• Bu konu 8 izleyen ve 12 yanıt içeriyor.
13 yazı görüntüleniyor - 1 ile 13 arası (toplam 13)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26561
    Anonim
    Pasif

    Değerli İmanlı kardeşlerim Tevratta ve İncilde rastladığım bir ifade konusunda görüşlerinizi almak istiyorum.

    Musa şöyle demişti: ‘Tanrınız Rab size, kendi kardeşlerinizin arasından benim gibi bir peygamber çıkaracak. O’nun size söyleyeceği her sözü dinleyin.(Elçilerin İşleri 3/22)

    Burada Rabbın israiloğullarına kardeşlerin soyundan gelecek bir Peygamberden söz ediyor.Oysa tüm peygamberler İsrailoğullarındandır.Burada ishakın kardeşi ismailin soyundan gelecek bir peygambere dikkat çekilmiyor mu?

    Bazı kardeşlerimiz hemen burada kast edilenin Hz.İsa (as) olduğunu söyleyecektir.Oysa Hz.Musa benim gibi bir peygamber demektedir.Hz.İsa Allahın oğlu değilmidir?Hatta Rabbin bizzat kendisidir. Oysa Hz.Musa sadece bir elçidir.Üstelik annesi babası vardır.

    Öyleyse burada kast edilen kardeşler soyundan gelecek peygamber kimdir?Mantıklı bir açıklaması olan var mı?

    #33775
    Anonim
    Pasif

    Mesajınızı okuyunca aklıma referandum ile plebisit geldi açıkcası. Siz sorunuzun cevabını almak için değil, resmen istediğiniz cevabı almak için yönlendirerek sormuşsunuz :D
    Muhammed diyeceğimizi sanıyor olabilirsiniz.
    Fakat bahsedilen İsa Mesih’tir.

    #33777
    Anonim
    Pasif

    Değerli kardeşim;

    Ben sadece gerçeği ve hakikati arıyorum.Hz.İsa mesihte İsrailoğullarından değil mi? Ayrıca benim gibi bir peygamber demektedir ayette.

    Oysa Hz.Musa Rab değildir. Bu ayetten kasıt İsa mesihse bu durumda İsanın rabliğini inkar etmek zorunda kalmaz mıyız?

    #33778
    Anonim
    Pasif

    Eski ahit ile yeni ahit arasındaki farkları, konular üstünde edilen bahisleri anlayabilmek için düşünmek ve bol bol okumak şarttır. Kelimeleri cımbızlayıp “buldum işte” demek kutsal kitabın ruhunu anlamamış olmak demektir. Mesih geldiği zaman onun Rab olduğunu insanların anlamaları için zaman geçmesi gerekti. İnsanlar tarafından peygamber gibi karşılandı,anlaşıldıkça hakettiği yer olan “Rab” düzeyini aldı. Mesih şunu demiştir. “Ben olmadan kimse babaya ulaşamaz” “Yol,gerçek,yaşam benim”. Mesihin kendi ağzından bu kadar açık sözler varken farklı hedeflere yönelmek gereksiz diye düşünüyorum. İyi niyetinizden emin olmak istediğimden dolayı lafı uzatma gereği duymuyorum. Size bol bol okumalar ve derin düşünmeler dilerim…
    Esenlikler.

    #33781
    Anonim
    Pasif

    “Benim gibi bir peygamber çıkaracak” sözünden siz ne anladığınızı yazmışsınız ama düzeltmeliyim. Şöyle ki Yine Tanrı Vaadim İshakla sürecek demiştir İbrahim’e. Bu nedenle Tüm peyagamberler İshak soyundan geleceğini, Tanrı’nın seçtiği soyun ishak’ın soyu olduğu ta baştan Rab tarafında beldirilmiştir. Nitekim ishak soyundan olmayan başka hiçbir peygamber yoktur. İsmail ile ilgili soyunun büyük bir halk olacağı söylenmiştir. Ama vaadin ismail soyuyla sürmeyeceği ama ishakla devam edeceği bildirilmiştir.

    Musa’nın benim gibi derken ki ifadesini biraz irdeleyelim. Musa nasıl bir sıfatla gönderildi.

    Mısırdan çıkış 3:9

    9 İsrailliler`in feryadı bana erişti. Mısırlılar`ın onlara yapmakta olduğu baskıyı görüyorum.

    10 Şimdi gel, halkım İsrail`i Mısır`dan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.”

    İsraillileri mısırdan, kölelikten kurtarmak için Rab’bin planı doğrultusunda önder olarak Rab’bin seçtiği bir Musa var. Mesih İsa ‘da onun gibi bir peygamberdi, ama bu gerçek kimliğini kapsayamaz. Mesih İsa insanların kurtarıcısıdır.

