• Bu konu 4 izleyen ve 3 yanıt içeriyor.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26410
    Anonim
    Pasif

    Hrıstiyanlık Yasak mı?

    Birtakım misyonerler çarşıda pazarda uluorta İncil dağıtıyorlarmış. Hatta bir de `alo dua` hattı kurmuşlar, İncil`in içinden bir kart çıkıyormuş bir de telefon numarası, bunu arayıp derdini anlatıyorsun. Sana her duruma göre seçilmiş birtakım dualar salık veriyor, müzik falan da dinletiyor, toplantılara çağırıyorlar.

    Bunlar `protestan` etkinlikleri. Katoliklerin ve ortodoksların böyle bir çalışmaları yok.

    Yani halkımız bunların etkisi altında kalıp `ihtida` edecek de üstelik bir de kiliseler arasında taraf tutacak, papaya karşı çıkacak falan… Bak sen…

    Başta Rahşan Hanım olmak üzere `ulusalcılar` buna çok kızdılar. (Ulusalcı demek, eskiden solcu olup da sonradan hidayete eren demek… Milliyetçi başka! O, öteden beri, `kafadan` öyle… Bunlar yeni moda.)

    Mütedeyyin Müslüman vatandaşın Hristiyan`la hiçbir sorunu yok. Onun da `kitap sahibi` olduğunu biliyor ve saygı gösteriyor. Din sorunu yaşayanlar, çelişkiler ülkesi Türkiye`de, laikler! Akılları sıra dine sahip çıkanlar da onlar.

    Peki laiklikte, protestan propagandasına karşı çıkmak var mıdır? Yoktur.

    Herkes, `kanun dairesinde` kendi inançlarını yaşamak ve yaymakta özgür müdür? Özgürdür.

    İsteyen camiye, isteyen kiliseye, isteyen havraya gider mi? Gider. Engel olunur mu? Olunamaz.

    Sokakta `hediyesi olan parayı almadan` Kur`an-ı Kerim dağıtsalardı, `irtica hortladı` diye yaygarayı basacak mıydınız? Basacaktınız.

    Kitab-ı Mukaddes, yani Tevrat, dört İncil, Ermiş Pavlos`un mektupları vesaireden oluşan `Bible` bugün Türkiye`de serbestçe satılmakta mdır? Satılmaktadır.

    Eh o zaman sorun bunu parasız dağıtılmasından mı kaynaklanıyor?

    Derdiniz nedir sizin yahu?

    Osmanlı dönemindeki amansız misyoner faaliyetinden bile, Tevfik Fikret`in oğlu Haluk gibi birkaç şaşkından başka hiçkimse etkilenmemiş de (o da Amerika`ya gittiğinde `dönmüştü`), şimdi mi halkımız Hristiyan olacak?

    Birkaç kişilik ve kimlik bunalımı yaşayan genç zavallının dışında, halkımız bu kadar eşek mi?

    Bangır bangır İslam propagandası yapmak yüzyıllardan beri serbest de, Avrupa Birliği yolunda ilerlerken Hristiyanlık propagandasını nasıl yasaklayacaksınız?

    Hazmedeceksiniz.

    Ve de Tevrat`ı da, İnciller`i de alıp okuyacaksanız. Bilgi edineceksiniz. Biz bunun için `okullara din dersi yerine din kültürü dersi konsun` diye tepiniyoruz.

    Ben okudum. Hiç de Hristiyan olmadım.

    Hadi itiraf edeyim, içime sıkıntı geldi, atlaya atlaya okudum.

    Tabii en çok da `elohim, nefilim` gibi şeylerden dem vuran kısımları (Tekvin`in baş tarafları), Ezekiel falan gibi bölümleri… Hani uzaylılardan söz edilen yerler canım!… Eski zamandan zorbalar, şöhretli adamlardı…

    Oradan geçen `şöhret` kelimesinin aslının, eski İbrani dilinde hem `isim` hem de `göğe doğru yükselen şey` anlamına gelen `şem` kelimesi olduğunu bilseydiniz!

    Babil kulesini de insanlar kendilerine bir `şem` yapmak için kurmuşlardı. Yerseniz, `nam salmak` diye geçer.

    Cuma günleri yokum!

