya çalıştı.
    Tanrı Habil’in sunusunu kabul etti, ama Kayin’in kurbanını reddetti. Tanrı, Kayin’i tövbe etmeye çağırdı, ama Kayin yalnızca öfkelendi ve kardeşi Habil’i öldürdü.

    Tanrı Sözü bize Adem ve Havva’nın “başka oğulları ve kızları olduğunu” anlatır (Yaratılış 5:4).
    Ama Tanrı yine de Adem’in soyundan bize yalnızca iki aile soyunun öyküsünden söz eder: Kayin’in aile soyu ve Kayin’in küçük kardeşlerinden biri olan Şit’in aile soyu.

    Önce Kayin’in aile soyuna bakacağız.
    Kayin, kendisine akrabalarının arasından bir eş seçti ve çocukları oldu.
    Kayin’in soyu da babalarının düşünce, konuşma ve davranış biçimlerinden kaçamadılar. Babaları gibi onlar da Tanrı’nın Sözü’ne saygı göstermediler.
    Bilgileri çoktu ve çok zekiydiler, ama Tanrı’yı tanımıyorlardı. Yalnızca yersel şeylere değer veriyorlardı. Bir kent inşa ettiler, tunç ve demirden çeşitli kesici aletler yaptılar, lir ve ney gibi müzik aletleri icat ettiler.
    Kayin’in soyundan olanlardan birinin adı Tuval-Kayin idi. Bu adam çok hünerli bir ustaydı ve tunç ve demir madenlerini işledi.
    Ama yine de, güzel el sanatları güzel yürekler oluşturmaya yeterli değildir.

    Adı Lemek olan Kayin’in soyundan biri, Adem’den sonraki yedinci kuşakta yer alıyordu.
    Lemek, atası Kayin’in izinden yürüdü – ama Kayin’den daha da kötüydü.
    Lemek, iki kadın ile birlikte evlenen ilk erkekti ve Lemek de Kayin gibi bir katildi.
    Kutsal Yazılarda, Lemek’in iki kişiyi öldürdüğünü ve sonra Kayin’den daha kötü bir insan olduğunu söyleyerek bununla övündü.
    Kayin ve onun tüm soyu gibi Lemek de Tanrı’nın isteğini umursamadı.
    Lemek bencildi ve para seviyordu. Gururlu ve kibirliydi. Tanrı’yı sevmek yerine eğlence ve sefahati seviyordu. Lemek’in efendisi Şeytan’dı, ama Lemek bunun farkında değildi. Lemek böyleydi, çünkü Kayin’in yolundan yürümeyi seçti.

    Tanrı’ya övgüler olsun ki, Kutsal Yazılar Kayin’in ve onun kötü soyunun öyküsü ile sona ermezler.
    Söz bize aynı zamanda Şit’in aile soyundan de söz eder ve Tanrı’nın, Adem ve Havva’ya “Kayin’in öldürdüğü Habil’in yerine” başka bir oğul bağışladığını bildirir. (Yaratılış 4:25)
    Bu oğulun adı, Şit idi. Şit, seçilmiş anlamına gelir. Tanrı, Habil’in yerini alması için Şit’i seçti.

    Şit’in neden Habil’in yerini alması gerekti?
    Cennet Bahçesinde (Aden), Tanrı Şeytan’ı yenmek ve Adem’in soyunu Şeytan’ın gücünden kurtarmak için dünyaya gelecek olan Biri’ni vaat etmişti. Bu Kurtarıcı, Tanrı’ya inanan Habil’in aile çizgisi aracılığı ile dünyaya gelebilirdi.
    Her şeye rağmen Şeytan Kayin’i Habil’i öldürmesi için kışkırttı. Şeytan, Tanrı’nın dünyaya Kurtarıcı gönderme planına engel olmaya çalışıyordu.
    Ama Tanrı’nın bilgeliği, Şeytan’ınkinden üstündür.
    Tanrı’nın Adem’in çocuklarını günahlarından kurtarmak için harika bir planı vardı ve hiç kimse, Şeytan bile bu plana engel olamazdı!
    Bu nedenle, Tanrı, planı ile uyumlu olarak Adem ve Havva’ya Kayin’in öldürdüğü Habil’in yerine geçmesi için Şit’i verdi. Böylelikle, Tanrı’nın Kurtarıcı ile ilgili planı ilerlemeye devam etti.