    Bu şuna benzer, biz insanlar memeliyiz ama diğer hayvanlardan ayrı ve çok özeliz, biz Tanrının irade verdiği, seçme hakkına sahip insanız,Tanrı ile ruhsal ilişki içinde olabilen tek canlıyız dünya üzerinde, diğer memeli hayvanlardan ayıran en bariz özelliğimizdir.

    Mesih Rab’bin kendisidir. İnsan bedeni alıp geldi, onu peygamber olarak gören de oldu, ama daha üstün olduğunu kavrayanlar da… Peygamber, Rab’bin sözlerini aktarandır, Mesih evet o bedende aktardı ama daha fazlası vardı, O zaten Rab’di. İnsanlar O’nu insan bedeninde görüyorlardı. Ama yaptığı şeyler ve yetkileri, Yalnıca Tanrı’nın sahip olduğu yetkilere mesih sahip olduğunu gösterdi, eylemle ve sözle gerçekleştirdi. Bu nedenle çok kez mesih “yaptığım işler tanıktır” demiştir. Birçok kişi de O’nun rab olduğuna iman etti.

    #33779
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Yahyali,

    Musa ile İbrahimin oğulları (İshak ve İsmail) arasında 500 yıl kadar bir süre var. Yani bu iki kardeş 500 yıl evvel birbirinden ayrılmış; biri 500 yıldır Rab’be, diğeri ise 500 yıldır şeytanî varlıklara ibadet etmekte idi. “Kendi kardeşleriniz arasından” dediğinde Rab, kimse 500 yıldır görmediği puta tapan kardeşi İsmail’den bahsettiğini düşünmemiştir.

    Zaten Musa’dan sonra daha bir yığın peygamber gelmiştir “kendi kardeşleri arasından”. Ama “benim gibi”den kasıt, ruhsal anlamlıdır. Musa sizi fiziksel kölelikten, Firavun’a esaretten kurtaracak; İsa isa Şeytan’a ve günaha kölelikten ruhsal olarak kurtaracak anlamındadır. Musa bebekken öldürülmek istendi, İsa da öyle. Musa, Mısırdan çıktı. İsa da öyle. Musa, dünyadaki ‘Vaad Ülkesine’ götürecekti, İsa ise Göklerdeki Vaad Ülkesine. Ve bunun gibi daha çok benzerlikler vardır.

    Sonra unutmamamız gereken bir şey daha var. İbrahim’in sadece iki oğlu olmadı. Sarah’nın ölümünden sonra yeniden Ketura adlı bir kadınla evlendi ve ondan da 6 tane çocuğu oldu. Yani “kardeşlerinizin arasından” sözü başka anlamlara çekilmek isteniyorsa, bunlardan biri niye olmasın? Bir de İshak’ın oğulları vardır. Yakup (İsrael) ve Esav. Onlar daha da yakın kardeş. Hem tarih bakımından, hem de her ikisi de ayni anadan, babadan. Esav soyundan niye olmasın?

    Kaldı ki Rab, kesinlikle İsmail soyundan olmayacağını, ta baştan söylemiştir. Tanrı İbrahim’e Hacer ve oğlu İsmail’i evden göndermesini ve onun bu ‘Kutsamada’ bir payı olmadığını söylemiştir ve “Sara’yı kutsayacak, ondan sana bir oğul vereceğim” dedi. “O’nu kutsayacağım, ulusların anası olacak. Halkların kralları onun (Sarah’nın) soyundan çıkacak” dedi. İbrahim ise Rab’be, “Keşke İsmail’i mirasçım kabul etseydin!” dedi. Rab ise ona: “HAYIR. Ama karın Sarah sana bir oğul doğuracak, adını İshak koyacaksın. Onunla ve onun soyuyla antlaşmamızı SONSUZA DEK sürdüreceğim. … Ancak antlaşmamı gelecek yıl bu zaman doğuracağı oğlun İshak’la sürdüreceğim” (Yaratılış 17:16-21).

    Kutsal Kitap böyle diyor. Çok açık. “Ama sizin yazılarınız, Kitaplarınız değiştirilmiştir” diyene, Muhammed’in gelişinden çok daha önceye ait, Kutsal Kitab’ın binlerce nüshasının var olduğunu söylemek istiyorum. Bunlar da aynen böyle söylüyor. Bir tanesi bile, bunun aksini tersini yazmıyor. Muhammed’in gelişinden önce, hiç kimse, “Haaa! İslâm diye bir din gelecek 2000 yıl sonra. Bu yüzden gelin Kitaplarımızın tümünü değiştirip, inkârcı olalım” diyemezdi.

    Olaylara biraz tarafsız bakmak lâzım. Yüreğimizde bir dine değil, Rab’be hizmet etme arzusu olması lâzım. Zeyneplovesjesus, sizin ruhunuzu okumuş ve çok yerinde bir cevap vermiştir bence.

