• Bu konu 3 izleyen ve 3 yanıt içeriyor.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24755
    Anonim
    Pasif

    Arkadaşlar rüyasında İsa’yı gören varmı veya o zamana ilişkin bişey…

    saygılar

    Bu Üyemiz Forum Üyelik kurallarını ihlal ederek, kendileri için ruhsal gerçekleri araştıran diğer üyelerimize özel mesajlar ve tehditler yoluyla İslamı telkin ettiği için yasaklanmıştır!
    hrturk

    #28625
    Anonim
    Pasif

    Merhaba indigo90,
    Ben iman etmeden önce Rab İsa Mesih’i rüyamda görmüştüm. 7 sene oldu. Gördüğüm bu rüyadan 3 ay sonra Rab beni, bir hristiyanın sahibi olduğu üniversite öğrenci yurduna doğum günümde yerleştirdi. Bu rüyadan önce hristiyanlıkla hiç ama hiç ilgilenmiyordum, tek bilgim müslümanların ve Da Vinci Şifresi kitabının hayranlarının hristiyanlık hakkında ki yalanlarıydı. İlginç olan şuydu, ben tüm bu düşünceleri, yalanları tamamen gerçek olarak kabul ediyordum. Yani aslında Rab’bin müjdesinin ve lütfunun düşmanıydım bu yalanları kabul ederek ama sonradan Rab’bin gözlerimi açmasıyla TEK GERÇEĞİN ne olduğunun farkına vardım. Bunu yapan Rab’di ve O’na hamdolsun.

    Rüyam şuydu:

    Rüyamda eski bir kiliseye tarihi mekanları ziyaret amacıyla gezmeye gidiyordum. Bu kilise Türkiye’de olan hristiyanlığın ilk yıllarında ait bir kilise idi. Kilisenin kendisine ait bir bahçesi vardı. Kiliseye girdim, yalnızdım. Kilise beni şaşırtmıştı çünkü çok sade idi, herhangi bir resim hiç yoktu duvarlarında. Tek hatırladığım kilise duvarlarının tavanına yakın mesafeden başlayan mavi taş işlemeler,son derece sade süslemeler vardı. İçinde bir de tüm giriş holünü ortalacak şekilde yapılmış bir havuz vardı, bu vaftizm içinmiş. Havuzun içince eski bir çarşaf ya da genişçe bir bez vardı, ve ayrıca birkaç tahta parçası vardı. Ben bunları gördüğümde kiliseye bakım yapan görevlinin bahçe için gerekli malzemeleri sandım, öyle düşündüm. Kilisenin arka bahçesine açılan bir kapı vardı, havuzu geçip oraya doğru ilerledim, kapıya geldiğimde orda durdum ve bahçeyi incelemeye başladım. Biraz sonra duvarlardan akmaya başlayan suyun sesini işiterek irkildim, içeriye dönüp neler olduğunu anlamak için döndüğümde şoka uğradım. Çünkü gerçekten duvarlardan sular akıyordu, ve vaftiz havuzundan da su gelmeye başlamıştı.Korkuyla dışarı çıkmaya çalıştım. Çıkış kapısına gitmek için vaftiz havuzunun yanından tekrar geçtiğimde tahtaların çarmıh haline geldiğini gördüm. Ve çarmıhın üstünde ,çarşafın altında bir bedenin oluşmaya başladığını gördüm. Bu kişi bir erkekti ve sol kolunun üzerinde ayrıca bir bebek bedeni oluşmaya başladı. Çarmıhta ki kişi İsa Mesih’di. Suların havuzu doldurduğu sırada tüm bunlar gerçekleşiyor. Mesih gözlerini açtı, ayağa kalktı, kucağına henüz oluşan bebeği tutuyordu, ama bebek henüz nefes almıyordu, canlı değildi. Ben gücümü toplayıp kapıya doğru gitmeye çalıştım, biraz uzaklaştım ama sonra durup, geriye dönüp Mesih’e baktım. O’nun sevgi dolu yüzünü bana bakarken buldum. Göz göze geldiğimizde şunu söyledi, ” Korkma, kaçma, benden korkmana gerek yok. Ben senin için geldim, seni seviyorum, sana zarar vermem, asla” Bunları sözle söylemedi, rüyada ki şey telepati gibi birşeydi, yani söylenen sözler ağızdan çıkmıyordu. Ben Mesih’in gözlerinde bu sözlerinin hepsinin doğru olduğunu görebiliyordum. Ama korkuyordum da, çünkü içinde bulunduğum durum, o hal normal değildi, olağanüstü bir şey gerçekleşiyordu. Ama tüm bunların yanı sıra bu olağandışı olayın haricinde, Mesih’in kendisi, ve sözleri de bir o kadar gerçekti ve samimiydi, paktı. Yine de orda uzaklaşmak istedim, bahçe kapısından da tam dışarıya adımımı atacakken Mesih omzuma dokundu. O an acayip bir şey oldu. O el, en yakınımın eliydi, en şefkatlinin eliydi. Ondan korkmadım, korkum yok oldu ve içimden bir şeyin (aslında benim özümün) benden akıp gittiğini hissettim. O giden her ne ise, artık Mesih’in kucağında duran o bebeğin içindeydi. Ona geçtiğinde bebek canlandı. Kimsenin neler olup bittiğini bana izah etmesine gerek yoktu, ben ne olduğunu biliyordum ve hemen Mesih’e şunu söyledim; o bebek de benim. O yeni doğan bebek benim, yeniden doğdum. Bir insan yeniden doğabilir mi, bu şansı elde edebilir mi? Ama bu mükemmel bir fırsattı, ben buna sahip olmuştum, ve gözümün önündeydi. Ve o yeni yaşamım, yeni doğan ben Mesih’in kollarında, kucağında en güvenli yerdeydi. Sonra Mesih bebekle beraber kiliseye geri döndü, o an içimden ben nereye gidiyorum, ben de Mesih’le kiliseye gideceğim dedim, ve bunu gerçekleştirmek için kiliseye geri dönmek için yürümeye başladım ve uyandım.

