ANASAYFA Forum AKTUEL OLAYLAR VE YANSIMALAR ÖRTÜNME, KAPANMA, BAŞÖRTÜSÜ vs. Hristiyan Kadın nasıl giyinmelidir?

  • Bu konu 25 izleyen ve 48 yanıt içeriyor.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 49)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25177
    Anonim
    Pasif

    Kadınların da saç örgüleriyle, altınlarla, incilerle ya da pahalı giysilerle değil, sade giyimle, edepli ve ölçülü tutumla, Tanrı yolunda yürüdüklerini ileri süren kadınlara yaraşır biçimde, iyi işlerle süslenmelerini isterim. ( 1. Timoteos 2:9-10 )

    Süsünüz örgülü saçlar, altın takılar, güzel giysiler gibi dışla ilgili olmasın. Gizli olan iç varlığınız, sakin ve yumuşak bir ruhun solmayan güzelliğiyle süsünüz olsun. Bu, Tanrı’nın gözünde çok değerlidir. ( 1.Petrus 3:3-4 )

    #29493
    Anonim
    Pasif

    Bana göre gerçek Hristiyan bir kadın her haliyle Mesih’i yansıtmalıdır. Davranışları, sözleri, giyim kuşamı ve yaşam tarzıyla Rab’be yaraşır olmalıdır. Aşırılıktan kaçınmalı, abartısız, sade olmalı, dikkati çekecek bir şekilde giyinmemelidir. Aynı zamanda temiz ve bakımlı olmaya, özen göstermelidir. Gereğinden fazla makyaj yapmak, gereğinden fazla takılar takınmak, kadını doğallıktan uzaklaştırır.

    Rab’bin, Kutsal Ruhu aracılığıyla imanlı bir kadına bu yönde de yardımcı olacağına inanıyorum.

    Sevgiler

    #29420
    Anonim
    Pasif

    YHVH’nin baktığı bedenlerden öte yüreğimizdir..Tabiki herşeyimizle rabbimizi yansıtmalıyız.Ama bedenimizden yüreğimize değil,yüreğimizden bedenimize yansımalı imanımız.

    Şekillere bağlı olarak mesihin sevgisini yaşayamayız.Hristiyan bayan kardeşlerimiz yaptıklarını diğer inançlardaki gibi korkuyla değilde,imanla yapmaktadırlar..Bu da her anında isa mesihi yansıtmak istediklerini gösterir.RAB için birşeylerden geçmek harikadır.Korkuyla değilde,sevgiyle vazgeçmek harikadır..RAB tüm inanlı bayan kardeşlerimizi bereketlesin..Diğer baskı alnında olan,neye inandığını aslında bilmeyen ama inanmak zorunda bırakılan,korkan,korkutulan tüm dünyadaki bayan kardeşlerede yardımcı olsun.

    #31339
    Anonim
    Pasif

    Korku nedir insan yaratıcısından korkar tabi insan kormazsa şeytan devreye girer ve azgınlık başlar siz şöyle bir evreni zaman kavramını yaşadığımız boyutu bir düşünün sizce bu kadar büyük evreni yaratan yüce bir varılktan korkulmaz mı bence siz ön yargılı davranıyorsunuz biraz elinizi yüreğinize koyun ve düşünün yaratıcı insan özelliklerine sahip olabilirmi allah sadece insanlara ruhundan üflemiştir

    #31340
    Anonim
    Pasif

    Sevgili zehera ( zehra) kardeşim.

