• Bu konu 2 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26477
    Anonim
    Pasif


    Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile,
    Kötülükten korkmam.
    Çünkü sen benimlesin. Mezmur 23,4

    28 Eylül 1994 ‘te Baltık denizinde batan Estonia yolcu gemisinden resmi aciklamalara göre 852 insan yaşamını yitirdi.Sadece 137 kisi kurtarılabildi. 15 yıl geçmesine rağmen hala bu olayın nedenleri ve perde arkası tartışmaları bitmiş degil.Kurtulan kişilerden biri de Isveç’li genç bir hristiyan.Onun kamarası geminin en aşagı bölümündeydi.Gemi parçalanmaya başladığı anda hemen yukarıya doğru koşmaya basladı.Merdivenlerden ona doğru sular gelmeye baslamıştı.O bir cankurtaran simidi kaptı ve boynuna geçirip denize atladı.Büyük bir zahmetle bir deniz botuna ulaştı ve aynı zamanda üç kazazadeyi de bota çekmeyi başardı.Tüm bu zaman içerisinde dua eden bu genç iki saat botla sürüklenmenin ardından Finlandiyalı bir gemi tarafından keşfedildi.Kurtarılışından sonra genç adam:”Tanrıy’la sürekli konuşuyordum.Böylece kendimi emniyette hissediyordum.”

    Kurtarılan gence daha sonra bir Televizyon programında bu deniz kazasının onun Tanrı’ya olan güveninin sarsılmasına yol açıp açmadığı soruldu.Onun cevabı:” Bu olay için Tanrı’yı suclayamayız.Tanrı’nın bu olayda suçu yoktur.Hayır,benim Tanrı’ya olan inancım kesinlikle sarsılmadı.”

    Aktarılan bu haberle sanılmasın ki hristiyanlar bütün olumsuz ve kötü koşullarda kurtarılacak.Haberlerde bu geminin içerisinde imanlı hristiyanlardan da ölenler oldugu aktarılmıştı.Ama tehlike hangi durumda olursa olsun,Tanrı Isa Mesih aracılığla kendisine inanan cocuklarıyla beraberdir.Evet Tanrı onlarla beraberdir,sonunda ölüm de olsa.

    Onun için herkesin bu Tanrı’ya güveni olması lazım.Sadece tehlike anlarında değil hayatlarının her anında!

    Rab çobanımdır,
    Eksiğim olmaz.hamdolsun-2.png

    #33597
    Anonim
    Pasif

    Esenlikler dilerim Kores kardeşim bereketli paylaşımın için teşekkür ederim, birşeyler yazmak istedim affınıza sığınarak…

    O gün akşam olunca öğrencilerine, ‹‹Karşı yakaya geçelim›› dedi. Öğrenciler kalabalığı geride bırakarak İsa’yı, içinde bulunduğu tekneyle götürdüler. Yanında başka tekneler de vardı. Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu. İsa, teknenin kıç tarafında bir yastığa yaslanmış uyuyordu. Öğrenciler O’nu uyandırıp, ‹‹Öğretmenimiz, öleceğiz! Hiç aldırmıyor musun?›› dediler. İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu. İsa öğrencilerine, ‹‹Neden korkuyorsunuz? Hâlâ imanınız yok mu?›› dedi.
    Onlar ise büyük korku içinde birbirlerine, ‹‹Bu adam kim ki, rüzgar da göl de O’nun sözünü dinliyor?›› dediler.

    Bu bölümde Mesih’in aslında durup dururken ‹‹Karşı yakaya geçelim›› dediğini görüyoruz, ortada bir neden yok, karşı yakaya acilen geçmelerini gerektiren bir durum yok ancak usta öğretici öğrencilerine bir ders vermek istiyor ve bunu da gerçekleştiriyor…

    Burada imanın ne kadar önemli olduğunu vurguluyor ve başka bir yerde bizlere “İmanla istediğimiz herşeyi alacağımızı…” söylüyor.
    Rab fırtınaya emir verdiğinde yetkisinden emindi, acaba duracak mı diye düşünmedi, kesin bir emir verdi ve fırtına durdu…

    Elbette hayatlarımız fırtınaya yakalandığı zaman bizler de tıpkı buradaki öğrenciler gibi Rab hani bizlere yardım edecektin, Rab’im lütfen yardım et şeklinde dualar ederiz çoğu zaman da Rab’in pek bir etkisi olmadığını düşünür imanda zayıflarız ama gerçek böyle midir?

    Ben hiçbir zaman hiçbir koşulda iman ile edilen duanın reddedileceğine inanmıyorum ama burada söz konusu olan birşey inanarak dua etmektir. Tabiki bunu söylerken bahsi geçen gemi kazasında ölen imanlı kardeşlerin imanla dua etmediklerini sadece kurtulan bu kişinin imanla dua ettiğini söylüyor değilim, şüphesiz herşeye egemen Rab’in düşünceleri yazılmış olduğu gibi bizimkilerden yüksek ve kusursuzdur…

    İsa Mesih’e iman eden herkes, Rab’in bu hikayede söylediği “karşı yakaya geçelim” sözüne itaat etmiş kişilerdir aynı zamanda, elbette hayatlarımızda fırtınalar olacaktır, elbette bu fırtınalı denizde iman eden ya da etmeyen kişiler bulunacaktır ancak önemli olan ve farkına varmamız gereken şudur ki bizler güvenilir bir kaptanın gemisinde yolculuk ediyoruz ve O bizleri nereye götüreceğini çok iyi biliyor, bundan zerre kadar şüphemiz olursa, bu bizi o yolda boğulmaya götürür…

    Hayatlarınızda karşınıza çıkan fırtınalarda Yüce Kurtarıcı’nın inayetinin sizlerle birlikte olması dua ve temennilerimle… Esenlik içerisinde kalınız…

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.