    Bu rüyamda Mesih’in dirilişini, Rab oluşunu, benim sahibim olduğunu ve Tek Yetkili olduğunu, yeniden doğuşu, vaftizimin anlamını ve önemini, neyi ifade ettiğini ben henüz hiçbir incil ya da hristiyanlıkla ilgili dinsel bir kitabı okumamışken gördüm ve öğrendim. Bana bildirildi. Sonradan incili okuduğumda tüm bunların rüyamda daha önceden bana açıklanmış olduğunu farkettim. Ve o an zaten daha fazla soruya ya da çelişkiye yer kalmamıştı.İman ettim.

    Bazı insanlar bu rüyamı duyduklarında İsa’nın yüzünün nasıl olduğunu soruyor, çizmemi istiyor. Ama ben de çizemem diyorum, çünkü hatırlamıyorum. Tek hatırladığım sadece Rab İsa Mesih’in sevgi ve merhamet dolu bakışları. Onu ben gördüm, ve sözlerle tarif edemem, çünkü yetersiz. Ama ben rüyamda da olsa gördüm, yaşadım. Şefkatini hissettim. Onu yanımdayken gördüm. Her ne zaman kendimi güçsüz hissetsem, yalnız hissetsem, ya da iman da zayıflasam, Rab’bin sözlerini ve bu rüyamı hatırlarım. Rab’bin o sevgi dolu bakışlarını ve “seni için burdayım, korkma, seninleyim ” sözlerini hatırladığımda güçlenir, yenilenirim.

    #36542
    Anonim
    Pasif

    Merhaba indigo90,
    Ben iman etmeden önce Rab İsa Mesih’i rüyamda görmüştüm. 7 sene oldu. Gördüğüm bu rüyadan 3 ay sonra Rab beni, bir hristiyanın sahibi olduğu üniversite öğrenci yurduna doğum günümde yerleştirdi. Bu rüyadan önce hristiyanlıkla hiç ama hiç ilgilenmiyordum, tek bilgim müslümanların ve Da Vinci Şifresi kitabının hayranlarının hristiyanlık hakkında ki yalanlarıydı. İlginç olan şuydu, ben tüm bu düşünceleri, yalanları tamamen gerçek olarak kabul ediyordum. Yani aslında Rab’bin müjdesinin ve lütfunun düşmanıydım bu yalanları kabul ederek ama sonradan Rab’bin gözlerimi açmasıyla TEK GERÇEĞİN ne olduğunun farkına vardım. Bunu yapan Rab’di ve O’na hamdolsun.