    Size bazı sorular sormalıyım, kendinizce yanıtlayınız, üzerinde düşünerek.
    aşık olmuşken, sevgilinizden korkarmısınız?
    Hastayken, derdinize derman bulmaktan korkarmısınız?
    Bebek ken, anne ve babanızdan korkarmısınız?
    Dostlarınızdan korkarmısınız?
    İşinizi dogru bir şekilde yaparken, patronunuzdan korkarmısınız?
    Çaresizken, uzanan eli tutmaktan korkarmısınız?
    Sevgi dolu iken, vermekten ve paylaşmaktan korkarmısınız?
    Edinmiş oldugunuz mirası, özgürce harcamaktan korkarmısınız?
    Gelin iken, güveyden korkarmısınız?
    Mutlu iken, kahkaha atmakta yada gülmekten korkarmısınız?
    Yetiştirdiğiniz agacın meyvesini dalından koparıp yemekten korkarmısınız?
    Koyun iken, çobanınızdan korkarmısınız?
    Kaygısız ve kedersizken, sorunlardan korkarmısınız?
    Huzurluyken, mutsuzluktan korkarmısınız?
    Hazır iken, geç kalmaktan korkarmısınız?
    Gündüz, ışıktayken, karanlıktan korkarmısınız?
    Tok iken, aç kalmaktan korkarmısınız?
    Bir tanık iken, gerçegi anlatmaktan korkarmısınız?
    Özgür iken, mahpustan korkarmısınız?
    Ölümsüzken, ölümden korkarmısınız?
    Sevinçliylen, acıdan korkarmısınız?

    Sonuçta kardeşim.
    Tanrı bizleri çoook sevmektedir.
    Bizlerle bir bütün olmak istemektedir.
    Korku gereksizdir.
    Korkuyorsak eger, bir yerde bir yalnış yapıyoruz demektir.
    Yalnışımızı bilmeli ve Tövbe etmeliyiz.
    Dogru yürekle O’na seslendiğimizde, bizi yanıtlayacaktır.

    Yeterki O’na iman edelim ve yaşamlarımızın yönetimini O’na bırakalım.
    Telaşa gerek yok.
    O bizlerin giyim kuşamına degil, yüreklerimize bakmaktadır.
    O bizi özgür kıldı. O’nunla, bu özgürlüğün tadını yaşayalım.
    Yasa ile degil, Kutsal Ruh’la yönetilmekteyiz.
    Yüreginizdeki sese kulak verin.
    Sevgiye yönelin.

    Sevgiyleeeeeeeeee

    #31369
    Anonim
    Pasif

    1.Ko.11: 6 Kadın başını açarsa, saçını kestirsin. Ama kadının saçını kestirmesi ya da tıraş etmesi ayıpsa, başını örtsün.

    a-isa su üstünde

    #32525
    Anonim
    Pasif

    BEN 18 YAŞINA KADAR 5 VAKİT NAMAZINI KILAN, KURANI KERİMİ HATİM ETMİŞ BİR KİŞİYDİM. O KADAR ÇELİŞKİLERLE KARŞILAŞTIM Kİ İSLAMİYET ARTIK BANA SAMİMİ GELMİYOR. SAYGI DUYMUYOR DEYİLİM AMA SAMİMİ GELMİYOR VE ŞU ANDA İNADIĞIM BİR DİN YOK SADECE ARAŞTIYOR OKUYOR BİLGİ TOPLUYORUM. KENDİSİYLE ÇELİŞMEYEN BİR İNAÇ İSTİYORUM, İYİ KÖTÜYÜ BİR TEK YARADAN’IN OLDUĞUNU DA BİLİYORUM. PEYGAMBERLERİNE DE İNANIYORUM, CENNETE VE CEHENNEME DE İNANIYORUM AMA KURANI KERİMDEKİ İNSAN YAŞAMINA VERİLEN EMİRLER, AKIL FİKİR MANTIK DIŞI ŞEYLER. SENİN SÖYLEDİĞİN ŞEYE BAŞ ÖRTÜSÜ KONUSUNA BEN BİR CEVAP VERMEK İSTİYORUM.

    Eğer bütün insanlar birbilerini seviyorlarsa, Kuran’ı Kerim’deki bir art niyet yoksa, nefsini bastırabilmişsen, senin saçın açık olsada, ben şortla gezsem de sen bana art niyetle bakıp kötü fikirler düşünmezsin. Önce nefsine hakim olmayı öğren, sonra dış görünüşleri yargıla, sorgula. Hiç bir insan yoktur ki dini, doğruyu yanlışı bilip de saçı yüzünden insanları dışlayan yaptıklarına günah diyen… Hiç bir insan yoktur ki başı açık gezen kişilerin yaradanın vermiş oldu bedeni vucudu en güzel şekilde ötrüp güzeliğini gösterebilen insana günahkar diyemez. Ama sizler olaya cinsellik açısından baktığınızda nefsinizi terbiye yerine kendi nefisleriniz için başkalarını birşeylere mahkum eden bi düşünceye sahipsiniz. Ben kendimden sorumluyum ve birinin saçını görünce ağzını görünce, bacaklarını görünce tek söylediğim kelime yaradanın ne güzel yarattığı.