    Kusura bakmazsanız, haftada bir gün, cuma günleri yazmayacağım.

    Başından da böyle karar verilmişti de, hem yeni bir işe ve sayfaya ısınmak, hem yeni okurları ısındırmak için bir süre aralıksız yazmayı kendim istemiştim. Siz dilerseniz buna bir tür `promosyon` da diyebilirsiniz. `Müşterinin ayağını alıştırmak` deyimi bana daha keyifli geliyor.

    Elbette şimdi birtakım ruh hastaları `şişti herif, yazamıyor, tıkandı, teklemeye başladı` falan da diyeceklerdir.
    Ancak bendeniz de `aman onlar öyle demesinler` diye izin kullanmaktan vazgeçecek kadar enayi olmadığımdan, cuma günleri yokum efendim!

    (Engin Ardıç)

    #33482
    Anonim
    Pasif
    Rüzgar;15057 wrote:
    Hrıstiyanlık Yasak mı?

    Birtakım misyonerler çarşıda pazarda uluorta İncil dağıtıyorlarmış. Hatta bir de `alo dua` hattı kurmuşlar, İncil`in içinden bir kart çıkıyormuş bir de telefon numarası, bunu arayıp derdini anlatıyorsun. Sana her duruma göre seçilmiş birtakım dualar salık veriyor, müzik falan da dinletiyor, toplantılara çağırıyorlar.

    Bunlar `protestan` etkinlikleri. Katoliklerin ve ortodoksların böyle bir çalışmaları yok.

    Yani halkımız bunların etkisi altında kalıp `ihtida` edecek de üstelik bir de kiliseler arasında taraf tutacak, papaya karşı çıkacak falan… Bak sen…

    Başta Rahşan Hanım olmak üzere `ulusalcılar` buna çok kızdılar. (Ulusalcı demek, eskiden solcu olup da sonradan hidayete eren demek… Milliyetçi başka! O, öteden beri, `kafadan` öyle… Bunlar yeni moda.)

    Mütedeyyin Müslüman vatandaşın Hristiyan`la hiçbir sorunu yok. Onun da `kitap sahibi` olduğunu biliyor ve saygı gösteriyor. Din sorunu yaşayanlar, çelişkiler ülkesi Türkiye`de, laikler! Akılları sıra dine sahip çıkanlar da onlar.

    Peki laiklikte, protestan propagandasına karşı çıkmak var mıdır? Yoktur.

    Herkes, `kanun dairesinde` kendi inançlarını yaşamak ve yaymakta özgür müdür? Özgürdür.

    İsteyen camiye, isteyen kiliseye, isteyen havraya gider mi? Gider. Engel olunur mu? Olunamaz.

    Sokakta `hediyesi olan parayı almadan` Kur`an-ı Kerim dağıtsalardı, `irtica hortladı` diye yaygarayı basacak mıydınız? Basacaktınız.

    Kitab-ı Mukaddes, yani Tevrat, dört İncil, Ermiş Pavlos`un mektupları vesaireden oluşan `Bible` bugün Türkiye`de serbestçe satılmakta mdır? Satılmaktadır.

    Eh o zaman sorun bunu parasız dağıtılmasından mı kaynaklanıyor?

    Derdiniz nedir sizin yahu?

    Osmanlı dönemindeki amansız misyoner faaliyetinden bile, Tevfik Fikret`in oğlu Haluk gibi birkaç şaşkından başka hiçkimse etkilenmemiş de (o da Amerika`ya gittiğinde `dönmüştü`), şimdi mi halkımız Hristiyan olacak?

    Birkaç kişilik ve kimlik bunalımı yaşayan genç zavallının dışında, halkımız bu kadar eşek mi?

    Bangır bangır İslam propagandası yapmak yüzyıllardan beri serbest de, Avrupa Birliği yolunda ilerlerken Hristiyanlık propagandasını nasıl yasaklayacaksınız?

    Hazmedeceksiniz.

    Ve de Tevrat`ı da, İnciller`i de alıp okuyacaksanız. Bilgi edineceksiniz. Biz bunun için `okullara din dersi yerine din kültürü dersi konsun` diye tepiniyoruz.

    Ben okudum. Hiç de Hristiyan olmadım.