    Rüyam şuydu:

    Rüyamda eski bir kiliseye tarihi mekanları ziyaret amacıyla gezmeye gidiyordum. Bu kilise Türkiye’de olan hristiyanlığın ilk yıllarında ait bir kilise idi. Kilisenin kendisine ait bir bahçesi vardı. Kiliseye girdim, yalnızdım. Kilise beni şaşırtmıştı çünkü çok sade idi, herhangi bir resim hiç yoktu duvarlarında. Tek hatırladığım kilise duvarlarının tavanına yakın mesafeden başlayan mavi taş işlemeler,son derece sade süslemeler vardı. İçinde bir de tüm giriş holünü ortalacak şekilde yapılmış bir havuz vardı, bu vaftizm içinmiş. Havuzun içince eski bir çarşaf ya da genişçe bir bez vardı, ve ayrıca birkaç tahta parçası vardı. Ben bunları gördüğümde kiliseye bakım yapan görevlinin bahçe için gerekli malzemeleri sandım, öyle düşündüm. Kilisenin arka bahçesine açılan bir kapı vardı, havuzu geçip oraya doğru ilerledim, kapıya geldiğimde orda durdum ve bahçeyi incelemeye başladım. Biraz sonra duvarlardan akmaya başlayan suyun sesini işiterek irkildim, içeriye dönüp neler olduğunu anlamak için döndüğümde şoka uğradım. Çünkü gerçekten duvarlardan sular akıyordu, ve vaftiz havuzundan da su gelmeye başlamıştı.Korkuyla dışarı çıkmaya çalıştım. Çıkış kapısına gitmek için vaftiz havuzunun yanından tekrar geçtiğimde tahtaların çarmıh haline geldiğini gördüm. Ve çarmıhın üstünde ,çarşafın altında bir bedenin oluşmaya başladığını gördüm. Bu kişi bir erkekti ve sol kolunun üzerinde ayrıca bir bebek bedeni oluşmaya başladı. Çarmıhta ki kişi İsa Mesih’di. Suların havuzu doldurduğu sırada tüm bunlar gerçekleşiyor. Mesih gözlerini açtı, ayağa kalktı, kucağına henüz oluşan bebeği tutuyordu, ama bebek henüz nefes almıyordu, canlı değildi. Ben gücümü toplayıp kapıya doğru gitmeye çalıştım, biraz uzaklaştım ama sonra durup, geriye dönüp Mesih’e baktım. O’nun sevgi dolu yüzünü bana bakarken buldum. Göz göze geldiğimizde şunu söyledi, ” Korkma, kaçma, benden korkmana gerek yok. Ben senin için geldim, seni seviyorum, sana zarar vermem, asla” Bunları sözle söylemedi, rüyada ki şey telepati gibi birşeydi, yani söylenen sözler ağızdan çıkmıyordu. Ben Mesih’in gözlerinde bu sözlerinin hepsinin doğru olduğunu görebiliyordum. Ama korkuyordum da, çünkü içinde bulunduğum durum, o hal normal değildi, olağanüstü bir şey gerçekleşiyordu. Ama tüm bunların yanı sıra bu olağandışı olayın haricinde, Mesih’in kendisi, ve sözleri de bir o kadar gerçekti ve samimiydi, paktı. Yine de orda uzaklaşmak istedim, bahçe kapısından da tam dışarıya adımımı atacakken Mesih omzuma dokundu. O an acayip bir şey oldu. O el, en yakınımın eliydi, en şefkatlinin eliydi. Ondan korkmadım, korkum yok oldu ve içimden bir şeyin (aslında benim özümün) benden akıp gittiğini hissettim. O giden her ne ise, artık Mesih’in kucağında duran o bebeğin içindeydi. Ona geçtiğinde bebek canlandı. Kimsenin neler olup bittiğini bana izah etmesine gerek yoktu, ben ne olduğunu biliyordum ve hemen Mesih’e şunu söyledim; o bebek de benim. O yeni doğan bebek benim, yeniden doğdum. Bir insan yeniden doğabilir mi, bu şansı elde edebilir mi? Ama bu mükemmel bir fırsattı, ben buna sahip olmuştum, ve gözümün önündeydi. Ve o yeni yaşamım, yeni doğan ben Mesih’in kollarında, kucağında en güvenli yerdeydi. Sonra Mesih bebekle beraber kiliseye geri döndü, o an içimden ben nereye gidiyorum, ben de Mesih’le kiliseye gideceğim dedim, ve bunu gerçekleştirmek için kiliseye geri dönmek için yürümeye başladım ve uyandım.