    Biz Türklerin de sık kulandığı bir kelime olan, ‘,Allah sahibine bağışlasın’ lafıdır. Bu yüzden kendi zayıflığımızı başkalarının isteklerini kısıtlyarak sağlamanız yanlış, körü körüne birşeylere inanmayın.

    #32549
    Anonim
    Pasif
    echinos;13123 wrote:
    merhaba,oncelikle herkese saygilar.kardesim sen Kurani Kerimi elestiryosun diyelim.hakli olabilirsin.ama sen kac tan kitap okuyup arastirdin?kac tanesiyle kiyasladin Kurani?her sene dunyada kac hristyan musulman oluyor yada kac musulman hristyan oluyor bunlari arastirdinmi hic?

    Dört Kutsal Kitap’n 3’nü okudum, İncil’i okuyorum şimdi yeterli mi? Kişiler ne olduyla, neden olduyla din değiştirmem. Birileri için bir dine sahip oldum ve pişmanım. O zaman aklım başımda değildi. Sorgulyamıyor, argılyamıyor ya da hakkında yorum yapabilecek iradeye sahip değildim. Ama şimdi kendi inancımı seçebilecek bilgiye sahibim. Birileri bişey olduğu ya da sitediği için değil! Umarım anlatmak sitediğimi anlamışsındır. Kİmse koyun mantığıyla hareket etmez, en azından aklı olan birileri birşey yapıyor ya da istiyor diye olsun, buna ‘koyun mantığı’ derler. Sürü nereye gidiyosa oraya gitme mantığıdır senin yazdığın ki, ne müslüman ne hiristiyan olan kimse senin dediğin gibi kaç kişi hangi dine dönüyor falan diye araştıma yaparak din seçmez! Konuşurken biraz daha mantıklı konuşun, samimi olun ya da hiç yazmayın! (Birşey biliyorsanız söyleyin alim bilsinler, bilmiyosanız susun da adam bilsinler)

    #32671
    Anonim
    Pasif

    lasslegan kardeşim…. herşeyin bi sınırı vardır,herşey bi sistem içinde olmak zorundadır,hristiyanlığında giyimde kıstasları vardır,islamiyetinde….bi din derki şu kadar öbürü derki şu kadar…ne yani o zaman nasıl yapılaacak insanlar çıplak gezsede bu normalmi karşılanacak ??? yani dinlerin belli kuralları vardır,bunlara saçma denillmesi saçmalıktır…

    #32693
    Anonim
    Pasif

    Mevzûnun şekil tarafı ile ilgilenmek ancak bizi yeni yanlışlara sevk edecektir. Hemen bütün dinler kadının cinsellik noktasında bir araç olarak kullanılmasını istemezler. Hiç bir din elinde mezro, kadınların etek boylarını ölçmez. Vaz ettiği ahlâki prensiplere uygun; temiz, gösterişten uzak ve cinselliği ön plâna çıkarmayan giyim ister.

    Burada mühim olan diğer bir husus da, erkeğin konumudur. İçinde yaşadığı toplumun inancına hiç araştırma ve öğrenme gereği duymadan tâbi olmuş; gelenek/kültür dindarı, gerçek imândan uzak ve sağlıklı eğitim alamadığı için de henüz akli ve ruhi dengelerini oluşturamamış erkekler, bırakın ilgilerini çekecek düzeyde açık gezen bir kadın görmeyi, hayallerine geldiğinde bile kendilerini kontrol edmez duruma düşerler.