    Hadi itiraf edeyim, içime sıkıntı geldi, atlaya atlaya okudum.

    Tabii en çok da `elohim, nefilim` gibi şeylerden dem vuran kısımları (Tekvin`in baş tarafları), Ezekiel falan gibi bölümleri… Hani uzaylılardan söz edilen yerler canım!… Eski zamandan zorbalar, şöhretli adamlardı…

    Oradan geçen `şöhret` kelimesinin aslının, eski İbrani dilinde hem `isim` hem de `göğe doğru yükselen şey` anlamına gelen `şem` kelimesi olduğunu bilseydiniz!

    Babil kulesini de insanlar kendilerine bir `şem` yapmak için kurmuşlardı. Yerseniz, `nam salmak` diye geçer.

    Cuma günleri yokum!

    Kusura bakmazsanız, haftada bir gün, cuma günleri yazmayacağım.

    Başından da böyle karar verilmişti de, hem yeni bir işe ve sayfaya ısınmak, hem yeni okurları ısındırmak için bir süre aralıksız yazmayı kendim istemiştim. Siz dilerseniz buna bir tür `promosyon` da diyebilirsiniz. `Müşterinin ayağını alıştırmak` deyimi bana daha keyifli geliyor.

    Elbette şimdi birtakım ruh hastaları `şişti herif, yazamıyor, tıkandı, teklemeye başladı` falan da diyeceklerdir.
    Ancak bendeniz de `aman onlar öyle demesinler` diye izin kullanmaktan vazgeçecek kadar enayi olmadığımdan, cuma günleri yokum efendim!

    (Engin Ardıç)

    Engin Ardic yazilarini takdirle takip ettigim gazetecilerden degil..
    Bu yazisinda da hristiyanlardan yana genelde pozitif ve dogru tespitlerde bulunmussa da asagidaki ifadeleri bana cok itici ve yanlis geldi.

    [quote=Rüzgar;15057

    Osmanlı dönemindeki amansız misyoner faaliyetinden bile, Tevfik Fikret`in oğlu Haluk gibi birkaç şaşkından başka hiçkimse etkilenmemiş de (o da Amerika`ya gittiğinde `dönmüştü`), şimdi mi halkımız Hristiyan olacak? [/quote]

    Kimin hristiyan olup kimin etkilendigini Rab bilir.Günümüz Türkiye’sinde ,Osmanli’da ve tüm müslüman aleminde hristiyan olmayi acikca beyan etmenin bedeli cok agir oldugundan gizlice iman edenlerin sayisini kimse bilemez.Halki kendi haline birakirsaniz cogu hristiyan olacak zaten:))

    Rüzgar;15057 wrote:
    Birkaç kişilik ve kimlik bunalımı yaşayan genç zavallının dışında, halkımız bu kadar eşek mi? )

    Halkimiz esek degil tabi ki..Genclerimiz de zavalli degil.Evet onlar kimliklerini ve kendilerine ögretilenleri ve yasadiklarini sorguluyorlar.Ve gelenekci ve körü körüne inananlar gibi davranmiyorlar ve bunun icin de hristiyan olabiliyorlar.Siz bunlara zavalli deyin ben bunlara Rab’bin cocuklari olma yolunda olan kutsallar diyeyim.Hangisi daha güzel?

    Rüzgar;15057 wrote:
    Kitab-ı Mukaddes, yani Tevrat, dört İncil, Ermiş Pavlos`un mektupları vesaireden oluşan `Bible` bugün Türkiye`de serbestçe satılmakta mdır? Satılmaktadır.

    Bakin sözde bu Bey bir gazeteci ve dogrulari yazacak.Ama dogrunun ne oldugunu bilmiyor.Herseyi alayci bir ifadeyle yazmak gerekmez.Can Dündar gibi adam gibi yazacaksan yaz.

    Dogrusu söyle olacakti.Kitabi Mukaddes yani Tevrat,Zebur ve Incil’den olusan…Ermis pavlus degil Elci Pavlus..Bible degil Kutsal Kitap..