    Şit, gerçek bir imanlıydı. Büyük ağabeyi Habil gibi Şit de Tanrı’nın ön gördüğü kurtuluş yolunu seçti.
    Şit de Adem’in tüm soyu gibi, günah içinde doğdu. Ama yine de, gelecek olan Kurtarıcı ile ilgili Tanrı’nın vaat etmiş olduğuna inandı ve bu imanını Tanrı’nın önüne günahları örtmek için bir kurban olarak bir kuzunun kanını getirmek aracılığı ile sergiledi.
    Şit ile ilgili dikkat çekici bir başka nokta şuydu: Şit, çocuklarını Tanrı gerçeğinin bilgisinde yetiştirdi.
    Bu nedenle Kutsal Yazılarda şunu okuruz: “Şit’in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB’bi adı ile çağırmaya başladı.” (Yaratılış 4:26)

    Böylece Adem’den gelen iki aile çizgisini görüyoruz: Kayin’in aile soyu ve Şit’in aile soyu.
    Bu iki soyun neyin örneğini oluşturduklarını biliyor musunuz?
    Bu iki soy, Adem’in zamanından bugüne kadar dünyada var olmuş olan, iki tür insan grubunun örneğini oluştururlar.
    Tanrı’nın gözünde yeryüzünde yalnızca iki tür insan grubu mevcuttur. Tanrı, siyah ve beyaz derili insanlar, erkekler ve kadınlar, zenginler ve yoksullar, güzeller ve çirkinler, uzunlar ve kısalar, şişmanlar ve zayıflar, kuzeyliler ve güneyliler, krallar ve köleler gibi ayırım yapmaz. Tanrı, ön yargılı değildir, ama yine de dünya insanlarını iki farklı gruba ayırır.
    Bu iki farklı grupta bulunan insanlar kimlerdir?
    Tanrı’nın Sözü’ne inananlar ve Tanrı’nın Sözü’ne inanmayanlar.
    Tanrı’yı tanıyanlar ve O’nu tanımayanlar; ışıkta yürüyenler ve karanlıkta yürüyenler; günahlarından bağışlanmış olanlar ve günahlarından bağışlanmamış olanlar.
    Tanrı’ya inanan ve O’nun ön gördüğü doğruluk yolunu seçen herkes aynı Şit ve ailesinin kurtarıldığı gibi kurtarılacaktır.
    Tanrı’nın ön gördüğü doğruluk yolunu kabul etmeyenler ise, aynı Kayin ve ailesinin mahvoldukları gibi mahvolacaklardır.

    Kutsal Yazılar Adem’in 930 yıl yaşadığını ve sonra öldüğünü söylerler. Bu erken dönemlerde insanlar oldukça uzun yaşarlardı. Ama tüm insanların öldükleri gibi sonunda öldüler.
    Tanrı’nın söylemiş olduğu gibi, Adem ve Havva öldüler.
    Tanrı, ilk iki insanı yarattığı zaman, onların ölmelerini değil, yaşamalarını istedi. O zaman Adem ve Havva neden öldüler?
    Çünkü Tanrı’ya karşı günah işlediler ve günah, ölüm üretir, ölüm getirir.

    Siz, O’nun kutsal Sözü üzerindeki şu ayet üzerinde gayret ile düşünürken Tanrı sizi bereketlesin. “İsa ona şu karşılığı verdi: “‘İnsan yalnız ekmekle yaşamaz, Tanrı’nın ağzından çıkan her sözle yaşar’ diye yazılmıştır.” (Mat.4: 4)

    Sevgiyleeee

    #32329
    Anonim
    Pasif

    Rabbe esenlikler olsun…
    Habil ve Kayin kıssası hemen hemen tüm inanışlarda değişik isimler altında olsa da mevcut. Ama benim merak ettiğim konu şu: Tüm inanış şekillerinde benzer ayetler hemen hemen buklunmakta ve her biri bu bizim diye sahiplenmekte. Ben İseviliği araştırmaya başlamış biri olarak ve islamiyetten uzaklaşmış ve yanlış olduğu kanısına net olarak varmış biriyim.

    Sevgili Hristiyantürk Forum üyeleri ve yöneticileri, ben öğrenmek için burdayım. Sorularım lütfen yanlış anlaşılmasın. Hristiyan inancının net olarak İsa zamanında çıktığı sonucuna varıyorum araştırmalarımda. İsa öncesi ve Musa öncesi dinler ne üzerine kuruluydu acaba? Habil, Kayin, Adem gibi eski isimler neye inanıyordu? Sevgiler..
    Rabbin nuru üzerinize olsun.
    Amin.

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.