    Ama, yine de, tüm yüreğimizle, araştırıyor olmanızı dilerdik. Rab sizi bereketlesin.
    Sevgi ile kucaklıyorum.

    #33784
    Anonim
    Pasif

    Değerli kardeşlerim öncelikle nazik cevaplarınız için teşekkür ederim.Böyle mantık çerçevesinde yavaş yavaş hareket edersek hakikate ulaşırız maksadımızda hakikate ulaşmak değil midir? Cevabıma gelince:

    Kemal kardeşimiz Tevrattan İsrailoğullarından başka peygamber gelmediğini kanıtlamak için ayet yazmış fakat ayetin bir kısmını (…) şeklinde yazmadan geçmiştir.Yazmadığı bölümü aynen aktarıyorum:

    İsmail’e gelince, seni işittim. Onu kutsayacak, verimli kılacak, soyunu alabildiğine çoğaltacağım. On iki beyin babası olacak. Soyunu büyük bir ulus yapacağım.

    Kemal kardeşimiz neden bu ayetleri vermekten çekinmiştir anlayamadık.Ayrıca kemal kardeşimiz İsmailin kutsamada bir payı olmadığı söylemiştir Ama nihayetinde ayet açıktır İsmailde kutsanmış soyu büyük bir soy olacağına dair Rabbin sözü vardır.

    Kaldı ki İsrailoğullarından başka soya Peygamber gelmeyecek demek Rabbin adaletine inanmamaktır.Biz müslümanlar her milletten Peygamber geldiğine inanırız ki Rabbin ”adl” sıfatı bunu gösterir.Değilse ahirette Peygamber gönderilmemiş onca millet hangi gerekçeyle yargılanacaktır?

    Gelelim ayette geçen benim gibi peygamber ifadesine.Musa Mısırdan esaretten kurtuldu İsa ise günahtan ve şeytandan demişsiniz.Bunlar farkındasınızdır.Aşırı zorlama benzerliklerdir.

    Kaldı ki İsa ”Rab midir elçi midir?” Ayette benim gibi bir peygamber demektedir.Eğer kast edilen İsaysa o zaman İsa(as) bir peygamberdir ve kendini Rab olarak adlandırılmasına karşı çıkar.Çünkü hiçbir Peygamber rablik iddiasında bulunamaz.

    Ayrıca Rab insan kılığına girmekten münezzehtir.Hiçbir insanda Rab olamaz.İnsanla Rab arasında sonsuzluk kadar fark vardır.Hz.İsanın marangozken yaptığı masalar bir gün İsa olacak demek ne kadar saçmaysa Rab-İnsan kavramıda o kadar saçmadır.

    Bu İsa Rab konusunda özellikle durmak istiyorum.Ben münazara yaptığım kişilerin kendi kaynaklarından örnekler vermeyi severim.Gelin Hz.İsanın İlah olduğu inancının nasıl ortaya çıktığını bir HRİSTİYAN ANSİKLOPEDİSİNDEN öğrenelim:

    Yirminci yüzyılın içinde bulunduğumuz bu ikinci yarısında “üçleme” sırrının açık, objektif ve dosdoğru, aynı zamanda teolojik bir açıklamasını yapmak gerçekten çok zordur. Roma Katolikliği ve Hıristiyanlığın çeşitli kollarının üçleme tartışması, ortaya hayali bir görüntüden başka bir şey koymamaktadır. İki gelişme ortaya çıkmıştır: Bir yanda, içlerinde çok sayıda Roma Katoliğinin de bulunduğu İncil yorumcularının, Yeni Ahit’deki üçleme kavramından -bu konuda yeterli delil bulunmadığı için- bahsetmemeleri gerektiğinin kabulü; diğer yanda, tarihçi ve Hıristiyan teologların, üçlemeden bahseden birinin ancak Hz. İsa’dan sonraki dördüncü asrın son çeyreğine uzanabileceği itirafı. Gerçekten de ‘üç şahsiyetli bir ilah’ inancı, Hıristiyan inanç ve düşüncesine dördüncü asrın son çeyreğinde girmiştir.“(2. The New Catholic Encyclopedia, cilt XIV, s. 295)

    #33792
    Anonim
    Pasif

    Sayın Yahyalı,

    Son yazınızı okuduktan sonra, bir kez daha “Aferin Zeyneplovesjesus” diyorum. Kuzu postu bürünmüş kurt. Kendi kafasındakileri tebliğ etmek için her türlü sahtekârlığa baş vuruyor. “Bilmiyorum. Oysa tüm peygamberler İsrail oğullarındandır. Ben İsa’yı Allah’ın oğlu diyorsunuz zannetmiştim. Allah’ın Oğlu mu, peygamber mi? Mantıklı bir açıklama var mı?”