    Böyle olunca da bir tarfatan ‘Günah’ korkusu; diğer tarftan içlerinde kontrol edemedikleri hayvani şehvet baskısı kumpasına girerek büyük bir azâp çekmeye başlarlar. Kendilerine göre bu kötü durumdan kurtulmanın yolu ancak ve ancak şehvi duygularının azmasına sebep olan kadınları bir takım ölçüler içerisinde hapsetmektir. Başka bir deyişle kendi çözümsüzlüğüne çözümü, başkalarını sınırlayarak ulaşmak isteyecektir.

    İşte bu din değildir.

    Yazımın başında arz etmeye çalıştım Din, her konuda olduğu gibi giyim hususunda da bir takım ahlâki prensipler koyar. Bu prensip; kadının giysi içine hapsedilmesi değil, örtünmesini sağlamaya yöneliktir. Kadın ‘Cins-i lâtif’tir. Açık giyindiğinde de, örtülü halde iken de ilgi çeker. Böyle olması da gayet doğaldır. Başka türlü nasıl olur da, kadın ve erkek arasında aşk ve sevgi gibi hisler oluşabilir. Nasıl olur da, insan neslinin devamı sağlanabilir ?

    Şu halde; kadının güzellik ve çekiciliğini bir ‘Suç’ gibi algılayıp, ahlâki açıdan kafamıza göre yorumlarla onu ‘Günâh keçisi’ ilân etme riyakârlığından uzak durmamız gerekecekitr. Bu riyakârlıkla ne Tanrı’yı hoşnud etmek, ne problemlere çözüm üretmek, ne de huzurlu bir toplum oluşturmak mümkündür.

    Güzel görünmek ve beğenilmek hissi yanlış değildir. Bunu abartmak yanlışltır. Neyin abartı, neyin normal olduğunun ölçüsü de, bir imânlı için inancının gösterdiği ahlâki prensiplerdir.

    Cinsel duygular ve bu duyguların artık kontorl edilemez noktaya ulaşmasıyla ortaya çıkan şehvet, aslında anlıktır. Bir insan günün 24 saati hep şehvet etkisi altında kalmaz. İnsanın gidermesi gereken başka ihtiyaçlarıda vardır. O halde bize düşen, mümkün olabildiğince ruhsal dengemizi sağlayarak şehveti kontrol altında tutmaktır.

    İnsan başkalarını kızına, hanımına karşı duyduğu çirikin düşüncelerin, başkaları tarafından kendi hanımı ve kızına duyulmasından rahatsız olur. Kendisi başka bayanlara bakarak göz zinâsı yaparken gayet rahattır. Ama aynı şeyi başkası yaptığında, hemen aklına ‘Nâmus/şeref’ gibi duygular gelir.

    Peki nâmus sadece kendi ailesi ve akraba-yı taalûkât’ı için mi geçerlidir ?

    Sâdece kendisine ait gördükleri önemli ise, başkalarının nâmusu ne olmaktadır ?

    İmanlı ya da atesit; bir insan akli melekelerini yitirmemişse, çok sevdiği evlâdının hanımına kötü gözle bakmaz, bakamaz… Buna ruhsal olgunluğu ve kişiliği engel olduğu gibi, oğluna duyduğu sevgi de engel olur. Bu sevgi kişinin evlâdına karşı kötü düşünceler beslemesini engeller.

    O zaman Tanrıyı sevdiğini iddia eden bir kimse, nasıl olur da Tanrının sevdiği diğer insanlara karşı ahlâksızca duygular besleyebilir ?

    Burada verecek cevabı yoktur. Aslında hiç düşünme gereği de duymamıştır. Onun için, namus konusunda, Şeytan’a bile rahmet okutacak düzey de bir ikiyüzlülük içerisindedir.

    Çünki, insana saygının ne oluğunu henüz öğrenmemiştir.

    Çünki, insan sevgisinin ne oluğundan habersizidir.

    Çünki, ‘Tanrı seni seviyor’ sözü onun imânı ve ruhuna değil, bencilliğine hitâp etmektedir.