    Bu rüyamda Mesih’in dirilişini, Rab oluşunu, benim sahibim olduğunu ve Tek Yetkili olduğunu, yeniden doğuşu, vaftizimin anlamını ve önemini, neyi ifade ettiğini ben henüz hiçbir incil ya da hristiyanlıkla ilgili dinsel bir kitabı okumamışken gördüm ve öğrendim. Bana bildirildi. Sonradan incili okuduğumda tüm bunların rüyamda daha önceden bana açıklanmış olduğunu farkettim. Ve o an zaten daha fazla soruya ya da çelişkiye yer kalmamıştı.İman ettim.

    Bazı insanlar bu rüyamı duyduklarında İsa’nın yüzünün nasıl olduğunu soruyor, çizmemi istiyor. Ama ben de çizemem diyorum, çünkü hatırlamıyorum. Tek hatırladığım sadece Rab İsa Mesih’in sevgi ve merhamet dolu bakışları. Onu ben gördüm, ve sözlerle tarif edemem, çünkü yetersiz. Ama ben rüyamda da olsa gördüm, yaşadım. Şefkatini hissettim. Onu yanımdayken gördüm. Her ne zaman kendimi güçsüz hissetsem, yalnız hissetsem, ya da iman da zayıflasam, Rab’bin sözlerini ve bu rüyamı hatırlarım. Rab’bin o sevgi dolu bakışlarını ve “seni için burdayım, korkma, seninleyim ” sözlerini hatırladığımda güçlenir, yenilenirim.

    #36543
    Anonim
    Pasif

    Quote:
    Merhaba indigo90,
    Ben iman etmeden önce Rab İsa Mesih’i rüyamda görmüştüm. 7 sene oldu. Gördüğüm bu rüyadan 3 ay sonra Rab beni, bir hristiyanın sahibi olduğu üniversite öğrenci yurduna doğum günümde yerleştirdi. Bu rüyadan önce hristiyanlıkla hiç ama hiç ilgilenmiyordum, tek bilgim müslümanların ve Da Vinci Şifresi kitabının hayranlarının hristiyanlık hakkında ki yalanlarıydı. İlginç olan şuydu, ben tüm bu düşünceleri, yalanları tamamen gerçek olarak kabul ediyordum. Yani aslında Rab’bin müjdesinin ve lütfunun düşmanıydım bu yalanları kabul ederek ama sonradan Rab’bin gözlerimi açmasıyla TEK GERÇEĞİN ne olduğunun farkına vardım. Bunu yapan Rab’di ve O’na hamdolsun.

    Rüyam şuydu:

    Rüyamda eski bir kiliseye tarihi mekanları ziyaret amacıyla gezmeye gidiyordum. Bu kilise Türkiye’de olan hristiyanlığın ilk yıllarında ait bir kilise idi. Kilisenin kendisine ait bir bahçesi vardı. Kiliseye girdim, yalnızdım. Kilise beni şaşırtmıştı çünkü çok sade idi, herhangi bir resim hiç yoktu duvarlarında. Tek hatırladığım kilise duvarlarının tavanına yakın mesafeden başlayan mavi taş işlemeler,son derece sade süslemeler vardı. İçinde bir de tüm giriş holünü ortalacak şekilde yapılmış bir havuz vardı, bu vaftizm içinmiş. Havuzun içince eski bir çarşaf ya da genişçe bir bez vardı, ve ayrıca birkaç tahta parçası vardı. Ben bunları gördüğümde kiliseye bakım yapan görevlinin bahçe için gerekli malzemeleri sandım, öyle düşündüm. Kilisenin arka bahçesine açılan bir kapı vardı, havuzu geçip oraya doğru ilerledim, kapıya geldiğimde orda durdum ve bahçeyi incelemeye başladım. Biraz sonra duvarlardan akmaya başlayan suyun sesini işiterek irkildim, içeriye dönüp neler olduğunu anlamak için döndüğümde şoka uğradım. Çünkü gerçekten duvarlardan sular akıyordu, ve vaftiz havuzundan da su gelmeye başlamıştı.Korkuyla dışarı çıkmaya çalıştım. Çıkış kapısına gitmek için vaftiz havuzunun yanından tekrar geçtiğimde tahtaların çarmıh haline geldiğini gördüm. Ve çarmıhın üstünde ,çarşafın altında bir bedenin oluşmaya başladığını gördüm. Bu kişi bir erkekti ve sol kolunun üzerinde ayrıca bir bebek bedeni oluşmaya başladı. Çarmıhta ki kişi İsa Mesih’di. Suların havuzu doldurduğu sırada tüm bunlar gerçekleşiyor. Mesih gözlerini açtı, ayağa kalktı, kucağına henüz oluşan bebeği tutuyordu, ama bebek henüz nefes almıyordu, canlı değildi. Ben gücümü toplayıp kapıya doğru gitmeye çalıştım, biraz uzaklaştım ama sonra durup, geriye dönüp Mesih’e baktım. O’nun sevgi dolu yüzünü bana bakarken buldum. Göz göze geldiğimizde şunu söyledi, ” Korkma, kaçma, benden korkmana gerek yok. Ben senin için geldim, seni seviyorum, sana zarar vermem, asla” Bunları sözle söylemedi, rüyada ki şey telepati gibi birşeydi, yani söylenen sözler ağızdan çıkmıyordu. Ben Mesih’in gözlerinde bu sözlerinin hepsinin doğru olduğunu görebiliyordum. Ama korkuyordum da, çünkü içinde bulunduğum durum, o hal normal değildi, olağanüstü bir şey gerçekleşiyordu. Ama tüm bunların yanı sıra bu olağandışı olayın haricinde, Mesih’in kendisi, ve sözleri de bir o kadar gerçekti ve samimiydi, paktı. Yine de orda uzaklaşmak istedim, bahçe kapısından da tam dışarıya adımımı atacakken Mesih omzuma dokundu. O an acayip bir şey oldu. O el, en yakınımın eliydi, en şefkatlinin eliydi. Ondan korkmadım, korkum yok oldu ve içimden bir şeyin (aslında benim özümün) benden akıp gittiğini hissettim. O giden her ne ise, artık Mesih’in kucağında duran o bebeğin içindeydi. Ona geçtiğinde bebek canlandı. Kimsenin neler olup bittiğini bana izah etmesine gerek yoktu, ben ne olduğunu biliyordum ve hemen Mesih’e şunu söyledim; o bebek de benim. O yeni doğan bebek benim, yeniden doğdum. Bir insan yeniden doğabilir mi, bu şansı elde edebilir mi? Ama bu mükemmel bir fırsattı, ben buna sahip olmuştum, ve gözümün önündeydi. Ve o yeni yaşamım, yeni doğan ben Mesih’in kollarında, kucağında en güvenli yerdeydi. Sonra Mesih bebekle beraber kiliseye geri döndü, o an içimden ben nereye gidiyorum, ben de Mesih’le kiliseye gideceğim dedim, ve bunu gerçekleştirmek için kiliseye geri dönmek için yürümeye başladım ve uyandım.

    Bu rüyamda Mesih’in dirilişini, Rab oluşunu, benim sahibim olduğunu ve Tek Yetkili olduğunu, yeniden doğuşu, vaftizimin anlamını ve önemini, neyi ifade ettiğini ben henüz hiçbir incil ya da hristiyanlıkla ilgili dinsel bir kitabı okumamışken gördüm ve öğrendim. Bana bildirildi. Sonradan incili okuduğumda tüm bunların rüyamda daha önceden bana açıklanmış olduğunu farkettim. Ve o an zaten daha fazla soruya ya da çelişkiye yer kalmamıştı.İman ettim.