    Bu kadar iyi biliyordun madem, niye soruyorsun? Burası İslâm tebliğ yeri değildir. Sen sırf bu yüzden bu forumda varsın. Biz ise açları doyuruyoruz. Toklarla işimiz olmaz. Bilmek isteyen gelsin. Ve yine bu yazdıklarını “Bilgi” veya “Doğru” olarak tanımlıyorsan, hadi bunları bir İslâm sitesinde tartışalım. Herşeyi kardeşlerin de duysun, bilsin.

    #33801
    Anonim
    Pasif
    yahyali;15854 wrote:
    Değerli kardeşlerim öncelikle nazik cevaplarınız için teşekkür ederim.Böyle mantık çerçevesinde yavaş yavaş hareket edersek hakikate ulaşırız maksadımızda hakikate ulaşmak değil midir? Cevabıma gelince:

    Kemal kardeşimiz Tevrattan İsrailoğullarından başka peygamber gelmediğini kanıtlamak için ayet yazmış fakat ayetin bir kısmını (…) şeklinde yazmadan geçmiştir.Yazmadığı bölümü aynen aktarıyorum:

    İsmail’e gelince, seni işittim. Onu kutsayacak, verimli kılacak, soyunu alabildiğine çoğaltacağım. On iki beyin babası olacak. Soyunu büyük bir ulus yapacağım.

    Kemal kardeşimiz neden bu ayetleri vermekten çekinmiştir anlayamadık.Ayrıca kemal kardeşimiz İsmailin kutsamada bir payı olmadığı söylemiştir Ama nihayetinde ayet açıktır İsmailde kutsanmış soyu büyük bir soy olacağına dair Rabbin sözü vardır.

    Kaldı ki İsrailoğullarından başka soya Peygamber gelmeyecek demek Rabbin adaletine inanmamaktır.Biz müslümanlar her milletten Peygamber geldiğine inanırız ki Rabbin ”adl” sıfatı bunu gösterir.Değilse ahirette Peygamber gönderilmemiş onca millet hangi gerekçeyle yargılanacaktır?

    Gelelim ayette geçen benim gibi peygamber ifadesine.Musa Mısırdan esaretten kurtuldu İsa ise günahtan ve şeytandan demişsiniz.Bunlar farkındasınızdır.Aşırı zorlama benzerliklerdir.

    Kaldı ki İsa ”Rab midir elçi midir?” Ayette benim gibi bir peygamber demektedir.Eğer kast edilen İsaysa o zaman İsa(as) bir peygamberdir ve kendini Rab olarak adlandırılmasına karşı çıkar.Çünkü hiçbir Peygamber rablik iddiasında bulunamaz.

    Ayrıca Rab insan kılığına girmekten münezzehtir.Hiçbir insanda Rab olamaz.İnsanla Rab arasında sonsuzluk kadar fark vardır.Hz.İsanın marangozken yaptığı masalar bir gün İsa olacak demek ne kadar saçmaysa Rab-İnsan kavramıda o kadar saçmadır.

    Bu İsa Rab konusunda özellikle durmak istiyorum.Ben münazara yaptığım kişilerin kendi kaynaklarından örnekler vermeyi severim.Gelin Hz.İsanın İlah olduğu inancının nasıl ortaya çıktığını bir HRİSTİYAN ANSİKLOPEDİSİNDEN öğrenelim:

    Yirminci yüzyılın içinde bulunduğumuz bu ikinci yarısında “üçleme” sırrının açık, objektif ve dosdoğru, aynı zamanda teolojik bir açıklamasını yapmak gerçekten çok zordur. Roma Katolikliği ve Hıristiyanlığın çeşitli kollarının üçleme tartışması, ortaya hayali bir görüntüden başka bir şey koymamaktadır. İki gelişme ortaya çıkmıştır: Bir yanda, içlerinde çok sayıda Roma Katoliğinin de bulunduğu İncil yorumcularının, Yeni Ahit’deki üçleme kavramından -bu konuda yeterli delil bulunmadığı için- bahsetmemeleri gerektiğinin kabulü; diğer yanda, tarihçi ve Hıristiyan teologların, üçlemeden bahseden birinin ancak Hz. İsa’dan sonraki dördüncü asrın son çeyreğine uzanabileceği itirafı. Gerçekten de ‘üç şahsiyetli bir ilah’ inancı, Hıristiyan inanç ve düşüncesine dördüncü asrın son çeyreğinde girmiştir.“(2. The New Catholic Encyclopedia, cilt XIV, s. 295)

    Sayin Yahyali

    Kardeslerim gayet güzel ifade etmisler.Kemal Abimiz de hodri meydan demis.Gerci yazilanlari ya iyi okumuyor ya da anlamiyorsunuz fakat yine de yazdiklariniza cevap yazmak zorunda hissettim.Yoksa bak iste cevap yazmadilar/yazamadilar deyip yanlis anlasilmalar olmasin.Demissiniz ki:

    yahyali;15854 wrote:
    Kemal kardeşimiz Tevrattan İsrailoğullarından başka peygamber gelmediğini kanıtlamak için ayet yazmış fakat ayetin bir kısmını (…) şeklinde yazmadan geçmiştir.Yazmadığı bölümü aynen aktarıyorum:

    İsmail’e gelince, seni işittim. Onu kutsayacak, verimli kılacak, soyunu alabildiğine çoğaltacağım. On iki beyin babası olacak. Soyunu büyük bir ulus yapacağım.)