    [quote=Rüzgar;15057
    Tabii en çok da `elohim, nefilim` gibi şeylerden dem vuran kısımları (Tekvin`in baş tarafları), Ezekiel falan gibi bölümleri… Hani uzaylılardan söz edilen yerler canım!… Eski zamandan zorbalar, şöhretli adamlardı… [/quote]

    Pes yani..Adamdaki ciddiyetsizlige bak.Hem anlamayacaksin hem de alay eder gibi uzaylilardan bahsediyor diyeceksin.Eger sen bir gazeteciysen ve Kutsal Kitap’taki sözlere böyle yaklasiyorsan siradan bilgisiz insanlar ne desin?

    Rüzgar;15057 wrote:
    Ben okudum. Hiç de Hristiyan olmadım.

    Hadi itiraf edeyim, içime sıkıntı geldi, atlaya atlaya okudum.

    Böyle üsten üsten ve anlamadan okursan ne hristiyan olursun ne de icine ferahlik gelir ne de ebedi hayati bulursun.Sadece icine sıkıntı gelir.Umarim Rab sag eliyle yüregine dokunur da sen de Rab’bin ailesine katilirsin.

    #33483
    Anonim
    Pasif

    @Kores 15058 wrote:

    Engin Ardic yazilarini takdirle takip ettigim gazetecilerden degil.

    Böyle üsten üsten ve anlamadan okursan ne hristiyan olursun ne de icine ferahlik gelir ne de ebedi hayati bulursun.Sadece icine sıkıntı gelir.Umarim Rab sag eliyle yüregine dokunur da sen de Rab’bin ailesine katilirsin.

    Efendim;

    Vaktiyle İslâmı anlatan kitaplardan birisinde İsa MESİH’e ait olduğu iddia edilen bir yazı okumuştum. Şöyle deniyordu.

    MESİH havarileri ile giderken, O’na iman etmeyen bir şahıs kem söz (Hakâret) etmiş. MESİH’te bu adama güzel sözlerle mukâbelede bulunmuş. Bir Havari bu duruma şaşırıp demişki;

    “O adam size hakaret etti. Siz ona güzel şeyler söylediniz. Neden böyle davrandınız ?”

    MESİH şıu cevabı vermiş.

    “Herkes yanında olandan verir.”

    Gerçekten böyle bir olay yaşandı mı bilmiyorum. Ama şunu biliyorum ki, Engin ARDIÇ da kendi yanında olandan veriyor. Muhtemelen ‘Gâvur mu oldun ?’ şeklinde saldırılara karşı kendisince bir savunma mekanizması geliştirmiş. ‘Cumaları yazmıyorum’ vurgusu zannederim müslüman cenâha şirin görünmeye yöneliktir.

    Fakat lâikçiler, (Lâik düşünceli olanlar değil) kimi müslümanların okumasını engellemek için üniversiteye girişte sun’i engeller çıkarırken, birden bire ‘Din elden gidiyor’ diye feryâd-ü figan bağırmaları, kendileri için her tür dinsel bilinçlenmeyi tehlike görmelerindendir. Akılları sıra “İt’i, it’e kırdırma” (Süleyman DEMİREL’in sözüdür) taktiği izleyecekler.

    Bıunlar tamamen güçzuz kalacaklarını anlayınca, ellerinde ki iktidârı kaybetmemek için, Türkiye de bir Hristiyan-müslüman savaşı çıkarmayı bile göze alırlar. Bu şerir insanlardan her mel’anet beklenir.

    Engin ARDIÇ tehlikesizdir. O, köşesinde kendince takılıyor.

    Saygılar.

    #33484
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Kores abim,
    Engin Ardıç’ın yazılarına istinaden yazdıklarınız çok doğru, ama bu insan bizim haklarımızı duyurmanın arkasına sığınarak ciddi anlamda psikolojik de savaş açmış. Hem bize hem de imanlı olma yolundaki araştıran kardeşlere karşı resmen aşağılama, ve hakaretlerle dolu bir yazı ve amacı kesinlikle aşağılama, küçümseme insanların gözünde Kutsal Kitabımız’ı ve İsa’yı küçük düşürmek var.

    İşin özü abim ben senin kadar serin kanlı olamadım okuyunca. Rab’bim bu tarz eylemler içinde olanlara fırsat vermesin, kendisine de iman nasib etsin. Amin

4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.