    İnsanda kl Tanrı sevgisi gerçek ve belli bir düzeye ulaşmışsa, başka noktalardan kontrol edemediği habis düşünceleri, bu sevgi ile kontrol altına alabilir. Helâl ya da haram kavramları davranışların ölçülebilirliği bakımından önemlidir. Fakat yaşanan târih bize göstermiştir ki, bunları Yasak/günah olarak anlamak maalesef çoğu kimse üzerinde hiç bir etki yapmadığı gibi riyakârlığa zorluyor.Tanrı’nın emirlerine uyum sağlanamayınca, geriye bu yasaları ‘Bay-pass’ etmek kalıyor.

    Misâl, en kötü davranışlardan birisi de, Tanrı’nın adını kullanarak, yalan söyleyip başkalarını kandırmaktır. Şu an da bu kötü davranışı ne kadar çok insan yapıyor kimbilir ?

    Düşünebiliyormuyuz acaba, kirli çıkarlarımız için Yaradan’ı ‘Yalancı şâhit’ göstermeye kalkmamaızın, yalan yere yemin etmemizin çirkinliğini… Bunu hiç de korkmadan/çekinmeden yapıyorsak… Hattâ bir alışklanlık hâline getirmişsek…

    Günah değil mi ?

    Elbette günah.

    Hem de en çirkinlerinden birisi…

    Benim Mesih imanlısı olmamı sağlayan hususların belki de en başında, İsa Mesih’in yemin etmeyi yasaklayan şu emri gelmiştir.

    Quote:
    “Evet’iniz evet, `hayır’ınız hayır olsun. Bundan fazlası Şeytan’dandır.” Matta 5/37


    Özetle; kadının örtünmesi sadece kadını ilgilendiren bir mevzû olmadığı gibi, erkeğin şehvi duygularına endekslenmiş bir kıyafet sınırlaması da doğru değildir. Örtünme isteği kültürel/sosyal baskılar neticesinde değil de, kadının içinden gelmelidir. Çünki bir davranışımızı baskı ve korku altında sınırlandırıyorsak, o korku veren etken ortadan kalktığında, davranışlar kontrolsüz ve abartılı biçim de gerçekleşebiliyor.

    Başı açık, sıfır kollu, mini etekli ve fakat bakımsız (bağışlayın) ’Pasaklı’ bir kadın ilgi çekmeyebilir de; Türbanlı, topuklarına kadar uzanan mantolu, ama aşırı makyajlı, gösterişli kıyafeti olan ve âdetâ ‘Ben buradayım, bana da bakın’ diye bas bas bağıran kadın daha çok ilgi toplayabilir. Başlı başına örtünmek de bir işe yaramayabilir.

    Sonuç olarak her husus da olduğu gibi, giyimi mevzûsu da kişi’de ki imânın göstergesidir. Ben ‘İsa’ya imân ettik, kurtulduk’ muhabbetine inanmam. Bu düşünceyi pek yüzaysel görürüm. Çünki, imân davranışlara yansımalıdır. Çene ile, imân olmaz. İmân ettim demek, sâdece başkalarının da duymasını sağlar. Yani sözle ikrar, imânlının ‘Hüviyet cüzdanı’dır. Sahte olmaması için, İsa Mesih’den ‘Onay’lı olması gerekir.

    Mesih’in onayı, imân’da ki samimiyete bağlıdır.

    Saygılar.

    #33354
    Anonim
    Pasif

    Hergün pekçok müslüman, dininden şüpheye düşmekte ,mensuh ve nesih konusunda kurandan şüphedeler kuranın onları tatmin etmediğini itiraf ediyorlar.Birebir konuşmalarımızda fakat ya türban ne kadar yüzeysel yürekler kirli ama örtünün arkasına gizlenerek deve kuşu misali dünyevi çıkar amaçlı örtünen, aslında dininden şüphede olan Mesihe iman etmeden hiç birşey işe yaramazki!

    #33350
    Anonim
    Pasif

    @TOM 14766 wrote:

    Hergün pekçok müslüman, dininden şüpheye düşmekte ,mensuh ve nesih konusunda kurandan şüphedeler kuranın onları tatmin etmediğini itiraf ediyorlar.