    Sayin Yahyali Islam Peygamberini mesrulastirmak icin siz de zorlama yorum yapmissiniz.Tanri haksizlik yapmadi.Ishak’i vaad cocugu olarak kutsadi Ismail’i ise dünyasal olarak bereketledi.Ama vaade ortak yapmadi.Yani köle cocugu olarak kaldi.Bizler Tanri’nin vaad ettigi yoldan gidenler olarak özgür kadinin yani Sara’nin cocuklariyiz.Sizler ise köle olan kadinin cocuklari olmak istiyor ve vaade ortak olmak istemiyorsunuz.Ne diyeyim.Hayirli olsun.:))

    yahyali;15854 wrote:
    Kemal kardeşimiz neden bu ayetleri vermekten çekinmiştir anlayamadık.Ayrıca kemal kardeşimiz İsmailin kutsamada bir payı olmadığı söylemiştir Ama nihayetinde ayet açıktır İsmailde kutsanmış soyu büyük bir soy olacağına dair Rabbin sözü vardır

    Kaldı ki İsrailoğullarından başka soya Peygamber gelmeyecek demek Rabbin adaletine inanmamaktır.Biz müslümanlar her milletten Peygamber geldiğine inanırız ki Rabbin ”adl” sıfatı bunu gösterir.Değilse ahirette Peygamber gönderilmemiş onca millet hangi gerekçeyle yargılanacaktır?.)

    Kemal Abimiz hicbir ayeti vermekten cekinmez.Konuyu baska yerlere cekmeye calismayin.Ismail’in vaadde yani kurtulus planinda bir payi yoktur diyor Tanri Söz’ü iyi okuyun.Ama Tanri merhametini ve iyiligini Ismail’e de yansitiyor ve onu bereketliyor.Tipki dünyadaki tüm insanlara günesini ve yagmurunu hergün sagladigi gibi.

    Siz müslümanlarin neye inandigi bizleri ilgilendirmemektedir.Her milletten peygamber geldigi inanci da yanlistir.Dayanaksizdir.Kaldiki her milletten peygamber cikmamasi Tanri’nin adil olmadigini göstermez.Tanri gönderdigi peygamberler araciligla tüm dünya milletlerine mesaj vermistir.Bugün Tanri’nin Söz’ü tüm dünya dillerine cevrilmistir.Dileyen iman eder dilemeyen de iman etmeden kalir.Zorlama yoktur.Incil’de Zengin adamla Lazar’in hikayesinde Ibrahim peygamber insanliga”onlarda Musa’nin ve peygamberlerin sözleri var” diyerek kimsenin ahirette bir bahanesinin olmadigini acikca ortaya koymustur.(Luka 16,19-31)
    Kulagi olan isitsin.

    yahyali;15854 wrote:
    Gelelim ayette geçen benim gibi peygamber ifadesine.Musa Mısırdan esaretten kurtuldu İsa ise günahtan ve şeytandan demişsiniz.Bunlar farkındasınızdır.Aşırı zorlama benzerliklerdir.)

    Sayin Yahyali Kemal abinin yazdigi seyleri ya tam yazin ya da yorum yapmayin.Sizin anlayamamaniz “asiri zorlama” olmasi demek degildir.

    yahyali;15854 wrote:
    Kaldı ki İsa ”Rab midir elçi midir?” Ayette benim gibi bir peygamber demektedir.Eğer kast edilen İsaysa o zaman İsa(as) bir peygamberdir ve kendini Rab olarak adlandırılmasına karşı çıkar.Çünkü hiçbir Peygamber rablik iddiasında bulunamaz.

    Ayrıca Rab insan kılığına girmekten münezzehtir.Hiçbir insanda Rab olamaz.İnsanla Rab arasında sonsuzluk kadar fark vardır.Hz.İsanın marangozken yaptığı masalar bir gün İsa olacak demek ne kadar saçmaysa Rab-İnsan kavramıda o kadar saçmadır.)