    Bazı insanlar bu rüyamı duyduklarında İsa’nın yüzünün nasıl olduğunu soruyor, çizmemi istiyor. Ama ben de çizemem diyorum, çünkü hatırlamıyorum. Tek hatırladığım sadece Rab İsa Mesih’in sevgi ve merhamet dolu bakışları. Onu ben gördüm, ve sözlerle tarif edemem, çünkü yetersiz. Ama ben rüyamda da olsa gördüm, yaşadım. Şefkatini hissettim. Onu yanımdayken gördüm. Her ne zaman kendimi güçsüz hissetsem, yalnız hissetsem, ya da iman da zayıflasam, Rab’bin sözlerini ve bu rüyamı hatırlarım. Rab’bin o sevgi dolu bakışlarını ve “seni için burdayım, korkma, seninleyim ” sözlerini hatırladığımda güçlenir, yenilenirim

    Tuba Kardeşin eline sağlık.
    Okuduğum en güzel rüyalardan biri.tuba kardeşim.. bunu daha önce neden bizle paylaşmadın.. bu harika bir tanıklık.

    Sayın İndigo90 Kardeş.
    Rab’bin çağırması,seslenmesi,,her kardeşte farklı farklıdır.buna Rab’ten gelen rüyalarda dahildir.sorduğun soruya cevap olarak,ayrıca sana şunu öneririm.Tanıklıklar başlıklı bölüme gir orada bunla ilğili bir çok tanıklığı okuyarak bu konuda bilği sahibi olabilirsin.
    Bu arada okuduğum bir dergide bu konuyla ilğili çok güzel bir paylaşımı yazıyorum
    ( “Gerçeğe Doğru” adlı derği)

    KUMSALDAKİ AYAK İZLERİ…

    İsa Mesih’e iman etmiş bir inanlı bir gece bir rüya görmüş,deniz kenarında kumsalda ,yanında İsa Mesih birlikte yürüyormuş, tam karşılarındaki gökyüzünden de bir film şeridi gibi,hayatından sahneler geçiyormuş.

    Yürürken inanlı kumda iki çift ayak izi olduğunu fark etmiş,bir çifti kendisinin bir çifti İsa mesihin ayak izleri,İsa’ya iman ettikten sonra İsa hep onunla yürüyeceğine söz vermiş.
    Yaşamındaki son zamanlarını,gökyüzünden geçtikten sonra inanlı, kumdaki ayak izlerine bakmış ve birden bir şey dikkatini çekmiş. Hayat yolunun pek çok bölumünde kumda sadece bir çift ayak izi görülüyormuş ve adam dehşet içinde şunu farketmiş hayatının en kötü, en acı anlarında,ayakizleri sadece tek bir ayak izi.!
    Bu, onu fena halde rahatsız etmiş ve İsa’ya sormaya karar vermiş.
    “Ya Rab, eğer sana inanırsam senin yolundan gidersem her zaman yanımda olacağına, her zaman yanıbaşımda yürüyeceğine söz vermiştin… Oysa hayat yoluma bakıyorum, en kötü ve acılı zamanlarımda ,kumda sadece, bir çift ayak izi görüyorum. Neden Rabbim? Hayatın kolay günlerinde yanımda yürüyorsun da sana en muhtaç olduğum,en ihtiyaç duyduğum kötü zamanlarımda, beni niye terkediyorsun?
    Yanında yürüyen İsa gülümseyerek cevap vermiş,sevgili evladım,ben seni seviyorum ve asla terk etmem ve etmedim. Hayatındaki o en kötü dönemlerinde,o zorlu sınav günlerinde, en kötü anlarında kumda hep bir çift ayak izi gördün.
    Dikkat et! Ayak izleri teke indiğinde derinleşiyor.
    Çünkü,
    O sıralar ben, seni kucağımda taşıyordum.

    “İsa’nın yaptığı daha başka çok şey vardır.Bunlar tek tek yazılsaydı,sanırım yazılan kitaplar dünyaya sığmazdı.”Yuhanna 21:25

    Baba Tanrı’dan, Rab İsa mesih’ten inanlı kardeşlere esenlik olsun.

4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.