    Bağışlayın; bu ifadelerin konuyla ilgisini pek anlayamadım. Açılan başlık ‘Hristiyan Kadın nasıl giyinmelidir? ‘ şeklinde… Ama siz Müslümanların ‘Dinlerinden şüpheye düştüklerini’ anlatıyor, ‘Türban’ dan bahsediyorsunuz. Bildiğim kadarıyla Hristiyan kadının ‘Türban’ diye bir sorunu yok.

    @TOM 14766 wrote:

    Birebir konuşmalarımızda fakat ya türban ne kadar yüzeysel yürekler kirli ama örtünün arkasına gizlenerek deve kuşu misali dünyevi çıkar amaçlı örtünen, aslında dininden şüphede olan Mesihe iman etmeden hiç birşey işe yaramazki!

    Bu cümlenizi anlamak için epey çaba sarfettim. Fakat anlayamadığımı itiraf etmeliyim.

    Kendiniz gibi inanmayan insanların inanç tercihlerini doğru bulmamak, kişisel olarak hakkınızdır. Ama, insanlara inançlarından dolayı hakaret etmek; ‘Mesih inanlısı’ olduğu iddiasında olan bir kişiye yakışmıyor.

    Başkalarını küçümseyerek, inandığı değerlere saldırarak sergilenen davranışlar, ‘Müjde’ nin temel mantığı ile bağdaşmaz.

    #33361
    Anonim
    Pasif

    sevgili arkadaşım konuyu biliyorum.Ama hristiyanlıkta ikiyüzlülükten uzak ve kutsal olmamız emredilir.Ya günümüzde tamemen çıkar amaçlı örtünen hanımlar yahut çıkar için dindar görünen siyasi ve bencil müslümanlar işte onlara bakıp haç lutfu için şükretmeliyiz.Müslüman hanımlar diyorki sadece çıkar için örtünüyorlar. iş bulmak evlenmek yada kendini kandırmak deve kuşu misali örtünen namaz kılan hepsi dünyevi çıkar için ya ölüm sonrası ne olacak!

    Gerçeği bilerek sorumuzda imanlı kadın nasıl giyinmeli?sorusunun yanıtı nedir?sade ,temiz, edepli,hristiyan ahlakına uygun olarak Tanrının çocuğuna yakışan şekilde diye ifede etmek isterim.

    #33418
    Anonim
    Pasif

    Sn. tom lütfen kendi inancımızı savunalım, ve savunurkende başka tarafı lekelemeden savunalımki haksız duruma düşmeyelim, sen şimdi şunumu diyosun bu dünyasda sadece müslümanlar gösteriş için bişeyler yapıyorlar(örtünüyotrlar)? Yok mu gösteriş yapan hristiyan kardeşimiz bi tane de olsa? Bu mesajım sadece bi uyarı olsun, konuyu bu yönde fazla uzatmak, dallandırıp budaklandırmak istemiyorum, lütfen sadece hristiyan dininde giyinmenin kurallarını anlatalım, BAŞKA DİNLERDEKİ DEĞİL!!

    #33424
    Anonim
    Pasif

    @orhan0862 14916 wrote:

    Sn. tom lütfen kendi inancımızı savunalım, ve savunurkende başka tarafı lekelemeden savunalımki haksız duruma düşmeyelim, sen şimdi şunumu diyosun bu dünyasda sadece müslümanlar gösteriş için bişeyler yapıyorlar(örtünüyotrlar)? Yok mu gösteriş yapan hristiyan kardeşimiz bi tane de olsa? Bu mesajım sadece bi uyarı olsun, konuyu bu yönde fazla uzatmak, dallandırıp budaklandırmak istemiyorum, lütfen sadece hristiyan dininde giyinmenin kurallarını anlatalım, BAŞKA DİNLERDEKİ DEĞİL!!

    Sayın Orhan0862,

    Bu yazınız beni çok şaşırttı. Ne demek istediniz anlayamadım. “Bu sadece bir uyarı olsun” ile neyi kastettiğinizi açıklamanızı rica ediyorum. Çünkü bana bir tehdit gibi geldi. Yanılıyorsam da bağışlayın.

    Saygılarımla.

15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 49)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.