    Sayin Yahyali

    Isa Mesih’in bircok özellikleri vardir.Bunlardan biri de peygamberlik özelligidir.Ayrica hem siz müslümanlarin hem de Yahudilerin görmek ve anlamak istemedikleri Tevrat’taki önemli bir peygamber olan Yesaya’nin su ayetlerini de hatirlatmak isterim.O zaman Isa Mesih’in daha ne özelliklere sahip oldugunu bir kez daha görürsünüz.
    ..bize bir cocuk dogacak,bize bir Ogul verilecek.Yönetim onun omuzlarinda olacak.Onun adi Harika Ögütcü, Güclü Tanri, Ebedi Baba,Esenlik Önderi olacak.Davut’un tahti ve ülkesi üzerindeegemenlik sürecek.Egemenliginin ve esenliginin büyümesi son bulmayacak.Egemenligini adaletle,dogrulukla kuracak ve sonsuza dek sürdürecek.Herseye Egemen Rab’bin gayreti bunu saglayacak.
    Yesaya 9,6-7
    Evet dünyaya bircok peygamber geldi ve hicbiri de Rab’lik iddiasinda bulunmadi cünkü hicbiri Mesih degildi.Isa Mesih Tanri’nin Ruh’u ve gücüyle gelmistir.Tanri’nin insan benzeyisinde dünyaya gelmeye gücü yok mudur? Tanri insanla ilgilenmiyor mu?Neden Tanri’yi coook uzaklardaymis ve hic ulasilamayacak gibi görüyorsunuz?

    [quote=yahyali;15854
    Bu İsa Rab konusunda özellikle durmak istiyorum.Ben münazara yaptığım kişilerin kendi kaynaklarından örnekler vermeyi severim.Gelin Hz.İsanın İlah olduğu inancının nasıl ortaya çıktığını bir HRİSTİYAN ANSİKLOPEDİSİNDEN öğrenelim:

    Yirminci yüzyılın içinde bulunduğumuz bu ikinci yarısında “üçleme” sırrının açık, objektif ve dosdoğru, aynı zamanda teolojik bir açıklamasını yapmak gerçekten çok zordur. Roma Katolikliği ve Hıristiyanlığın çeşitli kollarının üçleme tartışması, ortaya hayali bir görüntüden başka bir şey koymamaktadır. İki gelişme ortaya çıkmıştır: Bir yanda, içlerinde çok sayıda Roma Katoliğinin de bulunduğu İncil yorumcularının, Yeni Ahit’deki üçleme kavramından -bu konuda yeterli delil bulunmadığı için- bahsetmemeleri gerektiğinin kabulü; diğer yanda, tarihçi ve Hıristiyan teologların, üçlemeden bahseden birinin ancak Hz. İsa’dan sonraki dördüncü asrın son çeyreğine uzanabileceği itirafı. Gerçekten de ‘üç şahsiyetli bir ilah’ inancı, Hıristiyan inanç ve düşüncesine dördüncü asrın son çeyreğinde girmiştir.“(2. The New Catholic Encyclopedia, cilt XIV, s. 295)[/quote]

    Simdi zafer naralari atiyor oh be nihayet onlari köşeye sıkıştırdım diyerek keyifleniyorsunuz degil mi?:))o kadar cabuk sevinmeyin.Ilk önce bahsettiginiz kaynak hristiyan kaynagi degildir.Hristiyanligi ne temsil eder ne de baglar.Hicbir dayanagi da yoktur.Bakiniz bugün hristiyan oldugunu iddia edip te escinsel olan papazlar bile vardir.Simdi bunlar gercekten hristiyanlarin tümüne maledilebilir mi?
    Oldukca zengin olan gercek hristiyan kaynaklari ve ilk elcilerin ögretileri gayet aciktir.Ve orda Isa Mesih’in Rab oldugu ve üclü birlik ögretisi acikca dile getirilmektedir.Ama herseyi carpitmayi ve kendilerini hakli cikarmayi seven insanlar bunlari görmek istemezler.Siz de bunlardan birisiniz maalesef.Rab gözlerinizi acsin.

    Esenlikler dilerim.

    #33805
    Anonim
    Pasif

    Bence şu gibi kelimesine yüklenerek bir yerlere varmak istiyorsunuz da gibi bildiğiniz üzere benzetme edatıdır. Tıpkı, aynen, aynı sözcükleri gibi kelimesi ile eş anlamlı değildir. Gayet basit Türkçe bilgileri bunlar, yani biz “Aslan gibi çocuk” onun aslana benzediğinin altını çiziyoruz. O zaman siz bundan da çocuğun aslan olduğunu çıkarmanız gerekmez mi?
    Yönlendirerek soruyorsunuz. Gerçekten öğrenmek için değil, istediğiniz cevabı almaya yönelik soru soruyorsunuz ve kelime oyunları yaptığınızı sanıyorsunuz.
    Günün birinde araştımaya başlarsınız ve gerçekten öğrenmek için soru sorarsınız diye umuyorum…

    #33924
    Anonim
    Pasif

    Kores kardeş İsrailoğullarından olmayan bir kişinin peygamber olamayacağını söylemiş.Sanırız bunu büyük bir hata ile istemeden söylemiştir.Yoksa bu Hz.İsanın incildeki kehanetini red etmek olur haşa!

    Matta 21.bap 43. ayet:

    Bu nedenle size şunu söylüyüm.Tanrının egemenliği sizden alınacak ve bunun ürünlerini yetiştiren bir ulusa verilecek.

    Hz.İSA nın israiloğullarına söylediği bu söz kiraz bahçelerinin sahibi kıssasındada geçmekte incilin çoğu yerinde vurgulanmaktadır.

    #33930
    Anonim
    Pasif
    jules;16153 wrote:
    Kores kardeş İsrailoğullarından olmayan bir kişinin peygamber olamayacağını söylemiş.Sanırız bunu büyük bir hata ile istemeden söylemiştir.Yoksa bu Hz.İsanın incildeki kehanetini red etmek olur haşa!

    Matta 21.bap 43. ayet:

    Bu nedenle size şunu söylüyüm.Tanrının egemenliği sizden alınacak ve bunun ürünlerini yetiştiren bir ulusa verilecek.

    Hz.İSA nın israiloğullarına söylediği bu söz kiraz bahçelerinin sahibi kıssasındada geçmekte incilin çoğu yerinde vurgulanmaktadır.

    Sevgili Jules
    Hristiyantürkforum sitesine hos geldiniz.Umarim burada agnostik olarak geldiginiz bu sitede Mesih inanlisi olarak degisir ve Tanri’nin Egemenligi’inde sizin de adiniz yazilir.Demissiniz ki:

    jules;16153 wrote:
    Kores kardeş İsrailoğullarından olmayan bir kişinin peygamber olamayacağını söylemiş.Sanırız bunu büyük bir hata ile istemeden söylemiştir.Yoksa bu Hz.İsanın incildeki kehanetini red etmek olur haşa!

    Matta 21.bap 43. ayet:

    Bu nedenle size şunu söylüyüm.Tanrının egemenliği sizden alınacak ve bunun ürünlerini yetiştiren bir ulusa verilecek..


    Kemal kardes peygamberlerin tümünün Israilogullarindan ciktigini yazmisti.Sanirim beni onunla karistirdiniz:))Benim söyleyecegim daha baska.Ben Ismailogullarindan hicbir kimseye peygamberlik görevinin verilmedigini söylüyorum.Anlayan anlasin.

    Tanri’nin Egemenligi konusunu peygamberlige nasil baglayacaginizi merak ediyorum.Eger o bölümün tamamini okursaniz Isa Mesih’in kimleri hedef alarak konustugunu daha iyi anlayabilirdiniz.

    [quote=jules;16153
    Hz.İSA nın israiloğullarına söylediği bu söz kiraz bahçelerinin sahibi kıssasındada geçmekte incilin çoğu yerinde vurgulanmaktadır..[/quote]

    Sevgili jules kiraz bahcelerinin sahibi kıssası(!) dıye bır şey Incil’de yoktur.Incil’de çoğu yerde vurgulanan şudur: Israilogullarının Tanrı’nın Egemenligine ve Müjde’ye ilgisiz ve duyarsız kalmaları ve hatta Rab’leri ve kurtarıcıları olan Isa Mesih(Yahşuah)’i reddetmeleri sonucu,müjde ve kurtuluş Israil dışındaki “öteki uluslara” verildi.Bu konuda bakiniz Romalilar 11.bölüm.

    Ayrica Hz Isa diye bir sahis tarihte yasamamistir.Rab Isa Mesih(yahsuah) dogrusudur ve Kutsal Kitap(Tevrat,Zebur ve Incil)’de O’nun hakkinda gercek ve dogru bilgiler bulabilirsiniz.

    Dogruyu bulmaniz ve Rab’bin kaybolmus ama bulunacak kuzularindan olmaniz dilegiyle..

    Esen kaliniz.Rab sizi bereketlesin.

    #30512
    Anonim
    Pasif

    Jules kardeş Allahın kelamı söyleme gücü ezelidir.Fakat söylediği kelam ezeli değildir.Kendinizle o kadar çelişkiye düşmüşsünüz ki ne söylemek istediğinizi anlayabilene aferin. Siz Allah’ın kelam söyleme gücüne ezelidir diyeceksiniz ve ardından söylediği kelam ezeli değildir diyeceksiniz. Açıkcası Allah’ı acizlikle suçlayacaksınız.Çünkü ilahi bir güç olan Allah kelam söyleyecek fakat bu kelamı ezeli olamayacak,yani Allah söylediği kelamına sonsuza kadar sahip çıkamayacak. Siz agnostik olduğunuzu belirtmişsiniz bence siz yüreğinize önce şu soruyu sorun “ben Allah’a inanıyor muyum?

    Siz hangi çağda yaşıyorsunuz? Sıradan bir roman yazarı veya bir şairin sıradan bir eserinden bir satır çıkartıp yayınlayın bakalım neler olacağını görürsünüz..! Mahkeme kapılarından ayrılmazsınız üstelik iyi bir meblada tazminat ödersiniz. Sıradan bir yazar dahi eserine sahip çıkar iken Allah kelamına sahip mi çıkamıyor? Üçlü birlik konusuna gelince kavranabilmesi çok zor olan bir konu. Anladığım kadarı ile siz Incile’de inanmıyorsunuz. Baba Tanrı’ya inanıyor fakat oğul İsa Mesih’e ve Kutsal Ruha inanmıyorsunuz.Peki o zaman bir süreliğine incil den daha öncesine gidelim.siz yahudilerin kutsal kitabına inanıyorsunuz değilmi…inanıyorsunuz ki Allah’ın kelamı ezelidir diyorsunuz.Şimdi bakın Allah İsa Mesih’ten önce de Kutsal Ruhu’nu imanlılara vermişti.

    Rab Musa’ya şöyle dedi:

    ‘Bak Yahuda oymağından özellikle Hur oğlu Uri oğlu Besalel’i seçtim. Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum. Mısırdan çıkış.(31:1-2-3)

    Ve rab’bin ruhu O’nun (otniel) üzerine geldi ve İsrail’e hükmetti.Hakimler’ (3:10).

    “Saulün üzerine Allah’ın ruhu kuvvetle geldi.1.samuel.(1:6)

    Sevgili jules kardeş kutsal Ruh İsa mesihten öncede Rab’in istediği insanların üzerine iniyordu.Fakat İsa mesih geldikten sonra Ruh dünyada daha güçlü çalışmaya başladı Bak kardeşim İsa mesih ve onun Tanr’ılğı Tevrat’ta belirtilmiştir.İncil tevrat’ta gizlidir.incil’de tevrat’ın açılımıdır örnek ayetmi buyur sana örnek ayet.

    “Çünkü bize bir çocuk doğacak,bize bir oğul verilecek yönetim onun omuzlarında olacak.O nun adı Harika Öğütçü güçlü Tanrı Ebedi Baba,Esenlik önderi olacak’ Yeşaya (9.6.)

    Tekrar incil dönemine gelelim.Allah insanoğlunu doğru olan her şeyi yapmaları için defalarca İbrahim, Musa, Yeşaya, Yaremya,…ve daha nice peygamberler aracılığı ile uyardı fakat insanlar söz dinlemez bir şekilde bu peygamberleri dinlemediler hatta kimini öldürüp kiminede eziyet ettiler. Ve Rab en son olarak kendi sözünü Meryem aracılığı ile beden giydirip aramızda yaşattı.öyleki o gerçeğe tanıklık yaptı.
    Bizim inancımızın özü ve İsa Mesih’in yeryüzüne gelişinin amacı
    Çarmıh ve bu çarmıhta biz mesihe ait olanların günahlarının bedelinin
    İsa mesih tarafından ödenmesidir.İsa Tanrı ise neden dua edip yardım istedi diye soruyorsunuz.yine söylüyorum İsa vücut bulmuş söz idi ve amaç Baba Tanrı’nın seçilmişlerinin günahlarını üstlenmesi idi.

    Tanrı aşşağı baktığında biz günahlıların yerine geçen günahsız İsa’nın üzerinde üstlendiği bizim günahlarımızı gördü ve günah nedeniyle oğuldan uzaklaştı.Jules kardeş günah ve bedelinin ne kadar ağır olduğunu bilmem size tarif etmemin bir anlamı var mı.Milyonlarca her dinden insan cehennem acısı korkusu ile göz yaşları içinde kendilerince yakarış içerisindeler. Onlarca insanın günahlarını üstlenen İsa Mesihin çarmıhta “Baba mümkün ise bu kaseyi benden uzaklaştır”dedi “Ama yinede benim değil senin isteğin olsun”demesi ilede tam bir itaati gösterdi. Çünkü günahların ödenmesi anında İsa tamamen Tanrı’lığından ayrılmıştı. insani vucudu ile oradaydı.
    Gelelim bilimsel yönüne iskenderiye,vatikan ,sina,efraim nüshalarının arkeolojik tanıklıkları var.

    Kumran yazmaları,arsoinoe yazmaları ve sina yazmaları.Bu yazmanların gerçekliğini zaman mekan ve kimler tarafından kimlere yazıldığı ve hangi kazılarda ortaya çıkarıldıklarını internettede görebilirsiniz.

13 yazı görüntüleniyor - 1 ile 13 arası (toplam 13)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.